Türkiye’nin dünyaca ünlü yalıtım markası İzocam, 8 Kasım Dünya Şehircilik Günü’nde enerji tasarrufu çağrısı yaparak, şehirlerde artan enerji maliyetlerini düşürmek için yalıtımın önemine dikkat çekti. 

Sağlıklı, güvenli ve tasarruflu ürünleriyle 57 yıldır yalıtım sektörüne liderlik eden İzocam, 8 Kasım Dünya Şehircilik Günü’nde tasarruf için yalıtımın önemine dikkat çekti. Yalıtımsız binalarda ısınmanın artık bir lüks haline geldiğini vurgulayan İzocam, bu kıştan kârlı çıkmak isteyenlere, devlet destekli yalıtım kredisini hatırlatarak; yalıtıma yatırım yapma çağrısında bulundu!

Devlet destekli avantajlı Yalıtım Kredisi’nin yalıtım ihtiyacı duyan bina sahipleri için çok önemli bir fırsat olduğunu belirten İzocam Genel Direktörü Murat Savcı, “Cumhurbaşkanımız tarafından açıklanan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığımız, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız ile Hazine Maliye Bakanlığımız öncülüğünde, İZODER’in de katkılarıyla ortaya çıkan Yalıtım Kredisi, evlerini daha düşük faturalarla kışın ısıtmak, yazın da serinletmek isteyen vatandaşlarımıza yüzde 0,99 faiz oranıyla 50 bin TL'ye kadar 60 ay vadeli olarak kredi imkanı sunuyor. Yalıtım Kredisi ile her yıl 300 bin hanenin (daire) yalıtılması durumunda 5 yılın sonunda toplam 4,8 milyar metreküp doğalgaz tasarruf edilmesi bekleniyor. Bu tasarrufun parasal karşılığı 60 milyar TL’yi aşıyor” diye konuştu.

"Yalıtım kendini geri ödeyen bir sistemdir"

Yalıtım için harcanan maliyetin lüks bir harcama değil, aksine tasarruf ve konforun yakalanması için yapılması gereken ciddi bir yatırım olduğunu da vurgulayan İzocam Genel Direktörü Murat Savcı, doğru yalıtım malzemesi, doğru kalınlık ve doğru uygulama ile yalıtım yapmanın bina ömrü boyunca en iyi getiriyi ve en yüksek konforu sağlayacağını belirtti. Sadece yönetmeliklere uygun yapılan yalıtım ile bir binanın, yalıtımsız bir binaya göre %60’ın üzerinde enerji tasarrufu sağladığını kaydeden Murat Savcı, şu açıklamalarda bulundu:

“Binalarda tüketilen enerjinin yüzde 80’i ısıtma ve soğutma amaçlı tüketilmektedir. Konutlarda en sık karşılaşılan problem ise ‘yalıtım eksikliğinden dolayı ısınamama’ sorundur. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Gelir ve Yaşam Koşulları araştırmasına göre nüfusun yüzde 39,3’ü konutunda yalıtım eksikliğinden dolayı ısınma sorunu yaşamaktadır. Nüfusun yüzde 36,9’unun ise sızdıran çatı, nemli duvarlar, çürümüş pencere çerçeveleri vb. problemlerle karşılaşmaktadır. Oysa ısı yalıtımı, kendini kısa zaman içerisinde amorti ederek hem daha iyi ısınmanızı hem de enerji faturalarınızda tasarruf etmenizi sağlar.

Aynı zamanda Türkiye’nin cari açığının en önemli nedeni de tüm ithalat içindeki yüzde 20-25 gibi ciddi bir paya sahip olan enerji ithalatıdır. Türkiye olarak milyarlarca dolar ödeyerek kullandığımız enerjiyi yurtdışından satın almaktayız. Tükettiğimiz enerjinin yüzde 40’ı binalarda, yaklaşık yüzde 30’u sanayide, geri kalanı da ulaşım ve tarım gibi alanlarda kullanılmaktadır. Bu denli dışa bağımlı olduğumuz enerji tüketiminde tasarruf konusunda almamız gereken çok önemli bir yol bulunmaktadır.

Şirketler, krizle mücadelede etkin bir tedarik zinciri stratejisi oluşturuyor. Şirketler, krizle mücadelede etkin bir tedarik zinciri stratejisi oluşturuyor.

Tüm bu verilere rağmen Türkiye’deki bina stokunun iyimser bir tahminle sadece yüzde %20'sinin TS 825 Binalarda Isı Yalıtım Kurallarına uygun yalıtılmış durumda olduğunu biliyoruz. Bu noktada devletimizin öncülüğünde halkımıza avantajlı Yalıtım Kredisi imkanı sunulmaya başlanmasını çok değerli bir adım olarak görüyoruz.

Unutmamak gerekir ki yalıtım kendini geri ödeyen bir sistemdir. Ülke ve hane ekonomisine katkı sağlamasının yanı sıra zararlı gaz salımlarının azaltılması ve çevreye katkısı da göz ardı edilemez boyuttadır. Bu nedenle her zaman bir ihtiyaç olduğu unutulmamalıdır.”