Türkiye turizm sektörünün sahadaki en önemli aktörlerinden biri olan seyahat acenteleri, uluslararası temsil görevlerini yerine getirirken vize engelleriyle karşı karşıya kalmaya devam ediyor.

Konuya ilişkin talepler ilk kez 2004 yılında çeşitli platformlarda gündeme taşınmış, dijital imza kampanyalarının yaygınlaşmasıyla birlikte 2016 yılında change.org üzerinden bir imza kampanyası başlatılmıştı. Aradan geçen yıllara rağmen sorun çözüme kavuşmazken, son gelişmeler sektörde yeni bir umut dalgası yarattı.

TÜRSAB’TAN KRİTİK ADIM: AÇIK VE NET TAVIR

Dün TÜRSAB tarafından yapılan açıklamayla birlikte, seyahat acentası sahiplerine yeşil pasaport verilmesi talebi ilk kez bu kadar açık, net ve güçlü bir biçimde kamuoyunun gündemine taşındı. Özellikle acenta kökenli Kültür ve Turizm Bakanı’ndan destek istenmesi, sektör açısından önemli bir eşik olarak değerlendiriliyor.

Sektör temsilcileri, bu çıkışın uzun süredir dile getirilen taleplerin kurumsal düzeyde sahiplenilmesi anlamına geldiğini vurguluyor. TÜRSAB öncülüğünde atılacak adımların, sürecin kaderini belirleyebileceği ifade ediliyor.

İMZA KAMPANYASI YENİDEN AKTİF: TOPLUMSAL KARŞILIK HAZIR

Gelişmelerin ardından geçmişte başlatılan ve hâlen açık olan imza kampanyası güncellenerek yeniden aktif hâle getirildi. Kampanyada bugün itibarıyla 1.812 imza bulunurken, change.org tarafından kampanya gücü 10/10 – “Harika” olarak değerlendiriliyor.

Bu durum, meselenin yalnızca sektörel bir talep olmadığını, aynı zamanda ciddi bir toplumsal karşılığı ve hazır bir zemini bulunduğunu ortaya koyuyor. Sektör temsilcileri, doğru bir kurumsal koordinasyonla bu sayının çok daha kısa sürede katlanabileceğine inanıyor.

“SEYAHAT ETMEK İŞİMİZ, AMA SEYAHAT EDEMİYORUZ”

Seyahat acentası sahipleri, mesleklerinin doğası gereği uluslararası fuarlara, B2B görüşmelere, workshoplara ve destinasyon tanıtımlarına katılmak zorunda olduklarını vurguluyor. Ancak vize süreçlerinin belirsizliği, uzun bekleme süreleri ve sıkça yaşanan ret kararları, sektör profesyonellerini işlerini yapamaz hâle getiriyor.

Sektörden yükselen ortak görüş ise net:

“İşi seyahat etmek olan bir meslek grubunun seyahat edemez duruma düşmesi kabul edilemez.”

EMSAL MESLEKLER HATIRLATMASI

Bugün avukatlar, ihracatçılar, mühendisler ve mimarlar gibi birçok meslek grubuna tanınan yeşil pasaport hakkının, Türkiye’yi fiilen uluslararası platformlarda temsil eden seyahat acentası sahiplerine de tanınması gerektiği ifade ediliyor.

Turizm sektörünün döviz girdisi, ülke tanıtımı ve istihdam üzerindeki stratejik rolü göz önüne alındığında, bu talebin bir ayrıcalık değil ihtiyaç olduğu vurgulanıyor.

ORTAK AKIL VE KURUMSAL SAHİPLENME ÇAĞRISI

Sektör temsilcileri, sürecin bireysel çıkışlar ya da kişisel sahiplenmeler üzerinden değil; TÜRSAB’ın öncülüğünde, meslektaşların desteğiyle ve ilgili kamu kurumlarıyla birlikte yürütülmesi gerektiği görüşünde birleşiyor.

Bu kapsamda tüm seyahat acentası sahipleri ve sektör paydaşları, imza kampanyasına destek vermeye ve süreci birlikte güçlendirmeye davet ediliyor.

Yeşil pasaport talebi, yalnızca bir belge meselesi değil; Türkiye turizminin küresel rekabette elini güçlendirecek stratejik bir adım olarak görülüyor.