Son meclis toplantısında konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çatalca Belediye Başkanı Erhan Güzel, beklenenin aksine somut rakamlar ve detaylı bir mali tablo paylaşmak yerine tartışmayı siyasi zemine taşıdı.

Güzel’in, “Bu konu siyaseti ilgilendiriyor, bundan sonra konuyla ilçe başkanları ilgilensin, ben bir daha bu konuya girmeyeceğim” sözleri, meclis salonunda ve kamuoyunda şaşkınlık yarattı. Bu açıklama, borç tartışmasının teknik ve idari bir mesele olmaktan çıkıp doğrudan siyasi partilerin ilçe başkanları arasında yürütülecek bir polemiğe dönüşeceği şeklinde yorumlandı.


Borç Tartışması Nasıl Başladı?

AK Parti cephesinden gelen açıklamalarda, belediyenin mali yapısına ilişkin çeşitli iddialar gündeme taşınmış; özellikle borç yükü, ödeme planları ve bütçe disiplini konularında kamuoyunun bilgilendirilmesi gerektiği vurgulanmıştı. Mesut Üner’in açıklamaları sonrası gözler doğal olarak belediye yönetimine çevrilmiş, Başkan Güzel’den detaylı ve şeffaf bir mali tablo beklenmişti.

Ancak meclis kürsüsünden yapılan son açıklama, beklenen teknik yanıt yerine siyasi bir yönlendirme içerdi. Bu durum, “Belediyenin mali sorumluluğu kimde?” sorusunu yeniden gündeme getirdi.


Gözler Gökberk Öder’e Çevrildi

Başkan Güzel’in “muhatap” olarak ilçe başkanlarını işaret etmesiyle birlikte, özellikle CHP Çatalca İlçe Başkanı Gökberk Öder’in nasıl bir tavır alacağı merak konusu oldu.

Yaklaşık dört ay önce kamuoyuna yapılan açık çağrıda, Öder’den halkın karşısına çıkarak basın toplantısı düzenlemesi ve borç iddialarına ilişkin net bir açıklama yapması istenmişti. Ancak o günden bu yana CHP cephesinden kapsamlı bir basın toplantısı gelmedi.

Şimdi ise bizzat belediye başkanının konuyu siyasi muhataplara yönlendirmesi, Öder’i doğrudan tartışmanın merkezine taşıdı. İlçe başkanlarının bu çağrıya nasıl karşılık vereceği, önümüzdeki günlerde Çatalca siyasetinin en sıcak başlıklarından biri olacak.


“Siyasetin Gölgesine Saklanan Belediyecilik” Eleştirisi

Yerel yönetimlerde mali tabloyu açıklamak, kamu kaynaklarının nasıl kullanıldığını şeffaf biçimde ortaya koymak ve iddialara teknik verilerle yanıt vermek, doğrudan belediye başkanının ve belediye meclisinin sorumluluğunda bulunuyor.

Bu nedenle Başkan Güzel’in, iddialara yanıt vermek yerine tartışmayı ilçe başkanlarına bırakması, bazı kesimler tarafından “sorumluluktan kaçış” olarak değerlendirildi. Eleştirilerde şu noktalar öne çıkıyor:

  • Belediyenin borç miktarı nedir?

  • Borçların hangi kalemlerden oluştuğu açıklandı mı?

  • Ödeme planı ve bütçe dengesi nasıl sağlanacak?

  • Önceki dönemden devreden yük ile mevcut dönemde oluşan borçlar net biçimde ayrıştırıldı mı?

Bu sorulara teknik ve belgeli yanıt verilmeden tartışmanın siyasi polemik düzeyine çekilmesi, şeffaflık beklentisini zedeleyen bir adım olarak görülüyor.


Kamuoyunun Temel Sorusu: Belediyeyi Kim Yönetiyor?

Yaşanan gelişmelerin ardından Çatalca’da en çok dillendirilen soru şu:
“Belediyeyi ilçe başkanları mı yönetiyor, yoksa seçilmiş belediye başkanı mı?”

Yerel seçimlerle göreve gelen bir belediye başkanının, mali sorumluluk ve kamuoyuna hesap verme yükümlülüğü doğrudan kendisine ait. İlçe başkanları siyasi tartışmanın aktörleri olabilir; ancak belediyenin resmi mali tablosunu açıklama yetki ve sorumluluğu idari makamda bulunuyor.

Önümüzdeki süreçte ya belediye yönetiminden detaylı bir mali rapor açıklaması gelecek ya da tartışma tamamen siyasi partilerin ilçe başkanları arasında yürüyen bir polemik haline dönüşecek.

Çatalca kamuoyu ise net bir cevap bekliyor:
Rakamlar ne söylüyor ve belediyenin gerçek mali durumu nedir?

Kaynak: Murat Özyıldırım Yörem Tv