İstanbul için, bilim insanları ve deprem uzmanlarının Marmara Denizi’ndeki aktif fay hatları, yapı stokunun durumu ve hazırlık eksikliklerine ilişkin değerlendirmelerine yer verdiler.
İstanbul İçin Çarpıcı Rakamlar
Uzmanların yaptığı açıklamalar ve paylaşılan verilere göre İstanbul’da yaklaşık 1 milyon 160 bin bina bulunuyor. Bu yapıların yaklaşık yüzde 70’inin güncel deprem yönetmeliklerine uygun olmadığı ve ciddi risk taşıdığı ifade ediliyor. Uzmanlar, özellikle 1999 Marmara Depremi öncesinde inşa edilen yapıların büyük bölümünün olası güçlü bir depremde ağır hasar görme ihtimalinin yüksek olduğuna dikkat çekiyor.
Uzmanların Ortak Görüşü: Hazırlık Şart
Deprem Konusunda çok büyük deneyime sahip olan Uzmanları, Marmara Denizi altındaki fay segmentlerinin uzun süredir enerji biriktirdiğini ve bu durumun büyük bir deprem olasılığını güçlendirdiğini vurguluyor. “Experts Warn” (Uzmanlar Uyarıyor) ifadesiyle verilen mesaj, tehdidin spekülasyondan ibaret olmadığına, bilimsel gözlem ve modellere dayandığına işaret ediyor.
Uzmanlara göre asıl sorun, depremin olup olmayacağı değil, ne zaman olacağı ve mevcut yapıların bu sarsıntıya ne kadar dayanabileceği. Bu nedenle risk azaltma çalışmalarının ertelenmeden hızlandırılması gerektiği belirtiliyor.

PROF. DR Osman Bektaş
Prof. Dr. Osman Bektaş’tan Marmara Depremi Değerlendirmesi
Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş da Marmara Bölgesi’ndeki deprem riskine ilişkin yaptığı değerlendirmelerde, İstanbul ve çevresinin aktif fay sistemleri nedeniyle uzun vadeli ve ciddi bir tehdit altında olduğunu vurguluyor. Bektaş, özellikle Kuzey Anadolu Fayı’nın Marmara Denizi içindeki segmentlerinin farklı senaryolarla ele alınması gerektiğine dikkat çekerek, tek bir tarih ya da kesin zamanlama üzerinden yapılan yorumların bilimsel karşılığı olmadığını ifade ediyor.
Prof. Dr. Bektaş’a göre asıl odaklanılması gereken konu, depremin ne zaman olacağından ziyade mevcut yapı stokunun durumu ve risk azaltma politikaları. İstanbul’daki yapıların önemli bir bölümünün mühendislik hizmeti almadan inşa edildiğine işaret eden Bektaş, bu durumun olası bir depremde can ve mal kaybını artırabilecek en kritik unsur olduğunu belirtiyor.
Ayrıca Prof. Dr. Osman Bektaş, kamuoyunda sıkça yer alan felaket senaryolarının korku üretmek yerine, bilimsel veriler ışığında akılcı önlemler ve kentsel dönüşüm politikaları ile desteklenmesi gerektiğini savunuyor. Yerel yönetimlerin, merkezi idarenin ve vatandaşların birlikte hareket etmesinin hayati önemde olduğunu vurguluyor.
Neden Marmara Bölgesi Daha Kırılgan?
Marmara Bölgesi, Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın en kritik kesimlerinden biri üzerinde yer alıyor. Bölgenin kırılganlığını artıran başlıca faktörler şöyle sıralanıyor:
- Yüksek nüfus yoğunluğu ve plansız kentleşme
- Eski ve denetimsiz yapı stoğu
- Türkiye ekonomisinin büyük bölümünün bu bölgede yoğunlaşması
- Olası bir depremde sosyal ve ekonomik etkilerin ülke geneline yayılma riski
Bu unsurlar, İstanbul merkezli büyük bir depremin yalnızca yerel değil, ulusal ölçekte sonuçlar doğurabileceğini ortaya koyuyor.
Bu Tür Videoların Toplumsal Etkisi
Deprem temalı içerikler ve uzman uyarıları, kamuoyunda iki yönlü etki yaratabiliyor. Bir yandan toplumsal farkındalığı artırarak bireyleri ve kurumları önlem almaya teşvik ederken, diğer yandan bilimsel süzgeçten geçirilmeden paylaşıldığında yanlış veya abartılı algılara da yol açabiliyor.
Uzmanlar, bu tür videoların tek başına nihai bilgi kaynağı olarak görülmemesi gerektiğini vurguluyor. Resmî afet kurumlarının raporları, üniversitelerin bilimsel çalışmaları ve yerel yönetimlerin risk analizleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiği ifade ediliyor.
Deprem Riskine Karşı Neler Yapılmalı?
Uzman görüşlerine göre deprem riskinin azaltılmasında hem kamusal hem de bireysel adımlar kritik öneme sahip:
- Riskli binaların tespit edilmesi ve güçlendirme veya dönüşüm süreçlerinin hızlandırılması
- Yerel yönetimlerin afet planlarını güncellemesi ve şeffaf şekilde paylaşması
- Bireylerin yaşadıkları binalar için teknik değerlendirme yaptırması
- Acil durum planları ve deprem çantası gibi kişisel hazırlıkların tamamlanması
Sonuç
“Uzmanlar Marmara ve İstanbul deprem gerçeğini bir kez daha gündeme taşıyarak uzman uyarılarını geniş kitlelere ulaştırmayı amaçlıyor. İçerik, deprem riskinin ciddiyetini hatırlatması açısından önemli bir farkındalık unsuru olarak öne çıkıyor. Ancak uzmanlar, bu tür paylaşımların mutlaka bilimsel raporlar ve resmî kurum açıklamalarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiği konusunda uyarıyor.
Deprem gerçeği değişmiyor; önemli olan, bu gerçeğe ne kadar hazırlıklı olunduğu.





