Üniversite eğitimi için kente gelen öğrencilerin oluşturduğu talebe, öğretmenler, sağlık çalışanları, turizm personeli ve bölgeye iş veya yaşam amacıyla taşınan profesyoneller de ekleniyor. Farklı kiracı gruplarının aynı dönemde piyasaya yönelmesi kiralık konut talebini artırırken, özellikle Side-Manavgat gibi turizm ve çalışma hayatının yılın geniş bir bölümüne yayıldığı bölgelerde konut ihtiyacı sezonluk olmaktan çıkarak 12 aya yayılan bir yapıya dönüşüyor.
Yeni eğitim döneminin başlamasıyla birlikte her yıl Eylül ayında hızlanan konut arayışı, Antalya’da geniş bir kiracı profili oluşturuyor. Kentin yüksek üniversite öğrenci nüfusu kiralık konut piyasasında önemli bir talep yaratırken, öğrenciler özellikle kampüslere ve toplu ulaşım hatlarına yakın konutlara yöneliyor. Eğitim ve sağlık sektöründe görev yapan çalışanlar ile turizm sektöründeki istihdam hareketliliği de aynı dönemde piyasadaki talebi destekliyor.
Antalya’nın turizm merkezlerinde ise kiralık konut piyasasını artık yalnızca yaz sezonu belirlemiyor. Öğrenci, turizm çalışanı, öğretmen, sağlık personeli ve farklı sektörlerde çalışan profesyonellerin oluşturduğu talep, bölgede kiralık konut ihtiyacını yılın 12 ayına yayıyor.
Kiralık konut talebi artık tek bir gruptan gelmiyor
Eylül döneminde kiralık konut piyasasındaki hareketliliğin farklı ihtiyaçlara sahip kiracı gruplarından oluştuğunu belirten Gayrimenkul ve Turizm Uzmanı Ahmet Tanır, öğrenci hareketliliğinin önemli olmakla birlikte piyasanın tek belirleyicisi olmadığını söyleyerek, “Yeni eğitim dönemiyle birlikte öğrencilerin ev arayışının hızlanması Eylül ayında piyasaya doğal olarak yeni bir hareket getiriyor. Ancak Antalya’da kiralık konut talebini yalnızca öğrenciler üzerinden değerlendiremeyiz. Öğretmenler, sağlık çalışanları, turizm personeli ve bölgeye yeni taşınan profesyoneller de aynı dönemde konut arıyor. Farklı kiracı profillerinin aynı anda piyasaya yönelmesi özellikle bu dönemde hareketliliği artırıyor” dedi.
Side-Manavgat’ta konut ihtiyacı 12 aya yayılıyor
Side-Manavgat bölgesindeki konut piyasasında turizmin güçlü etkisinin devam ettiğini ancak kiralık konut talebinin giderek sezonluk yapıdan uzaklaştığını ifade eden Tanır, bölgede yıl boyunca devam eden ekonomik ve sosyal hayatın kalıcı konut ihtiyacı yarattığına dikkat çekerek, “Side ve Manavgat’ta turizm elbette konut piyasasının önemli dinamiklerinden biri. Ancak artık yalnızca birkaç aylık bir turizm sezonundan ve buna bağlı konut hareketliliğinden söz etmiyoruz. Otellerden restoranlara, sağlık kuruluşlarından eğitim kurumlarına ve diğer hizmet sektörlerine kadar çok geniş bir çalışan nüfusu var. Turizm çalışanının da öğretmenin de sağlık personelinin de öğrencinin de barınma ihtiyacı bulunuyor. Bu nedenle bölgede kiralık konut ihtiyacının 12 aya yayıldığı yeni bir yapı görüyoruz” ifadelerini kullandı.
Konut tercihlerini ulaşım ve günlük yaşam belirliyor
Kiralık konutta aranan özellikler de kiracı profiline göre farklılaşıyor. Üniversite öğrencileri açısından eğitim kurumlarına ve toplu ulaşım noktalarına yakınlık ön plana çıkarken, çalışanlar için iş yerine ulaşım süresi önemli bir tercih kriteri oluşturuyor. Bölgeye yeni taşınan profesyoneller ise ulaşımın yanı sıra market, sağlık hizmetleri ve sosyal alanlar gibi günlük ihtiyaç noktalarına erişimi de değerlendiriyor.
Özellikle öğrencilerin yoğun olarak konut aradığı dönemlerde küçük metrekareli, ulaşımı kolay ve mümkünse eşyalı konutlara yönelik ilginin artabildiğini belirten Tanır, doğru konut tercihinin yalnızca kira bedeli üzerinden yapılmaması gerektiğine dikkat çekti.
Kira kadar aidat ve ek giderleri de hesaplayın
Kiralık konut arayışında ilanlarda görülen kira bedelinin toplam konut maliyetinin yalnızca bir bölümünü oluşturduğunu belirten Ahmet Tanır, özellikle öğrenciler ve ilk kez tek başına ev kiralayacak gençlerin ek giderleri önceden hesaplaması gerektiğini söyledi.
Tanır, “Bir konutun gerçek aylık maliyetini değerlendirirken yalnızca kira bedeline bakmak yeterli değil. Site aidatı, ulaşım, ısınma ve diğer düzenli giderler de hesaba katılmalı. Bazen kira bedeli daha uygun görünen bir konut, yüksek aidat veya ulaşım maliyeti nedeniyle toplamda daha pahalı hale gelebiliyor. Kiracı sözleşmeyi imzalamadan önce aylık olarak karşılaşacağı toplam maliyeti mümkün olduğunca net biçimde bilmeli” diye konuştu.
Konut bulma telaşı gerekli kontrollerin önüne geçmemeli
Kiralık konut piyasasının hareketlendiği dönemlerde yetkisiz aracılık ve gerçeği yansıtmayan ilanlara karşı da dikkatli olunması gerektiğini vurgulayan Ahmet Tanır hem kiracıların hem de mülk sahiplerinin gerekli kontrolleri yapmasının önem taşıdığını belirtti.
Tanır, “Yoğun dönemlerde hızlı hareket etmek gerekebilir ancak hız, güvenli kiralamanın önüne geçmemeli. Kiracının görüştüğü kişinin yetkisini kontrol etmesi, mümkünse konutu görmeden ödeme yapmaması, depozito ve diğer ödeme şartlarını sözleşmede açık biçimde belirtmesi gerekiyor. Mülk sahiplerinin de kiralama sürecinde karşı tarafın bilgilerini doğrulaması önemli. Ödeme koşullarının, sözleşme maddelerinin ve tarafların sorumluluklarının baştan netleştirilmesi her iki tarafın da haklarını korur” dedi.
Next





