Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame kabul edilirken, aralarında inşaat sektöründe faaliyet gösteren iş insanı Medet Anlı’nın da bulunduğu 105 kişi hakkında dava açıldı.
Operasyon 23 Eylül 2025’te yapıldı
İddianamede, Başsavcılığın talimatıyla 23 Eylül 2025’te İstanbul Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele Şube Müdürlüğü koordinesinde Türkiye genelinde eş zamanlı operasyon düzenlendiği, örgüt elebaşı olduğu öne sürülen Medet Anlı’nın da aralarında bulunduğu çok sayıda şüphelinin gözaltına alındığı kaydedildi.
Dosyada, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü “suçtan zarar gören” olarak yer aldı.
İddia: “Babatak” yöntemiyle hayali satış, gerçek dışı döviz girişi
Savcılığa göre örgüt, kendi içinde “Babatak” adını verdiği yöntemle, vatandaşlık için gerekli gayrimenkul yatırım şartını kağıt üzerinde yerine getirdi. İddianamede öne çıkan başlıklar şöyle:
-
Yabancılara satılmış gibi gösterilen taşınmazlar için hayali para trafiği oluşturuldu.
-
Banka dekontu temin etmek amacıyla para çekme–yatırma işlemleri yapıldı.
-
Satıştan sonra düzenlenen taahhüt senetleriyle taşınmazların belirli süre sonunda ilk sahibine ya da örgüte yakın kişilere iadesi garanti altına alındı.
-
Böylece fiilen döviz girişi sağlanmadan vatandaşlık süreci işletildi.
Savcılık, bu yöntemle 144 milyon 300 bin dolar tutarında döviz girişinin engellendiğini ve kamu zararına yol açıldığını ileri sürdü.

Yarım milyar dolarlık işlem hacmi, altın açıklamalı transferler
İddianamede yer verilen MASAK raporuna göre, Medet Anlı ve şirketlerine ait kayıtlarda 91 ayrı işlemde toplam 486 milyon 930 bin 946 liralık işlem hacmi bulunduğu belirtildi.
Para transferlerinin açıklama kısmında “Elden teslim aldığım altın bedeli ve hurda altın” ifadelerinin yer aldığı, yüksek tutarlı altın alımlarıyla suçtan elde edilen gelirlerin aklanmaya çalışıldığı değerlendirildi.
Toplam 459 eylemin sıralandığı iddianamede, piyasa değeri 50–70 bin dolar aralığında olan bazı taşınmazların satış bedelinin 250 bin doların üzerinde gösterildiği; yatırım şartının 400 bin dolara çıkarılmasının ardından ise satış tutarlarının hayali biçimde bu eşik üzerinde gösterildiğinin bilirkişi raporlarıyla tespit edildiği aktarıldı.
Suçlamalar ve istenen cezalar
Medet Anlı hakkında:
-
Nitelikli dolandırıcılık
-
Bir yabancıyı ülkeye sokma veya ülkede kalmasına imkân sağlama
-
Suç işlemek amacıyla örgüt kurma
suçlarından 22 yıl 4 ay 15 günden 88 yıl 9 aya kadar hapis cezası talep edildi. Savcılık, Anlı’nın örgüt lideri olarak tüm eylemlerden fail sıfatıyla sorumlu tutulması gerektiğini belirtti.
Diğer sanıklar hakkında ise “örgüt üyeliği”, “resmi belgede sahtecilik”, “örgüte bilerek ve isteyerek yardım”, “nitelikli dolandırıcılık” ve “göçmen kaçakçılığı” suçlamaları yöneltildi.
İddianame, Büyükçekmece Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Yargılamanın önümüzdeki günlerde başlaması bekleniyor.
İddiaların merkezi: Esenyurt’taki Hayat Park
Soruşturma dosyasında, usulsüz konut satışlarının ve kara para aklama iddialarının odağında Hayat Park Sitesi’nin bulunduğu belirtildi. Özellikle Esenyurt’ta yabancılara yönelik konut satışlarında muvazaalı işlemler yapıldığı ve bunun örgüt faaliyeti kapsamında yürütüldüğü iddia edildi.
Sedat Peker’in 2021’deki iddialarında da adı geçmişti
Medet Anlı’nın ismi, 2021 yılında YouTube üzerinden yayımladığı videolarla gündeme gelen Sedat Peker’in paylaşımlarında da yer almıştı. Peker, 5 Temmuz 2021’de sosyal medya hesabından yaptığı açıklamalarda, Esenyurt’un eski belediye başkanı Ali Murat Alatepe’ye yönelik iddialarında Anlı’nın adını anmıştı.
Söz konusu paylaşımlarda, Esenyurt’ta faaliyet gösteren bazı inşaat şirketleri ve kişilerle ilgili geçmişe dönük suç isnatları dile getirilmişti. Ancak bu iddialar yargı kararıyla kesinleşmiş bulgular niteliği taşımıyor.
Süreç nasıl ilerleyecek?
Mahkemenin iddianameyi kabul etmesiyle birlikte sanıklar önümüzdeki duruşmalarda hâkim karşısına çıkacak. Yargılama sürecinde MASAK raporları, bilirkişi incelemeleri, tapu kayıtları ve banka hareketleri delil olarak değerlendirilecek.
Dava, yatırım yoluyla vatandaşlık uygulamalarının denetimi ve gayrimenkul piyasasındaki şeffaflık tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Yargılama sonucunda verilecek karar, benzer dosyalar açısından da emsal niteliği taşıyabilecek.





