<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Emlak Haberleri | Gayrimenkul Sektörü'nün Dijital Gazetesi</title>
    <link>https://www.emlakhaberi.com</link>
    <description>Türkiye’nin dört bir yanından en güncel emlak haberleri, yeni Toki konut projeleri, son dakika gelişmeleri ve sektörel analizleri okuyucularıyla buluşturur. Gayrimenkul piyasasına yön veren projeler, kampanyalar ve resmi açıklamalar; özellikle Emlak Konut GYO projeleri başta olmak üzere detaylı ve tarafsız içeriklerle sunulur. Konut kredisi faiz oranları, banka kampanyaları, yatırım fırsatları ve uzman görüşleriyle hem yatırımcılara hem de ev sahibi olmak isteyenlere rehberlik eder. Güncel son dakika emlak haberleri, sektörel gelişmeler ve analizler için emlakhaberi.com’u takip edin.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.emlakhaberi.com/rss/sektorel" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Emlakhaberi.com bir  Akyol Grup iştirakidir. Copyright © 2006 - 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 05 May 2026 03:20:29 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.emlakhaberi.com/rss/sektorel"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Enerji Zamları Kafe ve Restoranlarda Verimlilik Arayışını Hızlandırdı]]></title>
      <link>https://www.emlakhaberi.com/enerji-zamlari-kafe-ve-restoranlarda-verimlilik-arayisini-hizlandirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.emlakhaberi.com/enerji-zamlari-kafe-ve-restoranlarda-verimlilik-arayisini-hizlandirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Elektrik ve doğalgaza yapılan son zamlar, özellikle açık alan hizmeti sunan kafe ve restoran gibi işletmelerde maliyet baskısını artırdı. Bu durum işletmeleri daha verimli ısıtma çözümlerine yönlendirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Çukurova Isı Yönetim Kurulu Üyesi Osman Ünlü, doğru ısıtma teknolojileriyle hem müşteri konforunun korunabileceğine hem de enerji tüketiminde %40’a varan tasarruf sağlanabileceğine dikkat çekti.</strong></p>

<p>4 Nisan’da elektrik ve doğalgaza gelen zamlar, ticari işletmelerin maliyetlerini yükseltti. Alçak gerilimden elektrik kullanan ticari işletmelere uygulanan tarifelerde <strong>%17,5</strong> oranında artış gerçekleşirken, doğalgaz satış fiyatları da ortalama <strong>%18,61</strong> oranında zamlandı. Elektrik ve doğalgaz fiyatlarında yaşanan artışlar, başta kafe ve restoranlar olmak üzere enerji kullanımı yoğun olan işletmelerde maliyet baskısını önemli ölçüde artırdı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Müşteri memnuniyeti ve konforu önceliklendiren kafe ve restoranlar, yılın her döneminde açık alan hizmeti sunabilmek için özellikle soğuk havalarda; teras, veranda ve balkon gibi alanlarda yoğun ısıtma ihtiyacıyla karşı karşıya kalıyor. Bu durum, enerji tüketimini ve buna bağlı işletme giderlerini önemli ölçüde artırıyor.</p>

<p>Uzmanlara göre, artan enerji maliyetlerinin etkisini azaltmanın en etkili yollarından biri, doğru ısıtma teknolojisini tercih etmek. Kafe ve restoranlarda kullanılan elektrikli veya doğalgazlı radyant ısıtıcıların doğru seçimi, hem konforlu bir ortam sağlıyor hem de enerji tüketiminde <strong>yüzde 40</strong>’a varan tasarruf sağlıyor; bu da işletmelerin ekonomik sürdürülebilirliğine önemli katkı sunuyor.</p>

<p>Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan <strong>Çukurova Isı Yönetim Kurulu Üyesi Osman Ünlü</strong>, şunları söyledi:</p>

<p><strong>“İşletmelerin rekabet gücünü destekleyen stratejik bir yatırım”</strong></p>

<p>“Elektrik ve doğalgaz fiyatlarında yaşanan artışlar, özellikle açık alan ısıtması yapan kafe ve restoran gibi işletmelerin enerji maliyetlerini doğrudan etkiliyor. İşletmelerin, artan maliyet baskısını hafifletmeleri ve müşteri konforundan ödün vermeden giderlerini kontrol edebilmeleri için daha verimli çözümlere yönelmeleri gerekiyor. Bu noktada doğru ısıtma çözümleri, yalnızca konfor sağlayan bir unsur olmanın ötesine geçerek, işletmelerin rekabet gücünü destekleyen stratejik bir yatırım haline geliyor.</p>

<p><strong>%40</strong> <strong>daha verimli </strong></p>

<p>Çukurova Isı olarak, Goldsun markamızın Supra, Supra Plus, Aqua, Aqua Plus, Nova ve Nova Plus serisi elektrikli ısıtıcılarıyla kafe ve restoranların açık alanlarını verimli ve konforlu bir şekilde ısıtıyoruz. Yüksek yoğunluklu halojen ampul teknolojisine sahip Goldsun ısıtıcılar, standart rezistanslı ürünlere kıyasla <strong>%40</strong>’a varan oranda daha yüksek verimlilik sunarak enerji tüketimini azaltıyor.</p>

<p><strong>5 farklı kademede çalıştırılabiliyor</strong></p>

<p>Goldsun elektrikli ısıtıcıların ‘Plus’ serilerinde yer alan entegre kumanda modülü sayesinde cihazlar 5 farklı kademede çalıştırılabiliyor, aynı zamanda kapasite <strong>%60</strong>’a kadar düşürülebiliyor. Bu özellik, işletmelere ihtiyaçları kadar enerji kullanarak maliyetlerini kontrol etme imkânı sunuyor.</p>

<p><strong>Hızlı ve tasarruflu ısıtıyor</strong></p>

<p>Öte yandan, <strong>Goldsun Elite</strong> seramik plakalı radyant ısıtıcılarımızla da yüksek verim ve konfor sağlıyoruz. Goldsun Elite’nin üç kademeli yakma sistemi sayesinde istenen konfor şartları kolayca oluşturulurken, reflektör sistemi yayılan enerjiyi havaya değil doğrudan mekândaki müşterilere yönlendirerek hızlı ve piyasadaki muadillerinden <strong>%40 </strong>daha verimliısıtma sağlıyor.</p>

<p><strong>Test sonuçları, Goldsun farkını somut verilerle ortaya koyuyor</strong></p>

<p>Ürünlerimizin performansını ise Türkiye’de bir ilk olan radyometre laboratuvarımızda ölçüyor ve elde ettiğimiz verileri, müşterilerimize sunuyoruz. Gerçekleştirdiğimiz testlerden birinde, 11 kW gücündeki <strong>GOLDSUN CC</strong> seramik plakalı radyant ısıtıcımızı, piyasada yaygın olarak kullanılan 12 kW’lık bir ürünle karşılaştırdık. Sonuçlara gore, GOLDSUN CC modelinin radyant verimi %60,19 olarak ölçülürken, karşılaştırılan ürünün verimi %44,67 seviyesinde kaldı. Bununla birlikte, 1 kW radyant ısı üretmek için GOLDSUN CC modelinin 1,66 kW enerji tükettiği, rakip ürünün ise aynı ısıyı elde etmek için 2,23 kW enerjiye ihtiyaç duyduğu tespit edildi.</p>

<p>Fabrikamızda gerçekleştirdiğimiz bu testler sayesinde hem ürünlerimizin performansını ölçebiliyor hem de müşterilerimizin doğru ürün seçimi yapmalarını sağlıyoruz. Ayrıca talep eden müşterilerimize, şahitli test imkânı da sunuyoruz” dedi.</p>

<p></p>

<blockquote>
<p><strong><u>Çukurova Isı Hakkında</u></strong></p>

<p>Çukurova Isı, 1991 yılında ısıtılması zor olan büyük ve geniş hacimler için dizayn edilmiş radyant ısıtma sistemlerinin; ithalat, pazarlama, satış ve satış sonrası hizmetlerini yürütmek amacıyla kurulmuştur.</p>

<p>Endüstriyel ısıtma alanında başlayan serüvenine, 2000’li yıllardan itibaren radyant ısıtıcı ve infrared ısıtıcıların üretim faaliyetlerini de ekleyen Çukurova Isı, kendi markası olan <strong>GOLDSUN </strong>ve <strong>SILVERSUN</strong>ile doğalgazlı radyant ve elektrikli infrared ısıtıcı pazarında fark yaratan çalışmalar yürütüyor.</p>

<p><strong>Türkiye’de</strong> <strong>radyant ısıtma pazarında %65 pazar payı ile lider </strong>olan Çukurova Isı’nın ürün portföyünde; “borulu radyant ısıtıcılar, sıcak hava üreticileri, seramik plakalı radyant ısıtıcılar, stadyum tribün ısıtıcıları, elektrikli halojen ısıtıcılar, doğalgazlı termo-konvektörler, hava perdeleri ve seyyar radyant ısıtıcılar” yer alıyor.</p>

<p>Çukurova Isı; fabrika, depo, hangar, cafe, restoran, spor salonu, cami ve seralar için hem dayanıklı hem de ekonomik ve etkili ısıtma sistemleri sunuyor. Ayrıca 81 ili kapsayan geniş bayi ağı ile çözüm ortağı olduğu projelere ısıtma sistemleri konusunda keşiften projelendirmeye, satıştan, devreye alma süreçlerine kadar komple sistem çözümü sunuyor.</p>
</blockquote>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sektörel</category>
      <guid>https://www.emlakhaberi.com/enerji-zamlari-kafe-ve-restoranlarda-verimlilik-arayisini-hizlandirdi</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 11:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://emlakhabericom.teimg.com/crop/1280x720/emlakhaberi-com/uploads/2026/04/enerji-zamlari-kafe-ve-restoranlarda-verimlilik-arayisini-hizlandirdi.webp" type="image/jpeg" length="80581"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Emlakjet ve Endeksa’nın CFO’su Tansel Sözer Oldu]]></title>
      <link>https://www.emlakhaberi.com/emlakjet-ve-endeksanin-cfosu-tansel-sozer-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.emlakhaberi.com/emlakjet-ve-endeksanin-cfosu-tansel-sozer-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’nin önde gelen emlak ilan platformlarından Emlakjet ile yapay zekâ destekli gayrimenkul değerleme ve veri analitiği platformu Endeksa, finans yönetiminde önemli bir atamaya imza attı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Finans alanındaki uzun yıllara dayanan deneyimiyle dikkat çeken Tansel Sözer, iki şirketin yeni Chief Financial Officer’ı (CFO) olarak göreve başladı.</strong></p>

<p>Uluslararası deneyimiyle öne çıkan <strong>Tansel Sözer</strong>, Emlakjet ve Endeksa’nın CFO’su olarak finansal stratejilere yön vererek şirketlerin sürdürülebilir büyüme hedeflerine katkı sağlayacak.</p>

<p><strong>Finansın Tüm Alanlarında Derinleşmiş Bir Kariyer</strong></p>

<p>İstanbul Üniversitesi İngilizce İktisat mezunu olan Sözer, kariyerine Deloitte’ta denetim alanında başladı. Lojistikten tedarik zincirine, hizmet sektöründen teknolojiye uzanan geniş bir yelpazede görev alan Sözer; DHL, CHEP ve Sodexo gibi global yapılarda finansal kontrol, bütçe yönetimi, stratejik planlama ve risk yönetimi alanlarında kritik roller üstlendi.</p>

<p><strong>Global Operasyonlarda Stratejik Liderlik</strong></p>

<p>Kariyeri boyunca Türkiye’nin yanı sıra Avrupa ve Orta Doğu’yu kapsayan geniş coğrafyalarda finans operasyonlarını yöneten <strong>Sözer,</strong> çoklu ülke yapılarında finans ve muhasebe süreçlerinin koordinasyonu, yatırım planlaması ve büyüme stratejilerinin hayata geçirilmesinde aktif rol oynadı.</p>

<p>Son olarak Monster Notebook’ta Finans Direktörü olarak görev yapan <strong>Sözer;</strong> grup şirketlerinin finansal süreçlerini yönetmenin yanı sıra Almanya, İngiltere, Dubai ve Kıbrıs’taki operasyonların koordinasyonunu sağladı. ABD’de tüzel yapı kurulumu, vergi planlaması ve risk yönetimi gibi kritik projelere liderlik etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Emlak Teknolojilerinde Güçlü Finansal Yapı Hedefi</strong></p>

<p>Yeni görevinde Sözer’in, Emlakjet ve Endeksa’nın finansal yapısını güçlendirerek büyüme ve kârlılık hedeflerine katkı sağlaması bekleniyor. Finansal süreçlerin etkin yönetimi ve mali disiplinin pekiştirilmesi öncelikleri arasında yer alacak.</p>

<p>Yeni görevine ilişkin değerlendirmede bulunan <strong>Tansel Sözer</strong>, “Emlakjet ve Endeksa gibi iki güçlü markanın finansal yönetimini üstlenmek benim için önemli bir sorumluluk. Önümüzdeki dönemde finansal yapıyı daha da güçlendirerek sürdürülebilir büyümeye katkı sağlamayı hedefliyoruz.” şeklinde konuştu.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sektörel</category>
      <guid>https://www.emlakhaberi.com/emlakjet-ve-endeksanin-cfosu-tansel-sozer-oldu</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 10:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://emlakhabericom.teimg.com/crop/1280x720/emlakhaberi-com/uploads/2026/05/emlakjet-endeksa-atama.webp" type="image/jpeg" length="82543"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yapıchem Kimya İhracatta İlk 10’a Yükseldi]]></title>
      <link>https://www.emlakhaberi.com/yapichem-kimya-ihracatta-ilk-10a-yukseldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.emlakhaberi.com/yapichem-kimya-ihracatta-ilk-10a-yukseldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yapı kimyasalları sektörünün öncü firmalarından Yapıchem Kimya, ihracattaki yükselişini yeni bir başarıyla taçlandırdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İKMİB (İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği) tarafından açıklanan 2025 ihracat verilerine göre Yapıchem, kendi kategorisinde Türkiye genelinde ilk 10’a girdi. Bu başarı şirketin küresel pazarlardaki istikrarlı yükselişini ve rekabet gücünü ortaya koydu. Son dört yılda 21. sıradan ilk 10’a yükselen Yapıchem Kimya, sürdürülebilir büyüme stratejisiyle dikkat çekti.</strong></p>

<p><strong>Yapıchem Kimya</strong>’nın ihracat performansı, son yıllardaki istikrarlı yükselişiyle dikkat çekiyor. 2022 yılında 21. sırada bulunan şirket, kısa sürede yakaladığı ivmeyle 2025 itibarıyla ilk 10’a girerek önemli bir eşik aştı. Bu yükselişte; ürün kalitesine yapılan yatırımlar, pazar çeşitliliği ve müşteri odaklı yaklaşım belirleyici rol oynadı.</p>

<p><strong>“Bu Başarı Stratejik Kararlılığın Sonucu”</strong></p>

<p><strong>Yapıchem Kimya Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Arıcan,</strong> elde edilen başarıya ilişkin şu değerlendirmede bulundu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“İhracata büyük önem veriyor ve bu alana önemli yatırımlar yapıyoruz. Beton ve çimento katkıları başta olmak üzere geniş ürün yelpazemizle bugün <strong>28</strong> ülkeye ihracat gerçekleştiriyoruz. Son dört yılda <strong>21.</strong> sıradan ilk <strong>10</strong>’a yükselmek, yalnızca bir sıralama başarısı değil; aynı zamanda stratejik kararlılığımızın ve güçlü ekip yapımızın bir göstergesidir. Global pazarlarda kurduğumuz güçlü ilişkiler ve müşteri ihtiyaçlarına hızlı ve doğru çözümler sunma yaklaşımımız, bu başarının temelini oluşturuyor. Önümüzdeki dönemde mevcut pazarlardaki etkinliğimizi artırırken, yeni coğrafyalarda daha aktif bir rol üstlenmeyi hedefliyoruz.”</p>

<p><strong>Küresel Pazarlarda Daha Güçlü Bir Yapıchem Kimya</strong></p>

<p><strong>Yapıchem Kimya</strong>, ihracat yaptığı pazarlarda sadece ürün sağlayıcı değil, aynı zamanda çözüm ortağı olarak konumlanıyor. Şirket, Ar-Ge yatırımları ve yenilikçi ürün geliştirme süreçleriyle uluslararası pazarlarda rekabet avantajını artırmayı hedefliyor. Özellikle son dönemde farklı coğrafyalara açılım stratejisini hızlandıran <strong>Yapıchem Kimya</strong>, ihracat ağını genişleterek riskleri dağıtmayı ve sürdürülebilir büyümeyi garanti altına almayı amaçlıyor.</p>

<p><strong>Hedef İlk 5 ve Üzeri</strong></p>

<p>Elde edilen başarıyı bir başlangıç noktası olarak gören <strong>Yapıchem Kimya</strong>, önümüzdeki dönemde ihracat hacmini daha da artırarak sektöründe ilk 5’e girme hedefini ortaya koyuyor. Bu doğrultuda şirket, hem mevcut iş ortaklıklarını güçlendirmeye hem de yeni stratejik iş birlikleri geliştirmeye odaklanıyor.</p>

<p></p>

<p><strong>Yapıchem Kimya Hakkında</strong>: 2011 yılında kurulan Yapıchem Kimya Sanayi A.Ş. Türkiye’deki geniş üretim ağı, inovasyon ve teknoloji odaklı vizyonu ve her yıl genişleyen uluslararası bayi ağı ile küresel pazarda Beton, Çimento ve İnşaat sektörlerine yüksek kaliteli özel kimyasallar üretmektedir. %100 Türk sermayesi ile kurulmuş olan Yapıchem Kimya; Türkiye sınırları içinde stratejik noktalarda faaliyet gösteren, yıllık toplam üç yüz bin tonluk üretim kapasitesine sahip üretim sahaları, en gelişmiş teknolojik imkânlar ile donatılmış Beton, Çimento ve Ar-Ge laboratuvarları ve konusunda uzman geniş teknik kadrosu ile müşterilerinin özel ihtiyaçlarına yönelik yenilikçi ve performansı yüksek çözümler üretmektedir.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sektörel</category>
      <guid>https://www.emlakhaberi.com/yapichem-kimya-ihracatta-ilk-10a-yukseldi</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 15:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://emlakhabericom.teimg.com/crop/1280x720/emlakhaberi-com/uploads/2026/04/yapichem-kimya-yonetim-kurulu-baskani-fatih-arican.webp" type="image/jpeg" length="86765"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Markalar Ne Söylediğini Biliyor mu? Strateji Eksikliği Dikkat Çekiyor]]></title>
      <link>https://www.emlakhaberi.com/markalar-ne-soyledigini-biliyor-mu-strateji-eksikligi-dikkat-cekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.emlakhaberi.com/markalar-ne-soyledigini-biliyor-mu-strateji-eksikligi-dikkat-cekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Markaların görünürlük yarışında asıl eksik olan şeyin strateji olduğu vurgulanıyor; uzmanlara göre kalıcı büyüme, reklamdan çok ne söylediğini bilen markalarla mümkün.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Son dönemde markaların iletişim dili ve pazarlama faaliyetleri üzerine yapılan gözlemler, dikkat çekici bir sorunu ortaya koyuyor: Pek çok marka görünür olmak için yoğun çaba harcasa da, ne söylediğini net bir şekilde ortaya koyamıyor.</p>

<p>Reklam yatırımları, içerik üretimi ve geniş bütçelere rağmen, markaların önemli bir kısmında belirgin bir duruş eksikliği göze çarpıyor. Uzmanlara göre, günümüz rekabet ortamında yalnızca görünür olmak yeterli değil. Asıl fark yaratan unsur; doğru yerde, doğru mesajla ve tutarlı bir hikâyeyle var olabilmek.</p>

<p>Pazarlama dünyasında sıkça vurgulanan bir diğer konu ise büyümenin kaynağı. Yaygın kanının aksine, markaları büyüten temel unsurun kampanyalar değil, markanın neyi temsil ettiğinin netliği olduğu ifade ediliyor. Bu noktada strateji, markanın tüm iletişim süreçlerinin temelini oluşturuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzmanlar, etkili bir marka stratejisinin üç temel soruya yanıt vermesi gerektiğini belirtiyor: Marka ne söylüyor, kime söylüyor ve nasıl hatırlanmak istiyor? Bu sorulara verilen net cevaplar, sonraki tüm pazarlama adımlarının daha akıcı ve etkili ilerlemesini sağlıyor.</p>

<p>Sonuç olarak, markaların sürdürülebilir bir büyüme yakalayabilmesi için reklam odaklı yaklaşımlardan ziyade strateji merkezli bir yapı kurması gerektiği vurgulanıyor. Doğru temeller üzerine inşa edilen markaların, uzun vadede daha güçlü bir konum elde ettiği ifade ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sektörel</category>
      <guid>https://www.emlakhaberi.com/markalar-ne-soyledigini-biliyor-mu-strateji-eksikligi-dikkat-cekiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 16:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://emlakhabericom.teimg.com/crop/1280x720/emlakhaberi-com/uploads/2026/04/markalar-ne-soyledigini-biliyor-mu-strateji-eksikligi-dikkat-cekiyor.webp" type="image/jpeg" length="95509"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye Hazır Beton Birliğinin 39. Olağan Genel Kurul Toplantısı Yapıldı]]></title>
      <link>https://www.emlakhaberi.com/turkiye-hazir-beton-birliginin-39-olagan-genel-kurul-toplantisi-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.emlakhaberi.com/turkiye-hazir-beton-birliginin-39-olagan-genel-kurul-toplantisi-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de standartlara uygun beton üretilmesi ve inşaatlarda doğru beton uygulamalarının sağlanması için 38 yılı aşkın süredir faaliyet gösteren Türkiye Hazır Beton Birliğinin (THBB) 39. Olağan Genel Kurulu, 18 Nisan 2026 tarihinde İstanbul’da yapıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İnşaat sektörünün 2025 yılında %10,8 büyüme ile ekonominin lokomotifi olmaya devam ettiğini ifade eden THBB Başkanı Yavuz Işık, hazır beton sektörünün 293 milyar TL cirosu, 50 bini aşan istihdamı, yıllık 140 milyon metreküplük üretimiyle inşaat sektörüne ve buna bağlı olarak ülke ekonomisine büyük katkı sağladığını ve Avrupa’da liderliğini sürdürdüğünü söyledi.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye Hazır Beton Birliğinin (THBB) 39. Olağan Genel Kurul Toplantısı 18 Nisan 2026 tarihinde THBB’nin İstanbul Kavacık’taki merkez binasında yapıldı. Genel Kurulda konuşan Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Işık, “Birliğimiz, kurulduğu günden bu yana, hazır beton sektörünün lideri, kalitenin temsilcisi ve bilimsel gelişmelerin öncüsü olmuştur. Üyelik kriterlerimizle, kaliteyi zorunluluk hâline getiren; teknolojiyi ve bilimi sektörün temeline yerleştiren güçlü bir yapıyız.” dedi.</p>

<p><strong>İnşaat sektörü ekonominin lokomotifi olmayı sürdürüyor</strong></p>

<p>Konuşmasında ekonomik gelişmeleri değerlendiren THBB Başkanı Yavuz Işık, “İçinden geçtiğimiz dönem, ekonomik göstergelerin yanı sıra jeopolitik gelişmelerle de şekillenen son derece kritik bir süreçtir. 2025 yılında Türkiye ekonomisi sıkı para politikasının etkisiyle %3,6 büyürken inşaat sektörü %10,8 büyüme kaydederek ekonominin lokomotifi olmayı sürdürmüştür.” diye konuştu. 2018–2022 dönemindeki durgunluğun ardından sektörün güçlü bir toparlanma sergilediğini belirten THBB Başkanı Yavuz Işık, bu performansta deprem sonrası yeniden inşa faaliyetleri, kamu yatırımları ve özel sektör projelerinin etkili olduğunu söyledi.</p>

<p>İnşaat sektörüyle ilgili değerlendirmelerini paylaşan THBB Başkanı Yavuz Işık, “2025 yılında konut satışları %14’ün üzerinde artmış, ilk el konut satışları 540 bin adedi aşarak son 7 yılın en yüksek seviyesine ulaşmıştır. Özellikle yılın son ayında görülen güçlü artış, ertelenmiş talebin devreye girdiğini göstermektedir ancak ipotekli satış oranlarının hâlâ sınırlı seviyelerde kalması, finansman koşullarının talep üzerindeki belirleyici rolünü sürdürdüğünü ortaya koymaktadır.” dedi. Faiz oranları ve krediye ulaşımdaki zorlukların “erişilebilirlik” sorununu gündemde tuttuğunu belirten THBB Başkanı Yavuz Işık, yüksek faiz ve peşinat yükünün talebi daha çok üst-orta gelir grupları ve kurumsal yatırımcılar tarafına yönlendirdiğini vurguladı.</p>

<p>2026 yılına ilişkin beklentileri de paylaşan THBB Başkanı Yavuz Işık, inşaat sektörünün büyümesini sürdüreceğini ancak daha dengeli bir görünüm sergileyeceğini söyledi. Deprem bölgesindeki inşa faaliyetleri ve kamu projeleri sayesinde sektörün güçlü performansını koruyacağını belirten THBB Başkanı Yavuz Işık, konut satışlarının ise kredi faizlerine bağlı olarak şekilleneceğini ifade etti. Bu çerçevede 2026 yılının büyümenin devam ettiği ancak kârlılık, maliyet yönetimi ve finansmana erişimin kritik olduğu bir dönem olacağını kaydetti.</p>

<p><strong>Türkiye hazır beton üretiminde Avrupa lideri </strong></p>

<p>Türkiye Hazır Beton Birliği ve çalışmaları hakkında bilgiler veren THBB Başkanı Yavuz Işık, her yıl Hazır Beton Sektör Raporu hazırladıklarını ifade ederek, “Sektörümüz 293 milyar Türk lirası cirosu, 50 bini aşan istihdam hacmi ve yıllık 140 milyon metreküplük üretimiyle inşaat sektörüne ve buna bağlı olarak ülke ekonomisine önemli katkı sağlamaktadır. Bu büyüklük yalnızca üretim hacmini değil; istihdam, lojistik, ekipman, agrega, çimento, kimyasal katkı ve hizmet ekosistemiyle birlikte çok geniş bir katma değer alanını temsil etmektedir. Türkiye’nin Avrupa’da hazır beton üretiminde lider konumda olması da bu başarının en somut göstergelerinden biridir.” diye konuştu.</p>

<p><strong>Sektörde dönüşüm ihtiyacı daha görünür hâle geldi</strong></p>

<p>Sektörde dönüşüm ihtiyacına da dikkat çeken THBB Başkanı Yavuz Işık, “Sektörümüzün geleceği daha fazla üretmekte değil, daha akıllı üretmekte yatmaktadır. Daha verimli, izlenebilir, düşük karbonlu ve dayanıklı bir üretim anlayışı artık bir tercih olmaktan çıkarak bir zorunluluk hâline gelmiştir. Bu noktada yeşil dönüşüm kritik bir başlık olarak öne çıkmaktadır. Düşük karbonlu üretim sadece teknik bir detay değil, rekabetin belirleyici unsurlarından biri olmuştur. Avrupa Yeşil Mutabakatı, sınırda karbon düzenlemeleri ve emisyon ticaret sistemi gibi uygulamalar, sektörümüzün bu dönüşüme hızla adapte olmasını gerektirmektedir.” dedi.</p>

<p><strong>THBB’nin “Üçüz Dönüşüm” modeli sektöre yön verecek</strong></p>

<p>Bu kapsamda hayata geçirdikleri “Üçüz Dönüşüm” modelinin; yeşil, dijital ve insani dönüşümü kapsayan bütüncül bir yaklaşım sunduğunu belirten THBB Başkanı Yavuz Işık, “Dijital tarafta; GPS ve nesnelerin internet tabanlı sistemlerle filo yönetimi, yapay zekâ destekli rota optimizasyonu ve veri temelli performans yönetimi gibi uygulamalar devreye alınmaktadır. Yeşil dönüşüm tarafında ise; düşük karbonlu beton üretimi, geri kazanılmış malzeme kullanımı, su verimliliği ve elektrikli araç dönüşümü gibi alanlarda somut adımlar atılmaktadır. İnsani dönüşüm boyutunda ise eğitim, yetkinlik gelişimi ve iş güvenliği kültürü ön plana çıkmaktadır. Bu üç alanın birlikte ele alınması, sektörümüzün sürdürülebilir bir şekilde büyümesi açısından kritik öneme sahiptir.” şeklinde konuştu.</p>

<p>THBB’nin kalite ve belgelendirme hizmetlerine değinen THBB Başkanı Yavuz Işık, “Kuruluşunun 30. yılını kutladığımız, Birliğimizin örnek denetim kuruluşu olan KGS, beton ve bileşenlerine yönelik yurt içi ve yurt dışında denetimlerini sürdürmektedir. KGS tarafından 2025 yılında 560 sistem denetimi ve 1.371 ürün denetimi yapılmıştır.” dedi.</p>

<p><strong>Sürdürülebilirliğe gündemimizde öncelikli olarak yer veriyoruz</strong></p>

<p>THBB’nin sürdürülebilirlik konusundaki çalışmalarını paylaşan THBB Başkanı Yavuz Işık, “Sürdürülebilirliğe gündemimizde öncelikli olarak yer veriyoruz. Üyesi ve Bölgesel Sistem Operatörü olduğumuz İsviçre merkezli Beton Sürdürülebilirlik Konseyi CSC ile çalışmalarımıza devam ediyoruz. Ülkemizde 2025 yılı sonu itibarıyla 9 çimento üretim tesisi, 13 beton üretim tesisi ve 5 agrega üretim tesisi olmak üzere toplam 27 tesis CSC belgeli olarak faaliyet göstermektedir.” diye konuştu.</p>

<p>Beton ve bileşenleri ile ilgili bütün deneyleri yaptıkları ve kalibrasyon hizmeti verdikleri THBB Yapı Malzemeleri Laboratuvarının genişleyen kapasitesiyle birlikte ülkemizdeki ve yurt dışındaki önemli projelere hizmet verdiğine dikkat çeken THBB Başkanı Yavuz Işık, “2025 yılında Laboratuvarımızda 6.806 beton basınç dayanımı testi, 1.088 numune için fiziksel, mekanik ve kimyasal testler ve 6.812 adet kalibrasyon hizmeti gerçekleştirilmiştir.” şeklinde konuştu.</p>

<p>Birliğin eğitim çalışmalarıyla ilgili bilgiler veren THBB Başkanı Yavuz Işık, “1994 yılından bu yana pompa ve transmikser operatörleri, santral operatörleri ve laboratuvar teknisyenleri Birliğimizin sertifikalı eğitimlerinden geçmektedir. Bugüne kadar yaklaşık 20 bin kişiye eğitim verilmiştir. Ekonomik ve Güvenli Sürüş Eğitimlerimiz ile hazır beton tesislerinin kaynaklarının verimli kullanılmasını sağlamaya devam ediyoruz. Bugüne kadar 304 tesiste 6.000 kişiye ekonomik ve güvenli sürüş eğitimi verdik.” dedi.</p>

<p>Mesleki yeterlilik belgelendirme faaliyetlerinin sürdüğünü belirten THBB Başkanı Yavuz Işık, “THBB Mesleki Yeterlilik ve Belgelendirme Merkezi (THBB MYM) olarak, 2025 yılında toplam 56 kişiyi Beton Santral Operatörü, 77 kişiyi Beton Pompa Operatörü, 70 kişiyi ise Transmikser Operatörü alanında belgelendirdik.” diye konuştu.</p>

<p><strong>BETON 2027 Fuarı ve Kongresi ile başarılarımızı daha da ileri taşımayı hedefliyoruz</strong></p>

<p>Sektörel organizasyonlara da değinen THBB Başkanı Yavuz Işık, “2025 yılında gerçekleştirdiğimiz BETON Fuarı ve Zirvesi, bu anlamda son derece başarılı bir buluşma olmuştur. 100’ün üzerinde firmayı, 15 bini aşkın ziyaretçiyi ve 71 ülkeden sektör temsilcisini bir araya getiren bu organizasyon, sektörümüzün gücünü ve potansiyelini bir kez daha ortaya koymuştur. Şimdiden çalışmalarına başladığımız BETON 2027 Fuarı ve Kongresi ile bu başarıyı daha da ileri taşımayı hedefliyoruz. Sektörümüzün artan ilgisi ve yoğun talep üzerine fuarımızı İstanbul Fuar Merkezi’nin daha büyük salonlarına taşıyoruz. Daha geniş katılım, daha güçlü içerik ve daha yüksek etkileşimle sektörümüzü geleceğe hazırlamaya devam edeceğiz.” dedi.</p>

<p><strong>Daha güvenli, kaliteli ve sürdürülebilir bir yapılaşma kültürü oluşturmak için çalışıyoruz</strong></p>

<p>Konuşmasının sonunda THBB’nin kuruluşundan bu yana temel hedefinin güvenli, kaliteli ve sürdürülebilir yapılaşma olduğunu vurgulayan THBB Başkanı Yavuz Işık, “Türkiye Hazır Beton Birliği olarak 1988 yılından bu yana tek bir hedef doğrultusunda çalışıyoruz: Daha güvenli, kaliteli ve sürdürülebilir bir yapılaşma kültürü oluşturmak. Bugün geldiğimiz noktada, sektörümüz büyüyen bir sektör olmanın ötesinde dönüşen, gelişen ve geleceğe yön veren bir konuma gelmiştir. Önümüzdeki dönemde de veri temelli yaklaşımlarımızla, kalite odaklı anlayışımızla ve sürdürülebilirlik vizyonumuzla çalışmaya devam edeceğiz.” dedi.</p>

<p><strong><u>Türkiye Hazır Beton Birliği hakkında</u></strong></p>

<p>Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB), 1988 yılından beri güvenli ve dayanıklı yapıların inşası amacıyla standartlara uygun beton üretilmesi, tekniğine uygun beton uygulamalarının yaygınlaşması ve ülkemizde kaliteli, dayanıklı, yüksek dayanım sınıflarında beton kullanılması için uğraş veren mesleki bir kuruluştur. THBB, Avrupa Hazır Beton Birliği (ERMCO) ve Beton Sürdürülebilirlik Konseyi (The Concrete Sustainability Council) üyesi; Beton Sürdürülebilirlik Konseyi “Bölgesel Sistem Operatörü”dür. THBB’ye üye olacak şirketlerin bütün hazır beton tesislerinde standartlara uygun üretim yapması, THBB Kalite Güvence Sisteminin (KGS) sürekli habersiz denetimlerine tabi olarak KGS Uygunluk Belgesi alması, uygun laboratuvar bulundurması, teknik, çevre, iş sağlığı ve güvenliği, yasal ve etik kriterleri eksiksiz yerine getirmesi zorunludur.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sektörel</category>
      <guid>https://www.emlakhaberi.com/turkiye-hazir-beton-birliginin-39-olagan-genel-kurul-toplantisi-yapildi</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 10:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://emlakhabericom.teimg.com/crop/1280x720/emlakhaberi-com/uploads/2023/02/yavuz-isik1.webp" type="image/jpeg" length="18574"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye, Emlakta Yatırımcının “Güvenli” Kalesi!]]></title>
      <link>https://www.emlakhaberi.com/turkiye-emlakta-yatirimcinin-guvenli-kalesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.emlakhaberi.com/turkiye-emlakta-yatirimcinin-guvenli-kalesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Woven Global Gayrimenkul Yatırım Kurucusu ve Gayrimenkul Yatırım ve Teknolojileri Derneği Başkanı Burak Ustaoğlu,]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>ABD-İran savaşı etkisiyle Körfez’deki gayrimenkul yatırımlarının seyrini ve Türkiye’nin bölgede gayrimenkulde yıldızı parlayan bölgeleri değerlendirdi.</strong></p>

<p>Woven Global CEO’su Burak Ustaoğlu, küresel gayrimenkul piyasasında yaşanan son gelişmeleri değerlendirerek, Dubai özelinde oluşan algının gerçekliği yansıtmadığını belirtti. Ustaoğlu’na göre mevcut piyasada ani çıkışlar ya da panik kaynaklı satış dalgası yerine, daha kontrollü ve hesaplı bir yeniden konumlanma süreci yaşanıyor.</p>

<p>Yatırımcı profilinin de değiştiğine dikkat çeken Ustaoğlu, kısa vadeli al-sat yaklaşımının yerini, sürdürülebilir getiri ve uzun vadeli değer artışı odaklı yatırımlara bıraktığını ifade etti. Bu doğrultuda sermayenin daha seçici hareket ettiğini ve “hikâyesi olan” lokasyonlara yöneldiğini de vurguladı.</p>

<p>Küresel dağılım stratejisinin artık yeni bir norm haline geldiğini belirten Ustaoğlu, yatırımcıların tek bir merkeze bağlı kalmak yerine İstanbul, Londra, Atina, Miami, Barselona ve Lizbon gibi şehirleri paralel yatırım merkezleri olarak konumlandırdığını söyledi. Bu yaklaşımın yalnızca risk dağıtımı değil, aynı zamanda farklı ekonomik döngülerden eş zamanlı fayda sağlama amacı taşıdığını dile da getirdi.</p>

<p>Dubai halen küresel sermaye için güçlü bir çekim merkezi olduğunu belirten Burak Ustaoğlu, “Regülasyon avantajları, yabancı yatırımcıya sağlanan mülkiyet hakları, finansmana erişim imkânları Dubai’yi benzer pazarlardan ayrıştırmaya devam ediyor. Bu nedenle Dubai bir alternatif değil, portföyün ana omurgalarından biri olmayı sürdürüyor” dedi.</p>

<p><strong>BODRUM VE SAPANCA GİBİ MÜSTAKİL VE SAKİN YAŞAM ALANLARINI TERCİH EDİYOR!</strong></p>

<p>“Özellikle Rusya-Ukrayna, ABD-İran savaşı sonrasında güvenli liman arayışı birlikte Türkiye’nin jeopolitik konumu nedeniyle hem risklerin hem de fırsatların merkezinde yer alıyor” diyen Burak Ustaoğlu, “Ortadoğulu yatırımcıların lüks segmente olan ilgisi savaş ortamında bile canlılığını koruyor. Vatandaşlık bakış açısına savaş ortamlarında 'değer artışı' ve 'yaşam kalitesi' odaklı alımlar yoğun olarak eklendi. Savaş ve güvenlik endişeleriyle göç dalgalarının yönü değişmekte. Körfez yatırımcısı daha güvenli, müstakil ve korunaklı bölgeleri talep ediyor. Rus ve Ukraynalı yatırımcılar Antalya-Alanya hattını, Körfez yatırımcısı ise Bodrum’u ya da Sapanca gibi müstakil ve sakin yaşam alanlarını tercih ediyor. Bodrum’un bir tatil beldesinden 'küresel bir lüks merkezine' dönüşümüyle birlikte, özellikle Yalıkavak Marina’nın dünyanın en iyi süper yat marinası seçilmesi de özellikle Körfez yatırımcısı başta olmak üzere yerli ve yabancı yatırımcının ilgisini çekiyor ve gayrimenkul değerlerini artırıyor. Jeopolitik krizlerde servet sahibi kişiler 'güvenli' liman olarak Türkiye’nin Ege ve Akdeniz kıyılarındaki yatırımlarını artırıyorlar” diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yerli yatırımcı yüksek mevduat faizinde beklerken, yabancı yatırımcı Türkiye’yi bir 'fırsat kapısı' ve güvenli geçiş noktası olarak değerlendiriyor diyen Burak Ustaoğlu, “Savaş dönemlerinde gayrimenkul sadece bir barınma değil, bir 'servet koruma' aracıdır. Türkiye’de Bodrum, dünyada Dubai; konjonktürel risklere karşı en dirençli ve potansiyeli yüksek kalelerdir” diye ekledi.</p>

<p><strong>ENERJİ MALİYETLERİ VE FAİZLER BELİRLEYİCİ!</strong></p>

<p>Tüm dünyada küresel çelik, çimento ve enerji fiyatlarındaki dalgalanmaların inşaat maliyetlerini artırdığına dikkat çeken Burak Ustaoğlu, “Enerji maliyetlerindeki artış ve tedarik zinciri kırılmaları tüm dünyada inşaat maliyetlerini artırdı. 2024 baz yılına göre toplam inşaat maliyet endeksinde kümülatif olarak yüzde 12 ile yüzde 15 bandında bir yükseliş görüyoruz. Sadece malzeme değil, inşaatta kalifiye işgücü maliyetlerinde de 2026'da yüzde 5’i aşan yükseliş görüyoruz ve bu da konut fiyatlarını etkiliyor. İnşaat maliyet endeksindeki (İME) artışı satış fiyatlarını yukarı yönlü zorluyor. Mevduat faizlerinin yüksekliği nedeniyle satış hacminde yavaşlama görüyoruz. İnşaat maliyetleri nedeniyle de fiyatlar direncini tüm dünyada koruyor. Yerli yatırımcı halen gayrimenkulü hala en güçlü 'kalkan' olarak görüyor. Likidite sıkışıklığına rağmen, birikimlerin erimesini engellemek amacıyla arsa ve konuta olan uzun vadeli ilgi devam ediyor. Yeni ruhsat alımlarında %20-25 azalma yaşanıyor ve bu durumun 2 yıl sonra 'arz krizi' nedeniyle fiyatları patlatma riski de yüksek” diye konuştu.</p>

<p><strong>HAMMADDE FİYATLARI TIRMANIYOR!</strong></p>

<p>Bu savaş süreci enerji maliyetlerini tepetaklak etti ve enerji böylece tüm emlak piyasasını da etkilemiş oldu. Petrol fiyatları, nakliye ve üretim maliyetlerini doğrudan etkilediği için şu anda hammadde maliyetleri özellikle çok ciddi yükselmiş durumda. Körfez bölgesinde inşaat sektöründe hammadde problemi yaşanıyor şu an ve bu da fiyatların çok yükselmesine neden oluyor. İnşaat kaynaklı maliyetler arttığı için de Dubai’de fiyatlar artabilir. Savaşın özellikle Dubai’de piyasa eskisi kadar hızlı değil. Daha temkinli, daha seçici ve zamana yayılan bir yatırım davranışı söz konusu. Dubai’de 2 Şubat-1 Mart döneminde 17 bin 27 olan konut satış adedi, ABD/İsrail-İran Savaşı'nın başlamasıyla 2-29 Mart’ta yüzde 30,5 azalarak 11 bin 828’e geriledi. Dubai’de emlak yatırımı yapanlara bakarsak birinci sırada Dubai'de yaşayanlar olmak üzere yabancı vatandaşlarda ilk sırada Türkler geliyor. Dubai’de gayrimenkul yatırımı yapanlar sırasında Türkleri sırasıyla Suudi Arabistan, Hindistan, Amerika, Çin, İngiltere, Almanya, İspanya ve onuncu sırada ise İran takip ediyor” diye konuştu.</p>

<p><strong>GÜNEŞ ENERJİSİ PETROL’E ALTERNATİF OLARAK GÜVEN VERİYOR!</strong></p>

<p>Körfez bölgesi yapı geliştiricilerinde “Yeşil" malzeme kullanımının zorunluluğunun getirdiği ek maliyetler getirdiğine dikkat çeken Burak Ustaoğlu, “Dubai’de Binghatti’nin “Mercedes Benz” projesinde özellikle binaların tüm elektriğinin güneş enerjisinden gelmesini sağlayacak şekilde bir gökdelenin tüm dış cephesi güneş panelleri ile kaplanacak. Bu dünyada bir ilk olacak. Binghatti, Dubai merkezli önde gelen bir gayrimenkul geliştirme şirketi olarak, projelerinde sürdürülebilirliği artırmak amacıyla güneş enerjisi teknolojilerini de projelerine yoğun bir şekilde entegre etmekte. Güneş enerjisi petrole alternatif olarak tüm dünyaya güven veriyor” dedi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sektörel</category>
      <guid>https://www.emlakhaberi.com/turkiye-emlakta-yatirimcinin-guvenli-kalesi</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 13:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://emlakhabericom.teimg.com/crop/1280x720/emlakhaberi-com/uploads/2026/04/burak-ustaoglu.webp" type="image/jpeg" length="51416"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[GAYRİMENKUL SEKTÖRÜNÜN EN GÜÇLÜ BULUŞMASI GERÇEKLEŞTİ]]></title>
      <link>https://www.emlakhaberi.com/gayrimenkul-sektorunun-en-guclu-bulusmasi-gerceklesti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.emlakhaberi.com/gayrimenkul-sektorunun-en-guclu-bulusmasi-gerceklesti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İnşaat ve gayrimenkul sektörünün önde gelen temsilcileri, İstanbul Ticaret Odası ev sahipliğinde düzenlenen toplantıda bir araya gelerek tapu işlemlerinde avukat zorunluluğu ve “değer barışı” düzenlemesini masaya yatırdı; sektörün geleceğine yönelik önemli değerlendirmeler yapıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İnşaat ve gayrimenkul sektörünün önde gelen temsilcileri, İstanbul Ticaret Odası (İTO) ev sahipliğinde düzenlenen İnşaat ve Gayrimenkul İhtisas Komitesi toplantısında bir araya geldi. Sektörün geleceğine yön verecek kritik başlıkların ele alındığı toplantıya, İTO Başkanı Şekib Avdagiç ile Yönetim Kurulu Üyeleri Yakup Köç ve Zeki Akbal da katıldı.</p>

<p>Toplantının ana gündem maddeleri arasında, belirli bir tutarın üzerindeki tapu işlemlerinde avukat bulundurma zorunluluğu ve tapu devirlerinin gerçek değer üzerinden yapılabilmesi için gündeme gelen “değer barışı” düzenlemesi yer aldı. Katılımcılar, söz konusu düzenlemelerin sektöre etkilerini kapsamlı şekilde değerlendirirken, uygulamada karşılaşılabilecek sorunlar ve çözüm önerileri üzerine görüş alışverişinde bulundu.</p>

<p>Geniş katılımla gerçekleşen toplantıda; GYODER, KONUTDER, İNDER, TÜGEM, GİSP, GHD, TDUB ,TURYAP VE EMLAK34 başta olmak üzere sektörün önde gelen sivil toplum kuruluşları, franchise markaları ve akademik kurumları temsil edildi. Ayrıca RE/MAX Türkiye, Coldwell Banker, Century 21, ERA Real Estate ve Keller Williams Türkiye gibi uluslararası markaların Türkiye temsilcileri de toplantıya katkı sundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Akademik dünyadan ise İstanbul Üniversitesi ve Yeditepe Üniversitesi temsilcileri yer alarak sektöre ilişkin bilimsel ve hukuki perspektifler sundu.</p>

<p>Toplantı sonunda yapılan değerlendirmede, sektör paydaşlarının görüş, öneri ve beklentilerinin doğrudan dinlendiği bu tür istişare ortamlarının büyük önem taşıdığı vurgulandı. Katılımcılar, ortak akıl ve iş birliği ile sektörün daha güçlü ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşması adına çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti.</p>

<p>TÜGEM ve İTO Gayrimenkul Hizmetleri Meslek Komitesi yetkilileri, daha saygın ve güçlü bir gayrimenkul sektörü için benzer buluşmaların devam edeceğini belirtti.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sektörel</category>
      <guid>https://www.emlakhaberi.com/gayrimenkul-sektorunun-en-guclu-bulusmasi-gerceklesti</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 09:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://emlakhabericom.teimg.com/crop/1280x720/emlakhaberi-com/uploads/2026/04/gayrimenkul-sektorunun-en-guclu-bulusmasi-gerceklesti.webp" type="image/jpeg" length="63001"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Flokser Kimya’dan Enerji Maliyetlerine Karşı Güçlü Kalkan]]></title>
      <link>https://www.emlakhaberi.com/flokser-kimyadan-enerji-maliyetlerine-karsi-guclu-kalkan</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.emlakhaberi.com/flokser-kimyadan-enerji-maliyetlerine-karsi-guclu-kalkan" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Flokser Kimya, enerji verimliliği yüksek, çevre dostu ve uzun ömürlü sistemlerle daha yaşanabilir bir gelecek için çalışmalarını sürdürüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Flokser Kimya tarafından geliştirlen ısı, su ve ses yalıtımını bir arada sunan çok yönlü sistemler, uygulama kolaylığı ve uzun vadeli performans avantajı sağlıyor. Yalıtım teknolojileri, günümüzde enerji verimliliği, çevresel sürdürülebilirlik ve yaşam konforu açısından kritik bir rol üstlenirken; Flokser Kimya da yalıtım alanında sunduğu poliüretan bazlı ürünlerle farklı ihtiyaçlara uygun bütüncül çözümler sunuyor. Isı yalıtımında yüksek verimli sprey köpük ve panel sistemleri; su yalıtımında dayanıklı poliüre, poliüretan membran ve kaplamalar, enjeksiyon sistemleri; ses yalıtımında ise akustik performansı yüksek esnek köpük sistemleri öne çıkıyor. Bu çözümler hem yeni yapılarda hem de renovasyon projelerinde etkin şekilde kullanılabiliyor.</p>

<p><strong>Sürdürülebilir yapılaşmanın önemli bir parçası</strong></p>

<p>Poliüretan (PU) sistemler, yapı sektörünün en performanslı yalıtım malzemelerinden biri olarak öne çıkıyor. Poliüretan bazlı yalıtım sistemleri, yapıların çatı, cephe, temel ve zemin gibi farklı alanlarında etkin bir şekilde kullanılabiliyor. Uygulama alanlarına bağlı olarak 3 grupta sınıflandırılabilen poliüretan yalıtım sistemlerinin ilk grubunu bina dış cephesi, çatı, zemin, soğuk oda panelleri, boru izolasyonu, güneş enerjisi kazanları olarak ‘ısı yalıtımı’ oluşturuyor. İkinci grupta esnek PU köpük sistemleri duvar ve tavan uygulamalarında akustik izolasyon sağlayan ‘ses yalıtımı’ yer alırken, üçüncü grupta ise poliüre ve poliüretan kaplama sistemleri çatı, zemin ve bodrum gibi nemli noktalarda kesintisiz su geçirmez membran oluşturan ‘su yalıtımı’ bulunuyor.</p>

<p><img alt="Flokser Kimya’dan Enerji Maliyetlerine Karşı Güçlü Kalkan Yeni Nesil Yalıtım Çözümleri" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://emlakhabericom.teimg.com/emlakhaberi-com/uploads/2026/04/flokser-kimyadan-enerji-maliyetlerine-karsi-guclu-kalkan-yeni-nesil-yalitim-cozumleri.webp" width="1280" /></p>

<p><strong>Binalarda ısıtma-soğutma yüklerini azaltıyor</strong></p>

<p>Flokser Kimya tarafından geliştirilen yalıtım sistemleri, enerji tüketimini azaltarak hem kullanıcı maliyetlerini düşürüyor hem de çevresel etkileri minimize ediyor. Doğru uygulanmış poliüretan yalıtım sistemleri, binalarda önemli ölçüde enerji tasarrufu sağlarken karbon salımının azaltılmasına da katkı sunuyor. Uzun ömürlü yapısı sayesinde bakım ve yenileme maliyetlerini düşüren bu sistemler, sürdürülebilir yapılaşmanın önemli bir parçası olarak öne çıkıyor. Poliüretan köpüğün rakip malzemelere göre üstün ısıl direnci, binalarda ısıtma-soğutma yüklerini belirgin biçimde azaltıyor. Daha ince uygulama kalınlığında aynı ya da daha yüksek yalıtım değerine ulaşılması hem malzeme hem de işçilik maliyetlerini düşürüyor. Soğuk zincir lojistiğinde ve sanayi tesislerinde PU yalıtımlı panel sistemleri, enerji tüketimini ve bakım maliyetlerini doğrudan etkiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“Yalıtım ulusal bir enerji politikası önceliği haline geldi”</strong></p>

<p>Yalıtımın artık bir tercih değil, zorunluluk haline geldiğini söyleyen Flokser Kimya CEO’su Ekin Tükek, artan enerji maliyetleri ve iklim değişikliği ile mücadele kapsamında yalıtım uygulamalarının artık daha büyük önem taşıdığını vurguluyor. Doğru yalıtım çözümlerinin enerji kaynaklarının verimli kullanılmasına katkı sağlarken, yapıların ömrünü uzattığını ve yaşam konforunu artırdığını kaydeden Tükek, “Isıtma ve soğutma, ülke genelinde toplam enerji tüketiminin önemli bir bölümünü oluşturuyor. Bu gerçeklik, yalıtımı yalnızca bir yapı malzemesi meselesi olmaktan çıkarıp ulusal bir enerji politikası önceliği haline getiriyor. Ses yalıtımı boyutunda ise kentsel yaşam kalitesinin yükseltilmesi, çalışma ve konut alanlarındaki gürültü kaynaklı verimlilik kayıplarının önüne geçilmesi açısından akustik izolasyonun önemi giderek daha fazla kabul görüyor. Su yalıtımı alanında ise ihmal edilen küçük çatlakların yarattığı nem ve rutubet sorunları, yapılarda uzun vadeli ve maliyetli hasarlara yol açıyor” dedi. Tükek sözlerini şöyle tamamladı; “Flokser Kimya’nın yalıtım çözümleri ise güçlü Ar-Ge altyapısı, yüksek kaliteli hammadde kullanımı ve projeye özel formülasyon geliştirme kabiliyeti ile sektörde farklılaşıyor. Isı, su ve ses yalıtımını bir arada sunabilen çok yönlü sistemler, uygulama kolaylığı ve uzun vadeli performans avantajı sağlıyor.”</p>

<p><strong><u>Flokser Kimya Hakkında</u></strong></p>

<p>Flokser Kimya; Otomotiv, Mobilya, Beyaz Eşya, İnşaat, Savunma, İzolasyon, Ayakkabı, Ağaç Sanayi, Boya, Yapı Kimyasalları, Hızlı Tüketim, Yapıştırıcı, Ambalaj, Güneş Enerjisi, Medikal, Marin, Araç Kaplama, Tekstil, Tarım, Kompozit, Havacılık, Elektronik ve Ulaşım Araçları sektörlerinde poliüretan, poliüre ve polyester ürünleriyle çözümler sunan ve satışını gerçekleştiren, Türkiye’nin önde gelen poliüretan sistem evlerinden biridir. Bakanlık onaylı AR-GE Merkezi ile araştırma ve geliştirme çalışmalarına her yıl yatırım yapmaya devam eden Flokser Kimya; ürün kalitesi, yüksek üretim kapasitesi ve yenilikçi yaklaşımıyla faaliyet gösterdiği alanlarda fark yaratmaktadır. Bununla birlikte Flokser Kimya bünyesinde faaliyet gösteren Flokser Trade, sistem ürünlerinin yanı sıra hammadde alım ve satış süreçlerini yürütmekte; geniş ürün portföyü ve güçlü tedarik ağıyla hem yurt içi hem de yurt dışı pazarlarda müşterilerine katma değerli ticari çözümler sunmaktadır. Bugün dünya çapında kabul gören üretim standartları ve uzun yıllara dayanan tecrübesiyle Flokser Kimya, gerekli tüm kalite belgelerini bünyesinde bulundurarak yurt içi ve yurt dışı pazarlardaki çalışmalarını başarıyla sürdürmektedir.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sektörel</category>
      <guid>https://www.emlakhaberi.com/flokser-kimyadan-enerji-maliyetlerine-karsi-guclu-kalkan</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 09:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://emlakhabericom.teimg.com/crop/1280x720/emlakhaberi-com/uploads/2026/04/flokser-kimyadan-enerji-maliyetlerine-karsi-guclu-kalkan.webp" type="image/jpeg" length="26368"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Günsan ile elektrik tesisatlarında maksimum güvenlik]]></title>
      <link>https://www.emlakhaberi.com/gunsan-ile-elektrik-tesisatlarinda-maksimum-guvenlik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.emlakhaberi.com/gunsan-ile-elektrik-tesisatlarinda-maksimum-guvenlik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Günsan’ın AC ve DC akımlara karşı koruma sağlayan kaçak akım röleleri, elektrik devrelerinde oluşan dengesizlikleri anında algılayarak sistemi otomatik olarak devre dışı bırakıyor; bu sayede hem kullanıcı güvenliğini hem de tesisatın sürdürülebilirliğini güvence altına alıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Elektrik tesisatlarında güvenlik, yaşam alanlarının korunması ve sürdürülebilir enerji kullanımı açısından kritik önem taşıyor. Günsan’ın şalt grubu ürünleri arasında yer alan Kaçak Akım Koruma Anahtarları, gelişmiş algılama mekanizması sayesinde olası tehlikeleri anında fark ederek kullanıcıları ve elektrik sistemlerini koruma altına alıyor. Evlerden endüstriyel alanlara kadar geniş bir kullanım alanı sunan bu ürünler, güvenliği standartların ötesine taşıyor.</p>

<p><strong fr-original-style="">AC ve DC akımlara karşı gelişmiş koruma</strong><br />
Günsan kaçak akım röleleri, elektrik devrelerinde oluşabilecek kaçak akımları anında tespit ederek devreyi otomatik olarak kesiyor ve böylece çarpılma ve yangın gibi ciddi risklerin önüne geçiyor. A tipi modeller AC ve DC bileşenli akımlara karşı koruma sağlarken, AC tipi ürünler alternatif akım devrelerinde güvenli bir kullanım sunuyor. Yüksek algılama hassasiyeti sayesinde en küçük kaçakları bile fark eden bu sistemler, elektrik güvenliğini üst seviyeye taşıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong fr-original-style="">Kesintisiz güvenlik ve dayanıklı yapı</strong><br />
Dayanıklı malzeme yapısı ve güçlü tasarımıyla uzun ömürlü kullanım sunan kaçak akım röleleri, ani akım değişimleri ve dış etkenlere karşı direnç göstererek sistemin sürekliliğini destekliyor. Farklı kutup seçenekleri ve kullanım alanlarına uygun modelleriyle konutlarda ve endüstriyel tesislerde tercih edilebiliyor. Günsan’ın güven odaklı yaklaşımıyla geliştirilen bu ürünler, elektrik tesisatlarında kontrolü artırırken, kullanıcıya da kesintisiz bir güvenlik deneyimi sunuyor.</p>

<p><strong fr-original-style="">Günsan Hakkında</strong><br />
1982’de anahtar priz ve elektrik aksesuarları imalatı yapmak üzere kurulan Günsan, 1995’te halen üretiminin devam ettiği endüstriyel tesisine geçti. Anahtar-priz üretimi ile Türkiye’nin sektöründe öncü şirketlerinden biri olan Günsan, inşaat sektöründe alçak gerilim tesisatı ekipmanları olan elektrik anahtarı, priz, grup priz, şalt malzemesi, kompakt şalter, kaçak akım röleleri, sigorta kutuları ve aksesuarlarından oluşan 17.000 parçalık ürün portföyünü distribütörleri ve bayileri aracılığı ile hem ülke içine hem de dünyada 50’den fazla ülkeye ulaştırıyor.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sektörel</category>
      <guid>https://www.emlakhaberi.com/gunsan-ile-elektrik-tesisatlarinda-maksimum-guvenlik</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 13:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://emlakhabericom.teimg.com/crop/1280x720/emlakhaberi-com/uploads/2026/04/gunsan-ile-elektrik-tesisatlarinda-maksimum-guvenlik.webp" type="image/jpeg" length="87157"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Şehirlerde Alan Daralıyor: Mikro-Mimarlık %30 Verim Vadediyor]]></title>
      <link>https://www.emlakhaberi.com/sehirlerde-alan-daraliyor-mikro-mimarlik-30-verim-vadediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.emlakhaberi.com/sehirlerde-alan-daraliyor-mikro-mimarlik-30-verim-vadediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Artan şehir nüfusu ve yükselen konut maliyetleri, konut üretiminde alan büyüklüğünü değil, mekânsal verimliliği tartışmaya açıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong fr-original-style="">Bugün mesele daha küçük alanlar üretmek değil; sınırlı alan içinde daha nitelikli yaşam kurguları oluşturmak. Mikro-mimarlık, estetik bir tercih olmanın ötesinde; mekânın kullanım potansiyelini artırmaya odaklanan bir tasarım yaklaşımıdır…</strong></p>

<p></p>

<p>Aura Design Kurucusu ve Türk Serbest Mimarlar Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Filiz Cingi Yurdakul’a göre, şehirlerde kişi başına düşen yaşam alanı azalırken, doğru planlama kararları ile %30’a varan alan verimliliği elde edilebilmektedir. Türkiye’de özellikle büyük şehirlerde 50–75 m² aralığındaki konutların oranı %40 seviyelerine yaklaşmaktadır. Bu değişim; hane yapısındaki dönüşüm, bireysel yaşam senaryolarının çeşitlenmesi ve konut erişilebilirliği ile doğrudan ilişkilidir.</p>

<p></p>

<p><strong fr-original-style="">TÜRKİYE'DE DEĞİŞEN KONUT PROFİLİ</strong></p>

<p>Bu ölçekte tasarım, yalnızca küçülme değil; mekânsal organizasyonun yeniden tanımlanması anlamına gelir: Modüler ve çok amaçlı mobilyalar ile %20–25 oranında ek kullanım potansiyeli oluşturulabilir. 35-45 m² aralığındaki yaşam birimleri, farklı kullanım senaryolarına uyum sağlayan esnek kurgular sunar. <strong fr-original-style=""> </strong>Özel depolama çözümleri, mekânın fiziksel sınırlarını değil, kullanım kapasitesini belirleyici hale getirir.<strong fr-original-style=""> </strong>Küçülen yapı ölçeği, doğrudan kaynak kullanımı ve enerji performansı üzerinde etkili olur.</p>

<p>Daha kompakt yapılar: Daha düşük enerji tüketimi ile işletme verimliliğini artırır. Daha az malzeme kullanımı ile yapım sürecinin çevresel etkisini azaltır. Kent ölçeğinde altyapı yükünü dengeler. Bu çerçevede sürdürülebilirlik, tasarımın sonucu değil; başlangıç kararlarının bir parçasıdır.</p>

<p></p>

<p><strong fr-original-style="">MEKÂNSAL KALİTE VE KARAR DİSİPLİNİ</strong></p>

<p>“Artık alan büyüklüğünü değil, mekânsal verimliliği konuşuyoruz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kullanıcının ihtiyaçlarına yanıt veren esnek ve dönüşebilir alanlar tasarlamak, mimarlığın temel sorumluluklarından biri haline geliyor.” Mikro-mimarlık; tek kişilik haneler, genç profesyoneller ve esnek yaşam modellerini benimseyen kullanıcılar için erişilebilir çözümler üretir. Ancak etkisi yalnızca kullanıcı tercihleri ile sınırlı değildir. Bu yaklaşım, konut tipolojilerini yeniden tanımlarken; proje geliştirme stratejileri ve kentsel planlama kararları üzerinde de belirleyici bir rol üstlenmektedir.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sektörel</category>
      <guid>https://www.emlakhaberi.com/sehirlerde-alan-daraliyor-mikro-mimarlik-30-verim-vadediyor</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 10:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://emlakhabericom.teimg.com/crop/1280x720/emlakhaberi-com/uploads/2025/10/mimar-filiz-cingi-yurdakuldan-surdurulebilir-ve-insan-odakli-kent-vizyonu.webp" type="image/jpeg" length="47545"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İlk Çeyrekte İnşaatta İstenen Tablo Oluşmadı]]></title>
      <link>https://www.emlakhaberi.com/ilk-ceyrekte-insaatta-istenen-tablo-olusmadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.emlakhaberi.com/ilk-ceyrekte-insaatta-istenen-tablo-olusmadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB), her ay merakla beklenen inşaat ile bağlantılı imalat ve hizmet sektörlerindeki mevcut durum ile beklenen gelişmeleri gösteren “Hazır Beton Endeksi” 2026 Mart Ayı Raporu’nu açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>2026 yılının ilk çeyreği itibarıyla, önceki aylardaki dalgalanmaların ardından mart ayı verileri, sektörün yıllık bazda net bir büyüme trendine girmekte zorlandığını ortaya koydu. </strong></p>

<p>Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) her ay açıkladığı Hazır Beton Endeksi ile Türkiye’de inşaat sektörü ve bağlantılı imalat ve hizmet sektörlerindeki mevcut durumu ve beklenen gelişmeleri ortaya koymaktadır. İnşaat sektörünün en temel girdilerinden biri olan ve aynı zamanda üretiminden sonra kısa bir süre içerisinde stoklanmadan inşaatlarda kullanılan hazır betonla ilgili bu Endeks, inşaat sektörünün büyüme hızını ortaya koyan öncü bir göstergedir.</p>

<p>Hazır Beton Endeksi 2026 Mart Ayı Raporu’na göre tüm endeksler 2025 yılının büyük bölümünde eşik değerin altında dalgalı bir seyir izledikten sonra yılın son çeyreğinde sınırlı bir toparlanma eğilimi göstermiş, ancak 2026 ocak ayında bu eğilim yerini zayıflamaya bırakmıştır. Şubat ayındaki toparlanmanın ardından mart ayı itibarıyla endekslerde farklılaşan bir seyir gözlenmektedir.</p>

<p>Güven Endeksi, şubat ayındaki yükselişi sonrası mart ayında sınırlı bir gerileme kaydederek ocak ayındaki seviyesinin üzerine çıkmış ancak eşik değerin altında kalmaya devam etmiştir. Bu durum, sektördeki güven algısının şubat ayındaki toparlanmayı mart ayında sürdüremediğini ve temkinli görünümün korunduğunu göstermektedir.</p>

<p>Faaliyet Endeksi, ocak ayındaki sert düşüş sonrası şubat ayında kaybının bir kısmını telafi etse de mart ayında yönünü yeniden aşağı çevirmiştir. Endeksin mart ayında gerilemesi, sektördeki gerçek faaliyetlerin henüz eşik değeri aşacak bir ivme kazanamadığını ve toparlanmanın kırılgan olduğunu göstermektedir.</p>

<p>Beklenti Endeksi, şubat ayındaki sınırlı düşüşün ardından mart ayında diğer endekslerden pozitif ayrışarak yükselişe geçmiştir. Mart ayındaki bu artış, Faaliyet ve Güven Endeksleri tarafında yaşanan gerilemeye rağmen sektör oyuncularının önümüzdeki dönem için iyimserliğini koruduğunu ve toparlanma umudunun devam ettiğini ortaya koymaktadır.</p>

<p>Hazır Beton Endeksi, ocak ayındaki dip seviyesinden sonra şubat ayında gösterdiği toparlanma eğilimini mart ayında koruyamamış ve yatay-negatif bir seyirle mart ayını tamamlamıştır.</p>

<p>Genel olarak değerlendirildiğinde, mart ayında Faaliyet ve Güven Endeksleri tarafında sınırlı bir gerileme yaşanırken, Beklenti Endeksi tarafındaki yükseliş dikkat çekmektedir. Tüm endekslerin hâlen eşik değerin altında seyretmesi, sektör üzerindeki baskının devam ettiğini ancak ileriye dönük beklentilerin canlı kaldığını göstermektedir.</p>

<p>Geçen yılın aynı ayına göre bakıldığında, mart ayında endekslerin yıllık değişimleri incelendiğinde, Faaliyet Endeksi dışındaki tüm göstergelerin geçen yılın aynı dönemine göre pozitif bölgede yer aldığı görülmektedir. Beklenti Endeksi %0,8 ve Güven Endeksi %0,7 oranında yıllık artış sergileyerek iyimserlik tarafında sınırlı bir tutunma çabası gösterirken, Hazır Beton Endeksi yıllık bazda %0,2’lik çok kısıtlı bir yükseliş kaydetmiştir. Buna karşın Faaliyet Endeksi, %0,8 oranında gerileyerek yıllık bazda negatif ayrışan tek gösterge olmuştur. Bu tablo, sektörde psikolojik beklentilerin ve güvenin geçen yıla göre bir miktar daha dirençli olduğunu, ancak sahadaki reel faaliyetlerin geçen yılın dahi gerisinde kaldığını ortaya koymaktadır.</p>

<p></p>

<p>2026 yılının ilk çeyreği itibarıyla, ocak ayındaki sert düşüş ve şubat ayındaki yükselişin ardından mart ayı verileri, sektörün yıllık bazda net bir büyüme trendine girmekte zorlandığını ortaya koymuştur. Özellikle Faaliyet Endeksi tarafındaki yıllık daralma, inşaat sahasındaki hareketliliğin henüz istenilen ivmeye ulaşamadığına işaret etmektedir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Raporun sonuçlarını değerlendiren Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Işık, “Faaliyet ve Güven Endeksleri tarafında sınırlı bir geri çekilme yaşanırken, Beklenti Endeksi tarafındaki yükseliş dikkat çekmektedir. Tüm endekslerin hâlen eşik değerin altında seyretmesi, sektör üzerindeki baskının devam ettiğini ancak ileriye dönük beklentilerin canlı kaldığını göstermektedir.” dedi.</p>

<p>İnşaat sektörüyle ilgili değerlendirmelerde bulunan THBB Başkanı Yavuz Işık, “2026 yılının mart ve nisan ayları itibarıyla Türkiye’de inşaat sektörü, makroekonomik dengelenme sürecinin etkilerini hissetmeye devam etmektedir. Enflasyonla mücadele kapsamında uygulanan sıkı para politikasının bir sonucu olarak finansman maliyetlerinin yüksek seyretmesi hem konut talebi hem de yeni projelerin fonlanması üzerinde baskı oluşturmaktadır. Mart ayı itibarıyla TÜİK verileri ve sektörel endeksler, güven algısının eşik değerin altında "temkinli " bölgede kaldığını doğrulamaktadır. Sektör, bir yandan başta enerji olmak üzere maliyet artışlarıyla başa çıkmaya çalışırken, diğer yandan düşük kredi hacmi nedeniyle talep daralmasıyla karşı karşıyadır. Bu durum, önümüzdeki dönemde faaliyetlerin ancak kamu projeleri veya kentsel dönüşüm odaklı olarak canlı kalabileceğini; genel bir sektörel genişleme için ise finansal koşullarda gevşeme beklendiğini göstermektedir.” dedi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sektörel</category>
      <guid>https://www.emlakhaberi.com/ilk-ceyrekte-insaatta-istenen-tablo-olusmadi</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 10:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://emlakhabericom.teimg.com/crop/1280x720/emlakhaberi-com/uploads/2022/11/turkiye-hazir-beton-birligi.webp" type="image/jpeg" length="69242"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İhracatın Şampiyonları’nda Creavit’e Çifte Ödül!]]></title>
      <link>https://www.emlakhaberi.com/ihracatin-sampiyonlarinda-creavite-cifte-odul</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.emlakhaberi.com/ihracatin-sampiyonlarinda-creavite-cifte-odul" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Creavit, ÇCSİB tarafından düzenlenen İhracatın Şampiyonları Ödül Töreni’nde iki önemli ödüle layık görüldü. Marka, ihracattaki güçlü performansını bir kez daha tescilledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr">Yurt içinde ve yurt dışında 65’i aşkın ülkenin tüketicilerini, seramik sağlık gereçleri, banyo mobilyaları ve armatürler başta olmak üzere ıslak mekan ihtiyaçlarına yönelik geniş ürün gamı ve bütüncül banyo çözümleriyle buluşturan <strong><a href="https://www.emlakhaberi.com/creavitten-ask-ile-donusen-banyolar"><span style="color:#c0392b">Creavit</span></a></strong>, ihracattaki başarısını prestijli bir organizasyonda taçlandırdı.</p>

<p dir="ltr">Türkiye İhracatçılar Meclisi çatısı altında faaliyet gösteren Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri İhracatçıları Birliği tarafından bu yıl 8’incisi düzenlenen İhracatın Şampiyonları Ödül Töreni, Ömer Bolat’ın katılımıyla Ankara’da gerçekleştirildi. Törende Creavit, Seramik Sağlık Gereçleri sektöründe sergilediği üstün performansla iki ayrı kategoride ödüle layık görüldü.</p>

<p dir="ltr">Creavit, “İhracatını Oransal Olarak En Fazla Artıran Firma” kategorisinde birincilik elde ederken, “En Fazla İhracat Gerçekleştiren Firma” kategorisinde ise ikincilik ödülünün sahibi oldu. Bu başarı, markanın global pazarlardaki etkinliğini ve sürdürülebilir büyüme stratejisinin gücünü bir kez daha ortaya koydu.</p>

<p dir="ltr">2025 yılında da ülke ekonomisine katkı sağlamaya devam eden Creavit, ihracat odaklı yaklaşımı, yenilikçi ürünleri ve geniş pazarlama ağıyla sektördeki lider konumunu güçlendirmeyi sürdürüyor. Marka, önümüzdeki dönemde de uluslararası pazarlardaki varlığını artırarak Türkiye’yi başarıyla temsil etmeye devam etmeyi hedefliyor.</p>

<blockquote>
<p dir="ltr">Creavit Hakkında:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="ltr">Yurt içinde ve yurt dışında 65’i aşkın ülkenin tüketicilerini seramik sağlık gereçleri, banyo mobilyaları, armatürler başta olmak üzere banyo ve ıslak mekan ihtiyaçlarına yönelik geniş ürün gamıyla buluşturan Creavit yaşamın her noktasında hayatı kolaylaştıran inovasyonu banyolara entegre ederek konfor alanlarını genişletiyor, banyo deneyimini daha keyifli hale getiriyor. 1960’lı yıllardan bu yana teknolojiyle desteklenen üstün üretim kabiliyeti, tasarım ve inovasyon gücü sayesinde hiç bitmeyen bir devinim içerisinde tüketicilerine en iyi kaliteyi sunma hedefiyle her geçen gün kendini yenileyerek geleceğe yürüyor.</p>

<p dir="ltr">Creavit, 200 bin m²’lik kapalı üretim alanıyla sektöründe tek lokasyonda kurulu en büyük tesislerden birisi olan Gökçebey ve 80 bin m²’lik Devrek tesisleri gibi, uluslararası birçok organizasyon tarafından ödüllere layık görülen kusursuz ürünlerin yaratıldığı üretim merkezlerine sahip.</p>

<p dir="ltr">Kurulduğu ilk günden bu yana çevresel bir bilinçle hareket eden Creavit atık ısıyı enerjiye dönüştüren ilk firma olarak, üretim tesislerinde başlattığı doğa hassasiyetini ürünlerine de yansıtıyor. Günlük yaşamda suyun en çok kullanıldığı ıslak mekanlar için üretim yapmanın bilinciyle hareket ederek, su israfını önleyecek ürünler geliştiren Creavit sürdürülebilir bir gelecek, temiz bir çevre ve yaşanabilir bir dünya için “Suyun Kıymetini Bil!” diyor.</p>
</blockquote>

<p dir="ltr"><a fr-original-style="text-decoration:none;" href="http://www.creavit.com.tr/" rel="nofollow">www.creavit.com.tr</a></p>

<p dir="ltr"></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sektörel</category>
      <guid>https://www.emlakhaberi.com/ihracatin-sampiyonlarinda-creavite-cifte-odul</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 10:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://emlakhabericom.teimg.com/crop/1280x720/emlakhaberi-com/uploads/2026/04/cravit.webp" type="image/jpeg" length="45009"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Pekintaş Group ve ARRAY, Karaman GES için güçlerini birleştirdi]]></title>
      <link>https://www.emlakhaberi.com/pekintas-group-ve-array-karaman-ges-icin-guclerini-birlestirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.emlakhaberi.com/pekintas-group-ve-array-karaman-ges-icin-guclerini-birlestirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Pekintaş Group, Karaman’da hayata geçirilecek 260 MW kapasiteli güneş enerjisi projesi kapsamında, güneş takip teknolojilerinde küresel ölçekte faaliyet gösteren ARRAY Technologies ile iş birliği anlaşmasına imza attı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>SolarEX İstanbul Fuarı’nda gerçekleştirilen imza töreniyle duyurulan proje, YEKA Programı kapsamında yerli üretim içeriklerini barındıran yapısıyla Türkiye’nin yenilenebilir enerji hedefleri doğrultusunda önemli bir adım niteliği taşıyor.</strong></p>

<p><strong> </strong></p>

<p>8-10 Nisan tarihleri arasında düzenlenen, güneş enerjisi sektörünün önemli buluşma noktalarından SolarEX İstanbul Fuarı, Türkiye’nin enerji dönüşümü açısından stratejik bir iş birliğine ev sahipliği yaptı. ARRAY Technologies ve Pekintaş Group arasında imzalanan anlaşma kapsamında, Karaman ilinde hayata geçirilecek 260 MW kapasiteli güneş enerjisi santralinde ARRAY’in araziye uyum sağlayan OmniTrack takip sistemi kullanılacak. Pekintaş Holding yatırımı olan projede, mühendislik, tedarik ve inşaat (EPC) süreçleri şirketin iştiraki SPI Enerji tarafından yürütülecek. ARRAY teknolojisi ise Katma Değerli İş Ortağı STC Solar aracılığıyla sahaya entegre edilecek.</p>

<p></p>

<p><strong>YEKA modeliyle yerli üretim ve teknoloji birlikte büyüyor</strong></p>

<p>Türkiye’nin Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) programı kapsamında hayata geçirilen proje, büyük ölçekli yatırımlar aracılığıyla yerli üretim, Ar-Ge ve teknoloji transferini destekleyen yaklaşımın bir parçası olarak öne çıkıyor. Proje ayrıca, ARRAY’in Türkiye’deki YEKA programı kapsamındaki ilk olma özelliği taşıyor. Projede kullanılacak güneş panellerinde yerli üretim katkısı sağlanırken, hücre teknolojisi Pekintaş Group’un Düzce’de konumlanan P-Tech üretim tesisinden karşılanacak. Yüksek verimli N-type TOPCon Plus hücrelerin kullanılacağı proje, yerli üretim ve teknoloji kabiliyetinin sahaya entegre edilmesi açısından önem taşıyor.</p>

<p></p>

<p><strong>Araziye uyum sağlayan teknolojiyle yüksek performans</strong></p>

<p>ARRAY’in OmniTrack takip sistemi, doğal arazi yapısını takip ederek saha düzenleme ihtiyacını azaltacak şekilde tasarlandı. Bu sayede hem proje maliyetlerinin optimize edilmesi hem de doğal çevrenin korunması hedefleniyor. Özellikle zorlu arazi koşullarında kurulacak güneş enerjisi santralleri için geliştirilen sistem, performans ve uygulama verimliliği açısından avantaj sağlıyor. Projede ayrıca enerji üretimini optimize etmek üzere tasarlanmış ARRAY’in yazılım ve kontrol tabanlı ürün serisi olan SmarTrack de yer alıyor.</p>

<p></p>

<p><strong> “Yüksek verimli üretimle güçlü bir referans oluşturmayı hedefliyoruz”</strong></p>

<p>Bu proje, Türkiye’nin artan enerji ihtiyacını karşılamaya yönelik güçlü ve sürdürülebilir yatırımlar gerçekleştirme kararlılığının somut bir göstergesi olduğunu ifade eden <strong>Pekintaş Group Yönetim Kurulu Başkanı Özhan Olcay</strong>, ’’Grup şirketlerimizin üretim gücü ve mühendislik yetkinliğini, güçlü proje yönetimiyle bir araya getirerek yenilenebilir enerji alanında değer yaratmaya devam ediyoruz. Bu proje, Türkiye’de YEKA programı kapsamında, Pekintaş Group’un endüstriyel mükemmeliyet anlayışıyla üretilen yüksek verimli TOPCon Plus hücreler ile çalışacak ilk tesis olacak ve tesisin performansı ile yerli üretimde verimlilik hedeflerini aşmasını hedefliyoruz” dedi.</p>

<p></p>

<p><strong> “Gelişmiş takip teknolojisiyle uzun vadeli performans”</strong></p>

<p>ARRAY Başkanı ve COO’su Neil Manning ise şu değerlendirmelerde bulundu:<br />
“ARRAY Technologies, 30 yılı aşkın deneyimi ve dünya genelinde 96 GW’ı aşan kurulu ve sipariş edilmiş kapasitesiyle güneş takip sistemleri alanında küresel ölçekte faaliyet gösteriyor. ARRAY, geliştirdiği teknoloji ve çözümlerle enerji üretiminde verimliliği artırmaya odaklanıyor. Bu proje, gelişmiş güneş takip teknolojisinin farklı saha koşullarında performansı ve uzun vadeli güvenilirliğini nasıl artırabildiğini ortaya koyuyor. Türkiye’de hayata geçirilen bu önemli projede yer almaktan memnuniyet duyuyoruz. Bu iş birliğiyle yüksek kaliteli güneş enerjisi altyapısının yaygınlaşmasına katkı sağlamayı hedefliyoruz. ”</p>

<p></p>

<blockquote>
<p><strong><u>Schmid Pekintaş Hakkında</u></strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Schmid Pekintaş, Schmid ve Pekintaş grup şirketlerinin ortaklığıyla kurulan bir güneş paneli üreticisidir. Fabrikalarındaki toplam 3.000 MW üretim kapasitesiyle, Schmid Pekintaş, Türkiye'nin fotovoltaik güneş paneli pazarında gelişmiş otomasyon teknolojileri, tavizsiz üretim disiplini ve verimlilik ile premium kaliteye olan bağlılığıyla öne çıkmaktadır. Schmid Pekintaş, TOPCon Plus hücre üretim yatırımıyla yenilenebilir enerji değer zincirindeki konumunu daha da güçlendirmiştir. Düzce'de bulunan P-TECH Solar, yıllık 5 GW üretim kapasitesiyle faaliyete geçmiştir. Üretimin yanı sıra, Pekintaş Grubu, proje tasarımından mühendisliğe, anahtar teslimi kurulum hizmetlerine kadar kapsamlı çözümler sunmaktadır. SPI (Schmid Pekintaş Investments) Energy Solutions, Pekintaş Grubu şirketlerinin bir üyesi olarak, orta ve büyük ölçekli güneş enerji projeleri için anahtar teslimi EPC hizmetleri ve bakım ve onarım çözümleri sunmaktadır. Karaman YEKA Projesi için, Pekintaş Grubu şirketleri, ingot kesiminden başlayarak, wafer ve hücre üretimiyle devam edip, modül üretimiyle sonlanan tamamen entegre bir üretim süreci başlatacaktır. Bu yüksek seviyedeki yerelleştirilmiş içerik ile, Pekintaş Grubu yalnızca projenin gereksinimlerini karşılamakla kalmayıp, aynı zamanda yerel Türk pazarındaki ve Amerika Birleşik Devletleri pazarındaki gelecekteki talepleri de destekleyecektir.</p>
</blockquote>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sektörel</category>
      <guid>https://www.emlakhaberi.com/pekintas-group-ve-array-karaman-ges-icin-guclerini-birlestirdi</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 11:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://emlakhabericom.teimg.com/crop/1280x720/emlakhaberi-com/uploads/2026/04/pekintas-group-ve-array-karaman-ges-icin-guclerini-birlestirdi.webp" type="image/jpeg" length="75001"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yapı Merkezi, İş Dünyası Ev İçi Şiddete Karşı (BADV) Projesi’ne Katıldı]]></title>
      <link>https://www.emlakhaberi.com/yapi-merkezi-is-dunyasi-ev-ici-siddete-karsi-badv-projesine-katildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.emlakhaberi.com/yapi-merkezi-is-dunyasi-ev-ici-siddete-karsi-badv-projesine-katildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ev içi şiddet, bilançolara doğrudan yansımayan ancak iş gücü verimliliği ve kurumsal dayanıklılık üzerinde etkili olan bir risk alanı olarak öne çıkıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yapı Merkezi, bu çoğu zaman göz ardı edilen etkiyi yönetişim çerçevesine dahil eden şirketler arasında yer aldı.</strong></p>

<p>Uluslararası mühendislik ve taahhüt şirketi Yapı Merkezi, <strong>çalışan güvenliği ve kurumsal sürdürülebilirliği doğrudan etkileyen ev içi şiddet riskine yönelik yaklaşımını genişleterek bu alanı kurumsal yönetişim çerçevesine dahil etti.</strong></p>

<p>Şirket, Sabancı Üniversitesi Kurumsal Yönetim Forumu tarafından yürütülen ve UNFPA ile Sabancı Vakfı desteğiyle TÜSİAD ile iş birliği içinde sürdürülen <strong>İş Dünyası Ev İçi Şiddete Karşı (Business Against Domestic Violence - BADV) Projesi’</strong>ne katıldığını açıkladı.</p>

<p>Bu adım, şirketin sosyal etki perspektifinin ötesine geçerek <strong>insan sermayesini etkileyen yapısal riskleri daha sistematik bir biçimde ele alma yönünde konumlandığını</strong> gösteriyor.</p>

<p><strong>Kurumsal Dayanıklılığın Sınırı</strong></p>

<p>İş dünyasında giderek daha fazla kabul gören bir gerçek var: Kurumlar, en güçlü oldukları alanlar kadar değil, en kırılgan oldukları noktalar kadar dayanıklıdır.</p>

<p>Ev içi şiddet, bu kırılganlıkların çoğu zaman görünmeyen ancak etkileri derin olan bir örneğini oluşturuyor. Çalışanların güvenliği ve psikolojik esenliği zayıfladığında, bunun etkisi organizasyonun geneline — verimlilikten bağlılığa kadar — sessiz ancak kalıcı biçimde yayılıyor.</p>

<p>BADV kapsamında elde edilen veriler, bu etkinin boyutunu ortaya koyuyor. Bugüne kadar 138 şirketin sürece dahil olması, konunun artık iş dünyasında çevresel ya da sosyal bir başlıktan ziyade doğrudan yönetilmesi gereken bir risk alanı olarak ele alındığını gösteriyor.</p>

<p><strong>Politika ile Görünür Hale Gelen Risk</strong></p>

<p>Yapı Merkezi, bu çerçevede BADV projesi kapsamında “Ev İçi Şiddete Yönelik İşyeri Politikası” hazırlamayı ve bu politikayı hayata geçirmeyi taahhüt ederek çalışan refahını insan kaynakları uygulamalarının ötesine taşıyor ve kurumsal dayanıklılığın bir bileşeni olarak konumlandırıyor.</p>

<p>Bu yaklaşım, şirketin Birleşmiş Milletler Kadının Güçlenmesi Prensipleri (WEPs) imzacısı olarak benimsediği daha geniş çerçevenin bir uzantısı niteliğinde. Yapı Merkezi, toplumsal cinsiyet eşitliğini yalnızca bir sosyal sorumluluk başlığı değil; ölçülebilir, izlenebilir ve yönetişime bütünleşmiş bir performans alanı olarak ele alıyor.</p>

<p></p>

<p>BADV projesi ise bu stratejik yaklaşımı operasyonel düzeye taşıyor. Şirketlerin bir yıl içinde ev içi şiddetle ilgili işyeri politikası geliştirmesini, eğitim süreçlerini tamamlamasını ve politikanın uygulamaya geçmesini öngören yapılandırılmış bir çerçeve sunuyor.</p>

<p><strong>Yapı Merkezi Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Başar Arıoğlu:</strong></p>

<p><strong>“Şirketler için mesele artık yalnızca büyümek değil, kırılganlıklarını ne ölçüde tanımlayıp yönettikleri. Çünkü gerçek giderek netleşiyor: En güçlü bilançolar bile en zayıf halkadan kırılır.”</strong></p>

<p>Mustafa Başar Arıoğlu, konuyu doğrudan kurumsal risk perspektifinde değerlendiriyor:</p>

<p>“Ev içi şiddet, yalnızca bireyleri değil; kurumların sürdürülebilirliğini, iş gücünün devamlılığını ve toplumsal refahı doğrudan etkileyen kritik bir risk alanıdır. Bu gerçeği görmezden gelmek, kurumlar açısından uzun vadeli ve derin etkiler yaratabilecek bir zafiyettir.</p>

<p>Yapı Merkezi olarak biz, toplumsal cinsiyet eşitliğini ve çalışanlarımızın güvenliğini, kurumsal yönetişim anlayışımızın ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. BADV projesine katılımımız ve hayata geçirdiğimiz politikalar ile yalnızca bir taahhütte bulunmuyor; ölçülebilir, uygulanabilir ve sürdürülebilir bir dönüşüm sürecini sahipleniyoruz.”</p>

<p>Ev içi şiddet gibi çoğu zaman şirket sınırlarının dışında kabul edilen risklerin, artık kurumsal performans ve dayanıklılık tartışmalarının merkezine yerleştiği bir dönemde, Yapı Merkezi’nin yaklaşımı daha geniş bir dönüşümün parçası olarak okunuyor.</p>

<p><strong>ESG Gündemi ile Artan Kesişim</strong></p>

<p>Kurumsal yatırımcıların çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) kriterlerine artan odağı, şirketlerin yalnızca finansal performansını değil, insan sermayesini nasıl yönettiğini de daha görünür hale getiriyor. Bu bağlamda ev içi şiddet, bilanço dışı ancak stratejik öneme sahip bir risk alanı olarak öne çıkıyor.</p>

<p>2016–2025 döneminde farklı sektörlerden çok sayıda büyük ölçekli şirketin BADV projesine dahil olması, bu alandaki dönüşümün hız kazandığını ortaya koyarken, Yapı Merkezi’nin katılımı bu yaklaşımın büyük ölçekli sanayi ve altyapı şirketleri arasında da yaygınlaştığına işaret ediyor.</p>

<p><strong><em>Yapı Merkezi Hakkında</em></strong></p>

<p><em> </em></p>

<p><em>1965 yılında kurulan Yapı Merkezi, bugüne kadar uluslararası arenada 6 kıtada 69 ülkeye ihracat, 500'ü aşkın tamamlanmış proje ve 5.200 kilometrenin üzerinde demiryolu ağı kurulumuyla dikkat çekiyor. Şirketin çevresel sürdürülebilirliğe katkıları arasında 55 ülkede 100'ün üzerinde noktaya temiz su iletimi sağlama gibi projeler bulunuyor.</em></p>

<p><em> </em></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><em>Ayrıca Yapı Merkezi, Avrasya Tüneli ve 1915Çanakkale Köprüsü gibi ikonik projeleri başarıyla hayata geçirerek Türkiye ve dünya mühendislik tarihine önemli katkılarda bulunmuştur.</em></p>

<p>Birleşmiş Milletler Kadının Güçlenmesi Prensipleri imzamıza linkten ulaşabilirsiniz:<em> </em><a href="https://www.weps.org/company/yapi-merkezi-holding" rel="nofollow"><em>https://www.weps.org/company/yapi-merkezi-holding</em></a><em> </em></p>

<p><em> </em></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sektörel</category>
      <guid>https://www.emlakhaberi.com/yapi-merkezi-is-dunyasi-ev-ici-siddete-karsi-badv-projesine-katildi</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 11:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://emlakhabericom.teimg.com/crop/1280x720/emlakhaberi-com/uploads/2026/04/yapi-merkezi-mustafa-basar-arioglu.webp" type="image/jpeg" length="32120"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Isı yalıtımının iklim üzerindeki 5 kritik rolü]]></title>
      <link>https://www.emlakhaberi.com/isi-yalitiminin-iklim-uzerindeki-5-kritik-rolu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.emlakhaberi.com/isi-yalitiminin-iklim-uzerindeki-5-kritik-rolu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İklim krizine karşı atılan adımlar her geçen gün daha fazla önem kazanırken, Türkiye de bu küresel mücadelede etkin rol üstlenmeye devam ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>Bu kapsamda yürürlüğe giren standartlar ve İklim Kanunu, sürdürülebilir bir gelecek için kritik bir çerçeve sunuyor. Binalarda tüketilen enerjinin yaklaşık yüzde 80’inin ısıtma ve soğutma kaynaklı olduğuna dikkat çeken Baumit Türkiye CEO’su Atalay Özdayı, “Nitelikli ısı yalıtımı, binalarda enerji tüketimini yüzde 60’a varan oranlarda azaltarak hem karbon emisyonlarını düşürüyor hem de iklim krizine karşı en hızlı ve en düşük maliyetli çözümlerden birini sunuyor” dedi.</em></strong></p>&#13;
&#13;
<p></p>&#13;
&#13;
<p>Dünya genelinde toplam enerji tüketiminin yaklaşık yüzde 40’ından ve karbon salınımının önemli bir bölümünden sorumlu olan binalar, doğru yalıtım uygulamalarıyla önemli bir dönüşüm potansiyeli barındırıyor. Uzmanlara göre nitelikli ve doğru uygulanmış ısı yalıtımı sayesinde binaların enerji ihtiyacı yüzde 50 ila 60 oranında azaltılabiliyor. Bu da sera gazı emisyonlarının doğrudan düşürülmesine katkı sağlıyor.</p>&#13;
&#13;
<p></p>&#13;
&#13;
<p>Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan <strong>Baumit Türkiye CEO’su Atalay</strong> <strong>Özdayı</strong>, “İklim kriziyle mücadelede en temiz enerji, hiç harcanmayan enerjidir. Isı yalıtımı, enerji tüketimini azaltarak karbon salımını düşüren en hızlı uygulanabilir çözümlerin başında geliyor. Aynı zamanda kullanıcıya anında tasarruf sağlıyor. Bu yönüyle hem çevre hem de ekonomi için kazan-kazan yaklaşımı sunuyor” ifadelerini kullandı.</p>&#13;
&#13;
<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>&#13;
&#13;
<p><strong>Binalarda dönüşümün anahtarı ısı yalıtımı</strong></p>&#13;
&#13;
<p>Isı yalıtımının iklim kriziyle mücadelede kritik bir rol üstlendiğini vurgulayan Atalay Özdayı, bu etkinin 5 temel başlıkta öne çıktığını belirtti:</p>&#13;
&#13;
<p></p>&#13;
&#13;
<p><strong>1.Emisyonların Azaltılması</strong></p>&#13;
&#13;
<p>Isı yalıtımı, ısınma ve soğutma için gereken enerji ihtiyacını önemli ölçüde azaltarak atmosfere salınan sera gazlarını doğrudan düşürür.</p>&#13;
&#13;
<p></p>&#13;
&#13;
<p><strong>2. Enerji Verimliliği ve Kaynak Tasarrufu</strong></p>&#13;
&#13;
<p>Yalıtımlı binalar daha az enerji tüketir. Bu durum, fosil yakıtlara olan bağımlılığı azaltırken enerji kaynaklarının verimli kullanılmasına katkı sağlar.</p>&#13;
&#13;
<p></p>&#13;
&#13;
<p><strong>3. Kentsel Isı Adası Etkisinin Azaltılması</strong></p>&#13;
&#13;
<p>Isı yalıtımı, binaların ısıtma ve soğutma ihtiyacını azaltarak enerji tüketimini düşürür; bu sayede hem karbon emisyonlarının azaltılmasına katkı sağlar hem de şehirlerin genel enerji verimliliğinin artırılmasına destek olur.</p>&#13;
&#13;
<p></p>&#13;
&#13;
<p><strong>4. İklim Dirençli Yapılar ve Konfor</strong></p>&#13;
&#13;
<p>Aşırı sıcak ve soğuk hava koşullarına karşı iç mekân sıcaklığını koruyarak yaşam konforunu artırır, iklimlendirme ihtiyacını azaltır.</p>&#13;
&#13;
<p></p>&#13;
&#13;
<p><strong>5.Yapı Ömrünün Uzaması ve Sürdürülebilirlik</strong></p>&#13;
&#13;
<p>Nem, küf ve korozyon gibi riskleri önleyerek yapı ömrünü uzatır; böylece yeni yapı malzemelerine duyulan ihtiyacı azaltır ve karbon ayak izini düşürür. Isı yalıtımının yalnızca bireysel tasarruf aracı olmadığını, aynı zamanda küresel ölçekte stratejik bir yatırım olduğunu belirten Özdayı, “Bugün atılacak doğru adımlar, gelecekte hem çevresel hem de ekonomik anlamda önemli kazanımlar sağlayacak” diyerek sözlerini tamamladı.</p>&#13;
&#13;
<p></p>&#13;
&#13;
<p><strong><em>Baumit Hakkında </em></strong></p>&#13;
&#13;
<p><em>100 yılı aşkın bir geçmişe sahip olan Avusturya merkezli Schmid Industrie Holding’in en büyük şirketlerinden biri olan ve Avrupa’nın mantolama devi olarak anılan Baumit; 25 ülkede, 40’ın üzerinde üretim tesisi ile yıllık 6,5 milyon ton üretim kapasitesi ile hizmet vermektedir. Bugün ciro büyüklüğü 1 milyar euroyu aşmış olan Baumit, Türkiye'de 2007 yılında faaliyet göstermeye başlamıştır. Gebze'de bulunan Türkiye üretim tesisi 2008'de faaliyete geçmiştir. </em></p>&#13;
&#13;
<p></p>&#13;
&#13;
<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sektörel</category>
      <guid>https://www.emlakhaberi.com/isi-yalitiminin-iklim-uzerindeki-5-kritik-rolu</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 10:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://emlakhabericom.teimg.com/crop/1280x720/emlakhaberi-com/uploads/2026/04/baumit-turkiye-ceosu-atalay-ozdayi.webp" type="image/jpeg" length="91977"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kombi Seçim Rehberi]]></title>
      <link>https://www.emlakhaberi.com/kombi-secim-rehberi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.emlakhaberi.com/kombi-secim-rehberi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaşam alanlarının konforunu belirleyen en kritik kararlardan biri kombi seçimi oluyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Doğru bir kombi tercihiyle uzun yıllar rahat, güvenli ve ekonomik bir ısıtma sistemine sahip olmak mümkün.</p>

<h2>En Uygun Kombi Nasıl Seçilir?</h2>

<p>Ev ve ofislerde hem ısınma hem de sıcak su ihtiyacını gidermek için en çok tercih edilen ürünlerin başında kombi geliyor. Bütçeye uygun <strong><a href="https://www.alarko-carrier.com.tr/kombi" rel="dofollow"><span style="color:#c0392b">kombi fiyatları</span></a></strong>nı araştırmanın yanında yaşam alanının metrekaresine uygun kombiyi belirlemek, başarılı bir seçimin ilk adımı oluyor. Bu noktada alan büyüklüğü, yalıtım durumu, kaçıncı katta olduğu ve hangi cepheye baktığı kombi gücü seçiminde önemli rol oynuyor. Örneğin kuzey cepheli alanlar daha fazla ısı kaybettiği için daha yüksek kapasiteli kombiler tercih ediliyor. İstanbul gibi şehirlerde ise seçim yapılırken bölgenin iklim koşulları belirleyici rol oynuyor. Kış aylarında daha şiddetli soğuk yaşanan bölgelerdeki evlerde daha güçlü kombiler gerektiğinden, konum faktörü de kombi seçiminde oldukça önemli oluyor.</p>

<h2>Çevre Dostu ve Ekonomik Kombiler Ön Planda</h2>

<p>Doğru bir kombi seçimi, uzun yıllar konforlu, ekonomik ve güvenli bir ısıtma sağlıyor.</p>

<p><strong>Hermetik kombiler</strong> baca şaftı olmayan alanlarda kullanılıyor ve dış hava ile bağlantılı fan sistemi ile çalışıyor.</p>

<p><strong>Yoğuşmalı kombiler </strong>ise en sık tercih edilen seçeneklerin başında geliyor. Yoğuşmalı kombi çeşitleri, bacadan çıkan atık gazlardaki ısıyı geri kazanarak çalıştıkları için hem daha verimli hem de daha tasarruflu çalışıyor. Tüketiciler için hem ekonomik hem de çevre dostu en iyi seçenek yoğuşmalı kombi oluyor.</p>

<p>Eski bacalı ve konvansi kombiler ise artık tarihe karışmış durumda.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Hangi Kombi Alınmalı?</h2>

<p>Tüketiciler piyasada bulunan <strong><a href="https://www.alarko-carrier.com.tr/" rel="dofollow"><span style="color:#c0392b">kombi markaları</span></a></strong> arasından tercih yaparken kombi fiyatlarının yanı sıra birçok kritere bakıyor. Seçim yaparken marka itibarı, servis ağının geniş olması ve yedek parça tedariğinin kolay olması belirleyici oluyor. Yaşam alanına uygun, enerji tasarrufu ve uzun ömürlü kullanım sağlayan ürünler, seçenekler arasında ön plana çıkıyor.</p>

<p>En uygun kombiyi bulmak için önemli sorular;</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Seçtiğin kombi evinin metrekaresine uygun kapasiteli mi?</li>
 <li>Enerji verimliliği yüksek bir model mi?</li>
 <li>Servis ağı ve garanti süresi yeterli mi?</li>
 <li>Kombinin kurulacağı alan bu cihaz için uygun mu?</li>
 <li>Kombi fiyatları neye göre değişiyor?</li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sektörel</category>
      <guid>https://www.emlakhaberi.com/kombi-secim-rehberi</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 22:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://emlakhabericom.teimg.com/crop/1280x720/emlakhaberi-com/uploads/2026/04/kombi-secim-rehberiwebp.webp" type="image/jpeg" length="85030"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Naylon faturanın cezası kaç yıl hapis?]]></title>
      <link>https://www.emlakhaberi.com/naylon-faturanin-cezasi-kac-yil-hapis</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.emlakhaberi.com/naylon-faturanin-cezasi-kac-yil-hapis" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sahte faturanın cezası 3 yıldan 8 yıla kadar hapis! İnsanlar veya şirketler neden sahte fatura keserler ?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Naylon fatura (sahte fatura), gerçek bir mal veya hizmet alımı olmadığı halde varmış gibi gösterilerek düzenlenen, temel amacı vergi kaçırmak, haksız KDV iadesi almak, giderleri yüksek göstererek daha az vergi ödemek ve kara para aklamak olan yasa dışı belgedir. İşletmeler, kayıt dışı kazançlarını gizlemek için bu yönteme başvururlar.</p>

<p></p>

<p>Avukat Özge Özmen Korkut, vergi cezalarının en ağır yüzü sahte (naylon) fatura gerçeği hakkında şu bilgileri verdi:</p>

<p></p>

<p><strong fr-original-style="">SADECE VERGİ CEZASI İLE KURTULAMAZSINIZ</strong></p>

<p></p>

<p>“Günlük ticari hayatın içinde çoğu zaman yeterince ciddiye alınmayan bu konu, aslında mükellefler açısından son derece ağır hukuki sonuçlar doğurabilecek bir risk alanıdır.</p>

<p></p>

<p>Sahte fatura kullanımı ya da düzenlenmesi, yalnızca vergi cezası doğurmaz. Bu fiil, aynı zamanda kaçakçılık suçu kapsamında değerlendirilir.</p>

<p></p>

<p>Katlanan vergi cezaları,</p>

<p>Özel usulsüzlük cezaları,</p>

<p>Vergi incelemeleri ve uzun süren denetim süreçleri,</p>

<p>Ve en önemlisi, hapis cezası riski.</p>

<p>Dolayısıyla mesele, yalnızca ceza ödemekle kapanan bir durum olmaktan çıkar.</p>

<p></p>

<p><strong fr-original-style="">“BEN BİLMEDEN ALDIM” SAVUNMASI YETERLİ Mİ?</strong></p>

<p></p>

<p>Uygulamada en sık karşılaşılan ifadelerden biri şudur:</p>

<p></p>

<p>“Ben bu faturanın sahte olduğunu bilmiyordum.”</p>

<p>Ancak bu tür durumlarda değerlendirme, yalnızca kişinin beyanına göre yapılmaz. İdare ve yargı; ticari ilişkinin gerçekliğini, taraflar arasındaki bağları, ödeme şekillerini, işin ekonomik mantığını detaylı şekilde inceler.</p>

<p></p>

<p>Başka bir deyişle, “bilmemek” çoğu zaman tek başına yeterli bir savunma değildir.</p>

<p></p>

<p><strong fr-original-style="">ZİNCİRLEME CEZALAR</strong></p>

<p></p>

<p>Sahte fatura dosyalarının en kritik yönlerinden biri, tek bir belgenin dahi geniş kapsamlı sonuçlar doğurabilmesidir.</p>

<p></p>

<p>Bir faturadan yola çıkılarak:</p>

<p>Tüm defter ve kayıtlar incelenebilir.</p>

<p>Geçmiş yıllara dönük tarhiyat yapılabilir.</p>

<p>Şirketin tüm ticari yapısı sorgulanabilir.</p>

<p>Bu nedenle konu, yalnızca tek bir işlemle sınırlı kalmaz; tüm mali ve hukuki yapıyı etkileyebilir.</p>

<p></p>

<p><strong fr-original-style="">3 YILDAN 8 YILA KADAR HAPİS </strong></p>

<p></p>

<p>Sahte fatura meselesi, vergi hukukunun en ciddi ve en riskli alanlarından biridir. Görünürde basit bir belge düzeni gibi algılansa da sonuçları itibariyle hem ekonomik hem de cezai yaptırımlar doğurur.</p>

<p></p>

<p>Sahte faturanın cezası 3 yıldan 8 yıla kadar hapis!</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu nedenle ticari faaliyetlerde kullanılan her belgenin gerçekliği, doğruluğu ve dayanağı büyük önem taşır.</p>

<p></p>

<p>Vergi cezaları çoğu zaman telafi edilebilir; ancak bazı hatalar vardır ki, etkileri yalnızca mali tablolarla sınırlı kalmaz. Sahte fatura, tam olarak bu hatalardan biridir.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sektörel</category>
      <guid>https://www.emlakhaberi.com/naylon-faturanin-cezasi-kac-yil-hapis</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 16:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://emlakhabericom.teimg.com/crop/1280x720/emlakhaberi-com/uploads/2026/04/naylon-faturanin-cezasi-nedir.webp" type="image/jpeg" length="55817"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gayrimenkulde Dijital Dönüşüm Sınıfa Sığmadı]]></title>
      <link>https://www.emlakhaberi.com/gayrimenkulde-dijital-donusum-sinifa-sigmadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.emlakhaberi.com/gayrimenkulde-dijital-donusum-sinifa-sigmadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yapay zekâdan veri analizine uzanan yeni dönemde, üniversite öğrencileri gayrimenkul sektörünün “mutfağına” girerek dijitalleşmenin iş yapış biçimlerini nasıl değiştirdiğini yerinde inceledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gayrimenkul sektöründe yaşanan dijital dönüşüm, üniversite eğitimine de doğrudan yansımaya başladı. Bu yıl ilk mezunlarını vermeye hazırlanan Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Emlak ve Emlak Yönetimi Bölümü ile Tapu Kadastro Bölümü öğrencileri, “dijital çağda gayrimenkul” dersleri kapsamında bu kez sınıfı sahaya taşıdı. Öğrenciler, birçok gayrimenkul danışmanının görev yaptığı Aktif Başkent ofisini ziyaret ederek başta Gayrimenkul Uzmanı, Aktif Başkent Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Ceran olmak üzere sektör profesyonellerinden mesleğin pratikteki işleyişi ve teknoloji kullanımı konusunda bilgiler aldı.</p>

<p>Akademik eğitimin saha deneyimiyle desteklenmesini hedefleyen program kapsamında gerçekleştirilen buluşmada, öğrenciler gayrimenkul sektörünün güncel dinamiklerini, dijitalleşme sürecini ve yeni nesil danışmanlık modellerini doğrudan sektör profesyonellerinden dinleme fırsatı buldu.</p>

<p>Ziyarette Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Tapu Kadastro Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Ender Güler ve Doç. Dr. Hatice Gül Önder de yer alırken, öğrenciler sektördeki işleyişi yerinde gözlemleyerek uygulamaya dönük önemli bilgiler edindi. Uzmanlar, dijitalleşme sürecinde gayrimenkul odaklı sistemler, bu sistemlerin işletim ve işleyişinde kullanılan yazılım ve donanımların yanı sıra kurumsal bir gayrimenkul ofisinin hizmet sunum süreçleri hakkında detaylı bilgiler paylaştılar.</p>

<p>Gayrimenkul sektörünün artık çok katmanlı bir yapıya dönüştüğünü belirten Hasan Ceran, özellikle dijitalleşme ve yapay zekâ uygulamalarının sektörü köklü biçimde değiştirdiğine dikkat çekti. Ceran,</p>

<p>“Gayrimenkul sektörü nitelikli iş gücüne her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuyor. Dijitalleşmenin ve yapay zekânın hız kazandığı bu dönemde, sektör profesyonellerinin de kendini sürekli yenilemesi kaçınılmaz hale geldi. Geleneksel yöntemler artık tek başına yeterli değil” dedi.</p>

<p>Ceran, bu dönüşüme uyum sağlamak amacıyla kendi bünyelerinde teknoloji odaklı bir ekosistem geliştirdiklerini belirterek, “Gayrimenkulün yalnızca alım-satım süreçlerinden ibaret olmadığı bir dönemdeyiz. Biz de bu doğrultuda; sektör gelişmelerini takip eden ve kamuoyuyla paylaşan dijital bir platform olan TicariGM360.com, fikir kulübü, akademi, sadakat programları, yapay zeka destekli çözümlerle teknolojiyi iş süreçlerimize entegre ettiğimiz Tower AI ve yeni nesil medya yapılarımızla bütüncül bir sistem oluşturduk” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Sektörde farklı profillerden insanların yer alabildiğini ancak profesyonelleşmenin giderek daha fazla önem kazandığını vurgulayan Ceran, kapsamlı eğitim süreçleri ve saha deneyiminin kritik rol oynadığını belirterek, gayrimenkul danışmanlığında uzmanlaşmanın da öne çıktığını ifade etti. Lüks konuttan ticari gayrimenkule, endüstriyel alanlardan ofis pazarına kadar geniş bir uzmanlık alanı bulunduğunu ve alan seçerek uzmanlaşmak gerektiğini dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Program kapsamında söz alan gayrimenkul uzmanı Mert Ceran ise yaptığı sunumda, sektörün uçtan uca dijitalleştiğini vurgulayarak, “Gayrimenkulün alımından pazarlamasına, satışından satış sonrası müşteri memnuniyetine kadar uzanan uzun bir süreç var. Bu süreçlerin her aşamasında teknoloji ciddi avantajlar sağlıyor” dedi.</p>

<p>Mert Ceran, sunumunda ayrıca sektörde kullanılan dijital araçlar, veri analizi sistemleri ve müşteri yönetimi uygulamalarına ilişkin örnekler paylaşarak öğrencilerin sahadaki teknolojik dönüşümü daha yakından anlamasına katkı sağladı.</p>

<p>Yoğun ilgiyle gerçekleşen program, öğrencilerin sektör profesyonellerine yönelttiği sorular ve interaktif değerlendirmelerle sona erdi.</p>

<p>Akademi ile sektör arasında kurulan bu tür uygulamalı iş birliklerinin, öğrencilerin mesleki gelişimine önemli katkı sunduğu belirtilirken, benzer saha deneyimi odaklı çalışmaların önümüzdeki dönemde de devam edeceği ifade edildi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eğitim, Sektörel</category>
      <guid>https://www.emlakhaberi.com/gayrimenkulde-dijital-donusum-sinifa-sigmadi</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 10:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://emlakhabericom.teimg.com/crop/1280x720/emlakhaberi-com/uploads/2026/04/dijital-cagda-gayrimenkul.webp" type="image/jpeg" length="99650"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ahşap Yüzeylerde İki Farklı Etki: Doğallık mı  Kusursuz Örtücülük mü?]]></title>
      <link>https://www.emlakhaberi.com/ahsap-yuzeylerde-iki-farkli-etki-dogallik-mi-kusursuz-ortuculuk-mu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.emlakhaberi.com/ahsap-yuzeylerde-iki-farkli-etki-dogallik-mi-kusursuz-ortuculuk-mu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ahşap yüzeyleri yenilemek artık eskisi gibi tek bir seçeneğe bağlı değil.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>CUBO, geniş ürün yelpazesiyle her zevke ve ihtiyaca uygun çözümler sunuyor. Yarı şeffaf vernikli koruma sağlayan CuboWood, doğallığı ön planda tutmak isteyenlere hitap ederken; Concept Lux ise tam kapatıcı renk seçenekleriyle güçlü bir dönüşüm arayanlar için ideal. Ahşap yüzeyler, yaşam alanlarında doğallığın ve sıcaklığın en güçlü temsilcilerinden biri olmaya devam ediyor. Bu doğal görünümü koruyarak yenilemek ya da tamamen farklı bir stile dönüştürmek isteyenler için CUBO, iki farklı ürün grubuyla dekorasyona esnek çözümler sunuyor.</p>

<p><strong>CUBOWOOD AHŞAB’IN DOKUSU DOĞALLIĞINI KORUYOR </strong></p>

<p>CUBO’nun geliştirdiği CuboWood Su Bazlı Vernikli Parlak Ahşap Koruyucu, ahşabın doğal dokusunu ve damar yapısını görünür kılmak isteyenler için ideal bir seçenek sunuyor. Yarı şeffaf yapısı sayesinde yüzeyin karakterini korurken, parlak ve dekoratif bir görünüm kazandırıyor. UV dayanımı ve neme karşı direnci sayesinde hem iç hem dış mekânlarda uzun ömürlü koruma sağlayan ürün, ahşaba derinlemesine nüfuz ederek küf, mantar ve zararlı oluşumlara karşı da etkili bir koruma sunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>CONCEPT LUX İLE AHŞAP YÜZEYLER İSTEDİĞİNİZ RENGE DÖNÜŞÜYOR</strong></p>

<p>Daha güçlü bir değişim isteyenler için geliştirilen Concept Lux Kokusuz Parlak Boya ise ahşap yüzeylerde tam kapatıcılık sağlayarak bambaşka bir stil yaratma imkânı tanıyor. İç cephe renk kartelasındaki tüm renklerde üretilebilen ürün; parlak görünümü, yüksek örtücülüğü ve silinebilir yapısıyla özellikle mobilya ve dekoratif uygulamalarda öne çıkıyor. İç ve dış cephelerde bulunan tüm ahşap yüzeylerde uygulanabilen son kat boyası Concept Lux, metal ve duvar yüzeylerde de aynı kapatıcılığa sahip olma özelliği ile öne çıkıyor.</p>

<p>CUBO’nun ahşap yüzeylere yönelik bu iki çözümü; evlerden bahçelere, dış cephe uygulamalarından mobilya yenilemelerine kadar geniş bir kullanım alanı sunuyor. Ahşabın doğal dokusunu ön plana çıkarmak isteyenler için CuboWood Su Bazlı Vernikli Parlak Ahşap Koruyucu öne çıkarken, yüzeyi tamamen renklendirerek modern ve iddialı bir görünüm elde etmek isteyenler için Concept Lux Kokusuz Parlak Boya güçlü bir alternatif oluşturuyor.</p>

<p><strong>ÜRÜNLERİN UYGULAMA VE SAKLAMA KOŞULLARI:</strong></p>

<p><strong>CuboWood Su Bazlı Vernikli Parlak Ahşap Koruyucu</strong>: Yüzey ilk kez verniklenecekse; kuru, zımparalanmış ve temiz olmalıdır. Yeni ahşap yüzeylerde budaklar yakılmalı ve yüzey selülozik tiner ile temizlenmelidir. İki kat uygulama yapılacaksa, katlar arasında en az 12 saat beklenmesi önerilir.</p>

<p><strong>Concept Lux Kokusuz Parlak Boya: </strong>Uygulama yapılacak yüzey; temiz, kuru, tozsuz olmalı, kir ve yağdan tamamen arındırılmalıdır.</p>

<p><strong>Saklama Koşulları (Her iki ürün için): </strong>Açılmamış ambalajlar serin ve kuru ortamda 3 yıl boyunca saklanabilir. Ürün açıldıktan sonra tamamı kullanılmayacaksa, kullanılacak miktar ayrı bir kapta inceltilmelidir. Kalan ürünün bulunduğu ambalajın kapağı sıkıca kapatılmalı, ışık almayan serin bir ortamda muhafaza edilmelidir.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sektörel</category>
      <guid>https://www.emlakhaberi.com/ahsap-yuzeylerde-iki-farkli-etki-dogallik-mi-kusursuz-ortuculuk-mu</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 16:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://emlakhabericom.teimg.com/crop/1280x720/emlakhaberi-com/uploads/2026/04/ahsap-yuzeylerde-iki-farkli-etki-dogallik-mi-kusursuz-ortuculuk-mu.webp" type="image/jpeg" length="56489"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Trend Ofis Yatırımları zirvesi ve Yönetimi Gerçekleşti]]></title>
      <link>https://www.emlakhaberi.com/trend-ofis-yatirimlari-zirvesi-ve-yonetimi-gerceklesti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.emlakhaberi.com/trend-ofis-yatirimlari-zirvesi-ve-yonetimi-gerceklesti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İş Dünyasının Geleceği Trendofis Zirvesi’nde Şekillendi: Ofis Artık Bir Maliyet Değil, Rekabet Avantajı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto"><strong>İş Dünyasının Geleceği Trendofis Zirvesi’nde Şekillendi: Ofis Artık Maliyet Değil, Rekabet Avantajı</strong></section>

<section dir="auto">
<p>İstanbul’da düzenlenen “Ofis Yatırımları, Yönetimi ve Çalışma Kültürü Zirvesi”, iş dünyasının dönüşen dinamiklerini gözler önüne serdi. 8 Nisan 2026 tarihinde Wyndham Grand İstanbul Levent’te gerçekleştirilen zirve, sektörün önde gelen temsilcilerini bir araya getirdi. Etkinlikte, geleneksel ofis anlayışından “hizmet olarak ofis” (Space-as-a-Service) modeline geçiş ve İstanbul’un küresel iş merkezi olma potansiyeli ana gündem maddeleri arasında yer aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Zirvede yapılan konuşmalarda, şirketlerin artık yüksek sabit maliyetler yerine daha esnek ve çevik operasyonel modellere yöneldiği vurgulandı. Katılımcılar, “tak-çalıştır” ve hazır ofis çözümlerinin yalnızca bir trend değil, günümüz iş dünyasında bir zorunluluk haline geldiğinin altını çizdi. Yeni nesil ofislerin, çalışan deneyimini ön planda tutan birer “deneyim merkezi” olarak konumlandığı ifade edildi.</p>

<p>Sevent Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Furkan Bayoğlu, açılış konuşmasında zirvenin amacını “sadece konuşmak değil, bağlantı kurmak ve ortak akıl üretmek” sözleriyle özetledi. Bayoğlu, yeni dönemde başarıyı belirleyecek unsurun sahip olunan sermaye değil, kurulan güçlü ekosistemler olacağını belirtti. Şirketlerin, kaynaklarını sabit yatırımlara bağlamak yerine büyüme ve çevikliğe yönlendirmesi gerektiğini vurgulayan Bayoğlu, “Ofise yatırım yapma, işine yatırım yap” yaklaşımının altını çizdi.</p>

<p><img alt="Trend Ofis Yatırımları Zirvesi Ve Yönetimi Gerçekleşti1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://emlakhabericom.teimg.com/emlakhaberi-com/uploads/2026/04/trend-ofis-yatirimlari-zirvesi-ve-yonetimi-gerceklesti1.webp" width="1280" /></p>

<p>İnsan kaynakları perspektifine de değinen Bayoğlu, artık çalışanların ofise gelmek için güçlü bir neden aradığını ifade ederek, iyi tasarlanmış ofislerin yetenek çekme ve bağlılık artırma konusunda kritik rol oynadığını söyledi. Bu doğrultuda ofislerin, şirketler için bir maliyet kalemi olmaktan çıkıp rekabet avantajına dönüştüğü belirtildi.</p>

<p>Zirvede dikkat çeken bir diğer başlık ise İstanbul’un uluslararası iş merkezi olma potansiyeliydi. Bayoğlu, Türkiye’nin jeopolitik konumu ve mevcut altyapısı sayesinde küresel sermaye için önemli fırsatlar sunduğunu ifade etti. Özellikle Türk Hava Yolları’nın geniş uçuş ağı sayesinde İstanbul’un küresel bir kavşak haline geldiği vurgulandı.</p>

<p>Etkinliğin ana konuşmacılarından Kobi Karp ise yeni nesil ofis anlayışına farklı bir perspektif getirdi. Karp, modern ofislerin yalnızca çalışma alanı değil; yaşam, sosyalleşme ve iyi oluş deneyimini bir araya getiren bütüncül mekânlar olarak tasarlandığını belirtti. Bu ofislerde spor alanlarından dinlenme alanlarına kadar geniş bir yelpazede imkan sunularak çalışanların gün boyu dengeli ve verimli bir deneyim yaşamasının hedeflendiği ifade edildi.</p>

<p>Alkaş-Han Spaces Yönetim Kurulu Başkanı Avi Alkaş da konuşmasında, ofisin artık bir metrekare hesabı değil; insan, zaman ve mekân dengesinin kurulduğu bir değer üretim platformu haline geldiğini söyledi.</p>

<p>Zirve kapsamında düzenlenen panellerde “Ofis Piyasasında Güncel Durum”, “Değişen Dünya: Ofis Değil Deneyim Merkezi” ve “Geliştirici ve İnşa Edenlerin Dünyası” gibi başlıklar ele alınarak sektörün geleceğine ışık tutuldu.</p>

<p>Etkinlik, Kaan Sekban’ın “Ofiste Hayatta Kalmak” adlı stand-up gösterisiyle sona erdi. Katılımcılar, hem sektörel içgörüler edindikleri hem de keyifli anlar yaşadıkları bir zirveyi geride bıraktı.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Etkinlikler, Sektörel</category>
      <guid>https://www.emlakhaberi.com/trend-ofis-yatirimlari-zirvesi-ve-yonetimi-gerceklesti</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 10:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://emlakhabericom.teimg.com/crop/1280x720/emlakhaberi-com/uploads/2026/04/trend-ofis-yatirimlari-zirvesi-ve-yonetimi-gerceklesti.webp" type="image/jpeg" length="18213"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
