Emlak Haberleri

Markalı Konut Reklamları Kime Hizmet Ediyor

İnşaat Sektöründen Çarpıcı Bir Tercih: Lansmanlar ve Basın Toplantıları Artık Yerli Gazeteciler İçin Değil!

Abone Ol

Türkiye’de markalı konut üretimi yapan büyük ölçekli inşaat firmaları, her yeni proje öncesinde görkemli lansmanlar düzenliyor. Bu lansmanlara yerel ve ulusal ölçekte çok sayıda gazeteci, haber sitesi ve sektörel yayın davet ediliyor. Ancak iş reklam bütçesinin dağılımına geldiğinde tablo dikkat çekici biçimde değişiyor.

Lansman salonlarında Türk medyası yer alırken, milyonlarca liralık reklam bütçeleri yerli ve millî medya kuruluşlarına değil, büyük ölçüde yabancı dijital platformlara aktarılıyor.

Reklam Var, Medya Yok

YouTube, Instagram, TikTok ve X gibi küresel sosyal medya platformları, bugün Türkiye’deki reklam harcamalarının en büyük payını alıyor. İnşaat sektörü başta olmak üzere birçok stratejik sektör, neredeyse reklam bütçesinin tamamını bu platformlara yönlendiriyor.

Bu tercihin sonucu ise ağır:

  • Yerel gazeteler kapanma noktasına geliyor

  • Sektörel haber siteleri sürdürülebilirliğini kaybediyor

  • Ulusal ölçekte yayın yapan birçok medya kuruluşu ciddi gelir kaybı yaşıyor

  • Gazetecilik mesleği nitelik ve istihdam kaybına uğruyor

Bugün “basın özgürlüğü” tartışılırken, asıl görünmeyen kriz ekonomik boğulmadır.

Veri Güvenliği ve Dijital Egemenlik Tartışması

Uzmanların ve sivil toplum kuruluşlarının uzun süredir dikkat çektiği bir diğer konu ise kişisel verilerin korunması meselesi.

Bu platformlar üzerinden yürütülen reklam faaliyetleri sırasında;

  • Kullanıcı davranışları

  • Lokasyon bilgileri

  • Tüketim alışkanlıkları

  • Demografik veriler

küresel veri havuzlarında toplanıyor. Bu verilerin nerede, kim tarafından ve hangi amaçla kullanıldığı ise çoğu zaman şeffaf değil.

Kamuoyunda, bu verilerin Türkiye’nin çıkarlarına aykırı politik ve ticari süreçlerde kullanılabileceğine dair ciddi endişeler dile getiriliyor.

Gazze Gölgesinde Reklam Etiği Tartışması

Son dönemde Gazze ve Filistin’de yaşanan insanlık dramı, küresel şirketlerin ve dijital platformların politik duruşlarını da tartışmaya açtı.

Bazı dijital platformların;

  • İsrail merkezli sermaye yapılarıyla ilişkileri

  • İsrail yanlısı politik içeriklere karşı sessizliği

  • Filistin’e yönelik içeriklerde uygulanan sansür iddiaları

kamuoyunda ciddi rahatsızlık oluşturuyor.

Bu noktada soru şu:
Türk şirketlerinin reklam bütçeleri, dolaylı da olsa bu yapıları besliyor mu?

Bu soru bir suçlama değil, etik ve vicdani bir sorgulamadır.

Ekonomi Sadece Para Değil, Değerdir

Reklam bütçeleri sadece satış artırmaz;
aynı zamanda hangi yapının ayakta kalacağını,
hangi sesin duyulacağını,
hangi toplum modelinin güçleneceğini belirler.

Bugün yerli medya zayıflarken;

  • Bilgi üretimi azalıyor

  • Toplumsal bağlar kopuyor

  • Dijital manipülasyon artıyor

  • Kültürel ve ekonomik bağımlılık derinleşiyor

Uzmanlara göre bu süreç, uzun vadede yozlaşmış, yönlendirilebilir ve savunmasız bir toplum yapısına zemin hazırlıyor.

Sektöre Açık Çağrı

Bu haber, bir boykot çağrısı değil.
Bu metin, bir farkındalık çağrısıdır.

İnşaat firmaları ve diğer tüm sektörlere şu sorular yöneltilmelidir:

  • Reklam bütçesinin ne kadarı yerli medyaya ayrılıyor?

  • Yerel basının sürdürülebilirliği neden göz ardı ediliyor?

  • Dijital reklamda veri güvenliği ve etik kriterler gözetiliyor mu?

  • Millî ekonomi sadece üretimde mi, yoksa iletişimde de mi önemlidir?

Sonuç

Türkiye’de üretilen konutlar bu topraklarda yükseliyor.
O halde bu projelerin tanıtımı da bu toprakların medyasıyla,
bu ülkenin gazetecileriyle,
bu halkın kurumlarıyla yapılmalıdır.

Aksi halde bugün reklam için harcanan milyarlar,
yarın toplumsal çözülme, medya çöküşü ve dijital bağımlılık olarak geri dönecektir.

Ve bu bedeli sadece medya değil, Türk toplumu ödeyecektir.

{ "vars": { "account": "G-HRG68RX6YX" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }