Alternatif rota ve merkez arayışının hız kazanmasıyla birlikte, ticari faaliyetlerin daha güvenli ve erişilebilir bölgelere kaydığı gözlemleniyor. Bu dönüşüm sürecinde, Avrupa ile Asya arasında stratejik bir köprü konumunda bulunan Türkiye, lojistik ve depolama alanlarında öne çıkan merkezlerden biri haline geldi.
Uzmanlara göre küresel ticaretteki bu yön değişimi, şirketleri üretim ve dağıtım süreçlerini yeniden konumlandırmaya zorlarken, ticari gayrimenkul yatırımlarında da önemli bir paradigma değişimine neden oluyor. Artık yalnızca proje geliştirmek yeterli görülmezken; ulaşılabilirlik, lojistik altyapı ve sürdürülebilir ticari hareket sunan projeler yatırımcıdan daha hızlı karşılık buluyor.
İstanbul’da dönüşüm sahaya yansıyor
Bu değişimin en somut etkileri ise İstanbul’da hissedilmeye başlandı. Son dönemde hayata geçirilen ticari projelerde gözlenen hareketlilik, talebin ortadan kalkmadığını ancak yön değiştirdiğini ortaya koyuyor. Özellikle lojistik ve ticari dağıtım odaklı projelere olan ilgi dikkat çekiyor.
Bayrampaşa’da geliştirilen AKTİM Çarşı & Ofis projesi de bu dönüşümün sahadaki örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Markaların projede yer almaya başlamasıyla birlikte artan ticari hareketlilik, yatırımcı ilgisinin yeni nesil ticari alanlara kaydığını gösteriyor.
“Türkiye önemli bir avantaj yakaladı”
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Bilgiçler Yapı Yönetim Kurulu Üyesi Ali Emre Bilgiç, küresel gelişmelerin ticari gayrimenkul üzerindeki etkisinin belirginleştiğine dikkat çekti. Bilgiç, “Küresel ölçekte yaşanan gelişmeler ticaretin yönünü doğrudan etkiledi. Türkiye bu süreçte önemli bir avantaj yakaladı. Lojistik ve depolama alanlarına olan talep artarken, yatırımcıların da artık yalnızca metrekareye değil, o alanın sağlayacağı ticari değere odaklandığını görüyoruz” dedi.
Bilgiç ayrıca, yatırımcı davranışlarında da değişim yaşandığını belirterek, “Bugün yatırımcı bir gayrimenkul satın alırken lokasyon, erişim ve ticari potansiyeli birlikte değerlendiriyor. Ticari hareketin içinde yer alan projeler bu nedenle daha hızlı karşılık buluyor” ifadelerini kullandı.
Yatırımcı daha seçici, rekabet artıyor
Sektör temsilcilerine göre önümüzdeki dönemde ticari gayrimenkulde proje bazlı ayrışma daha da belirginleşecek. Lokasyon, ulaşım altyapısı ve ticari potansiyeli doğru kurgulayan projeler öne çıkarken, bu kriterleri karşılamayan projelerde rekabetin zorlaşması bekleniyor. Bu durum, piyasada tek tip bir yapıdan söz etmeyi güçleştirirken, seçici yatırımcı profilinin kalıcı hale geldiğine işaret ediyor.
Ticaretin merkezinde yeni nesil projeler
Toplam 95 bin metrekarelik alanda geliştirilen AKTİM Çarşı & Ofis, 338 bağımsız bölümden oluşan bütüncül bir ticaret merkezi olarak tasarlandı. Cadde mağazaları, ofis alanları ve lojistik kullanım imkanını bir arada sunan proje, ticaretin doğrudan içinde konumlanan bir yapı sunuyor.
Tır ve yük araçlarının yanaşabileceği şekilde planlanan dükkanlar, kesintisiz yükleme ve boşaltma süreçlerine imkan tanırken; ayrı girişler ve lojistik altyapı sayesinde günün her saatinde ticari faaliyet yürütülebiliyor. 202 ila 443 metrekare arasında değişen dükkanlar ve 150 ila 500 metrekarelik ofis seçenekleri, farklı ölçeklerde yatırım yapmak isteyenlere esnek çözümler sunuyor.
Projede satışların kısa sürede yüzde 60 seviyesine ulaşması ve kiralama süreçlerinin eş zamanlı ilerlemesi, ticari gayrimenkulde dönüşümün yalnızca planlama aşamasında değil, sahada da güçlü şekilde karşılık bulduğunu ortaya koyuyor.





