Özellikle “yatırım fırsatı” olarak pazarlanan hobi bahçeleri, bungalovlar ve bağ evleri artık çok daha sıkı denetim altında olacak. Kakıcı & Şimşek Hukuk Bürosu Kurucu Ortağı Av. Elvan Kakıcı Şimşek’e göre bu düzenleme, yalnızca hukuki bir güncelleme değil; aynı zamanda piyasa davranışlarını kökten değiştirecek bir müdahale niteliği taşıyor.
“Tarım Arazilerinin Korunması ve Kullanılması Hakkında Yönetmelik”, tarım arazilerinde yapılaşmaya yönelik köklü değişiklikler getirdi. Yeni düzenleme ile birlikte özellikle son yıllarda hızla artan hobi bahçesi, bungalov ve bağ evi gibi yapıların hukuki statüsü yeniden tanımlanırken, izinsiz yapılaşmaya karşı sert yaptırımlar devreye alındı.
“Kaçak Yapılaşma Artık Sistematik Olarak Tasfiye Edilecek”
Son yıllarda tarım arazilerinin farklı amaçlarla parçalanarak satılması ve üzerine çeşitli yapılar inşa edilmesinin yaygınlaştığını belirten Kakıcı & Şimşek Hukuk Bürosu Kurucu Ortağı Av. Elvan Kakıcı Şimşek, yeni yönetmeliğin bu tabloyu tersine çevirmeyi hedeflediğini vurgulayarak,
“Mevcut düzenlemelere rağmen özellikle kırsal alanlarda kontrolsüz bir yapılaşma oluştu. Yeni yönetmelik, bu süreci yalnızca sınırlamakla kalmıyor; aynı zamanda mevcut kaçak yapılaşmayı da sistematik şekilde ortadan kaldırmayı hedefliyor.” Dedi.
Hobi Bahçesi Hayali Yerini Hukuki Gerçeğe Bırakıyor
Kamuoyunda “doğayla iç içe yaşam” ya da “küçük yatırım fırsatı” söylemleriyle öne çıkan projelerin önemli bir kısmı artık hukuki açıdan ciddi risk taşıyor.
Şimşek’e göre birçok kişi farkında olmadan kaçak yapı sahibi konumuna düşebilir. Şimşek, “İzinli bağ evleri dışında kalan ve konaklama amacı taşıyan yapıların büyük bölümü artık mevzuata aykırı kabul edilecek. Bu da, geçmişte yapılan birçok yatırımın hukuki statüsünü doğrudan etkiliyor.” şeklinde konuştu.
Yıkım, Para Cezası ve Daha Fazlası
Yeni düzenleme, yaptırımlar konusunda da oldukça net ve caydırıcı. Kaçak yapıların yalnızca tespit edilmesiyle sınırlı kalınmayacak; süreç hızlı ve zorlayıcı şekilde ilerleyecek.
Şimşek, bu sürecin ciddiyetine dikkat çekerek, “İlgili kurumlar tarafından tespit edilen aykırılıklar sonrası, kısa süre içinde düzeltme talep edilecek. Bu süre sonunda uygunsuzluk devam ederse hem idari para cezaları katlanarak artacak hem de yıkım süreci devreye girecek. Üstelik yıkım maliyetleri de yapı sahibine yansıtılacak.
Tarım Dışı Kullanıma Sıkı Elek
Yönetmelik, tarım arazilerinde hangi yapıların yapılabileceğini de net çizgilerle belirliyor. Buna göre, yalnızca tarımsal üretimi doğrudan destekleyen sınırlı yapı türlerine izin verilecek.” dedi.
Şimşek, şöyle devam etti:
“Artık temel kriter çok açık: Yapı tarıma hizmet etmiyorsa, o arazide yeri yok. Depolama, işleme ya da üretimle doğrudan bağlantılı olmayan hiçbir yapılaşmaya izin verilmemesi hedefleniyor.
“Arsa” Algısıyla Yapılan Satışlara Dikkat
Uygulamada en sık karşılaşılan sorunlardan birinin, tarım arazilerinin “arsa” gibi pazarlanması. Yatırımcıları dikkatli olmadı gerekiyor. Bir taşınmazın fiilen üzerine yapı yapılabiliyor olması, onun hukuken uygun olduğu anlamına gelmez. Özellikle hisseli satışlar ve proje adı altında sunulan alanlar, ciddi mağduriyetlere yol açabilir.
Geçmişe Sınırlı Koruma, Geleceğe Net Kural
Yeni düzenleme, geçmişte yapılan bazı yapılar için sınırlı bir koruma sağlasa da, bundan sonrası için çok daha katı bir çerçeve çiziyor. 2005 öncesi yapılar için kazanılmış haklar korunuyor. Ancak bu tarihten sonra inşa edilen izinsiz yapılar açısından herhangi bir esneklik söz konusu değil. Yeni dönem, ‘önce yap sonra affını beklersin’ yaklaşımını tamamen ortadan kaldırıyor.”
Yerel Yönetimlere Açık Sorumluluk
Yönetmelik, uygulamanın sahadaki en önemli aktörleri olan belediyeler ve il özel idarelerine de net görevler yüklüyor.
Şimşek’e göre bu durum, denetimlerin artık daha görünür ve hızlı olacağı anlamına geliyor.
“Bu Düzenleme Bir Yasak Değil, Yön Değişikliği”
Av. Elvan Kakıcı Şimşek, yeni yönetmeliğin yalnızca sınırlayıcı bir düzenleme olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayarak sözlerini şöyle tamamladı:
“İzinsiz yapılar bildirildiğinde, ilgili idarelerin kısa süre içinde harekete geçmesi zorunlu. Bu da sürecin kağıt üzerinde kalmayacağını, fiilen uygulanacağını gösteriyor.. Bu aslında tarım arazilerine bakış açısında bir yön değişikliği. Amaç; toprağı korumak, üretimi sürdürülebilir kılmak ve plansız yapılaşmanın önüne geçmek. Kısa vadede bazı yatırımları zorlayabilir; ancak uzun vadede hem ekonomi hem de çevre açısından gerekli bir adım.”
Elvan Kakıcı Şimşek, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olup Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesinde Özel hukuk alanında yüksek lisans yapmıştır. 2003-2005 yılları arasında Londra’da bir hukuk bürosunda çalıştıktan sonra 2007 tarihinden bu yana Kakıcı Şimşek hukuk bürosunun kurucu ortaklarındandır. Özellikle Gayrimenkul hukuku, Aile hukuku, medeni hukuk başta olmak üzere özel hukuk alanında uzmanlaşmıştır. Ayrıca son zamanlarda girişimcilerin ihtiyaçları ile ortaya çıkan Girişim Hukuku üzerine de çalışmalar yapmaktadır. Makaleleri çeşitli yazılı ve dijital basımlarda yayınlanmakta olup hukukçunun akademik yönünü sürekli geliştirmesini çok önemsemektedir. Türkiye Kadın Girişimciler Derneği, Özyeğin Üniversitesi 10.000 Kadın Mezunları Derneği ve İstanbul Barosu üyesidir. Sosyal sorumluluk projelerini desteklemekte ve "toplumsal cinsiyet eşitsizliği” kavramı üzerinde Türk toplumundaki kadının yeri konusunda yapılan her türlü sosyal farkındalık çalışmalarının gönüllü destekçisi olmaktadır. 2 çocuk annesidir.
https://www.kakicisimsek.com/




