Ticaret Bakanlığı, taşınmaz satışlarında ödeme ile tapu devrinin eş zamanlı yapılmasını sağlayacak Güvenli Ödeme Sisteminin zorunlu uygulama tarihini 1 Temmuz 2026’dan 1 Ekim 2026’ya erteledi. Karar, sektörde yalnızca bir takvim değişikliği olarak değil, gayrimenkul piyasasının dijital, mali ve hukuki altyapısını tamamlaması için verilen kritik bir hazırlık süresi olarak değerlendiriliyor.

Konut Satışlarındaki Düşüşün Nedenleri Nelerdir?
Konut Satışlarındaki Düşüşün Nedenleri Nelerdir?
İçeriği Görüntüle

Gayrimenkul sektöründe uzun yıllardır tartışılan en önemli konuların başında, tapu devri sırasında yaşanan ödeme güvenliği sorunları geliyor. Alıcı parasını gönderdiğinde tapu devrinin gerçekleşmemesi, satıcının tapuyu verdikten sonra ödeme konusunda mağduriyet yaşaması ya da taraflar arasında son anda çıkan anlaşmazlıklar, özellikle yüksek tutarlı taşınmaz satışlarında ciddi riskler oluşturuyordu. Güvenli Ödeme Sistemi bu riskleri azaltmayı hedefliyor.

Ancak sistemin başarılı olabilmesi için yalnızca teknik altyapının devreye alınması yeterli görülmüyor. Sektör temsilcilerine göre, uygulamanın tapu müdürlükleri, bankalar, alıcı-satıcı tarafları ve yetki belgeli emlak işletmeleriyle bütünleşik çalışması gerekiyor. Aksi halde sistem ödeme güvenliği sağlasa bile, piyasanın yapısal sorunlarına tek başına çözüm üretmekte yetersiz kalabilir.

Erteleme, Sektöre Uyum Süresi Sağladı

Altın Emlak Global Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Hakan Özelmacıklı, zorunlu uygulama tarihinin 1 Ekim 2026’ya ertelenmesini sektörün hazırlıklarını tamamlaması açısından yerinde bir karar olarak değerlendirdi.

Özelmacıklı, Güvenli Ödeme Sisteminin gayrimenkul sektöründe uzun zamandır ihtiyaç duyulan önemli bir güven mekanizması olduğunu belirterek, taşınmaz satışlarında alıcı ve satıcının aynı anda korunmasının dolandırıcılık ve ödeme kaynaklı mağduriyetleri azaltacağını söyledi.

Ancak Özelmacıklı’ya göre uygulamanın kalıcı başarı sağlayabilmesi için piyasa gerçeklerinin dikkate alınması gerekiyor. Değer barışı, gerçek satış bedelinin beyan edilmesini teşvik edecek düzenlemeler, emlak işletmelerinin sürece entegrasyonu ve hizmet bedellerinin güvence altına alınması gibi başlıklar sistemin tamamlayıcı unsurları arasında yer alıyor.

Emlak İşletmeleri Sistemin Dışında Kalmamalı

Gayrimenkul satış süreçlerinin önemli bir bölümünün yetki belgeli emlak işletmeleri tarafından yönetildiğine dikkat çeken Özelmacıklı, bu işletmelerin Güvenli Ödeme Sisteminin doğal paydaşı olduğunu vurguladı.

Özelmacıklı, emlak işletmelerinin sistem içerisinde etkin şekilde yer almasının hem alıcı ve satıcı güvenliği hem de kayıtlı ekonomi açısından önemli olduğunu ifade etti. Hizmet bedellerinin de güvenli ödeme altyapısına entegre edilmesi gerektiğini belirten Özelmacıklı, bu adımın komisyon tahsilatlarında yaşanan sorunları azaltacağını ve sektörde kayıt dışı faaliyetlerle mücadeleye katkı sağlayacağını söyledi.

Sektörde uzun süredir tartışılan muameleci, iş takipçisi ve yetkisiz aracılık faaliyetleri de bu süreçte yeniden gündeme geldi. Uzmanlara göre Güvenli Ödeme Sistemi, yalnızca taraflar arasındaki para transferini değil, satış sürecinde kimin hangi yetkiyle işlem yaptığını da daha görünür hale getirebilir.

Asıl Sorun Gerçek Değer Beyanı

Güvenli Ödeme Sistemi, ödeme güvenliğini artıracak olsa da taşınmaz satışlarındaki kayıt dışılık sorununu tek başına çözmeye yetmeyebilir. Özellikle tapuda gerçek satış bedelinin altında beyan yapılması, sektörün en önemli sorunlarından biri olmayı sürdürüyor.

Özelmacıklı, gerçek satış bedellerinin beyan edilmesini teşvik edecek vergisel düzenlemelerin de gündeme alınması gerektiğini belirterek, tapu harçlarının düşürülmesi ve değer artış kazancı muafiyeti gibi adımların gönüllü uyumu artırabileceğini ifade etti.

Sektör temsilcilerine göre mevcut yapıda yüksek tapu harcı yükü, tarafları düşük bedel beyanına yönlendirebiliyor. Bu nedenle güvenli ödeme altyapısının, vergi sistemiyle uyumlu ve teşvik edici bir modelle desteklenmesi gerekiyor.

Proje ve Taksitli Satışlar İçin Ayrı Model Gerekebilir

Gayrimenkul piyasasında tüm satışlar peşin ödeme ve anlık tapu devriyle gerçekleşmiyor. Konut projelerinde, ön ödemeli satışlarda ve taksitli modellerde farklı süreçler işliyor. Bu nedenle Güvenli Ödeme Sisteminin sadece klasik ikinci el taşınmaz satışları üzerinden değil, proje satışları ve taksitli ödeme modelleri dikkate alınarak da tasarlanması gerekiyor.

Uzmanlara göre 1 Ekim 2026’ya kadar geçecek süre, yalnızca sistemin teknik hazırlığı için değil, uygulamada ortaya çıkabilecek istisnaların ve özel durumların netleşmesi için de önemli olacak.

Gayrimenkulde Yeni Dönem Başlıyor

Güvenli Ödeme Sisteminin ertelenmesi, bazı kesimler tarafından bir gecikme olarak görülse de sektör açısından daha sağlıklı bir geçiş için fırsat niteliği taşıyor. Uygulamanın başarıya ulaşması, alıcı ve satıcının korunmasının yanı sıra emlak işletmelerinin sürece dahil edilmesine, hizmet bedellerinin kayıt altına alınmasına ve vergi düzenlemelerinin piyasa gerçekleriyle uyumlu hale getirilmesine bağlı olacak.

1 Ekim 2026 itibarıyla zorunlu hale gelmesi beklenen sistem, doğru kurgulanması halinde gayrimenkul satışlarında güveni artıracak, dolandırıcılık risklerini azaltacak ve sektörde kayıtlı işleyişi güçlendirecek önemli bir adım olabilir. Ancak bu süreçte asıl sınav, yalnızca ödeme güvenliğinin sağlanması değil, gayrimenkul piyasasının tüm aktörleriyle birlikte daha şeffaf ve denetlenebilir bir yapıya kavuşması olacak.