Gayrimenkul sektörü, 2026 yılının ikinci yarısına daha dengeli ancak daha seçici bir piyasa yapısıyla giriyor. Faiz politikalarında beklenen kademeli normalleşme, finansmana erişim imkanlarının iyileşmesi ve yeni konut üretimindeki sınırlı artışın etkisiyle sektörün yeniden hareketlenmesi beklenirken, uzmanlara göre artık fiyat artışlarından çok doğru lokasyon, kaliteli proje ve gerçekçi fiyatlama ön plana çıkacak.
Türkiye genelinde konut fiyatları yıllık bazda nominal olarak yüzde 24 ila 28 arasında artış göstermeye devam ederken, yüksek enflasyon nedeniyle reel fiyat artış hızının önemli ölçüde yavaşlaması piyasanın yeni bir denge sürecine girdiğini ortaya koyuyor. Ortalama konut metrekare satış fiyatlarının 40 bin TL seviyesini aşmasıyla birlikte yatırımcıların da tercih kriterleri değişmeye başladı.
"Piyasa artık daha seçici hareket ediyor"
SOA Holding Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Artukoğlu, 2026 yılının ikinci yarısına ilişkin yaptığı değerlendirmede gayrimenkul sektörünün artık eski dönemlerden farklı dinamiklerle ilerlediğini belirtti.
Artukoğlu, faizlerde beklenen kademeli düşüşün ertelenmiş konut talebini yeniden harekete geçirebileceğini ifade ederek şunları söyledi:
"2026'nın ikinci yarısı, gayrimenkulde yeni bir denge ve fiyatlama döneminin netleşeceği bir süreç olacak. Faiz tarafındaki kademeli iyileşmeyle birlikte uzun süredir alım kararını erteleyen tüketicilerin yeniden piyasaya dönmesini bekliyoruz. Ancak bu süreçte genel fiyat artışlarından ziyade doğru lokasyonda geliştirilen, doğru fiyatlandırılmış ve kaliteli projeler öne çıkacak."
Artukoğlu'na göre yatırımcıların artık yalnızca değer artışı beklentisiyle değil, uzun vadeli güvenli yatırım anlayışıyla hareket ettiği yeni bir dönem yaşanıyor.
Konut satışlarında ikinci el ağırlığı sürüyor
2026 yılının ilk altı aylık verileri incelendiğinde Türkiye genelinde aylık konut satışlarının ortalama 110 bin ile 125 bin adet arasında gerçekleştiği görülüyor.
Satışların önemli bölümünü ikinci el konutlar oluştururken, yüksek kredi maliyetleri nedeniyle ipotekli satışlar dalgalı bir seyir izlemeye devam etti.
Bununla birlikte sektör temsilcileri, yılın ikinci yarısında finansman koşullarında yaşanabilecek iyileşmenin kredi kullanımını artırabileceğini ve özellikle ilk kez ev sahibi olmak isteyen kesimin yeniden piyasaya dönebileceğini değerlendiriyor.
Sınırlı arz fiyatları desteklemeye devam ediyor
Sektörde dikkat çeken en önemli unsurlardan biri ise yeni konut arzındaki yetersizlik olarak öne çıkıyor.
İnşaat maliyetlerindeki artış, arsa üretimindeki sınırlılıklar ve finansman maliyetleri nedeniyle yeni proje geliştirme hızının istenilen seviyeye ulaşamaması, özellikle büyükşehirlerde konut arzını baskılamayı sürdürüyor.
Uzmanlara göre arz tarafındaki bu sınırlılık, fiyatlarda sert yükselişlere neden olmasa da değer kaybını önleyen en önemli faktörlerden biri olmaya devam ediyor.
Yatırımcı davranışları değişiyor
Son yıllarda yüksek enflasyon nedeniyle gayrimenkul, yatırımcıların en önemli güvenli limanlarından biri olarak öne çıkmıştı.
Ancak 2026 itibarıyla yatırım kararlarında önemli bir dönüşüm yaşanıyor.
Konut fiyatları nominal olarak yükselmeye devam etse de reel getirilerin dengelenmesi, yatırımcıların kısa vadeli al-sat yerine uzun vadeli değer koruma ve düzenli kira geliri sağlayan yatırımlara yönelmesine neden oluyor.
Sektör temsilcileri, bundan sonraki süreçte proje geliştiricilerin yalnızca fiyat avantajıyla değil; mimari kalite, ulaşım imkanları, sosyal donatı alanları ve sürdürülebilir yaşam konseptiyle de rekabet etmek zorunda kalacağını ifade ediyor.
Orta gelir grubuna yönelik projeler öne çıkacak
SOA Holding'in değerlendirmelerine göre 2026'nın ikinci yarısında talebin özellikle;
- Doğru fiyatlandırılmış konut projelerine,
- Stratejik lokasyonlarda geliştirilen yatırımlara,
- Ulaşım akslarına yakın yaşam alanlarına,
- Orta gelir grubuna hitap eden konut projelerine,
- Yüksek kira potansiyeli sunan gayrimenkullere
yoğunlaşması bekleniyor.
Bu segmentte geliştirilecek projelerin hem oturum hem de yatırım amaçlı alıcılardan daha fazla ilgi görmesi öngörülüyor.
"Veri odaklı hareket eden markalar kazanacak"
Yalçın Artukoğlu, sektörün artık daha profesyonel ve analiz odaklı ilerlediğini vurgulayarak değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı:
"Gayrimenkul sektörü artık daha olgun, daha veri odaklı ve daha seçici bir yapıya sahip. Bu dönem, piyasayı doğru okuyan, doğru ürünü doğru zamanda sunabilen ve tüketici beklentilerini iyi analiz eden markalar için önemli fırsatlar barındırıyor."
Sektör temsilcileri, 2026'nın ikinci yarısında faiz politikalarındaki gelişmeler, krediye erişimin kolaylaşması ve sınırlı arzın etkisiyle konut piyasasında hareketliliğin artmasını beklerken, artık tüm bölgelerde aynı oranda fiyat artışlarının yaşanacağı bir dönemin geride kaldığını belirtiyor. Yeni dönemde başarıyı belirleyecek temel unsurlar ise doğru lokasyon, kaliteli proje, ulaşılabilir fiyat ve uzun vadeli yatırım değeri olacak.