Ukrayna’nın Rusya’nın Baltık kıyısındaki en kritik enerji merkezlerinden biri olan Primorsk Limanı’na yönelik saldırısı, küresel enerji dengelerini sarsabilecek yeni bir kırılma yarattı. Rusya’nın günlük yaklaşık 1,5 milyon varil petrol sevkiyatı gerçekleştirdiği dev terminalde çıkan yangın sonrası operasyonlar tamamen durdurulurken, çalışanların tahliye edildiği bildirildi.
Saldırının yalnızca Primorsk’la sınırlı kalmadığı, Baltık’taki bir diğer kritik ihracat noktası olan Ust-Luga Limanı’nın da faaliyetlerini geçici olarak durdurduğu aktarıldı. Böylece Rusya’nın Avrupa’ya açılan en büyük iki petrol çıkış kapısı aynı anda devre dışı kalmış oldu.
Ukrayna kaynakları saldırıyı doğrularken, toplam 249 insansız hava aracının kullanıldığı belirtiliyor. Özellikle tank depolama alanları ile petrol yükleme altyapısının hedef alındığı, limanda bulunan yakıt depolarının alev aldığı ifade ediliyor. Primorsk’un, Batı yaptırımlarına rağmen Rus petrolünün “gölge filo” üzerinden sevk edildiği kilit merkezlerden biri olması, saldırının stratejik önemini daha da artırıyor.
Öte yandan gelişmenin zamanlaması dikkat çekiyor. Orta Doğu’da artan gerilim ve Hürmüz Boğazı’nda yaşanan kriz nedeniyle küresel petrol arzının önemli bir bölümü zaten baskı altındaydı. Buna ek olarak, Rusya’nın Karadeniz’deki önemli ihracat kapılarından Novorossiysk Limanı’nın da kısa süre önce saldırıya uğraması, arz güvenliği üzerindeki baskıyı iki katına çıkardı.
Uzmanlara göre, hem Orta Doğu hem de Rusya kaynaklı bu eş zamanlı kesintiler, küresel petrol piyasalarında ciddi fiyat dalgalanmalarına yol açabilir. Özellikle Avrupa’nın enerji tedariki açısından kritik olan Baltık hattındaki aksama, alternatif kaynaklara yönelimi hızlandırabilir.
Küresel enerji piyasaları şimdi bu çifte darbenin etkilerini izliyor. Eğer hasar uzun süreli olursa, petrol fiyatlarında sert yükselişler ve tedarik zincirinde yeni kırılmalar kaçınılmaz olabilir.




