Sürdürülebilirlik, işletmeler için yalnızca çevreyi korumaya yönelik bir yaklaşım değil; aynı zamanda kaynakların daha verimli kullanılması, operasyonel maliyetlerin azaltılması ve uzun vadeli ekonomik dengenin sağlanması açısından da önemli bir gereklilik olarak öne çıkmaktadır. Turizm sektöründe faaliyet gösteren işletmeler için bu anlayış, hem doğal kaynaklara saygılı bir işletme modeli oluşturmanın hem de geleceğe daha güçlü bir şekilde hazırlanmanın temelini oluşturmaktadır. The Grand Tarabya Managed by Accor da bu bilinçle, sürdürülebilirlik yaklaşımını operasyonel süreçlerinin merkezine yerleştirerek çevresel ve ekonomik fayda yaratan uygulamalarını kararlılıkla sürdürüyor.
Otelin su verimliliği alanındaki çalışmaları ise bu yaklaşımın en dikkat çekici örneklerinden birini oluşturuyor. The Grand Tarabya Managed by Accor, açık hava yetişkin ve çocuk yüzme havuzlarında deniz suyu kullanarak şehir şebeke suyuna olan bağımlılığı azaltıyor. Toplam 360 m³ kapasiteli açık havuzların su ihtiyacının doğal yollarla temin edilen deniz suyu ile karşılanması sayesinde tatlı su kaynaklarının korunmasına katkı sağlanırken, aynı zamanda su temininde enerji ve maliyet tasarrufu da elde ediliyor. Otel bünyesinde gerçekleştirilen Su Haftası kapsamında ise su yönetimi ve su verimliliği konularında eğitimler düzenlenirken, Boğaz’da deniz temizliği etkinliği de gerçekleştirilip; farklı departmanlar tarafından su tasarrufuna yönelik farkındalık çalışmaları da hayata geçiriliyor.
The Grand Tarabya Managed by Accor, sürdürülebilirlik çalışmaları kapsamında tek kullanımlık plastiklerin kaldırılmasından atıkların ayrıştırılarak kayıt altına alınmasına, organik atıkların biyometanizasyon tesisine gönderilmesinden karbon ayak izini azaltmaya yönelik mutfak uygulamalarına kadar birçok farklı alanda çalışmalar yürütüyor. Tüm bu uygulamalar ve sürdürülebilirlik odaklı bakış açısıyla otel, mutfağında sürdürülebilirliği temel önceliklerinden biri olarak konumlandırmaktadır.
The Grand Tarabya Managed by Accor Sıfır Atık Belgesi, Enerji Yönetim Sistemi sertifikası ve sürdürülebilir turizm sertifikasyon süreciyle bu yaklaşımını belgelendirirken; sosyal sorumluluk tarafında hayvan barınaklarına destek, mavi kapak bağışı, toplum yararına çalışan Bir Dilek Tut, ÇABA ve Tohum Otizm Vakfı gibi derneklere mekan ve konaklama sponsorluğu, eğitim ve çevre odaklı iş birlikleriyle de toplumsal fayda üretmeyi sürdürüyor. Her yıl Mart ayının son cumartesi günü gerçekleştirilen dünya saati uygulamalarıyla çevre dostu enerji tüketimine dikkat çekilirken otelde ışıkların kısık şekilde kullanılarak enerji tasarrufu ve elektrik tüketimi konularında farkındalık yaratılıyor. The Grand Tarabya Managed by Accor, sürdürülebilirlik konusundaki çalışmalarıyla sürdürülebilirlik yaklaşımının yalnızca belirli uygulamalarla değil, günlük işletme kültürüyle de desteklendiği de ortaya koyuyor.
The Grand Tarabya Managed by Accor
İstanbul’un Boğaziçi kıyısındaki seçkin Tarabya semtinde yer alan ve yakında Fairmont markasına dönüşecek olan The Grand Tarabya Managed By Accor Oteli, dünya çapında 110’dan fazla ülkede 5.600’den aşkın tesisi bulunan lider konaklama grubu Accor’un İstanbul’daki 38. otelidir. Boğaziçi’nin eşsiz konumunda yer alan The Grand Tarabya Managed by Accor Oteli, İstanbul’un kültürel ve tarihi cazibe merkezlerine kısa bir mesafede bulunuyor; misafirlerine lüks ve kalite eşliğinde; her noktasından ayrı ayrı muhteşem manzaralar ve huzurlu bir sahil ortamı sunuyor.
1966’da Türkiye’nin ilk beş yıldızlı otellerinden biri olarak açılan ve 2013’te yenilenerek tekrar hizmete giren The Grand Tarabya, uzun yıllardır zarafet ve güzelliğin simgesi olarak öne çıkmaktadır. Tesis; 248 oda ve suit, 29 rezidans, yedi farklı yeme-içme noktası ve kapsamlı bir wellness merkezine sahiptir. The Grand Tarabya Managed by Accor, yeni Genel Müdürü Afif Salibi yönetiminde yola devam etmektedir.




