Organik Tarım Bahçeleri Platformu Başkanı Fatih Güneş, hobi bahçeleri ve kırsal alanlardaki yapılaşmaya ilişkin uygulamaları eleştirerek, kamu tarafından altyapı hizmeti götürülen yapıların daha sonra kaçak ilan edilerek yıkılmasının büyük mağduriyet yarattığını söyledi. Güneş, mevcut uygulamaların milyonlarca vatandaşı doğrudan etkilediğini belirterek, düzenlemelerin yeniden değerlendirilmesi çağrısında bulundu.

Egemax TV'de katıldığı programda konuşan Güneş, hobi bahçeleri tartışmasının yalnızca hafta sonu kullanılan tarım alanlarından ibaret olmadığını ifade etti. 6360 sayılı Büyükşehir Yasası ile çok sayıda köyün mahalle statüsüne dönüştürüldüğünü hatırlatan Güneş, bu değişimin ardından gerekli imar düzenlemelerinin yapılmadığını savundu.

Atalarından miras kalan taşınmazlara resmi kapı numarası verildiğini, elektrik, su ve doğalgaz gibi temel altyapı hizmetlerinin kamu tarafından ulaştırıldığını dile getiren Güneş, bugün ise aynı yapıların kaçak yapı kapsamında değerlendirilmesinin ciddi bir çelişki oluşturduğunu belirtti.

%22Tohumda Dışa Bağımlılık, Tarımda Çöküş Şimdi De Hobi Bahçeleri Hedefte%22

Yapı Kayıt Belgesi mağdurları ile hobi bahçesi sahipleri başta olmak üzere yaklaşık 8 milyon kişinin bu süreçten etkilendiğini ifade eden Güneş, yıllardır kullanılan yapılara önce kamu hizmeti götürülüp ardından yıkım kararı verilmesinin kabul edilemez olduğunu söyledi. İlgili kurumların alınacak kararların toplumsal etkilerini önceden hesaplaması gerektiğini vurguladı.

Son dönemde hız kazanan yıkım kararları ve elektrik kesintilerine de değinen Güneş, Kahramanmaraş merkezli depremler sonrasında bahçeli evlerin önemli bir sosyal görev üstlendiğini hatırlattı. Depremzedelerin bu evlerde misafir edildiğini belirten Güneş, o dönemde yetkililerin ev sahiplerine teşekkür ettiğini, bugün ise aynı yapıların kaçak gerekçesiyle yıkılmasının kamu vicdanını zedelediğini ifade etti.

Konuya ilişkin değerlendirmesinde duygusal ifadeler kullanan Güneş, deprem döneminde vatandaşlara kapılarını açan bahçeli ev sahiplerinin bugün yıkım kararlarıyla karşı karşıya bırakılmasının adalet ve vicdan duygusunu yaraladığını belirterek, sorunun çözümü için kapsamlı bir yasal düzenleme yapılması gerektiğini söyledi.

Kaynak: Yeniçağ