Bölge sakinlerinin iddiasına göre belediye ekipleri tarafından tespit edilen ruhsatsız yapılar için standart bir prosedür işletiliyor; ancak sürecin devamında resmi olmayan tahsilat yapıldığı ve buna göre farklı muamele uygulandığı öne sürülüyor.
İddia: Aynı sokakta iki farklı uygulama
Vatandaşların anlattığına göre süreç şöyle işliyor:
-
İhbar veya denetim üzerine ekipler geliyor
-
Yapı tatil tutanağı tutuluyor ve bina mühürleniyor
-
Bir süre sonra “aracılar” devreye giriyor
-
Gayriresmî ödeme yapanların yapısına dokunulmuyor
-
Ödeme yapmayanların yapıları yıkılıyor
Bölge sakinleri, aynı mahallede yan yana bulunan kaçak yapıların birinin ayakta kalırken diğerinin iş makineleriyle yıkılmasının bu iddiaları güçlendirdiğini belirtiyor.
“Tutanağı herkese tutuyorlar ama sonucu herkes için aynı olmuyor”
diyen bir mahalle sakini, uygulamanın keyfi yürütüldüğünü savundu.
Yasal süreç nasıl olmalı?
Türkiye’de ruhsatsız yapılar için uygulanan prosedür, 3194 sayılı İmar Kanunu kapsamında açık şekilde tanımlı:
-
Önce yapı tatil tutanağı düzenlenir
-
Yapıya mühür vurulur
-
Malikine süre verilir (ruhsata uygun hale getirme veya ruhsat alma)
-
Uygunsuzluk giderilmezse yıkım kararı uygulanır
Bu süreçte para cezası ve yıkım dışında başka bir ödeme türü bulunmuyor. Yani iddialar doğruysa bu durum hukuki değil, adli bir konu anlamına geliyor.
Uzmanlar: “Büyük suç, görevi kötüye kullanma kapsamına girer”
Hukukçulara göre belediye personeli veya aracı kişiler üzerinden gayriresmî ödeme alınması şu suçları oluşturabilir:
-
Rüşvet
-
İrtikap (zorla menfaat temini)
-
Görevi kötüye kullanma
-
Nitelikli dolandırıcılık
Bu tür durumlarda Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusu yapılması gerekiyor.
Türkiye’de kaçak yapı mücadeleleri sürüyor
Türkiye genelinde belediyeler son yıllarda kaçak yapılaşmaya karşı sık sık yıkım operasyonları yapıyor. İstanbul’da sahil hattı ve sit alanlarında ruhsatsız eklentiler için yıkım kararları uygulanmış, bazı işletmelerde kaçak bölümler kaldırılmıştı.
Yetkililer bu uygulamaların şehir planlaması ve güvenlik gerekçesiyle zorunlu olduğunu belirtiyor.
Vatandaşlar denetim istiyor
Silivri’deki iddialar ise konunun yalnızca imar meselesi değil, “eşitlik” meselesi haline geldiğini gösteriyor.
Bölge halkı şeffaflık talep ediyor:
-
Yıkım listeleri açıklansın
-
Tutanak ve işlem tarihleri paylaşılmalı
-
Herkes için aynı uygulama yapılsın
Bir mahalle sakini durumu şu sözlerle özetledi:
“Kaçaksa herkese kaçak. Değilse kimseye değil. Ama para verene serbest, vermeyene yıkım olamaz.”
Sonuç Olarak:
İddialar doğruysa bu yalnızca bir imar sorunu değil, kamu güveni ve hukuk devleti meselesi.
Yetkili kurumların inceleme başlatması ve sürecin şeffaf şekilde açıklanması bekleniyor.






