Yaz sezonunun gelmesiyle birlikte otel yerine villa ve yazlık kiralamaya yönelen tatilcilerin sayısı hızla artarken, artan talep beraberinde yeni mağduriyetleri de getiriyor. Özellikle popüler tatil bölgelerinde sezonluk kiraların rekor seviyelere ulaşmasıyla birlikte sahte ilanlar, kopya rezervasyon siteleri ve aynı evin birden fazla kişiye kiralanması gibi yöntemlerle yapılan dolandırıcılık vakaları dikkat çekiyor.
Kakıcı & Şimşek Hukuk Bürosu kurucularından Av. Elvan Kakıcı Şimşek, yaz aylarında artan kısa dönem kiralama hareketliliğinin yalnızca fiyatları değil, hukuki riskleri de yükselttiğini belirterek tüketicilere önemli uyarılarda bulundu.
“Bazı Bölgelerde Sezonluk Kiralar 1 Milyon TL Seviyesine Çıktı”
Çeşme, Bodrum, Marmaris ve Fethiye gibi yoğun talep gören bölgelerde villa ve yazlık fiyatlarının ciddi şekilde yükseldiğine dikkat çeken Şimşek, özellikle uzun dönem yaz kiralamalarında rakamların milyon TL seviyelerine ulaştığını söyledi. Tatilcilerin daha sakin, kişisel ve izole bir konaklama deneyimi için villa kiralamalarına yöneldiğini ifade eden Şimşek, yüksek fiyatlı işlemlerin dolandırıcılar için de cazip bir alan oluşturduğunu belirtti.
Aynı Villa Birden Fazla Kişiye Kiralanabiliyor
Yazlık kiralama piyasasında en sık karşılaşılan sorunlardan birinin sahte ilanlar olduğunu söyleyen Şimşek, bazı kötü niyetli kişilerin gerçekte var olmayan evleri ilana koyduğunu, bazılarının ise aynı mülkü farklı tarihlerde birden fazla kişiye kiralayarak haksız kazanç elde ettiğini ifade etti. Özellikle sosyal medya üzerinden yapılan “acele kapora” baskısına karşı dikkatli olunması gerektiğini belirten Şimşek, tüketicilerin yalnızca fotoğraf ve mesajlaşmalara güvenerek ödeme yapmasının ciddi risk taşıdığını söyledi.
Sahte Rezervasyon Siteleri Tatilcileri Hedef Alıyor
Siber dolandırıcılık yöntemlerinin de her geçen yıl daha profesyonel hale geldiğini vurgulayan Şimşek, bilinen rezervasyon platformlarının birebir kopyalanarak oluşturulan sahte internet siteleri nedeniyle çok sayıda kişinin mağdur olduğunu ifade etti. Gerçek sitelere oldukça benzeyen bu platformların özellikle indirim, son fırsat veya sınırlı kontenjan gibi ifadelerle tüketicileri hızlı ödeme yapmaya yönlendirdiğini belirten Şimşek, vatandaşların site adreslerini dikkatle kontrol etmeleri gerektiğini söyleyerek,
“Kapora Göndermeden Önce Mutlaka Sözleşme İsteyin”
“Kiralamalarda en büyük güvence yazılı sözleşmedir. Ödeme yapılmadan önce ev sahibinin, emlak danışmanının veya aracı firmanın doğruluğunun mutlaka araştırılması gerekli. Vatandaşlar mutlaka yazılı sözleşme talep etmeli. Kiralanan taşınmazın açık adresi, konaklama süresi, ücret bilgisi, iptal koşulları, demirbaş listesi ve ödeme detayları net şekilde sözleşmede yer almalı. Açıklamasız para transferleri, IBAN üzerinden gönderilen kontrolsüz kaporalar ve yalnızca mesajlaşmaya dayalı işlemler ileride ciddi hukuki sorunlara neden olabiliyor.” şeklinde konuştu.
Dolandırıcılık Durumunda Hangi Yollar İzlenmeli?
Dolandırıcılık mağdurlarının çoğu zaman ne yapacağını bilemediğini söyleyen Şimşek, hukuki süreçlerin doğru yönetilmesinin büyük önem taşıdığını ifade ederek, Öncelikle tüm ödeme dekontları, mesaj kayıtları, ilan görüntüleri ve sözleşmeleri saklanmalı. Mağdurlar Kültür ve Turizm Bakanlığı, TÜRSAB, Tüketici Hakem Heyetleri ve Tüketici Mahkemeleri nezdinde hak arayabilirler. Ayrıca olayın niteliğine göre savcılığa suç duyurusunda bulunulabilir.
“Tatil Planı Yapılırken Hukuk Da Düşünülmeli”
Yaz döneminde tatil heyecanının birçok kişiyi hızlı karar vermeye ittiğini belirten Şimşek, özellikle yüksek meblağlı kiralamalarda profesyonel hareket edilmesi gerektiğini vurgulayarak, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Vatandaşlar çoğu zaman tatil heyecanıyla gerekli kontrolleri yapmadan ödeme gerçekleştirebiliyor. Oysa birkaç dakikalık araştırma ve doğru bir sözleşme süreci, büyük mağduriyetlerin önüne geçebilir. Tatilin huzurlu geçmesi için yalnızca manzara değil, hukuki güvence de önem taşıyor.”
Elvan Kakıcı Şimşek, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olup Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesinde Özel hukuk alanında yüksek lisans yapmıştır. 2003-2005 yılları arasında Londra’da bir hukuk bürosunda çalıştıktan sonra 2007 tarihinden bu yana Kakıcı Şimşek hukuk bürosunun kurucu ortaklarındandır. Özellikle Gayrimenkul hukuku, Aile hukuku, medeni hukuk başta olmak üzere özel hukuk alanında uzmanlaşmıştır. Ayrıca son zamanlarda girişimcilerin ihtiyaçları ile ortaya çıkan Girişim Hukuku üzerine de çalışmalar yapmaktadır. Makaleleri çeşitli yazılı ve dijital basımlarda yayınlanmakta olup hukukçunun akademik yönünü sürekli geliştirmesini çok önemsemektedir. Türkiye Kadın Girişimciler Derneği, Özyeğin Üniversitesi 10.000 Kadın Mezunları Derneği ve İstanbul Barosu üyesidir. Sosyal sorumluluk projelerini desteklemekte ve "toplumsal cinsiyet eşitsizliği” kavramı üzerinde Türk toplumundaki kadının yeri konusunda yapılan her türlü sosyal farkındalık çalışmalarının gönüllü destekçisi olmaktadır. 2 çocuk annesidir.
https://www.kakicisimsek.com/