Urla Uzunkuyu’da geliştirdiği OLEA projesiyle Ege’nin yaşam kültürünü çağdaş mimariyle buluşturan SUMEN, gayrimenkul sektöründeki büyümesini nitelik, mimari, yapı kalitesi ve uzun vadeli değer yaratma anlayışı üzerine kuruyor.
Gayrimenkul sektöründe yatırımcı ve kullanıcı beklentilerinin değişmesiyle birlikte konut projelerinde yalnızca metrekare ve satış fiyatı değil; lokasyon, mimari kalite, doğayla uyum, yaşam deneyimi ve uzun vadeli değer de belirleyici hale geliyor.
Bu dönüşümü yakından takip eden SUMEN, gayrimenkul geliştirme yaklaşımını kısa vadeli satış hedeflerinden ziyade, bulunduğu bölgeye değer katan ve yıllar içerisinde niteliğini koruyan projeler üretmeye odaklanıyor.
Markanın bu vizyonunun Urla’daki önemli örneklerinden biri ise OLEA projesi.
SUMEN tarafından Urla Uzunkuyu’da geliştirilen OLEA, Ege’nin doğal ve kültürel karakterini çağdaş yaşam anlayışıyla buluşturuyor. BAGO Mimarlık imzası taşıyan proje; yalın mimari dili, zamansız tasarım yaklaşımı ve doğayla kurduğu güçlü ilişkiyle öne çıkıyor.
SUMEN’İN ODAĞINDA “KALICI DEĞER” VAR
SUMEN Kurucusu Faruk Sümen, markanın gayrimenkul geliştirme anlayışında nitelikli ve kalıcı yapı üretiminin temel öncelik olduğunu belirterek, gayrimenkulde gerçek değerin zaman içerisinde ortaya çıktığını söyledi.
Sümen, “Yaptığımız her işin nitelikli, kalıcı ve bulunduğu yere değer katan özelliklere sahip olmasını istiyoruz. Bizim için bir projenin başarısı yalnızca satış rakamlarıyla ölçülmüyor. Yapının yıllar sonra nasıl göründüğü, nasıl yaşandığı ve kullanıcıya ne kattığı da en az ilk günkü algısı kadar önemli” dedi.
Gayrimenkulün uzun vadeli bir yatırım alanı olduğuna dikkat çeken Sümen, SUMEN’in proje geliştirme yaklaşımının da bu perspektifle şekillendiğini belirtti.
Faruk Sümen sözlerini şöyle sürdürdü: “Bir yapının gerçek kalitesinin teslim edildiği gün değil, kullanıcı yaşamaya başladıktan yıllar sonra ortaya çıktığına inanıyoruz. İyi malzeme kullanmak tek başına iyi bir yapı ortaya çıkarmıyor. Malzemenin nasıl uygulandığı, detayların nasıl çözüldüğü ve bütün sürecin nasıl yönetildiği en az malzeme seçimi kadar önemli. Bizim için önemli olan, yıllar sonra da yaptığımız işin arkasında durabilmek.”
URLA’NIN POTANSİYELİNE ODAKLANIYOR
Urla’nın son yıllarda yaşam ve gayrimenkul açısından giderek daha fazla öne çıktığını kaydeden Faruk Sümen, bölgenin doğal, kültürel ve ekonomik potansiyelinin doğru mimari yaklaşımlarla desteklenmesi gerektiğini dile getirdi.
Sümen, “Urla’nın kültürü, iklimi, doğal güzellikleri ve gastronomisiyle çok özel bir bölge olduğunu düşünüyoruz. Burada yalnızca bir konut projesi geliştirmek yerine, bölgenin yaşam kültürünü anlamaya çalışıyoruz. OLEA’yı da bu bakış açısıyla tasarladık” diye konuştu.
SUMEN’in Urla’daki yatırımlarında bölgenin karakterinin korunmasının önemli bir kriter olduğunu vurgulayan Sümen, mimarinin çevresiyle kurduğu ilişkinin projelerin değerini belirleyen unsurlardan biri olduğuna dikkat çekti.
Faruk Sümen sözlerine şöyle devam etti: “Buradaki amacımız belirli bir Ege mimarisini kopyalamak değildi. Ege’deki yaşam biçiminin özünü anlayarak bunu çağdaş bir yaşam alanına dönüştürmek istedik. OLEA’yı yalnızca villa sayısı veya metrekare üzerinden tarif etmiyoruz. Projenin karakterinin doğayla, açık alanlarla ve çevresiyle kurduğu ilişkiden geldiğine inanıyoruz.”
LÜKSÜ METREKAREYLE DEĞİL, YAŞAM KALİTESİYLE TANIMLIYOR
Gayrimenkul sektöründe “lüks” kavramının çoğu zaman büyük metrekare, pahalı malzeme ve gösterişli tasarımlarla ilişkilendirildiğini belirten Sümen, SUMEN’in lüks anlayışının ise daha farklı bir noktada konumlandığını söyledi.
Sümen şu ifadeleri kullandı: “Biz lüksü yalnızca büyük metrekareler, pahalı malzemeler veya gösterişli mekânlar üzerinden tarif etmiyoruz. Bir yapının niteliği bazen çok daha sessiz detaylarda ortaya çıkıyor. Ölçü, oran, ışık, malzeme, dokuların birbiriyle ilişkisi, bir pencerenin konumu veya dışarıyla kurulan ilişki... Bunların tamamı yaşam deneyiminin bir parçası.”
“İyi tasarımın biraz da gereksiz olanı ayıklayabilmek olduğuna inanıyorum” diyen Faruk Sümen, sade ancak güçlü bir mimari dilin uzun vadede daha kalıcı bir değer yarattığını vurguladı.
YENİ PROJELER YOLDA
SUMEN’in Urla’daki büyüme stratejisinin OLEA ile sınırlı olmadığını belirten Sümen, Urla Kuşçular’da yeni bir proje için hazırlıkları sürdürdüklerini açıkladı.
OLEA’nın Nisan 2027’de teslim edilmesinin planlandığını belirten Faruk Sümen, yeni yatırımlarda da temel kriterlerinin değişmeyeceğini söyledi.
Sümen sözlerine şöyle devam etti: “Bizim için büyümek, daha fazla proje yapmak anlamına gelmiyor. Doğru lokasyonda, doğru mimari yaklaşımla ve doğru kalite anlayışıyla projeler geliştirmek önemli. SUMEN markasını da bu anlayış üzerine büyütmek istiyoruz.”
EGE’DE YENİ BİR GAYRİMENKUL ANLAYIŞI
SUMEN’in OLEA ile ortaya koyduğu yaklaşım; Ege’nin doğal ve kültürel kimliğini koruyan, çağdaş mimariyi benimseyen, yapı kalitesini uzun vadeli değerle ilişkilendiren ve yaşam deneyimini merkeze alan yeni nesil bir gayrimenkul anlayışına işaret ediyor.
Urla’daki mevcut ve planlanan yatırımlarıyla bölgenin yükselen yaşam ve yatırım potansiyelinde seçici bir büyüme stratejisi izlerken, “daha fazla değil, daha nitelikli” proje geliştirme anlayışı SUMEN’in temel marka değerlerinden biri olarak konumlandırılıyor.
Next





