Türkiye’de gayrimenkul piyasasında artan dolandırıcılık vakaları, alınan önlemlere rağmen hız kesmeden devam ediyor. Özellikle Ticaret Bakanlığı tarafından devreye alınan Elektronik İlan Doğrulama Sistemi (EİDS), sahte ilanların önüne geçmeyi hedeflese de, dolandırıcılar sistemdeki açıkları kullanarak yeni yöntemler geliştirdi.
SİSTEM AÇIĞI NASIL KULLANILIYOR?
Mevcut sistemde bir mülk sahibi, aynı taşınmaz için birden fazla emlakçıya yetki verebiliyor. Ancak konut satıldıktan sonra bu yetkiler e-Devlet üzerinden iptal edilmediğinde, ilgili yetki numaraları aktif kalmaya devam ediyor. Dolandırıcılar da bu boşluğu fırsata çevirerek, geçerliliğini yitirmesi gereken yetki numaralarıyla sahte ilanlar oluşturuyor.
Bu ilanlarda yer alan konutlar genellikle piyasa değerinin çok altında fiyatlarla sunuluyor ve özellikle uygun fiyat arayan vatandaşları hedef alıyor.
PROFESYONELCE KURGULANMIŞ TUZAK
Dolandırıcıların yöntemi oldukça sistematik:
- Esenyurt ve Beylikdüzü gibi bölgelerdeki 2+1 ve 3+1 daireler seçiliyor.
- “Acil satılık” gibi ifadelerle ilan cazip hale getiriliyor.
- Arayan kişiler profesyonel bir ekip tarafından karşılanıyor.
- Gerçek bir daire gösteriliyor ve sahte bir “ev sahibi” ile tanıştırılıyor.
Tapu istendiğinde ise yapay zekâ ile hazırlanmış sahte belgeler sunuluyor. Bu belgeler birçok kişiyi ikna etmeye yetiyor.
KAPORA TUZAĞI
Süreç genellikle kapora talebiyle sonuçlanıyor. “Evi gördünüz, tapuyu da incelediniz” denilerek vatandaşlardan hızlı ödeme isteniyor. Kapora gönderildiği anda ise dolandırıcılar ortadan kayboluyor.
SAHTE ŞİRKETLER VE YENİ YÖNTEMLER
Dolandırıcılar yalnızca bireysel ilanlarla sınırlı kalmıyor. Sahte inşaat firmaları kurarak kurumsal kimlik oluşturuyor, güven veriyor. Ancak bu firmaların çoğunun resmi kaydı bulunmuyor.
Son dönemde ise yeni bir yöntem daha dikkat çekiyor:
EİDS sistemiyle getirilen kontroller aşılmak için ilanlar bu kez yabancı vatandaşlar üzerinden verilmiş gibi gösteriliyor. Böylece sistem denetimlerinden kaçılmaya çalışılıyor.
SEKTÖR DE MAĞDUR
Bölgede uzun yıllardır hizmet veren emlak firmalarından Emlak34’ün yetkilisi Kadir Özel de sahte ilanların sektöre ciddi zarar verdiğini belirtti.
Özel, telefonla arayan müşterilere sürekli aynı durumu anlatmak zorunda kaldıklarını ifade ederek,
“Vatandaşlara bu ilanların sahte olduğunu anlatmakta zorlanıyoruz. Gün boyu bununla uğraşmaktan bıktık” dedi.
EİDS sisteminin devreye alınmasıyla umutlandıklarını dile getiren Özel,
“Çözüm bulundu diye sevinmiştik ancak bu kez de yabancı vatandaşlar üzerinden sahte ilanlar girilmeye başlandı” sözleriyle yeni dolandırıcılık yöntemine dikkat çekti.
EMLAKÇILAR DA HEDEFTE
Dolandırıcılar emlak danışmanlarını da hedef alıyor. Kendilerini ilan platformu yetkilisi gibi tanıtarak yetki numarası talep ediyor ve bu bilgileri kötüye kullanıyor.
“BU FİYATA EV OLMAZ”
Uzmanlara göre İstanbul’da bir konutun piyasa değerinin çok altında satılması neredeyse imkânsız. Bu tür ilanlar büyük oranda dolandırıcılık girişimi olarak değerlendiriliyor.
BİR GÜNDE MİLYONLUK VURGUN
Dolandırıcılar bazen daha inandırıcı olmak için fiyatı %30-40 düşük gösteriyor. Ardından “başka alıcı var” diyerek kapora talep ediyor. Bu yöntemle kısa sürede çok sayıda kişiden para toplayabiliyorlar.
DOLANDIRILMAMAK İÇİN NE YAPMALI?
- Piyasa değerinin çok altındaki ilanlara şüpheyle yaklaşın.
- Evi görmeden ve resmi doğrulama yapmadan kapora göndermeyin.
- Tapu bilgilerini e-Devlet üzerinden kontrol edin.
- Mülk sahibinden resmi tapu belgesi talep edin.
- Emlakçının yetki belgesini doğrulayın.
- Banka ödemelerinde açıklama kısmını detaylı yazın.
Gayrimenkul dolandırıcılığı her geçen gün daha sofistike hale gelirken, uzmanlar “fazla cazip” görünen ilanların çoğu zaman bir fırsat değil, iyi hazırlanmış bir tuzak olduğuna dikkat çekiyor.