Gündem

Çatalca’da Kaçak Yapı Yıkımı Değil, Vicdan Yıkımı

İstanbul’un Çatalca ilçesinde son dönemde art arda gerçekleştirilen kaçak yapı yıkımları, kamuoyunda ciddi tartışmaları da beraberinde getirdi.

Abone Ol

Özellikle tarım arazileri üzerindeki yapılaşmalarla ilgili uygulamaların seçici olduğu, asıl sorumluların ise görmezden gelindiği yönündeki iddialar ilçe gündemini sarsmış durumda.

Vatandaşlar, yıkımların yalnızca konteyner, ahşap ve prefabrik yapılara yöneldiğini, buna karşın bölgede uzun süredir var olduğu bilinen iki katlı lüks villalar ve büyük ölçekli yapıların neden aynı kararlılıkla denetlenmediğini sorguluyor.

“Bu Yapılar Bir Gecede Ortaya Çıkmadı”

Kamuoyunda en çok dile getirilen eleştirilerin başında, kaçak yapıların bir gecede yapılmadığı gerçeği geliyor. İlçede yaşayan vatandaşlar, bu yapılaşma sürecinde belediyenin ilgili birimlerinin — imar, zabıta ve denetim mekanizmalarının — yıllar boyunca nasıl devre dışı kaldığını soruyor.

“Bu noktaya gelene kadar Çatalca Belediyesi neredeydi?”
“Bu süreçte kimler görmezden geldi, kimler nemalandı?”

soruları, ilçe sakinlerinin ortak talebi haline gelmiş durumda.

CİMER Şikâyetleri Tartışma Konusu

Belediye cephesinden yapılan bazı açıklamalarda, CİMER üzerinden gelen yoğun şikâyetler gerekçe gösterilirken, sahada görev yapan bazı belediye çalışanlarının ise “ortada somut bir delil yok, sadece şikâyet var” ifadelerini kullandığı iddia ediliyor. Bu durum da kamuoyunda çelişkili bir tabloya işaret ediyor.

Vatandaşlar, eğer gerçekten delil yoksa yıkımların hangi hukuki gerekçeyle yapıldığını; eğer deliller varsa neden bugüne kadar müdahale edilmediğini sorguluyor.

“Fakir Yıkılıyor, Zengin Korunuyor mu?”

En sert eleştirilerden biri ise adalet ve eşitlik vurgusu üzerinden yapılıyor. Yıkılan yapıların büyük bölümünün dar gelirli vatandaşlara ait olduğu, buna karşın ekonomik gücü yüksek kişilere ait yapıların dokunulmaz kaldığı iddiası kamuoyunda yüksek sesle dile getiriliyor.

Tarım arazilerinin hukuken bölünemeyeceği bilinse de, bölgede küçük çaplı tarım yapan ve tapulu arazilere sahip olan vatandaşlar, mülkiyet hakkının tamamen yok sayıldığı görüşünde.

“Bu Araziler Satılırken Tarım Arazisi Değil miydi?”

Vatandaşların bir diğer dikkat çektiği nokta ise yıllar boyunca Çatalca’da tarım yapmayan birçok arazi sahibinin, parsellerini fiilen bölerek emlakçılar aracılığıyla sattığı ve bu sürecin uzun süre denetimsiz kaldığı iddiaları.

“O gün sessiz kalanlar, bugün neden sadece küçük yapıları yıkıyor?”

sorusu, ilçe halkının en net beklentisini ortaya koyuyor.

Gözler Başkan Erhan Güzel’de

Tüm bu iddialar ve sorular ışığında, Çatalca Belediye Başkanı Erhan Güzel’e yönelik beklenti giderek artıyor. Vatandaşlar, belediye yönetiminin sessiz kalmak yerine kamuoyu karşısına çıkarak süreci şeffaf bir şekilde anlatmasını istiyor.

Başkan ve yardımcılarının “bilmiyorduk, haberimiz yoktu” şeklindeki olası savunmalarının kamuoyunda ikna edici bulunmadığı ifade ediliyor. İlçenin küçük ve kapalı bir yapıya sahip olduğu vurgulanarak, bu ölçekteki yapılaşmaların fark edilmemesinin mümkün olmadığı dile getiriliyor.

Kamuoyundan Açık Çağrı

Çatalca halkı, belediyeden şu sorulara net yanıt bekliyor:

  • Kaçak yapılaşmaya yıllar boyunca neden müdahale edilmedi?

  • Yıkımlar neden sadece belirli yapı türleriyle sınırlı kaldı?

  • Lüks ve büyük ölçekli yapılarla ilgili hangi işlemler yapıldı?

  • Denetim süreçlerinde ihmali olanlar hakkında soruşturma başlatıldı mı?

Vatandaşlar, bu sorular yanıtlanmadan yapılan her açıklamanın eksik kalacağını belirtiyor.

Çatalca’da yaşanan bu süreç, yalnızca kaçak yapı meselesi değil; yönetim, denetim, eşitlik ve şeffaflık tartışmasını da beraberinde getiriyor. İlçe kamuoyu, yetkililerden net, açık ve belgeli bir açıklama bekliyor.

{ "vars": { "account": "G-HRG68RX6YX" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }