Vize başvurularında yaşanan randevu sıkıntıları, uzun bekleme süreleri ve artan aracı maliyetleri son yıllarda Türkiye'nin en çok tartışılan konularından biri haline geldi. Avrupa ülkelerine seyahat etmek isteyen vatandaşlar aylar sonrasına randevu bulabilirken, bazı dönemlerde randevuların saniyeler içinde tükenmesi kamuoyunda çeşitli soru işaretlerine neden oluyor.
Vize randevularıyla nasıl milyarder oldu?
Bu tartışmalar sürerken Kısa Dalga tarafından yayımlanan ve uluslararası araştırmacı gazetecilik ağı Lighthouse Reports öncülüğünde hazırlanan "Vize İmparatorluğu" dosyası dikkat çekti. Dosyada, dünyanın en büyük vize aracılık şirketlerinden VFS Global'ın Türkiye operasyonları, stratejik ortağı Gateway Management ve şirketin sahibi Halis Ali Çakmak'ın ticari faaliyetleri incelendi.
Araştırmada; şirket ortaklık yapıları, Malta bağlantılı şirketler, vize başvuru süreçleri ve randevu sistemindeki işleyişe ilişkin çeşitli iddialar yer aldı. Ancak dosyanın yayımlanan bölümleri İstanbul 9. Sulh Ceza Hakimliği kararıyla erişime engellendi.
Kararın gerekçesi olarak "milli güvenlik ve kamu düzeninin korunması" gösterilirken, gazeteciler ve basın özgürlüğü savunucuları kararın kamu yararı taşıyan bir araştırmayı hedef aldığı görüşünü dile getirdi.
Dosyada adı geçen Gateway Management'ın sahibi Halis Ali Çakmak ise iddiaların önemli bölümünü reddetti. Paradise Papers belgelerinde yer alan offshore şirket bağlantılarıyla ilgili suçlamaları kabul etmeyen Çakmak, randevu krizinin temel nedeninin VFS Global'ın sistem yönetimini doğrudan üstlenmek istemesi olduğunu savundu.
Çakmak ayrıca geçmiş yıllarda bazı çalışanların randevu kontenjanlarını usulsüz şekilde dışarıya aktardığını tespit ettiklerini ve ilgili personelin işten çıkarıldığını öne sürdü. Bu açıklamalar kamuoyunda uzun süredir konuşulan "randevu karaborsası" tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.
Uzmanlara göre asıl tartışılması gereken konu ise vize başvuru sistemlerinin şeffaflığı. Vatandaşların hangi kriterlere göre randevu aldığı, kontenjanların nasıl dağıtıldığı ve yoğun dönemlerde neden yeterli kapasite oluşturulamadığı soruları halen net yanıt bulmuş değil.
Türkiye'de Schengen vizesine yönelik talebin son yıllarda rekor seviyelere ulaşması, ret oranlarının yükselmesi ve randevu bulmanın giderek zorlaşması, aracılık hizmeti veren şirketlerin rolünü daha da önemli hale getiriyor. Bu nedenle kamuoyunun beklentisi, iddiaların bağımsız şekilde araştırılması ve vize süreçlerinin daha şeffaf hale getirilmesi yönünde.
Erişim engeli kararıyla birlikte tartışmaların sona ermesi beklenirken, yaşanan gelişme tam tersine vize sisteminin işleyişi, özel şirketlerin rolü ve vatandaşların karşılaştığı zorluklar konusunda yeni soruları beraberinde getirdi.