Enflasyonun aylık bazda %4,32, yıllık bazda ise %30 olarak gerçekleşmesi bekleniyordu. Diğer yandan enflasyon bir önceki yılın aralık ayına göre %4,84 artış ve on iki aylık ortalamalara göre de %33,98 olarak kaydedildi.
En yüksek ağırlığa sahip üç ana harcama grubunun yıllık değişimlerine bakıldığında; gıda ve alkolsüz içeceklerde %31,69 artış, ulaştırmada %29,39 artış ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda %45,36 artış görüldü. İlgili ana harcama gruplarının yıllık değişime olan katkıları ise gıda ve alkolsüz içeceklerde %7,82, ulaştırmada %4,64 ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda %6,74 puan oldu.
En yüksek ağırlığa sahip üç ana harcama grubunun aylık değişimlerine bakıldığında ise; gıda ve alkolsüz içeceklerde %6,59 artış, ulaştırmada %5,29 artış ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda %4,43 artış kaydedildi. İlgili ana grupların aylık değişime olan katkıları ise gıda ve alkolsüz içeceklerde %1,61, ulaştırmada %0,88 ve konutta %0,51 puan olarak kayıtlara geçti.
Enflasyon Değerlendirmesi
Ocak ayında tüketici enflasyonu aylık bazda %4,84 artarak piyasa beklentisi olan %4,3 civarının belirgin biçimde üzerine çıktı. Yıllık enflasyon ise %30,65 ile sınırlı bir gerileme gösterse de beklentilerdeki %30,0 seviyesine kıyasla daha yüksek bir gerçekleşmeye işaret etti.
Aralık ayında aylık %0,89 gibi oldukça ılımlı bir artış sonrası yıllık enflasyonun %30,89’a gerilemiş olması, ocak verisiyle birlikte dezenflasyon sürecinin sanılandan daha dalgalı ve kırılgan bir patikada ilerlediğini gösteriyor.
Aylık bazda %5’e yaklaşan bu artış, teknik olarak sürpriz sayılmasa da fiyatlama davranışlarındaki katılığın yılın ilk ayında güçlü şekilde geri döndüğünü teyit eden bir tablo sundu.
Yılbaşında asgari ücret ve hizmet fiyatlarına yönelik yapılan ayarlamaların iç talep üzerinden enflasyona hızlı yansıması, özellikle hizmet ve gıda kalemlerinde yoğunlaşan artışlarla daha görünür hale geldi.
İstanbul Ticaret Odası’nın açıkladığı %4,56’lık aylık artış sonrasında TÜFE tarafında yüksek bir gerçekleşme riski fiyatlanmaya başlamıştı; ancak %4,84’lük manşet veri, bu riskin piyasa beklentilerinin de üzerine taşındığını gösteriyor. Bu, ocak aylarının tarihsel olarak yüksek seyrinin ötesinde, çekirdek enflasyon eğilimine ilişkin soru işaretlerini de beraberinde getiriyor.
Aylık bazda enflasyonu yukarı çeken kalemlerin sağlık ve sigorta harcamaları olduğu belirtilebilir. Mevsimsellikten arındırılmış göstergelerde yukarı yönlü bir ivme oluşması, ana eğilimde geçici de olsa bir bozulmaya işaret ediyor olabilir.
Bugünkü veri, TCMB'nin son dönemde vurguladığı “temkinli gevşeme” yaklaşımını daha rasyonel bir zemine oturtuyor. Ocak–şubat döneminde yüksek gelecek verilerin orta vadeli enflasyon patikasını zorlaştırabileceğine yönelik iletişim, bu gerçekleşmeyle birlikte daha anlamlı hale geldi.
TCMB’nin 2026 yılı için %16 orta nokta hedefi korunmakla birlikte, bu hedefe ulaşmak için yılın geri kalanında çok daha belirgin bir dezenflasyon sürecine ihtiyaç olduğu açık.
12 Şubat’ta açıklanacak Enflasyon Raporu’nda yukarı yönlü bir revizyon ya da yüksek ocak verisinin “geçici faktörler” çerçevesinde daha sert bir iletişimle karşılanması şaşırtıcı olmayacaktır.
Piyasa cephesinde ise yüksek enflasyon verisi, son haftalarda güçlü seyreden risk iştahı açısından bir stres testi niteliği taşıyor. Yıllık enflasyondaki sınırlı gerilemeye rağmen aylık gerçekleşmenin beklentilerin belirgin biçimde üzerinde kalması, kısa vadede borsada kâr satışları için gerekçe oluşturabilir.
Özellikle faiz indirimlerinin her toplantıda devam edebileceği yönündeki beklentilerin bu veri sonrasında daha temkinli bir çerçeveye çekilmesi muhtemel görülebilir.
Buna karşın yıllık enflasyonun yönünün hâlâ aşağı olması ve baz etkisinin önümüzdeki aylarda devreye girecek olması, orta vadeli dezenflasyon hikâyesinin tamamen bozulduğunu söylemek için erken olduğunu düşündürüyor.
Ocak verisi, piyasalara güçlü bir uyarı niteliği taşırken, asıl belirleyici unsur şubat ve mart aylarında enflasyonun yeniden kontrollü bir patikaya dönüp dönemeyeceği olacak.
Veri sonrasında güne yükselişle başlayan BIST 100 endeksinde sınırlı geri çekilme izleniyor.





