Akdeniz kıyısındaki bu ışıltılı merkezde 1 milyon dolarla satın alınabilecek konut alanı yalnızca 15 metrekare civarında. Başka bir ifadeyle, bu bütçe çoğu şehirde geniş bir salon anlamına gelirken Monako’da ancak kompakt bir stüdyo dairenin bir bölümüne yetiyor.
Prestijin Santimetrekareyle Ölçüldüğü Pazar
Monako’yu farklı kılan yalnızca lüks yat limanları ya da vergi avantajları değil. Aynı zamanda sınırlı arz, yüksek güvenlik, siyasi istikrar ve ultra yüksek gelir grubuna hitap eden yaşam tarzı da fiyatları yukarı taşıyor. Yaklaşık 2 kilometrekarelik yüzölçümüne sahip ülkede yeni arsa üretimi neredeyse imkânsız. Bu da mevcut konut stokunun her yıl daha da kıymetlenmesine yol açıyor.
Özellikle Monte Carlo ve Larvotto gibi bölgelerde metrekare fiyatları küresel ölçekte rekor seviyelere ulaşmış durumda. Ultra lüks rezidans projelerinde fiyatlar, sadece konum değil; manzara, concierge hizmetleri, özel marina erişimi ve güvenlik katmanları gibi unsurlarla katlanıyor.
1 Milyon Dolara 15 Metrekare
Gayrimenkul araştırmalarına göre Monako’da 1 milyon dolarlık bütçe ile satın alınabilecek alan yaklaşık 15 metrekare. Bu, standart bir otel odasından bile küçük bir yaşam alanı anlamına geliyor. Üstelik bu fiyatlar genellikle ikinci el ve merkezi olmayan lokasyonlar için geçerli. Deniz manzaralı veya yeni projelerde bu alan daha da daralabiliyor.
Bu tablo, küresel yatırımcıların Monako’yu bir yaşam alanından çok “servet saklama limanı” olarak gördüğünü ortaya koyuyor. Yüksek net değerli bireyler için burada mülk sahibi olmak; prestij, güvenlik ve finansal istikrarın bir sembolü olarak kabul ediliyor.
İstanbul’da Aynı Bütçeyle Ne Alınır?
Monako’daki 15 metrekarelik alanla kıyaslandığında, İstanbul’un en prestijli semtlerinde aynı bütçeyle geniş ve lüks bir konut satın almak mümkün.
Örneğin:
-
İstanbul genelinde üst segment bölgelerde,
-
Bebek,
-
Nişantaşı,
-
Zekeriyaköy
gibi lokasyonlarda 1 milyon dolar seviyesinde, geniş metrekareli, otoparklı, güvenlikli ve çoğu zaman bahçeli ya da boğaz manzaralı konut alternatifleri bulunabiliyor.
Bu karşılaştırma, gayrimenkulde “değer” kavramının yalnızca rakamsal değil, fonksiyonel olduğunu gösteriyor. Aynı bütçe, bir şehirde sembolik bir alan sunarken başka bir şehirde konforlu bir yaşam standardı sağlayabiliyor.
Küresel Piyasalarda Lüksün Yeni Tanımı
Monako’nun zirvedeki yerini koruması, küresel lüks konut piyasasının yönünü de ortaya koyuyor. Vergi avantajları, siyasi istikrar, yüksek güvenlik ve sosyal statü unsurları, fiyatların temel belirleyicileri arasında yer alıyor. Ancak yaşam kalitesi açısından metrekare başına elde edilen “kullanılabilir alan” kıyaslandığında, gelişmekte olan büyük metropoller yatırımcıya daha yüksek fiziksel değer sunabiliyor.
İstanbul özelinde bakıldığında; genç nüfus, mega projeler, ulaşım yatırımları ve kentsel dönüşüm süreci, şehrin uzun vadeli potansiyelini destekliyor. Özellikle boğaz hattı ve merkezi semtlerde arzın sınırlı olması, fiyatların yukarı yönlü hareketini destekleyen bir diğer unsur.
“Değer” Sadece Rakam Değildir
Monako örneği, gayrimenkulde fiyat ile değer arasındaki farkı net biçimde ortaya koyuyor. 1 milyon dolar Monako’da bir yatak odasının yarısını bile zor alırken, İstanbul’da geniş bir yaşam alanına, sosyal donatılara ve yüksek konfora erişim sağlayabiliyor.
Sonuç olarak gayrimenkulde gerçek soru şu:
Aynı bütçeyle ne kadar metrekare değil, ne kadar “hayat” satın alabiliyorsunuz?
Monako prestiji santimetrekareyle ölçerken, İstanbul aynı bütçeyle yaşam alanı sunuyor. Küresel yatırımcı için tercih; statü mü, kullanım değeri mi sorusunda şekilleniyor.





