Birlik, söz konusu düzenlemenin hem mülkiyet hakkını koruyacağını hem de şehirleşme ve konut üretim süreçlerini hızlandıracağını belirtiyor.
TEDB Genel Başkanı Hakan Akçam, yaptığı açıklamada, hisseli arsalarda çoğunluk sağlanmasına rağmen azınlık hissedarların uzlaşmaması nedeniyle projelerin yıllarca hayata geçirilemediğini vurguladı.
Sorunun Kaynağı: Çoğunluk Var, İlerleme Yok
Türkiye genelinde, özellikle büyükşehirlerde;
-
Hisseli arsalarda iki veya daha fazla malik bulunuyor,
-
Kat karşılığı inşaat modeliyle değerlendirme planlanıyor,
-
Ancak azınlıkta kalan bir ya da birkaç hissedarın onay vermemesi nedeniyle süreç tamamen kilitleniyor.
Bu durumun sahada ciddi mağduriyetlere yol açtığını belirten TEDB, mevcut hukuki yapının çoğunluk iradesini korumakta yetersiz kaldığını savunuyor.
Yaşanan kilitlenmeler sonucunda:
-
Çoğunluk hissedarlar mülkiyet hakkını fiilen kullanamıyor,
-
Arsanın ekonomik değeri atıl kalıyor,
-
Şehirleşme ve konut arzı yavaşlıyor,
-
Yatırım ve istihdam kaybı oluşuyor.
Birlik yetkilileri, “Bugün sahada en sık karşılaştığımız problemlerden biri budur” değerlendirmesinde bulunuyor.
6306 Sayılı Kanun Modeli Örnek Gösterildi
TEDB’nin önerisi, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında uygulanan modele dayanıyor.
Mevcut sistemde:
-
Riskli yapı tespiti yapıldıktan sonra,
-
Maliklerin en az %50 + 1 çoğunluğu ile karar alınabiliyor,
-
Karara katılmayan azınlık hissedarların payı,
-
Rayiç bedel üzerinden değer tespiti yapılarak,
-
Açık artırma veya diğer maliklere satış yöntemiyle devredilebiliyor.
Bu uygulama sayesinde dönüşüm süreçlerinin hukuki güvence altında ilerlediği ve azınlık hissedarların da rayiç bedel üzerinden hak kaybına uğramadığı ifade ediliyor.
TEDB’nin Düzenleme Önerisi Ne Getiriyor?
Birliğin önerisine göre;
-
Riskli yapı şartı aranmaksızın,
-
Hisseli arsalarda kat karşılığı sözleşmeler için,
-
Belirli bir nitelikli çoğunluk (örneğin %50 + 1) sağlanması halinde karar alınabilmeli,
-
Uzlaşmayan hissedarın payı bağımsız ekspertiz ve rayiç bedel üzerinden korunmalı.
TEDB, düzenlemenin amacının azınlığı ezmek değil; çoğunluğun mülkiyet hakkını kullanabilmesini sağlamak olduğunu vurguluyor.
Konut Arzı ve Fiyatlara Etkisi
Türkiye genelinde binlerce imarlı parselin yalnızca hissedar anlaşmazlığı nedeniyle değerlendirilemediğine dikkat çeken sektör temsilcileri, bu durumun konut arzını daralttığını ve fiyatları yukarı yönlü baskıladığını belirtiyor.
Uzmanlara göre:
-
Arzın artması fiyat istikrarına katkı sağlayabilir,
-
Atıl arsaların ekonomiye kazandırılması yatırım ve istihdamı destekleyebilir,
-
Şehirleşme süreci daha planlı ve hızlı ilerleyebilir.
TEDB açıklamasında, “Mülkiyet hakkı kutsaldır. Ancak bir hissedarın hakkını kullanma biçimi, diğer hissedarların hakkını tamamen ortadan kaldıracak noktaya geldiğinde hukuk denge kurmalıdır” ifadelerine yer verildi.
Meclis Süreci Başlıyor
Birlik, hazırladığı teknik ve hukuki çalışmayı 12. Yargı Paketi görüşmeleri kapsamında resmen TBMM’ye sunacaklarını ve ilgili komisyonlar ile milletvekilleriyle temaslara başlayacaklarını açıkladı.
Genel Başkan Hakan Akçam, süreci “Sektörümüz adına önemli bir reform adımı” olarak tanımlayarak şu mesajı verdi:
“Hedefimiz mülkiyet hakkını koruyan, çoğunluğu mağdur etmeyen, şehirleşmeyi hızlandıran ve ekonomik canlılığı artıran adil bir düzenlemenin hayata geçirilmesidir.”
Önerinin yasalaşıp yasalaşmayacağı ise Meclis görüşmeleri ve siyasi uzlaşma sürecine bağlı olarak şekillenecek. Ancak sektör temsilcileri, düzenlemenin hayata geçmesi halinde hem emlak piyasasında hem de kentsel gelişimde önemli bir dönüm noktası yaşanabileceğini ifade ediyor.





