İlçede 40 mahalleye yayıldığı belirtilen ve sayısının yüz binlerle ifade edildiği öne sürülen kaçak yapıların nasıl bu denli arttığı, kimlerin göz yumduğu ve neden eşit uygulama yapılmadığı soruları kamuoyunda yüksek sesle soruluyor.
“Bu Yapılar Bir Günde Ortaya Çıkmadı”
Vatandaşlar, tarım arazileri, orman vasfına yakın alanlar ve kırsal bölgelerde hızla çoğalan; konteyner, ahşap yapı, prefabrik ve benzeri yapıların bir gecede ortaya çıkmadığını vurguluyor. Aylarca, hatta yıllarca kullanılan bu yapıların nasıl fark edilmediği ya da neden zamanında müdahale edilmediği sorgulanıyor.
Özellikle “hobi bahçesi”, “tarımsal amaçlı depo”, “mantar üretim alanı” gibi gerekçelerle yapılan yapıların, fiilen konut veya ticari alan olarak kullanıldığı iddiaları dikkat çekiyor.
Belediyeye ve İlgili Birimlere Yöneltilen Sorular
Kamuoyunda şu sorular öne çıkıyor:
- On binlerce yapının bulunduğu iddia edilen bu alanlarda imar denetimleri yeterince yapıldı mı?
- Kaçak yapılar yapılırken zabıta ekipleri, imar müdürlüğü ve diğer denetim birimleri neredeydi?
- Mahalle muhtarlarının bu yapılaşmadan haberdar olmaması mümkün mü?
- Aynı bölgede bazı yapıların hızla yıkılırken, bazılarının yıllarca dokunulmadan kalmasının gerekçesi nedir?
Vatandaşlar, bu durumun “eşitsiz uygulama” algısı yarattığını, maddi gücü ve bağlantısı olan kişilerin yapılarını koruyabildiği yönünde ciddi bir kamuoyu kanaati oluştuğunu dile getiriyor.
“Haberimiz Yok” Açıklamaları Yeterli mi?
Çatalca Belediye Başkanı Erhan Güzel’in çeşitli platformlarda dile getirdiği “haberimiz yok” yönündeki açıklamaların, kamuoyunu tatmin etmediğini söyleyen ilçe sakinleri, yönetim sorumluluğunun yalnızca bireysel bilgiyle sınırlı olamayacağını ifade ediyor.
Bu noktada, belediye başkan yardımcıları, imar müdürlüğü, zabıta amirlikleri ve sahada görev yapan ekiplerin sorumluluk zinciri içinde değerlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor.
Çevre ve Milli Servet Tartışması
Kaçak yapıların yalnızca hukuki değil, çevresel ve ekonomik bir sorun olduğuna da dikkat çekiliyor. Tarım yapılmayan, parsel parsel bölünen arazilerin tekrar tarım arazisi niteliği kazanmasının zor olduğu belirtilirken; kullanılan inşaat malzemeleri, konteynerler ve ahşap yapıların “milli servet” olduğu, yıkımların ise ayrı bir kamu maliyeti oluşturduğu ifade ediliyor.
Vatandaşlar şu soruyu da gündeme taşıyor:
“Deprem olduğunda konteyner bulmakta zorlanan kamu kurumları varken, yıllardır ayakta duran bu yapıları neden değerlendirmek yerine yıkıyoruz?”
“Ya Hepsi Yıkılsın Ya Da Adil Bir Çözüm Bulunsun”
İlçede yükselen ortak talep net:
- Ya tüm kaçak yapılar ayrım gözetmeksizin yıkılsın
- Ya da şeffaf, adil ve hukuka uygun bir çözüm modeli geliştirilsin
Aksi halde, mevcut uygulamaların “seçici yıkım”, “çifte standart” ve “gücü yetene dokunamama” algısını güçlendirdiği ifade ediliyor.
Kamuoyu Bağımsız Denetim ve Soruşturma Talep Ediyor
Çatalca’daki kaçak yapılaşma iddialarının, yalnızca belediye içi açıklamalarla değil; bağımsız denetimler, idari soruşturmalar ve gerekirse yargı süreçleri ile aydınlatılması gerektiği yönünde güçlü bir beklenti bulunuyor.
Kamuoyu, iddiaların doğru olup olmadığının ortaya çıkmasını, varsa sorumluların hesap vermesini, yoksa da bu iddiaların şeffaf biçimde çürütülmesini istiyor.
Gözler Yetkililerde
Çatalca’da kaçak yapılaşma tartışması, yalnızca yerel bir sorun olmaktan çıkmış durumda. Çevre, şehircilik, tarım, afet yönetimi ve kamu kaynaklarının kullanımı gibi birçok başlığı ilgilendiren bu süreçte; yetkililerden kapsamlı, belgeli ve kamuoyunu tatmin edecek açıklamalar bekleniyor.




