Bir vatandaş, devletin verdiği tapuya güvenemiyorsa, o ülkede hukuki güvenlikten söz etmek kolay değildir.

Türkiye'de yıllardır süregelen en büyük mülkiyet sorunlarından biri, orman kadastrosu nedeniyle yaşanan tapu iptalleri olmuştur. Bir tarafta devletin ormanları koruma görevi, diğer tarafta devletin bizzat verdiği tapular... İşte yıllardır çözülemeyen mesele tam da burada başlamıştır.

Dedesinden miras kalan, yıllarca vergisi ödenen, belediyesinden ruhsat alınan, elektrik ve su bağlanan taşınmazlar; aradan onlarca yıl geçtikten sonra açılan davalarla "orman sınırları içinde kaldığı" gerekçesiyle vatandaşın elinden alınmıştır. Üstelik birçok dosyada vatandaş hiçbir kusuru olmadığı halde mağdur edilmiş, yıllarca süren davalar sonunda tapusunu kaybetmiştir.

Bu mağduriyetlerin önemli bir kısmı, 11 Haziran 2026 tarihinde kabul edilen 7584 sayılı Kanun ile giderilmeye çalışılıyor. Kanun, 6831 sayılı Orman Kanunu'na eklenen Ek Madde 22 ile yıllardır tartışılan bu konuya yeni bir bakış açısı getiriyor.

Kanunun en dikkat çekici yönü, geçmişte oluşan tapuların peşinen geçersiz sayılmaması, aksine yeniden değerlendirilmesidir. Orman Genel Müdürlüğü tarafından yapılacak inceleme sonucunda tapu kayıtlarının hukuka uygun oluştuğu tespit edilirse, bu kayıtlar bedelsiz olarak geçerli kabul edilebilecek ve varsa tapu üzerindeki orman şerhleri kaldırılabilecektir.

Bu düzenleme, yıllardır "Tapu iptal edilir, gerisi önemli değil." anlayışından "Önce hakkaniyet araştırılsın." anlayışına geçildiğini göstermektedir.

Kanunun bir diğer önemli yönü ise geçmişte tapusu iptal edilerek Hazine adına tescil edilen taşınmazlarla ilgilidir. Taşınmaz bedeli ödenmemiş veya ödenen bedelin Hazineye iade edilmesi mümkün olan durumlarda, hak sahiplerine yeniden başvuru yolu açılmıştır. Bu durum, binlerce aile için yeni bir umut anlamına gelmektedir.

Ayrıca devam eden davalar açısından da önemli bir değişiklik yapılmıştır. Kanun kapsamındaki işlemler tamamlanıncaya kadar yeni davalar açılmayacak, devam eden davalar ise bekletici mesele sayılacaktır. Böylece mahkemelerin yıllarca süren yargılama yükü azalırken, idari çözüm yolu ön plana çıkacaktır.

Ancak burada dikkat edilmesi gereken önemli bir husus vardır.

Bu kanun, "Tapusu iptal edilen herkes taşınmazını geri alacak." anlamına gelmemektedir. Her dosya kendi içinde değerlendirilecek, başvuru şartları tek tek incelenecek ve yalnızca kanunda belirtilen şartları taşıyan taşınmazlar bu düzenlemeden yararlanabilecektir.

Kanunun kapsamı dışında bırakılan alanlar da bulunmaktadır. Mera Kanunu kapsamındaki taşınmazlar, Boğaziçi Kanunu kapsamındaki alanlar, kültür ve turizm koruma bölgeleri ile bazı özel statülü taşınmazlar bu düzenlemeden faydalanamayacaktır.

Ben bu düzenlemeyi yalnızca hukuki bir değişiklik olarak görmüyorum.

Bu kanun, aynı zamanda devletin geçmişte yaşanan bazı mağduriyetleri kabul ederek çözüm üretme iradesini ortaya koymaktadır. Elbette uygulama süreci en az kanunun kendisi kadar önemlidir. Kanun ne kadar iyi hazırlanmış olursa olsun, uygulamada adalet sağlanamazsa beklenen sonuç alınamaz.

Bir başka önemli konu ise şudur:

Kanunlar hazırlanırken yalnızca kamu kurumlarının değil; üniversitelerin, hukukçuların, harita ve kadastro mühendislerinin, şehir plancılarının, emlak sektörünün ve en önemlisi yıllardır bu mağduriyetleri yaşayan vatandaşların da görüşleri alınmalıdır. Çünkü sahadaki gerçekleri en iyi yaşayanlar bilir. Katılımcı bir yasama süreci, hem daha adil hem de daha uygulanabilir kanunların ortaya çıkmasını sağlar.

Devletin devamlılığı, vatandaşın devlete duyduğu güvenle mümkündür. Devletin verdiği tapuya güven duyulmuyorsa, mülkiyet hakkı zedelenmiş demektir. Bugün yapılan bu düzenleme, sadece geçmişteki hataları düzeltmeye yönelik bir adım değil; gelecekte benzer mağduriyetlerin yaşanmaması adına da önemli bir fırsattır.

Temennim odur ki, 7584 sayılı Kanun, sadece dosyaları değil, yıllardır süren mağduriyetleri de kapatsın. Hukukun temel ilkesi olan adalet, hem ormanlarımızı korusun hem de iyi niyetli vatandaşın mülkiyet hakkını güvence altına alsın.

Çıkacak Yönetmelik ile Kanunun nasıl uygulanacağını idareler tam anlamıyla anlamış olacak.

Dubai’de Lüks Konuta Türk Talebi: Palm Jebel Ali’de 6 Milyon Dolarlık Satış
Dubai’de Lüks Konuta Türk Talebi: Palm Jebel Ali’de 6 Milyon Dolarlık Satış
İçeriği Görüntüle

Dedelerimiz iptal edilen, bir kuruş kamulaştırma bedeli ödenmeden devletleştirilen özel orman tapularımız, belki iade edilmeyecek ancak yine de bu adımlar önemli gelişmeler barındırıyor.

"Hukuk, ancak adaletle anlam kazanır. Mülkiyet hakkı ise hukuk devletinin en güçlü teminatıdır." 22/06/2026

İsa Demir

Emlak Müşaviri

www.alemdagmerkezemlak.com