Kentsel Dönüşüm

Fikirtepe’de Bitmeyen Dönüşüm: “Kentsel Rant mı, İnsan Dramı mı?”

Fikirtepe’de kentsel dönüşüm tartışmaları yeniden gündemde. Teslim edilmeyen evler, duran şantiyeler ve artan tepkiler, “dönüşüm mü rant mı?” sorusunu tekrar sorduruyor.

Abone Ol

Bir zamanlar düşük katlı yapıları, mahalle kültürü ve nefes alınabilen sokaklarıyla anılan Fikirtepe, bugün dev beton blokların gölgesinde tartışmaların merkezinde yer alıyor. Yıllardır süren kentsel dönüşüm süreci yalnızca mimari değil, sosyal ve vicdani açıdan da yoğun eleştirilere neden oluyor.

Bölgedeki bazı projelerin yıllardır tamamlanamaması, binlerce hak sahibinin mağduriyet yaşadığı iddiaları ve finansal krizlerle gündeme gelen süreç, yeniden kamuoyunun dikkatini çekti.

İddialara göre 2013 yılında büyük vaatlerle başlayan projelerde teslim tarihi 2018 olarak açıklanmıştı. Ancak aradan geçen yıllara rağmen bazı bloklarda yaşam başlamadı, bazı şantiyelerde ise çalışmalar tamamen durdu. Hak sahipleri kira yardımlarının aksadığı, aile düzenlerinin bozulduğu ve ekonomik olarak büyük kayıplar yaşandığı yönünde uzun süredir şikâyetlerde bulunuyor.

Mahalle sakinleri yalnızca geciken teslimatlardan değil, bölgenin fiziksel dönüşümünden de rahatsız. Özellikle devasa yüksek katlı yapıların hava akışını engellediği, zaten yoğun olan hava kirliliğini artırdığı yönünde eleştiriler dikkat çekiyor. Uzmanların yıllardır İstanbul’un plansız yoğun yapılaşmasına ilişkin yaptığı uyarılar da bu tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.

Şu alttaki Görüntü gibi olasaydı ne kadar değerli bir yer olurdu Fikirtepe

Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde bazı vatandaşlar özellikle dükkân üstü kolonların inceliğini eleştirerek yapı güvenliği konusunda endişelerini dile getirdi. Görseller kısa sürede geniş yankı uyandırırken, “rant odaklı dönüşüm” eleştirileri tekrar alevlendi.

Öte yandan projeyi geliştiren şirketin geçmişte yaşadığı finansal sorunlar ve kamu kurumlarıyla yürüttüğü süreçler de yeniden konuşulmaya başlandı. İddialara göre tamamlanamayan bazı bloklar daha sonra devlet kurumlarına devredildi. Bölgedeki hak sahipleri ise yıllardır belirsizlik içinde çözüm beklediklerini ifade ediyor.

Kentsel dönüşümün amacı güvenli yaşam alanları oluşturmak olsa da, Fikirtepe örneği birçok kişi için “insan odaklı planlama yapılmadığında dönüşümün nasıl toplumsal travmaya dönüşebileceğinin” sembollerinden biri hâline geldi.

Bugün gelinen noktada en büyük soru şu:
Beton yükselirken gerçekten yaşam kalitesi de yükseldi mi, yoksa kaybedilen şey yalnızca eski binalar değil miydi?

{ "vars": { "account": "G-HRG68RX6YX" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }