(EİDS) ve Tapu Takas Sistemi’nin zorunlu hale getirilmesinin, mevcut vergi yükü hafifletilmediği takdirde konut arzında ciddi bir daralmaya yol açabileceği uyarısında bulundu.
Türkiye gayrimenkul sektöründe şeffaflığı artırmayı ve kayıt dışılıkla mücadeleyi hedefleyen EİDS ve Tapu Takas Sistemi, sektör açısından önemli bir dijital dönüşüm adımı olarak değerlendiriliyor. Ancak bu dönüşümün, piyasa gerçekleriyle uyumlu bir vergi politikasıyla desteklenmemesi halinde arz tarafında ciddi sorunlar doğurabileceği ifade ediliyor.
Vergi Yüküne Dikkat!
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Talip Çakmış, dijital sistemlerin sektörde güven ve şeffaflığı güçlendirdiğini ancak mevcut vergi ve maliyet yapısının satıcılar üzerinde ağır bir baskı oluşturduğunu vurguladı:
“EİDS ve Tapu Takas Sistemi, satış bedellerinin gerçek değerleri üzerinden beyan edilmesini sağlayan doğru ve gerekli uygulamalardır. Ancak bugün satış işlemleri üzerindeki yüksek vergi oranları ve maliyetler, birçok mülk sahibini satıştan uzaklaştırmaktadır. Kazanç vergilerinde kademeli veya makul bir düzenleme yapılmadığı sürece, şeffaflık hedefi piyasayı yavaşlatan hatta durma noktasına getiren bir unsura dönüşebilir.”
Konut Arzındaki Daralma Fiyatları ve Kiraları Yukarı Çekebilir!
Vergi baskısının satıcı davranışlarını doğrudan etkilediğine dikkat çeken Çakmış, konut arzında yaşanabilecek daralmanın zincirleme ekonomik ve sosyal sonuçlar doğurabileceğini belirtti:
“Mevcut koşullar devam ettiği takdirde satılık konut arzında belirgin bir azalma riskiyle karşı karşıyayız. Bu durum, özellikle orta gelir grubunun konuta erişimini daha da zorlaştıracaktır. Satış fiyatlarındaki artış eğilimi, kira piyasasını da yukarı çekerek barınma maliyetlerini artırır. Konut sektöründe oluşacak bu baskı, enflasyonla mücadele politikalarını da olumsuz etkileyebilir. Gayrimenkul yalnızca bir yatırım aracı değil, aynı zamanda temel bir barınma hakkıdır.”
Çözüm: Dijitalleşme ile Uyumlu Vergi Reformu!
Açıklamasının sonunda sektörün beklentilerine değinen Talip Çakmış, dijitalleşme sürecinin başarısının vergi politikalarıyla doğrudan bağlantılı olduğunu ifade ederek şu değerlendirmede bulundu:
“Dijitalleşme ve şeffaflık adımlarının kalıcı ve sürdürülebilir olabilmesi için vergi sisteminin de bu dönüşüme uyum sağlaması şart. Beklentimiz; kayıt dışılığı azaltan, şeffaflığı teşvik eden ancak satıcıyı cezalandırmayan adil bir vergi düzenlemesinin hızla hayata geçirilmesidir. Gayrimenkul sektörünün üretim ve satış döngüsü korunmalı, yurttaşın konuta erişimi kolaylaştırılmalıdır.”





