2026 yılının sonuna yaklaşırken Türkiye gayrimenkul piyasasında, özellikle arsa ve arazi satışlarında belirgin bir durgunluk yaşanıyor. Geçmiş yıllarda yatırımcıların yoğun ilgi gösterdiği tarla, arazi ve arsa piyasasında işlem hacminin ciddi ölçüde gerilediği gözleniyor. Satışa sunulan taşınmazların alıcı bulmakta zorlandığı bu dönemde, yatırımcıların büyük bölümü yeni bir karar almak yerine beklemeyi tercih ediyor.
Bir dönem gayrimenkul piyasasının en hareketli yatırım alanlarından biri olan arsa ve arazi sektörü, bugün belirsizliklerin etkisi altında. Döviz ve altın piyasalarında yaşanan fiyat hareketleri, faiz politikaları, ekonomik beklentiler ve yatırımcıların geleceğe ilişkin öngörü oluşturmakta zorlanması, gayrimenkule ayrılan sermayenin yönünü de belirsiz hale getiriyor.
Kadir Özel: Yatırımcı artık beklemeyi tercih ediyor
Gayrimenkul sektöründeki gelişmeleri değerlendiren EMLAK34 yetkilisi Kadir Özel, arsa ve arazi piyasasında yaşanan durgunluğun sahada açık şekilde hissedildiğini belirterek şu değerlendirmelerde bulundu:
"2026 yılının sonuna gelirken arsa ve arazi piyasasında son dönemlerin en durgun zamanlarından birini yaşıyoruz. Özellikle tarla ve arazi satışlarında ciddi bir yavaşlama var. Geçmiş yıllarda yatırım yapmak isteyen, parasını toprağa bağlamayı tercih eden çok sayıda insan vardı. Bugün ise piyasada yatırımcı bulmakta zorlanıyoruz.
Eskiden bir arsa veya tarla ilanı yayınlandığında kısa sürede telefonlar çalar, yatırımcılar yer görmek için randevu oluştururdu. Şimdi ise insanlar arıyor, fiyat soruyor, araştırıyor ancak satın alma kararını erteliyor. Alıcılar bekliyor, satıcılar ise mevcut piyasa koşullarında fiyatlarını nereye kadar revize edebileceklerini düşünüyor.
Piyasada ciddi bir bekleme psikolojisi hakim. İnsanlar ellerindeki parayı nereye yönlendireceklerine karar veremiyor."
Altın, döviz ve gayrimenkul arasında kararsız kalan yatırımcı
Kadir Özel, yatırımcıların karar vermesini zorlaştıran unsurlardan birinin alternatif yatırım araçlarındaki belirsizlik olduğunu ifade ederek değerlendirmesini şöyle sürdürdü:
"Yatırımcı bugün parasını altına mı, dövize mi, faize mi yoksa gayrimenkule mi yönlendireceğini kestiremiyor. Piyasalardaki dalgalanmalar insanların karar alma sürecini uzatıyor. Bir kesim altın ve dövizde yeni bir hareket bekliyor, başka bir kesim faizlerin seyrini takip ediyor. Gayrimenkul almak isteyenler ise fiyatların daha da gerileyebileceği düşüncesiyle beklemeyi tercih ediyor.
Bu ortamda piyasaya yeni para girişi azalıyor. İnsanların yatırım iştahı düşüyor. Parası olan yatırımcı bile bugün harekete geçmek yerine gelişmeleri izlemeyi seçiyor. Bu durum özellikle arsa ve tarla piyasasında satışların yavaşlamasına neden oluyor."
Arsa ve arazi sahipleri fiyat beklentilerini yeniden değerlendirmeli
Piyasadaki durgunluğun satıcıları da etkilediğini belirten Özel, geçmiş dönemlerde oluşan fiyat beklentilerinin bugünkü piyasa koşullarıyla her zaman örtüşmediğine dikkat çekti.
"Birçok mülk sahibi, geçmişte gördüğü fiyatları bugün de elde edebileceğini düşünüyor. Ancak piyasanın şartları değişti. Bir taşınmazın ilan fiyatının yüksek olması, o taşınmazın aynı değerden alıcı bulacağı anlamına gelmiyor.
Bugün gerçek alıcı ile karşılaşmak isteyen satıcıların piyasanın mevcut koşullarını dikkate alması gerekiyor. Özellikle acil satış ihtiyacı bulunan mülk sahiplerinin fiyat konusunda daha gerçekçi hareket etmesi gerekiyor. Çünkü piyasada alıcı sayısı azaldığında, doğru fiyatlandırma her zamankinden daha fazla önem kazanıyor."
2027 yılında gayrimenkul piyasasını ne bekliyor?
2027 yılına ilişkin beklentilerini de değerlendiren Kadir Özel, piyasadaki hareketliliğin yeniden oluşabilmesi için ekonomik öngörülebilirliğin artması ve yatırımcı güveninin güçlenmesi gerektiğini belirtti.
"Gayrimenkul piyasası geçmişte çok hızlı hareket etti. Özellikle arsa ve arazi yatırımlarında ciddi fiyat artışları yaşandı. Ancak her piyasanın kendi içinde bir dengelenme dönemi vardır. Şu anda yaşadığımız süreç de böyle bir dönem olabilir.
2027 yılında faizlerin seyri, enflasyon beklentileri, döviz ve altın fiyatları ile ekonomik gelişmeler gayrimenkul yatırımcısının kararlarını doğrudan etkileyecek. İnsanlar önlerini daha net görebildiklerinde yeniden yatırım kararları almaya başlayacaktır.
Benim bugün yatırımcıya tavsiyem, piyasayı dikkatli takip etmesi, duyduğu her fiyat artışı beklentisinin peşinden gitmemesi ve satın alacağı taşınmazın gerçek değerini araştırmasıdır. Her arsa yatırım değildir. Konumu, imar durumu, tapu niteliği, ulaşım imkanları ve gelecekteki kullanım potansiyeli birlikte değerlendirilmelidir."
Gayrimenkulde yeni dönem: Beklenti değil, gerçek değer dönemi
EMLAK34 yetkilisi Kadir Özel'in değerlendirmelerine göre, 2026 yılının son döneminde arsa ve arazi piyasasında yaşanan durgunluk, yatırımcı davranışlarında da değişime işaret ediyor. Önceki dönemlerde hızlı kararlarla gerçekleştirilen alımların yerini daha fazla araştırma, fiyat karşılaştırması ve bekleme eğilimi alıyor.
Piyasada satıcıların beklentileri ile alıcıların teklifleri arasındaki makasın açılması, satış süreçlerini uzatıyor. Özellikle tarla ve imarsız arazi yatırımlarında alıcıların daha seçici davranması, taşınmazın konumu ve hukuki durumunun fiyat kadar belirleyici hale gelmesine neden oluyor.
2027 yılına girerken gayrimenkul sektörünün önündeki en önemli sorulardan biri ise yatırımcının yeniden ne zaman piyasaya döneceği. Ekonomik belirsizliklerin azalması ve yatırım kararlarını destekleyen koşulların oluşması, arsa ve arazi piyasasındaki hareketliliğin yeniden başlamasında etkili olacak.
EMLAK34 yetkilisi Kadir Özel'in sahadan aktardığı değerlendirmeler, Türkiye'de arsa ve arazi piyasasının mevcut durumunu ve yatırımcıların içinde bulunduğu bekleme sürecini ortaya koyuyor.
Next





