Hobi Bahçeleri Yıkılacak mı? Gerçekler ve Algı Operasyonu

Abone Ol

Son günlerde Resmi Gazete’de yayımlanan bir yönetmelik üzerinden kamuoyunda yeni bir tartışma alevlendi: Hobi bahçeleri yıkılacak mı? Bazı medya organlarında öyle bir hava estiriliyor ki, sanki bir ay içinde binlerce hobi bahçesinin üzerine dozerler girecek…

En baştan net söyleyelim: Bu mümkün değil.

Çünkü ortada “yeni” diye sunulan düzenleme, aslında 2020 yılında çıkarılan kanunun neredeyse birebir tekrarından ibaret. Yani yeni bir hukuki durum yok. Peki soralım: Kanun varken yıkılmayan yapılar, yönetmelikle mi yıkılacak?

Bu sorunun cevabı, tartışmanın da özeti aslında.

Asıl Sorun Nerede?

Evet, ortada bir sorun var. Bunu inkâr etmek gerçekçi olmaz. Tarım arazilerinin korunması gerekiyor, plansız yapılaşma ciddi riskler barındırıyor. Ancak sorunun kaynağı vatandaş mı?

Hayır.

Sorunun en başında devletin yıllarca süren ihmali ve çelişkili politikaları var.

Özellikle pandemi döneminde insanlar nefes alacak alan aradı. Büyük şehirlerde sıkışan, ekonomik gücü sınırlı olan milyonlarca insan için hobi bahçeleri bir lüks değil, adeta bir kaçış alanı oldu.
Parası olan ne yaptı? Gitti imarlı arsaya villa aldı.
Peki ya dar gelirli? O da çözümü hobi bahçesinde buldu.

Devlet bu ihtiyacı gördü mü?
Gördü.

Peki çözüm üretti mi?
Hayır.

Daha da ötesi, bu alanlara uzun süre göz yumuldu. Yetmedi, İmar Barışı kapsamında para karşılığı Yapı Kayıt Belgesi verildi. Yani vatandaş bir anlamda “gel, kaydını al, sorun yok” denilerek sisteme dahil edildi.

Bugün sadece Ankara’da yaklaşık 10 bin hobi bahçesinden söz ediliyor.

Şimdi Ne Değişti?

Hiçbir şey.

Değişen tek şey, kamuoyunda oluşturulmak istenen algı.
“1 ay içinde yıkım” söylemi hukuki değil, psikolojik bir baskı unsurudur.

Çünkü gerçekçi olalım:
Bu kadar büyük bir kitleyi ilgilendiren bir konuda toplu yıkım kararı almak, ne siyasi olarak ne de vicdani olarak mümkün.

Yıkım Çözüm mü?

Kesinlikle değil.

Bugün gidip mevcut hobi bahçelerini yıkmak demek,

  • Binlerce insanı mağdur etmek,
  • Sosyal bir krizi tetiklemek,
  • Devletin geçmişteki hatasının bedelini vatandaşa ödetmek demektir.

Bu ne adildir ne de sürdürülebilir.

Peki Çözüm Ne?

Çözüm aslında çok net:

  • Mevcut hobi bahçelerine dokunulmamalı
  • Yeni oluşumlara kesin ve net şekilde izin verilmemeli
  • Planlı, denetimli ve yasal alternatifler üretilmeli

Devlet burada yasak koyan değil, ihtiyacı yöneten bir rol üstlenmek zorunda.

Aksi halde aynı sorun farklı isimlerle tekrar tekrar karşımıza çıkar.

Son Söz

Hobi bahçeleri meselesi sadece bir “kaçak yapı” tartışması değildir.
Bu, aynı zamanda bir sosyal ihtiyaç, bir ekonomik gerçeklik ve biraz da yönetim zaafı meselesidir.

Bugün yapılması gereken şey, geçmişin hatalarını görmezden gelerek dozerleri çalıştırmak değil;
akılcı, adil ve kalıcı bir çözüm üretmektir.

Yıkım kolaydır.
Zor olan, doğruyu yapmaktır.

{ "vars": { "account": "G-HRG68RX6YX" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }