İstanbul’un Çatalca ilçesinde kentsel dönüşüm süreci, vatandaşların tepkisiyle karşı karşıya. Belediye ekiplerinin “hızlı tarama” adı altında gerçekleştirdiği incelemelerin bilimsel yeterliliği ve hukuki sonuçları tartışma konusu oldu. İddiaya göre, bazı binalar yalnızca gözle yapılan incelemeler sonrası “yıkılmalı” şeklinde değerlendirilirken, sürecin devamında alınan karot örnekleri gerekçe gösterilerek binalar kısa sürede “riskli yapı” ilan ediliyor.

GÖZLE İNCELEME, ARDINDAN RİSKLİ YAPI KARARI

Mahalle sakinlerinin aktardığına göre, belediyeden gelen iki görevli, bazı yapılarda detaylı bir teknik inceleme yapmadan, yalnızca dışarıdan gözle değerlendirme yapıyor. Bu ilk değerlendirmenin ardından alınan karot örneklerinde, özellikle eski yapılarda yaygın olarak kullanılan beton sınıflarının güncel C40 standardını karşılamaması gerekçe gösteriliyor. Bunun sonucunda birçok bina otomatik olarak “riskli yapı” kapsamına alınıyor.

Çatalca’da Kentsel Dönüşüm Tartışması “Hızlı Tarama” Mağduriyet Mi Doğuruyor?2

Vatandaşlar ise bu noktada asıl sorunun, beton sınıfının tek başına yıkım gerekçesi olarak sunulması olduğunu savunuyor.

BİR ANDA YIKIM TEBLİGATI: “3 AY İÇİNDE BOŞALTIN”

Riskli yapı tespitinin ardından bina maliklerine “3 ay içinde binanın yıkılması gerektiği” yönünde resmi bildirim yapılıyor. Bu süre, sanıldığı gibi bir tavsiye değil, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında hukuken bağlayıcı bir zorunluluk.

Kanuna göre;

  • Riskli yapı kararı maliklere tebliğ edildikten sonra 60 gün süre tanınıyor.

  • Bu sürede yıkım gerçekleşmezse idare tarafından 30 gün ek süre veriliyor.

  • Toplam 90 günün sonunda bina hâlâ yıkılmamışsa, belediye veya Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı zorla yıkım yetkisini kullanabiliyor.

  • Zorla yıkımın tüm masrafları ise bina maliklerinden tahsil ediliyor.

Bu durum, özellikle ekonomik gücü sınırlı olan vatandaşlar için ciddi bir baskı oluşturuyor.

Çatalca’da Kentsel Dönüşüm Tartışması “Hızlı Tarama” Mağduriyet Mi Doğuruyor?1

“BETON SINIFI TEK BAŞINA YIKIM GEREKÇESİ OLAMAZ”

İnşaat ve yapı güvenliği uzmanları, kentsel dönüşümde yalnızca beton dayanımının esas alınmasının bilimsel olarak doğru olmadığını vurguluyor. Uzmanlara göre bir binanın riskli sayılabilmesi için;

birlikte değerlendirilmek zorunda.

Sadece hızlı tarama yöntemi ve düşük beton sınıfı üzerinden verilen yıkım kararlarının, özellikle eski ama taşıyıcı sistemi sağlam binalarda gereksiz yıkımlara ve büyük sosyal mağduriyetlere yol açabileceği ifade ediliyor.

ELEKTRİK, SU, DOĞALGAZ KESİLİYOR

Sürecin en çok tepki çeken yönlerinden biri ise altyapı hizmetlerinin kesilmesi. Riskli yapı kararı kesinleştikten sonra, ilgili kurumlara resmi bildirim yapılıyor ve vatandaşın talebi aranmaksızın doğalgaz, elektrik ve su hizmetleri otomatik olarak kesiliyor.

Henüz yıkımı gerçekleşmemiş olmasına rağmen, birçok vatandaş elektrik, su ve doğalgazı olmayan evlerde yaşamaya zorlanıyor. Bu durum, fiilen taşınmayı kaçınılmaz hâle getiriyor. Mahalle sakinleri, bunun “dolaylı tahliye” anlamına geldiğini savunuyor.

“BİLGİLENDİRME YETERSİZ, SÜREÇ ŞEFFAF DEĞİL”

Vatandaşlar, sürecin bu denli hızlı ve hazırlıksız yürütülmesine tepkili. En çok dile getirilen sorular ise şu şekilde:

  • Gözle yapılan ilk değerlendirme ne kadar bilimsel?

  • Yıkım kararları hangi teknik raporlara dayanıyor?

  • Maliklere yeterli bilgilendirme yapılıyor mu?

  • Alternatif güçlendirme seçenekleri neden sunulmuyor?

Mahalle sakinleri, kentsel dönüşümün bir zorunluluk olduğunu kabul ettiklerini ancak “yıkım odaklı değil, insan odaklı” bir yaklaşım beklediklerini ifade ediyor.

GÖZLER BELEDİYE VE BAKANLIKTA

Çatalca’daki bu uygulamaların, önümüzdeki dönemde hukuki itirazlara ve dava süreçlerine konu olması bekleniyor. Vatandaşlar, daha şeffaf, bilimsel ve adil bir kentsel dönüşüm süreci talep ederken, gözler belediye ve ilgili bakanlığın atacağı adımlara çevrilmiş durumda.

Kentsel dönüşümün amacı can güvenliğini sağlamak olsa da, sürecin yanlış uygulanması hâlinde güvenlik yerine mağduriyet üreten bir mekanizmaya dönüşebileceği uyarısı yapılıyor.