Bu lansmanlara yerel ve ulusal gazeteciler, haber siteleri ve sektörel yayınlar davet ediliyor. Ancak tanıtım sürecinin asıl belirleyici unsuru olan reklam bütçelerinde tablo değişiyor.
Sektör kaynaklarına göre, milyonlarca liralık reklam harcamalarının çok büyük bir bölümü, yerli ve millî medya kuruluşları yerine küresel dijital platformlara yönlendiriliyor.
Yerli Medya Neden Pay Alamıyor?
Yerel gazeteler, sektörel haber siteleri ve ulusal yayın organları; artan maliyetler ve azalan reklam gelirleri nedeniyle kapanma noktasına gelirken, reklam pastasının büyük bölümü yabancı merkezli dijital mecralarda toplanıyor.
Medya temsilcileri bu durumu, “Türk medyasının sistematik olarak devre dışı bırakılması” şeklinde değerlendiriyor.
Bir medya yöneticisi durumu şu sözlerle özetliyor:
“Projeleri tanıtıyoruz, haberlerini yapıyoruz ama reklam bütçesinde yok sayılıyoruz.”
Dijital Reklam ve Kişisel Veriler Tartışması
Uzmanlar, dijital reklamcılığın sadece görünürlük değil, veri toplama anlamına da geldiğine dikkat çekiyor. Küresel platformlar üzerinden yürütülen reklam kampanyalarında;
-
Kullanıcı davranışları
-
Tüketim alışkanlıkları
-
Konum ve demografik bilgiler
toplanarak küresel veri havuzlarında işleniyor.
Bu verilerin Türkiye’nin denetimi dışında kullanılması, dijital egemenlik ve veri güvenliği açısından risk olarak değerlendiriliyor.
Küresel Platformlar ve Etik Sorgulama
Son dönemde Gazze ve Filistin’de yaşanan insani kriz, küresel dijital platformların politik duruşlarını da gündeme taşıdı. Bazı platformların;
-
Filistin’e yönelik içeriklerde çifte standart uyguladığı
-
Sansür iddialarıyla anıldığı
-
İsrail yanlısı içeriklere karşı sessiz kaldığı
yönündeki eleştiriler kamuoyunda geniş yankı buluyor.
Bu tablo karşısında, Türk şirketlerinin reklam bütçelerini bu mecralara yönlendirmesi etik bir tartışmayı da beraberinde getiriyor.
Ekonomik Tercih mi, Stratejik Hata mı?
Uzmanlara göre mesele sadece reklamın nerede yayınlandığı değil; hangi yapının güçlendirildiği meselesi.
Yerli medya zayıfladıkça;
-
Kamuoyu denetimi azalıyor
-
Yerel bilgi üretimi geriliyor
-
Toplum dış kaynaklı bilgi akışına daha açık hale geliyor
Bu durumun uzun vadede toplumsal ve kültürel kırılganlık oluşturabileceği ifade ediliyor.
Sektöre Çağrı: Daha Dengeli Bir Reklam Politikası
Medya temsilcileri ve iletişim uzmanları, dijital platformların tamamen dışlanmasını değil; reklam bütçelerinde dengeli bir dağılım yapılmasını öneriyor.
Yerli ve millî medya kuruluşlarının desteklenmesinin;
-
Medya çeşitliliğini koruyacağı
-
Gazeteciliği güçlendireceği
-
Toplumsal faydayı artıracağı
vurgulanıyor.
Sonuç
Türkiye’de üretilen projelerin tanıtımında,
Türkiye’nin medyasının ayakta kalması da en az satış rakamları kadar önem taşıyor.
Bugün reklam bütçeleriyle verilen kararlar,
yarın nasıl bir medya düzeninde yaşayacağımızı belirleyecek.