Gündem

“İspark Tam Gün İçin 550 ₺ Bu Bir Hizmet mi, Açık Bir Soygun mu?”

İstanbul’da araç sahibi olmak her geçen gün daha büyük bir mali külfete dönüşürken, belediyeye bağlı İSPARK otopark ücretleri yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi.

Abone Ol

Kadıköy’de bulunan İSKİ Açık Otoparkı girişinde yer alan ücret tabelesi, vatandaşın tepkisini gözler önüne serdi.

Paylaşılan görselde, İSPARK tarafından işletilen otoparkta tam gün park ücretinin 550 TL olduğu açıkça görülüyor. Saatlik ücretlendirme ise şu şekilde:

  • 0–1 saat: 200 TL

  • 1–2 saat: 240 TL

  • 2–4 saat: 300 TL

  • 4–8 saat: 380 TL

  • 8–12 saat: 450 TL

  • Tam gün: 550 TL

  • **Bu Otopark Değil, Açık Tahsilat Noktası!

Üstelik bu ücretler, yalnızca lüks ya da özel işletmelere ait bir otoparkta değil; İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı, kamuya ait bir alanda uygulanıyor.

“Bu Fiyatlar Özel AVM Otoparklarını Bile Aştı”

Vatandaşlar, söz konusu rakamların özel alışveriş merkezleri ve özel işletmelerle yarışır hatta onları geçtiğini ifade ediyor. Tepkilerin ortak noktası ise net:

“Bu bir hizmet bedeli değil, vatandaşı cezalandırma politikası.”

Özellikle Kadıköy gibi toplu ulaşımın yoğun olduğu ama ticari ve sosyal hayatın da merkezinde bulunan bir bölgede, kısa süreli park ihtiyacı olan vatandaşlar için 200 TL’lik ilk saat ücreti ciddi bir caydırıcı unsur olarak görülüyor.

Otopark Parasını Zaten Ödemiş Vatandaş Yeniden Ödüyor

Tepkilerin en sert olduğu noktalardan biri ise imar ve yapı ruhsatı sürecinde ödenen otopark bedelleri.
Birçok bina yapılırken müteahhitler ve daire sahipleri, belediyeye otopark harcı ve bedeli ödüyor. Ancak gelinen noktada, vatandaş:

  • Evinin yapımında otopark bedeli ödüyor

  • Kendi mahallesinde aracını park etmek için yeniden ücret ödüyor

  • Kamuya ait bir alanda, piyasa üstü fiyatlara maruz kalıyor

Bu durum “çifte tahsilat” iddialarını da beraberinde getiriyor.

Kamu Hizmeti mi, Gelir Kapısı mı?

İSPARK’ın kuruluş amacı;

  • Trafiği rahatlatmak

  • Plansız parkı önlemek

  • Vatandaşa makul ücretlerle çözüm sunmak

olarak açıklanmıştı. Ancak gelinen noktada uygulanan fiyatlar, bu amacın sorgulanmasına neden oluyor.

Bu ülkede binalar yapılırken, ruhsat aşamasında otopark bedeli ödeniyor. Müteahhit ödüyor, vatandaşa yansıtıyor. Yani vatandaş, yıllar önce bu otoparkın parasını zaten verdi.

Vatandaşlar şu soruyu soruyor:
“Belediyeye ait bir otopark, nasıl olur da özel işletmelerden daha pahalı hale gelir?”

Sessizlik Dikkat Çekiyor

En az ücretler kadar dikkat çeken bir diğer unsur ise kamuoyundaki sessizlik.
Ne siyasi kanattan güçlü bir itiraz,
ne tüketici örgütlerinden ciddi bir açıklama,
ne de belediyeden tatmin edici bir gerekçe sunulmuş durumda.

Sosyal medyada paylaşılan tabelenin altına yapılan yorumlar ise oldukça sert:
“Arabası olan vatandaşı resmen kesiyorlar”,
“Bu rakamlar Avrupa şehirleriyle yarışıyor ama gelirler aynı değil”,
“Bu bir hizmet değil, açık soygun.”

Sonuç: Arabası Olan Değil, Arabası Olmak Zorunda Olan Cezalandırılıyor

İstanbul gibi toplu ulaşımın her noktaya yetmediği, birçok vatandaşın iş, sağlık ve aile sebepleriyle araç kullanmak zorunda kaldığı bir şehirde; bu fiyatlar lüksü değil, zorunluluğu cezalandırıyor.

550 TL’lik tam gün otopark ücreti, artık yalnızca bir fiyat listesi değil;
kentsel yaşamda adalet, kamu hizmeti ve belediyecilik anlayışı üzerine ciddi bir sorgulamanın sembolü haline gelmiş durumda.

Soru açık:
Bu soyguna “dur” diyecek birileri var mı?

{ "vars": { "account": "G-HRG68RX6YX" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }