Pendik’te “topraktan satış” vaadiyle konut hayali kuran vatandaşların milyonlarca lirası buhar oldu. Aynı bağımsız bölümlerin birden fazla kişiye satıldığı iddiası, gayrimenkul sektöründe güven krizini bir kez daha gündeme taşıdı.
İstanbul Pendik’te “Aksupark Evleri” adıyla başlatılan konut projesi, ev sahibi olma hayali kuran vatandaşlar için büyük bir mağduriyet dosyasına dönüştü. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianameye göre, Aksu Holding A.Ş. yöneticisi Ali Asker Aksu’nun, 13 vatandaşı “topraktan satış” vaadiyle yaklaşık 30 milyon lira dolandırdığı öne sürüldü.
Soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamede, Aksu hakkında “nitelikli dolandırıcılık” suçundan 52 yıldan 130 yıla kadar hapis cezası talep edildi. İddianamenin Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilmesiyle birlikte Aksu’nun önümüzdeki günlerde hâkim karşısına çıkması bekleniyor.
Ev Hayali Kuran Vatandaşlar Borçla, Senetle, Havale ile Ödeme Yaptı
İddianameye göre, Pendik’te inşa edilmesi planlanan Aksupark Evleri projesinde çok sayıda vatandaşla “topraktan satış” sözleşmeleri imzalandı. Mağdurların bir kısmı peşinat ödedi, bir kısmı banka havalesi yaptı, bazıları ise senetlerle ödeme yükümlülüğü altına girdi.
Ancak vatandaşlar evlerine kavuşmayı beklerken, dosyaya yansıyan tespitlere göre satış vaadi yapılan bağımsız bölümlerin tapuda başka kişilere devredildiği ya da aynı dairelerin birden fazla kişiye satıldığı ortaya çıktı.
Tapu kayıtları ve TAKBİS sorgulamalarıyla tespit edilen bu tablo, sadece bireysel bir mağduriyet değil, “topraktan satış” sistemindeki denetimsizlik sorununu da yeniden tartışmaya açtı.
Aynı Daire, Birden Fazla Mağdur
Dosyada yer alan bilgilere göre mağdurlardan M.E.K., 2025 yılında 3 milyon 500 bin TL bedelle anlaştığı daire için 1 milyon 400 bin TL nakit ödeme yaptı. Ancak yapılan incelemelerde, söz konusu bağımsız bölümün başka bir kişiye devredildiği belirlendi.
Bir diğer mağdur E.Ç.’nin ise 5 milyon TL ödeme yaptığı dairenin de başkasına devredildiği iddia edildi.
Ortaya çıkan tabloya göre vatandaşlar yalnızca parasını değil, yıllarca kurdukları ev sahibi olma hayalini de kaybetti. Bugün Türkiye’de konut fiyatlarının ulaştığı seviyeler düşünüldüğünde, bu tür dosyalar artık sadece “ticari uyuşmazlık” olarak görülemez. Çünkü burada mesele, birikimini, emeğini ve geleceğini bir projeye bağlayan insanların yaşadığı ağır mağduriyettir.
“Benden Habersiz Satılmış Olabilir” Savunması Tepki Çekti
Dosyanın en dikkat çeken bölümlerinden biri ise Ali Asker Aksu’nun ifadesi oldu. Aksu’nun, “Tek yetkili benim ancak bu satışlar benden habersiz şekilde çalışanlarım tarafından yapılmış olabilir” diyerek savunma yaptığı belirtildi.
Bu ifade, mağdurlar açısından kabul edilmesi güç bir tabloyu ortaya koydu. Çünkü şirketin tepesindeki isim “tek yetkili” olduğunu kabul ederken, aynı zamanda satışların kendi bilgisi dışında yapılmış olabileceğini öne sürdü.
Şirket çalışanları hakkında delil yetersizliğinden takipsizlik kararı verilirken, dosyada tek sanık olarak Ali Asker Aksu kaldı.
Topraktan Satışta Güven Alarmı
Pendik’te yaşanan bu olay, Türkiye’de özellikle yüksek konut fiyatları nedeniyle vatandaşların daha uygun bedelle ev sahibi olabilmek için yöneldiği “topraktan satış” modelindeki riskleri bir kez daha gözler önüne serdi.
Vatandaşlar çoğu zaman maket, katalog, broşür, vaat ve sözleşme üzerinden ödeme yapıyor. Ancak tapu devri yapılmadan, kat irtifakı kurulmadan ya da bağımsız bölüm hukuken güvence altına alınmadan yapılan ödemeler, ciddi mağduriyetlere kapı aralayabiliyor.
Bu dosya, “önce ödeme, sonra tapu” anlayışının ne kadar tehlikeli sonuçlar doğurabileceğini bir kez daha gösterdi.
Sektör İçin Kara Leke
Gayrimenkul sektörü güven üzerine kurulu bir alandır. Bir vatandaşın ev almak için yaptığı ödeme, çoğu zaman hayatı boyunca biriktirdiği emeğin karşılığıdır. Bu nedenle konut projelerinde şeffaflık, tapu güvencesi, bağımsız bölüm eşleşmesi ve resmi kayıtların kontrolü hayati önem taşır.
Pendik’teki dosya, yalnızca 13 kişinin mağduriyetiyle sınırlı görülmemeli. Bu olay, denetimsiz projelerin, belirsiz satış sözleşmelerinin ve tapu güvencesi olmadan yapılan ödemelerin nasıl büyük bir sosyal soruna dönüşebileceğinin çarpıcı bir örneği olarak kayıtlara geçti.
Vatandaşlara Kritik Uyarı
Uzmanlara göre topraktan konut alacak vatandaşların mutlaka şu kontrolleri yapması gerekiyor:
Satış vaadi sözleşmesi noter huzurunda yapılmalı.
Bağımsız bölümün tapu kaydı mutlaka kontrol edilmeli.
Aynı dairenin başka bir kişiye satılıp satılmadığı araştırılmalı.
Şirketin geçmiş projeleri, mali durumu ve teslim performansı incelenmeli.
Ödemeler mutlaka resmi kanallardan ve açıklamalı şekilde yapılmalı.
Tapu güvencesi olmadan yüksek tutarlı ödeme yapılmamalı.
Gözler Yargı Sürecinde
İddianamenin kabul edilmesiyle birlikte Ali Asker Aksu’nun yargılanma süreci başlayacak. Mahkeme, aynı dairelerin birden fazla kişiye satılıp satılmadığını, mağdurlardan tahsil edilen paraların akıbetini ve şirket yönetiminin sorumluluğunu değerlendirecek.
Ancak dosyanın şimdiden ortaya koyduğu gerçek şu: Türkiye’de konut alıcısının yalnız bırakıldığı her boşluk, kötü niyetli kişi ve şirketler için yeni mağduriyet kapısı haline geliyor.
Ev sahibi olma hayali kuran vatandaşın emeği, bir imza ve birkaç vaatle riske atılmamalı. Bu nedenle bu tür dosyalar yalnızca mahkeme salonlarında değil, sektörün tamamında ciddi bir yüzleşme konusu olmalı.