Kısa vadeli kazanç beklentisiyle hareket eden birçok yatırımcı, beklemediği bir tabloyla karşı karşıya kaldı.
Özellikle altın fiyatlarının yüksek seyrettiği dönemde gayrimenkullerini satarak altına yönelen bazı yatırımcılar, yaşanan geri çekilmenin ardından portföylerinde ciddi değer kayıpları gördü. Ekonomi çevreleri, bu sürecin yatırım kararlarının yalnızca anlık fiyat hareketlerine göre verilmesinin oluşturabileceği riskleri bir kez daha gündeme taşıdığını belirtiyor.
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Gayrimenkul Danışmanı ve Yatırım Uzmanı Talip Çakmış, son dönemde yaşanan gelişmelerin yatırımcılar açısından önemli dersler içerdiğini söyledi.
Çakmış, “Son birkaç yıldır yatırımcıların önemli bir kısmı ‘en hızlı kazandıran yatırım aracı hangisi?’ sorusuna odaklandı. Oysa doğru soru, ‘hangi yatırım uzun vadede servetimi korur?’ olmalıydı. Maalesef son dönemde birçok kişi sahip olduğu gayrimenkulü satarak altına geçti. Altın fiyatları yükselirken bu karar doğru gibi görünüyordu. Ancak altındaki son sert düşüş hareketiyle birlikte özellikle yüksek seviyelerden alım yapan yatırımcıların bir kısmı ciddi değer kayıplarıyla karşılaştı” dedi.
Çakmış’a göre burada asıl dikkat edilmesi gereken nokta, yatırım aracından çok yatırım davranışı.
“Yatırımcılar çoğu zaman yükselen varlığı almak, durağan görünen varlığı ise satmak eğiliminde oluyor. Finans literatüründe bunun birçok örneği var. Oysa fiyatlar zirveye yaklaşırken oluşan yoğun ilgi, çoğu zaman riskin de arttığı dönemlere denk geliyor. Bugün yaşanan tablo bunun güncel örneklerinden biri oldu.”
Gayrimenkul Neden Daha İstikrarlı?
Talip Çakmış, gayrimenkulün diğer yatırım araçlarından ayrılan yönünün yalnızca fiyat artışı olmadığını belirterek, konut ve ticari taşınmazların aynı zamanda kira geliri üreten, kullanım imkânı sağlayan ve enflasyonist dönemlerde reel değerini koruma potansiyeli bulunan somut varlıklar olduğunu ifade etti.
Çakmış, “Bir konut veya ticari taşınmaz yalnızca alınıp satılan bir yatırım değildir. Aynı zamanda kira geliri üreten, kullanım imkânı sağlayan ve enflasyonist dönemlerde reel değerini koruma potansiyeli bulunan somut bir varlıktır. Günlük fiyat hareketlerinden çok arz-talep dengesi, nüfus artışı, şehirleşme, üretim maliyetleri ve bölgesel gelişmeler tarafından şekillenir. Bu nedenle ani yükselişler kadar ani düşüşler de daha sınırlı yaşanır” değerlendirmesinde bulundu.
En Büyük Hata: Tüm Portföyü Tek Yatırıma Taşımak
Çakmış, yatırımcıların yaptığı en önemli hatalardan birinin tüm varlıklarını tek bir yatırım aracına yönlendirmek olduğunu söyledi.
“Son dönemde bize ulaşan birçok yatırımcı, elindeki gayrimenkulü satarak tamamen altına geçtiğini, ardından yaşanan fiyat düşüşü nedeniyle hem sermayesinin eridiğini hem de sattığı gayrimenkulü aynı şartlarda geri alamadığını ifade ediyor. Burada sorun altın ya da gayrimenkul değil; yatırımın tek bir enstrümana bağlanması ve kararların piyasanın en hareketli olduğu dönemlerde verilmesidir.”
Uzun Vadeli Bakış Açısı Önemini Koruyor
Talip Çakmış, yatırım kararlarının kısa vadeli fiyat hareketlerinden ziyade uzun vadeli ekonomik göstergeler doğrultusunda verilmesi gerektiğini vurguladı.
Çakmış, sözlerini şöyle tamamladı:
“Her yatırım aracının güçlü olduğu dönemler vardır. Altın, döviz, borsa, mevduat ve gayrimenkul birbirinin alternatifi değil, farklı özelliklere sahip yatırım araçlarıdır. Ancak servet oluşturma ve serveti koruma açısından değerlendirildiğinde gayrimenkul, tarih boyunca istikrarını büyük ölçüde koruyan yatırım araçlarından biri olmuştur. Son haftalarda yaşanan gelişmeler de yatırımcılara, duygularla değil analizle hareket etmenin ve uzun vadeli düşünmenin önemini bir kez daha hatırlattı.”
Next





