HISİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mustafa Tarkan Doğan, yerli üretimin sanayi ekosisteminin sürdürülebilirliği açısından kritik rol oynadığını vurgulayarak, "Yerli üretimi tercih etmek yalnızca ekonomik bir karar değil, istihdamı, teknolojik gelişimi ve ekonomik bağımsızlığımızı güçlendiren stratejik bir adımdır.” dedi. Türkiye hırdavat sektörünün binlerce firması ve yüz binlerce çalışanıyla güçlü bir üretim altyapısına sahip olduğunu belirten Doğan, kamu ve özel sektör yatırımlarında yerli ürün kullanımının artırılması çağrısında bulundu.

Türkiye’nin en büyük hırdavat platformu olan Hırdavat Sanayici ve İş İnsanları Derneği (HISİAD), küresel belirsizliklerin ve tedarik zincirlerinde yaşanan kırılmaların arttığı bir dönemde, yerli üretimin Türkiye için yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda stratejik bir zorunluluk haline geldiğine dikkat çekti.

Türkiye İMSAD’ın yeni dönem başkanı Murat Savcı oldu
Türkiye İMSAD’ın yeni dönem başkanı Murat Savcı oldu
İçeriği Görüntüle

HISİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mustafa Tarkan Doğan, bağlantı elemanlarından el aletlerine, kilit sistemlerinden iş güvenliği ekipmanlarına kadar geniş bir ürün yelpazesinde üretim yapan hırdavat sektörünün, sanayinin temel yapı taşlarından biri olduğunu vurguladı. Doğan, “Yaklaşık 16 bin firma, 800 bin nitelikli çalışan ve 12 milyar dolar seviyesindeki ihracat hacmiyle hırdavat sektörü, hem iç pazarı hem de küresel pazarları besleyen güçlü bir üretim ekosistemi oluşturmuştur. Yerli üretimin tercih edilmesi, bu yapının sürdürülebilirliği açısından hayati önemdedir.” dedi.

GÜÇLÜ SANAYİ, GÜÇLÜ TÜRKİYE

Yerli üretimin inovasyonu, rekabetçiliği ve sanayinin direnç kapasitesini artırdığına dikkat çeken Doğan, yerli üretimi desteklemenin yalnızca ekonomik bir tercih olarak görülmemesi gerektiğini belirtti. Doğan, “Yerli üretim bilincinin güçlenmesi, milli dayanışmayı artırır ve kalkınma hedeflerimizi destekler. Güçlü bir Türkiye için güçlü bir sanayi şarttır; güçlü sanayinin yolu ise yerli üretimi tercih etmekten geçmektedir.” ifadelerini kullandı.

“TÜRKİYE’DE ÜRETİLENİ TÜRKİYE’DE KULLANALIM”

Kamu projeleri, büyük sanayi yatırımları ve altyapı çalışmalarında yerli hırdavat ürünlerinin daha fazla tercih edilmesi gerektiğini vurgulayan Doğan, bugün ithal edilen birçok ürünün Türkiye’de aynı kalite standartlarında üretilebildiğine dikkat çekti. Ar-Ge yatırımlarının artırılmasıyla daha yüksek katma değerli ürünlerde de dışa bağımlılığın azaltılmasının mümkün olduğunu belirtti.

“KENDİ KENDİNE YETEBİLEN SANAYİ YAPISI VAZGEÇİLMEZ”

Jeopolitik gelişmeler, lojistik aksamalar ve ham maddeye erişimde yaşanan dalgalanmaların, ülkeleri yerli üretime yönlendirdiğini ifade eden Doğan, özellikle hırdavat gibi birçok sektörün

girdisini oluşturan alanlarda yerli üretim kapasitesine sahip olmanın sanayinin sürekliliği açısından kritik olduğunun altını çizdi. Doğan, “Yerli üretim, dışa bağımlılığı azaltarak ekonomik bağımsızlığımızı güçlendirir ve üretim süreçlerinin kesintisiz devamını sağlar. Bu nedenle yerli üretimi desteklemek, stratejik bir zorunluluktur.” değerlendirmesinde bulundu.

YERLİ ÜRETİM DIŞ TİCARET DENGESİNİ GÜÇLENDİRİYOR

Yerli üretimin, Türkiye’nin dış ticaret açığının azaltılmasında kilit rol oynadığını vurgulayan Doğan, “Yerli üretimin artması, döviz çıkışını azaltırken katma değerin ülke içinde kalmasını sağlar. Bu durum, ekonomimizin daha dirençli ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşmasına doğrudan katkı sunmaktadır.” dedi.

İSTİHDAM, SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK VE DÖNGÜSEL EKONOMİ VURGUSU

Yerli üretimin istihdam ve sosyal kalkınma açısından da önemli kazanımlar sağladığını belirten Doğan, sanayinin güçlenmesiyle birlikte teknik bilgi birikiminin arttığını ve nitelikli iş gücünün desteklendiğini ifade etti. Sektörün geleceğinde sürdürülebilirlik ve döngüsel ekonomi anlayışının belirleyici olacağını söyleyen Doğan, kaynak verimliliği, geri dönüşüm, uzun ömürlü ürün tasarımı ve karbon ayak izinin azaltılmasının, hırdavat sektörünün küresel rekabet gücünü şekillendireceğini kaydetti.

“Yerli üretim, lojistik kaynaklı karbon salınımını azaltarak çevre dostu bir sanayi yapısının oluşmasına katkı sağlar. Türkiye, bu dönüşümü gerçekleştirebilecek bilgi birikimi ve altyapıya sahiptir.” diyen Doğan, yerli üretimin desteklenmesinin hem bugünün hem de geleceğin Türkiye’si için kritik önem taşıdığını sözlerine ekledi.