Gayrimenkul Proje Pazarlama Satış (GPPS) Platformu Kurucu Başkanı Bilge Özdemir, inşaat, gayrimenkul ve tasarrufa dayalı yatırım sektörlerinde kullanılan reklam yüzlerinin rolünü değerlendirdi. Özdemir, özellikle yüksek meblağlı gayrimenkul yatırımlarında ünlü isimlerin oluşturduğu güven algısının tüketicilerin satın alma kararlarını etkileyebildiğine dikkat çekerek, reklam yüzlerinin isimlerini kullandırmadan önce daha titiz bir değerlendirme yapması gerektiğini vurguladı.

Son yıllarda yaşanan ekonomik dalgalanmalar, maketten konut satışlarında ortaya çıkan mağduriyetler ve finansal okuryazarlık bilincinin artmasıyla birlikte, dünyada ve Türkiye’de “reklam yüzleri” konusu daha fazla tartışılmaya başlandı.

Türkiye’de inşaat, gayrimenkul ve tasarrufa dayalı faizsiz yatırım sektörlerinde ünlü isimlerin ve toplum tarafından tanınan kişilerin reklam yüzü olarak kullanılması, pazarlama stratejilerinin önemli unsurlarından biri haline geldi.

Gayrimenkul satın alma kararının rasyonel ve yüksek maliyetli bir yatırım süreci olduğunu belirten Özdemir'e göre, reklam yüzleri bu süreci zaman zaman duygusal, prestij ve güven odaklı bir karara dönüştürebiliyor. Toplum tarafından tanınan kişilerin projeyle ilişkilendirilmesi, belirli hedef kitlelerde güven duygusunu güçlendirebilirken, projenin satış ve pazarlama iletişimini de destekleyebiliyor.

“REKLAM YÜZÜ MARKAYA KEFİL DEĞİLDİR”

Gayrimenkul projelerinde reklam yüzlerinin kullanılmasının, tüketicide projeye ve geliştirici firmaya yönelik güven algısını güçlendirebildiğine dikkat çeken Özdemir, bunun beraberinde önemli bir sorumluluk tartışmasını da getirdiğini belirtiyor.

Özellikle sanatçılar, televizyon programcıları, spikerler, ekonomistler ve toplumda belirli bir güven algısı oluşturmuş diğer tanınmış isimler, kamuoyu tarafından zaman zaman “kanaat önderi” olarak değerlendirilebiliyor.

Bu nedenle bir ünlünün reklam yüzü olarak projede yer alması, tüketici açısından yalnızca ticari bir iletişim faaliyeti olarak algılanmayabiliyor. Reklam yüzünün oluşturduğu güven, doğrudan markaya, projeye ve hatta projenin vaatlerine aktarılabiliyor.

Ancak bu durum, reklam yüzünün projenin hukuki, teknik veya finansal yükümlülüklerine kefil olduğu anlamına gelmiyor.

“GAYRİMENKUL YATIRIMI HAYRANLIK DUYGUSUYLA YAPILMAMALI”

Gayrimenkul alımının birçok tüketici açısından hayatı boyunca gerçekleştireceği en büyük finansal kararlardan biri olduğunu ifade eden Özdemir, satın alma kararının yalnızca reklam yüzünün oluşturduğu güven üzerinden verilmemesi gerektiğini vurguluyor.

Özellikle projeden veya maketten konut satın alma süreçlerinde, tüketicilerin reklam iletişiminin yanı sıra projenin hukuki, teknik ve finansal altyapısını da incelemesi önem taşıyor.

Bir projenin tanınmış bir isim tarafından tanıtılması; projenin zamanında tamamlanacağı, taahhütlerin eksiksiz yerine getirileceği veya yatırımın mutlaka kazanç sağlayacağı anlamına gelmiyor.

Projenin çeşitli nedenlerle gecikmesi, taahhütlerin yerine getirilememesi veya tüketicinin beklediği koşulların oluşmaması halinde, reklam yüzüne duyulan güvenin tüketici açısından ciddi bir hayal kırıklığına dönüşebileceği belirtiliyor.

“REKLAM YÜZLERİ HER TEKLİFİ KABUL ETMEMELİ”

Bilge Özdemir, günümüzde tartışmanın yalnızca etik bir mesele olmaktan çıkarak hukuki ve tüketici hakları açısından da değerlendirilmesi gereken bir konu haline geldiğine dikkat çekiyor.

Özdemir'e göre reklam yüzleri, kendi uzmanlık alanları dışında kalan özellikle yüksek finansal risk içeren ürün ve hizmetlerde, isimlerini kullanıma sunmadan önce daha kapsamlı bir inceleme yapmalı.

Bu kapsamda reklam yüzlerinin;

  • Projeyi geliştiren şirketin geçmişini,
  • Firmanın finansal ve ticari geçmişini,
  • Projenin ruhsat ve izinlerini,
  • Tapu ve mülkiyet durumunu,
  • Satış ve sözleşme koşullarını,
  • Tüketiciye verilen taahhütleri,
  • Reklamda kullanılan ifadelerin hukuki niteliğini

incelemesinin önem taşıdığına dikkat çekiliyor.

“REKLAM İLETİŞİMİ SATIN ALMA GARANTİSİ DEĞİLDİR”

Özdemir, tüketiciler açısından da önemli bir uyarıda bulunuyor:

Bir ünlünün veya tanınmış bir kişinin reklam yüzü olması, projenin garantisi değildir.

Reklam iletişimi ile yatırım kararı birbirinden ayrılmalı; tüketiciler yalnızca reklam yüzünün oluşturduğu güvene dayanarak karar vermemeli.

Özellikle yüksek tutarlı gayrimenkul yatırımlarında tüketicilerin bağımsız araştırma yapması, resmi belgeleri incelemesi ve gerektiğinde uzmanlardan hukuki ve teknik danışmanlık alması önem taşıyor.

SON SÖZ

Garanti değildir: Bir ünlünün veya tanınmış kişinin reklam yüzü olması; binanın, projenin veya verilen taahhütlerin zamanında ve eksiksiz yerine getirileceğinin garantisi değildir.

İletişim açık olmalıdır: Reklam ve tanıtım çalışmalarında, reklam yüzünün rolünün açık biçimde tanımlanması ve tüketicide yanlış bir güven veya garanti algısı oluşturulmaması önemlidir. Gerektiğinde, reklam yüzünün yalnızca iletişim amacıyla projede yer aldığı açıkça belirtilebilir.

Araştırma şarttır: Tüketiciler yalnızca reklam, PR çalışmaları veya tanınmış kişilerin oluşturduğu güven algısıyla hareket etmemeli; şirketin geçmişini, projenin hukuki durumunu, tapu ve ruhsat bilgilerini, sözleşme koşullarını ve diğer resmi belgeleri mutlaka araştırmalıdır.


BİLGE ÖZDEMİR KİMDİR?

Bilge Özdemir, pazarlama, işletme, ekonomi, finans ve halkla ilişkiler alanlarında eğitim ve çalışma deneyimine sahip bir sektör profesyonelidir.

Özdemir, lisans eğitimini İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesinde 1985 yılında tamamladı. 1990'lı yılların başında Amerika Birleşik Devletleri'nde eğitimine devam eden Özdemir; Hesser College'da ön lisans, New Hampshire College'da ikinci lisans eğitimini tamamladı ve Dale Carnegie'de sertifika programına katıldı.

Borçka-Artvin'de başlayan, İstanbul'da devam eden ve Amerika Birleşik Devletleri'nde uluslararası boyut kazanan eğitim ve iş yaşamı deneyimlerini, yayımlanan 2.000'in üzerindeki makalesiyle birlikte “O BİLGE” isimli iş kitabında derledi.

Özdemir, 33 yılını gayrimenkul sektörüne; proje pazarlama ve satış, inşaat proje konseptleri ile sektörün insan kaynağının geliştirilmesine ayırdı.

1990'lı yıllarda proje pazarlama ve satış alanında çalışmalar yürüten Özdemir, 2000'li yıllarda outsource proje pazarlama ve satış hizmetleri sunan şirket modeliyle sektörde faaliyet gösterdi. Türkiye'de geliştirilen farklı proje konseptleri, pazarlama stratejileri ve satış tekniklerinin geliştirilmesi ve uygulanmasında görev aldı.

Yarım asırlık geçmişe sahip Acarlar Şirketler Topluluğu'nun Pazarlama ve Satış Grup Başkanlığı görevini yürüten Özdemir; kuruluş fikir öncülerinden olduğu GAPAS – Gayrimenkul Pazarlama ve Satış Profesyonelleri Derneği'nin Danışma Kurulu Başkanlığı, GYODER Gayrimenkulde Pazarlama Komitesi üyeliği ve Gayrimenkul Proje Pazarlama Satış (GPPS) Platformu Kurucu Başkanlığı görevlerini yürütmektedir.