İstanbul'un Hangi İlçelerinin Zemini Sağlam

Geçtiğimiz haftalarda meydana gelen 4. 2'lik ve 5.

İstanbul'un Hangi İlçelerinin Zemini Sağlam

Geçtiğimiz haftalarda meydana gelen 4.2'lik ve 5.8’lik deprem herkesi 20 yıllık uykusundan uyandırdı. Hürriyet Gazetesi yazarı Serkan Ocak, bugünkü yazısında İstanbul’un tüm semtlerin jeolojik röntgenini açıkladı.





Günlerdir depremle yatıp depremle kalkıyoruz. Kimileri
çoktan evini değiştirdi ya da taşınmak üzere. Kimileri geceleri uyuyamıyor,
kimi sürekli sallandığını zannediyor.





Deprem; bütçemizi, psikolojimizi, gündelik ve sosyal
hayatımızı etkileyen çok boyutlu bir mesele. Onunla baş etmeyi öğrenmek de yine
çok aşamalı bir bakış açısı gerektiriyor.





Dosyamıza bina ve zemin güvenliğiyle başlayıp arka sayfalarda
uzmanların bizzat uyguladığı önlemler, Japonya gibi diğer deprem ülkelerinde
hayat, üzerimizde yarattığı psikolojik baskı ve deprem sosyolojisiyle devam
ediyoruz.





İlk bölümümüzdeki bu haritadan yaşadığınız bölgeyi bulup,
zemin yapısının özelliklerini öğrenebilirsiniz.





İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan
İstanbul’un jeolojik durumunu gösteren haritanın analizini İstanbul
Üniversitesi Öğretim Üyesi Jeoloji Mühendisi Yıldırım Güngör ile birlikte
inceledik...





470 MİLYON YIL İstanbul'un jeolojik geçmişi





İstanbul Formasyonu büyük oranda Silivri ve Çatalca’nın
sahil kesimi, Terkos Gölü, Arnavutköy, Büyükçekmece, Esenyurt, Beylikdüzü,
Başakşehir, Bağcılar’ı kapsıyor.





Çekmece Formasyonu, Büyükçekmece, Esenyurt, Beylikdüzü,
Avcılar, Küçükçekmece, Bakırköy, Bağcılar, Bahçelievler, Güngören, Zeytinburnu,
Bayrampaşa, Esenler, Gaziosmanpaşa ve Fatih civarında gözleniyor. İstanbul’un
en riskli bölgeleri buralar.





ŞEHRİN KUZEYİ DAHA MI GÜVENLİ?





Fay güneyden geçtiği için bir yer depreme ne kadar uzaksa o
kadar az etkilenir. Eğer zemin de sağlamsa daha da az etkilenir. Eğer bina da
sağlamsa hiç etkilenmez. Ama bu cümleden depremde “Buralarda asla yıkım olmaz”
anlamı çıkmamalı.





HANGİ İLÇELERİN ZEMİNİ DAHA SAĞLAM?





Böyle bir sınıflama yapmak doğru değil. Her ilçede iyi
zeminler olduğu gibi kötü zeminler de var. İstanbul, büyük ölçüde ‘paleozoyik’
ve ‘mesozoyik’ yaşlı kayaları üzerinde yer alıyor. Yani zemini çok sağlam.
Ciddi bir çalışmayla şehri kısa süre içinde 7 büyüklüğündeki bir depremden
zarar görmeyecek hale getirmek mümkün. Mühendislik buna izin veriyor. Yeter ki
kaynak yaratılsın.





İstanbul’un Tüm semtlerinin  jeolojik röntgeni





AVCILAR VE SARIYER’DE YIKILAN MİNARELER





Avcılar için zemin kötü deniyor ama Avcılar’da eğer bina
zemine uygun yapılmışsa o binadakilerin depremden korkmasına hiç gerek yok.
Sarıyer çok sağlam deniyor ama binanız kötüyse zemini sağlam olmasının bir
önemi de yok. Son depremde iki minare yıkıldı, biri Avcılar, biri de
Sarıyer’deydi. Bu örnek, durumu açıklıyor zaten.





İstanbul’un Tüm semtlerin jeolojik röntgeni





Jeoloji mühendisi Yıldırım Güngör





“Şu kadar yıl içinde deprem bekliyorum” diyen hiç kimseye
inanmayın. Gezegenlerin dizilişine göre, karıncaların hareketlerine göre deprem
tahmini, safsatadan başka şey değil.”





KAYA ZEMİN TOPRAKLAŞMAZ





Kayalar zaman içinde ayrışarak toprağa dönüşebiliyor ama 10
bin yılda. Üzerine bina yapılan bir kaya zemin, bir binanın ömrü süresince
toprak haline dönüşmesi mümkün değil.





KUMLU ZEMİN SIVILAŞIR





Deprem dalgaları kaya zemine girdiği zaman hızı azalıp
küçülüyor, yumuşak zemine girdiği zaman hızı artıp büyüyor. Gevşek zeminlerden
kumlu olanlar biraz daha farklı davranış gösteriyor. Deprem dalgaları kumlu
zeminin sıvı gibi davranmasına neden oluyor. Bina hiç zarar görmese bile aşağı
doğru iner.





30-80 METRE Gevşek zemin özelliğine sahip olan Kuşdili
Formasyonu’nun kalınlığı





Projeler ne kadar iyi hazırlanırsa hazırlansın, bina
yapılırken kontrol şart. Genellikle binalar inşa edilirken müteahhitler işleri
taşeronlara veriyor. Bu taşeronların demirci ustalarının, beton formenlerinin
mutlaka eğitilmesi gerek. Eski inşaat ustalarının “Yıllardır böyle yapıyoruz,
şimdiye kadar bir şey olmadı” demeleri doğru değil. En iyi beton bile kalıba
dökülürken su katılırsa mukavemetinin yüzde 50’sini kaybediyor. Betonun güzel
görünmesi kaliteli beton anlamına gelmez.





1000 liralık kiralar 1500 liraya çıktı





ESENYURT BÖLGESİ’NDEKİ TERRACE MIX SİTESİ’NİN EMLAKÇISI ÇAĞATAY GÖRMEZ





Avcılar merkezde oturanlar çok geliyor bize. Özellikle de
öğrenciler. Biraz önce bir öğrenciye kiralık ev verdik. Deprem korkusu yüzünden
Avcılar’dan çıkmış.





KATİL GÜNGÖREN KİLİ





Çekmece Formasyonu içinde bulunan Güngören kili (Güngören
bölgesinde yoğun olarak görüldüğü için adını alan bu yeşil killerden oluşan
jeolojik birim) deprem açısından çok dayanıksız. 17 Ağustos 1999’da meydana
gelen depremde Avcılar‘daki yıkımın ve diğer ilçelerdeki hasarların ana nedeni
Güngören kili.





40 Kentin sahip olduğunu yaklaşık zemin tipi sayısı





İYİ ZEMİN, KÖTÜ BİNAYI KORUYAMAZ





Sürekli kaya zemin denerek insanlar yanlış
bilgilendiriliyor. Bir binanın kaya zeminde bulunması avantaj ama kaya zeminler
bile kötü yapılmış bir binayı koruyamaz. Yani zemin önemlidir ama asıl önemli
olan, zemin davranışına göre yapılmış binalardır. İyi bir mühendislik hizmeti
almış, zemin etüdü yapılmış bir bina depremden yıkılmaz. Marmara depreminde
Gölcük’ü hatırlayın. Dolgu bir zemine yapılan Kavaklı Mahallesi’nde bile
yıkılmamış bina sayısı yıkılan bina sayısından kat kat fazlaydı.





İBB, 2005-2010 arasında Japonlarla birlikte bir ‘Mikro bölgeleme
Projesi’ hazırlandı. Bu projede, İstanbul’da 250 metre aralıklarla sondaj
yapıldı ve kentin zemin profili ortaya çıkarıldı. İBB’ye giderek binanızın
bulunduğu noktanın zemin profili hakkında bilgi edinebilirsiniz. Ama önemli
olan zemin-bina ilişkisi. Bu nedenle zemini kötü olanın üzülmesine veya zemini
iyi olanın sevinmesine gerek yok.





7 MADDEDE EVİMİZİN RİSKLİ OLUP OLMADIĞINI NASIL ÖĞRENEBİLİRİZ?





Bu sorunun cevabını, yurtiçi ve yurtdışında 30 yıldır tarihi
eser, hastane, okul gibi önemli binaların deprem güvenliğini ve güçlendirme
çalışmalarını yapan Ülker Mühendislik firmasının yetkilisi Dr. A. Hamit Ülker
ile konuştuk.





İSTANBUL’DAKİ YAPI STOKU NE DURUMDA?





İstanbul’da yapılan tahminlere göre 7 milyonu aşkın bağımsız
bölüm var. Bunların büyük bir kısmı ruhsatsız veya ruhsatlı binaların üzerine
ruhsatsız kat çıkılmış. Deprem güvenliği ve güçlendirme çalışması yaptığımız
binaların yüzde 25‘inin güçlendirilemeyecek kadar riskli olduğunu gördük. Bu durumda
yapı stokunun yüzde 25‘inin çok riskli ve derhal tahliye edilmesi gereken
binalar olduğunu söyleyebiliriz.





1999 DEPREMİNDEN SONRA YAPILMIŞ OLSA DA HERKESİN DEPREM RİSK ANALİZİ YAPTIRMASI GEREKİR Mİ?





1999 depreminden önce veya sonra, herkesin deprem risk
analizi yaptırması gerekir.





VATANDAŞLAR EVİNİN DURUMUNU BİLMİYORSA HANGİ KURUMLARA BAŞVURABİLİR?





Tavsiyemiz kolon ve kirişlerde gözle çatlak tespiti
yapmaları... Bilhassa bodrum kattaki kolonlarda korozyon incelemesi yapmak
gerek. Bu çatlak genişliklerinin 5 milime eden büyük olma halinde belediyelere,
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na başvursunlar veya bu işi yapan firmalara
müracaat etsinler.





DEVLET KURUMLARI NE KADAR SÜREDE TEST YAPABİLİYOR?





İş yüküne göre 15-30 gün arasında.





ÖZEL BİR FİRMAYA BAŞVURULURSA BU İŞLEMİN MALİYETİ NE OLUYOR?





Bu tür güçlendirme proje maliyeti binanın mevcut durumuna
göre değişiyor. Bununla beraber karot testi, zemin etüdü ve güçlendirme dahil
(elektrik-makine hariç) binanın kapalı alan metrekaresi 15-30 TL arasında.





BU İŞLEMLERDEN KİRACI MI SORUMLUDUR, EV SAHİBİ Mİ?





Bu projeleri kiracılar binayı kiralamadan evvel sahibinden
isteyebilirler. Fiyat konusu elbette ev sahibini bağlar. Eğer ev sahibiyseniz
projenizi tapuyla birlikte belediyeden rahatlıkla alabilirsiniz. Ancak normal
vatandaşların o projelerden bir şey anlaması zor. Mühendislik firmaları anlar.





BİNA RİSKLİ ÇIKARSA FİRMALAR BUNU DEVLETE BİLDİRİYOR MU?





Biz her başvuruyu bakanlığa bildirmiyoruz. Ancak çok riskli
binalarda tüm kat maliklerini bilgilendirip derhal binayı tahliye etmelerini
söylüyoruz.





BİNA TESTİ VE GÜÇLENDİRMESİNİN AŞAMALARI





- Önce binanın ruhsat projeleri temin edilir. Rölöve (Bir
yapının o anda, çeşitli bilimsel araçlar ve yöntemler kullanılarak
belgelenmesi) ekibi yerinde inceleyerek binanın ruhsatlı projeye uygun yapılıp
yapılmadığını tespit eder.





- Eğer ruhsatlı proje temin edilemezse binanın rölövesini
ekip çıkarır.





- Daha sonra yapısal elemanlarda donatı tespiti yapılır ve
karot numuneleri alınarak beton dayanımı tespit edilir.





- Aynı zamanda zemin durumu tespit edilir.





- Bütün bu değerler esas alınarak binanın yeni şartnameye
göre statik ve betonarme projeleri yapılır.





- Yapı elemanları güçlendirilir.





- Güçlendirme yeterli olmadığı zaman ilave deprem
perdeleriyle bina, yürürlükteki deprem yönetmenliğine uygun hale getirilir.





Bir bina için risk analizi konusunda tek başımıza başvuru
yapabilir miyiz?





- Bir kat maliki (mülk sahibi) isterse binayı mühürletecek
ya da yıktıracak yetkinliğe sahip. Kendisi başvurabilir. Riskli bir yapı
çıkarsa bina mühürlenebilir, yıkılabilir... Ama güçlendirme parası ödememek
için kimse böyle bir başvuruda bulunmak istemiyor. Devlete müracaat etse tapu
kütüğüne işler. Binadan çıkmak zorunda kalırlar. Özel şirketlere yaptırıyorlar.
Ancak sonucu paylaşmıyorlar. Riskli olduğunu biliyor, taşınıyor. Evini kiraya
vererek susuyor. Apartmanları güçlendirmiyorlar. ‘Sıva çatlağı’ gibi gösterip
üzeri kapatılıyor. Binaların da yüzde 99’u betonarme. Betonun ömrü 35 yıl.
Binaların yaşı 60.





Deprem sonrası sizi çok arayan oldu mu?





- Çok fazla insan aradı. Kat maliki az, tamamı kiracı. Onlar
da mevcut kontratlarını bitirebilmek için açık arıyor, deprem risk raporu olup
olmadığını soruyor. Eğer riskli bir rapor varsa kontratı fesih nedeni. Çünkü
can ve mal güvenliği söz konusu. Kat maliki güçlendirmeye girse, cebinden
gidecek parayı düşünüyor. Bunu biliyor ama duymak istemiyor. Buradaki en büyük
sıkıntı, toplumumuzun bunu bir ay sonra unutacak olması.





Güçlendirme yapmayı ev sahipleri neden istemez?





- Dairenin boşaltılması gerekir. Bu da belki altı ay
sürecek. Hem daire boş kalacak. Kira alamayacak. Hem de güçlendirme bedeli
ödeyecek. Kimsenin işine gelmez bu.





TOKİ VE 80 YILLIK ESKİ BİNALAR DAHA GÜVENLİ





Kiracı olsam bugün çok eski binadan tutarım. 70-80 yıllık
binalar yığma binalar. Duvar kalınlıkları 40 santim. Yeni binaların duvar
kalınlığı 8 santim. Eski binalar 5 kat ve mertebesinde... O günün şartlarına
göre çalınmadan yapılmış. Bugünküne göre rantın olmadığı bir devir. Yeni
binalarda herkes her yerden çalıyor. 
TOKİ  gibi yap-sat müteahhitlerde
kaçak, çalma daha az. Devlet kontrolünde.





BEŞİKTAŞ, KADIKÖY VE NİŞANTAŞINDA YAPI STOKU ESKİ





Özellikle Beşiktaş, Kadıköy, Nişantaşı gibi bölgelerde yapı
stoku eski. 50 yaş civarı. Kiralar 3.500-5.000 TL arası.





İnsanlar merkezde olmak, sitelerdeki gibi yüksek aidat
ödememek, trafikte boğuşmamak için buraları tercih ediyor.





Mutlu hissettiği için buralarda yaşıyor. Ama yapı stoku hep
1999 depremi öncesi. Aslında herkes neyi kiraladığını biliyor ama güvenli olup
olmadığını düşünmüyor.


Güncelleme Tarihi: 06 Ekim 2019, 21:16
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner5