Kat karşılığı inşaat modeli, arsa sahibi ile müteahhit arasında uzun soluklu bir ortaklık süreci oluştururken; bu sürecin sağlıklı ilerlemesinde en kritik rolü emlak müşavirleri üstleniyor.
Sektörde sıkça karşılaşılan sorunların başında ise açgözlü yaklaşımlar ve yeterli mali güce sahip olmayan “sahte müteahhitler” geliyor.
Uzmanlara göre kat karşılığı anlaşmalar, taraflar arasında adeta bir “evlilik” niteliği taşıyor. Bu birlikteliğin doğru kurulması ise emlak müşavirinin bilgi, tecrübe ve yönlendirme kabiliyetine bağlı. Taraflardan birini kısa vadeli kazanç uğruna hatalı yönlendirmek, ilerleyen süreçte ciddi hukuki ihtilaflara ve zaman kaybına yol açabiliyor.
Müteahhit Seçiminde Kritik Hata: Görüntüye Aldanmak
Günümüzde birçok müteahhit, arsayı satın almak yerine kat karşılığı modeli tercih ederek sermayesini farklı projelerde değerlendirmeyi hedefliyor. Ancak sektörde yalnızca vitrine yatırım yapan, finansal yeterliliği ve geçmiş proje deneyimi sınırlı olan firmaların sayısı da az değil.
Bu noktada emlak müşavirlerine büyük sorumluluk düşüyor. Müteahhidin mali gücü, referans projeleri ve piyasa itibarı detaylı şekilde analiz edilmeden yapılan eşleştirmeler, projenin yarım kalmasına kadar uzanan ciddi riskler doğurabiliyor.
Denge Bozulursa Sorun Kaçınılmaz
Kat karşılığı projelerde en hassas konu, taraflar arasındaki oran dengesinin doğru kurulması. Piyasa gerçeklerinin üzerinde talep edilen paylar, müteahhit üzerinde baskı oluştururken; bu durum çoğu zaman maliyet kısmak adına kaliteden ödün verilmesine neden olabiliyor.
Öte yandan düşük oranla yapılan anlaşmalar da arsa sahibini zarara uğratıyor. Bu nedenle piyasa verilerine dayalı, hakkaniyetli bir paylaşım modeli oluşturmak kritik önem taşıyor.
Sözleşme: Sürecin Sigortası
Uzmanlar, kat karşılığı inşaat süreçlerinde en kritik aşamanın sözleşme olduğunu vurguluyor. Sözleşmenin;
- Açık ve detaylı hazırlanması
- Noter huzurunda düzenlenmesi
- Tapuya şerh edilmesi
gerektiğine dikkat çekiliyor.
İnşaatın başlama ve teslim süreleri, teknik şartnameler, kullanılacak malzeme kalitesi ve tapu devri gibi tüm detayların eksiksiz şekilde sözleşmede yer alması, olası anlaşmazlıkların önüne geçiyor.
Emlak Müşavirinin Rolü Belirleyici
Emlak müşavirinin görevi yalnızca tarafları bir araya getirmek değil; doğru projeyi doğru taraflarla buluşturmak ve süreci baştan sona sağlıklı şekilde yönetmek. Ayrıca hizmet bedelinin de en başta netleştirilmesi ve yazılı sözleşmeye bağlanması gerekiyor.
Sonuç: Kazanan Dengeyi Kuran Olur
Sektör temsilcilerine göre kat karşılığı inşaatta başarı; kısa vadeli kazanç hırsıyla değil, doğru analiz, sağlam sözleşme ve dengeli paylaşım modeliyle mümkün. Açgözlülük yerine hakkaniyetin gözetildiği projelerde ihtilaf riski minimuma inerken, hem arsa sahibi hem de müteahhit için sürdürülebilir bir kazanç modeli ortaya çıkıyor.
İsa DEMİR