<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Emlak Haberleri | Gayrimenkul Sektörü'nün Dijital Gazetesi</title>
    <link>https://www.emlakhaberi.com</link>
    <description>Türkiye’nin dört bir yanından en güncel emlak haberleri, yeni Toki konut projeleri, son dakika gelişmeleri ve sektörel analizleri okuyucularıyla buluşturur. Gayrimenkul piyasasına yön veren projeler, kampanyalar ve resmi açıklamalar; özellikle Emlak Konut GYO projeleri başta olmak üzere detaylı ve tarafsız içeriklerle sunulur. Konut kredisi faiz oranları, banka kampanyaları, yatırım fırsatları ve uzman görüşleriyle hem yatırımcılara hem de ev sahibi olmak isteyenlere rehberlik eder. Güncel son dakika emlak haberleri, sektörel gelişmeler ve analizler için emlakhaberi.com’u takip edin.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.emlakhaberi.com/rss/gundem" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Emlakhaberi.com bir  Akyol Grup iştirakidir. Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 25 Aug 2026 16:47:00 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.emlakhaberi.com/rss/gundem"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[İnşaat Firmalarının Medya İkilemi: Lansmanda Gazeteci Aranıyor, Olumsuz Haberde Haber Kaldırılması İsteniyor]]></title>
      <link>https://www.emlakhaberi.com/insaat-firmalarinin-medya-ikilemi-lansmanda-gazeteci-araniyor-olumsuz-haberde-haber-kaldirilmasi-isteniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.emlakhaberi.com/insaat-firmalarinin-medya-ikilemi-lansmanda-gazeteci-araniyor-olumsuz-haberde-haber-kaldirilmasi-isteniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gayrimenkul ve inşaat sektöründe bazı firmaların lansman dönemlerinde gazetecilerden ücretsiz haber, video ve sosyal medya paylaşımı beklerken medya planlamasında haber sitelerini dışarıda bırakması tartışma yarattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İnşaat firmalarının emlak haber sitesi sahiplerinden bekletileri “Lansmanımıza gel, haberimizi yap, videomuzu çek, sosyal medya hesaplarında paylaş, bizi öv, göklere çıkar… Ama bunları karşılıksız yap. Üstelik medya planlamasında da seni görmeyelim.”</strong></p>

<p>Gayrimenkul ve inşaat sektöründe faaliyet gösteren bazı firmaların medya kuruluşlarıyla kurduğu ilişkiye yönelik bu sitem, sektörde uzun süredir konuşulan ancak çoğu zaman yüksek sesle dile getirilmeyen bir soruyu yeniden gündeme taşıyor:</p>

<p><strong>Medya, yalnızca şirketlerin iyi haberlerini yayınlamak için mi vardır?</strong></p>

<p>Bir gazeteci dostumuzun sektörde yaşadığı deneyimleri aktarırken dile getirdiği bu sözler, aslında yalnızca bir gazetecinin serzenişi değil. Aynı zamanda bazı şirketlerin medya anlayışındaki çelişkiye yönelik ciddi bir eleştiri.</p>

<h2>Lansmanda gazeteci aranıyor, medya planında gazeteci yok!</h2>

<p>Yeni bir konut projesi hayata geçiriliyor.</p>

<p>Lansman tarihi belirleniyor.</p>

<p>Basın davetleri hazırlanıyor.</p>

<p>Gazeteciler aranıyor.</p>

<p>“Mutlaka bekliyoruz” deniliyor.</p>

<p>Gazeteciden beklenti ise oldukça geniş:</p>

<p>Haberi yapacak…</p>

<p>Lansmanı takip edecek…</p>

<p>Röportaj yapacak…</p>

<p>Video çekecek…</p>

<p>Fotoğraf kullanacak…</p>

<p>Sosyal medya hesaplarından paylaşacak…</p>

<p>Projeyi anlatacak…</p>

<p>Şirketin yöneticilerini görünür kılacak…</p>

<p>Ve mümkünse şirketi mümkün olan en olumlu ifadelerle kamuoyuna anlatacak.</p>

<p>Buraya kadar aslında olağan bir iletişim ve PR çalışmasından söz ediyoruz.</p>

<p>Ancak sorun bundan sonra başlıyor.</p>

<p>Aynı şirketin medya planlaması hazırlanırken bazı medya kuruluşlarının adı bile geçmiyor.</p>

<p>Gazeteciye ise adeta şu mesaj veriliyor:</p>

<p><strong>“Lansmanımıza gel, bize destek ol ama medya bütçemizde senin için yer yok.”</strong></p>

<p>İşin daha da düşündürücü tarafı ise bazı durumlarda gazeteciden bütün bu çalışmaları <strong>karşılıksız</strong> yapmasının beklenmesi.</p>

<p>Üstelik bunun karşılığında verilen hediyenin de ayrıca bir beklenti konusu haline getirilmesi, gazetecinin mesleki emeğinin ne kadar değersizleştirilebildiğini ortaya koyuyor.</p>

<p>Bir gazeteci dostumuzun ironik biçimde dile getirdiği gibi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“Çıkarken kalitesiz hediyemizi almayı da unutma!”</strong></p>

<p>Bu cümle aslında hediyeden çok daha büyük bir problemi anlatıyor.</p>

<h2>Gazeteci yalnızca alkışlamak için mi var?</h2>

<p>Bir şirketin lansmanına katılan gazetecinin görevi şirketi göklere çıkarmak değildir.</p>

<p>Gazetecinin görevi kamuoyunu bilgilendirmektir.</p>

<p>Bir projenin özelliklerini aktarabilir.</p>

<p>Şirketin yatırımını haberleştirebilir.</p>

<p>Yöneticinin açıklamalarına yer verebilir.</p>

<p>Projeyi okuyucusuna tanıtabilir.</p>

<p>Ancak gazeteciden reklam metni yazması, şirketi övmesi veya eleştirel bakışını tamamen bir kenara bırakması beklenemez.</p>

<p>Çünkü haber ile reklam arasındaki fark tam da burada ortaya çıkar.</p>

<p><strong>Haber bağımsızdır. Reklam ise satın alınan bir iletişim alanıdır.</strong></p>

<p>Bir firma medya planlamasına bütçe ayırmak istemiyorsa elbette kendi ticari tercihidir.</p>

<p>Ancak aynı firmanın ihtiyaç duyduğu anda gazeteciyi arayıp ücretsiz içerik üretmesini beklemesi, sonrasında da olumsuz bir haber çıktığında “Bu haberi kaldırabilir misiniz?” diye ricada bulunması ciddi bir çelişki oluşturuyor.</p>

<h2>“Sosyal medyada daha çok beğeni alıyoruz, haber sitelerine gerek yok”</h2>

<p>Sektörde bazı şirket sahiplerine verilen tavsiyeler de tartışmanın başka bir boyutunu oluşturuyor.</p>

<p>Bazı ajansların şirket yöneticilerine,</p>

<p><strong>“Sosyal medyada daha fazla beğeni ve yorum alıyoruz.”</strong></p>

<p><strong>“Haber sitelerine ihtiyacımız yok.”</strong></p>

<p><strong>“Bütçeyi sosyal medyaya ayıralım.”</strong></p>

<p>şeklinde yönlendirmeler yaptığı ifade ediliyor.</p>

<p>Elbette sosyal medyanın gücü tartışılmaz.</p>

<p>Gayrimenkul pazarlaması artık sosyal medyadan bağımsız düşünülemez. Nitekim sektör analizlerinde de sosyal medyanın yatırımcıların güven oluşturma ve karar verme süreçlerinde önemli bir rol üstlendiği belirtiliyor.</p>

<p>Ancak burada kritik bir ayrım var:</p>

<p><strong>Sosyal medya ile haber medyası aynı işlevi görmez.</strong></p>

<p>Bir Instagram gönderisinin 100 bin kişiye ulaşması ile bir şirket hakkında Google'da kalıcı biçimde yer alan haberin aynı değerde olduğunu düşünmek büyük bir yanılgı olabilir.</p>

<h2>Beğeni başka, güven başka</h2>

<p>Bir sosyal medya paylaşımında binlerce beğeni bulunabilir.</p>

<p>Yüzlerce yorum gelebilir.</p>

<p>Video milyonlarca kez izlenebilir.</p>

<p>Ancak gerçek bir yatırımcının karar verme süreci yalnızca beğeni sayısından ibaret değildir.</p>

<p>Özellikle gayrimenkul gibi yüksek meblağların söz konusu olduğu bir sektörde yatırımcı;</p>

<ul>
 <li>Şirketin geçmişini,</li>
 <li>Projelerini,</li>
 <li>Yöneticilerini,</li>
 <li>Daha önce yaptığı işleri,</li>
 <li>Hakkındaki haberleri,</li>
 <li>Şirketle ilgili olumlu ve olumsuz gelişmeleri,</li>
 <li>Finansal ve hukuki gündemini,</li>
 <li>Piyasadaki itibarını araştırabilir.</li>
</ul>

<p>İşte tam bu noktada <strong>haber siteleri, arama motorları ve dijital haber arşivleri</strong> devreye giriyor.</p>

<p>Gayrimenkul sektörüne ilişkin akademik çalışmalarda da tüketicilerin gayrimenkul satın alma sürecinde arama motorlarını kullanarak farklı bölgeleri, mülkleri, fiyatları ve finansman seçeneklerini araştırdığı belirtiliyor.</p>

<p>Dolayısıyla “Sosyal medyada görünürüz, haber sitelerine gerek yok” yaklaşımı oldukça eksik bir medya stratejisidir.</p>

<h2>Gerçek alıcı sadece Instagram'da yaşamıyor</h2>

<p>Gayrimenkul sektöründeki en büyük yanılgılardan biri de potansiyel müşteriyi yalnızca sosyal medya takipçisi olarak görmek.</p>

<p>Oysa sosyal medya takipçisi ile gerçek yatırımcı aynı şey değildir.</p>

<p>Bir kullanıcı bir videoyu beğenebilir.</p>

<p>Bir projeye yorum yazabilir.</p>

<p>Bir Reels videosunu arkadaşına gönderebilir.</p>

<p>Fakat bu kişinin gerçekten 10 milyon, 20 milyon veya 50 milyon liralık bir gayrimenkul yatırımı yapıp yapmayacağını yalnızca beğeni sayısından anlamak mümkün değildir.</p>

<p>Gerçek yatırımcı araştırır.</p>

<p>Karşılaştırır.</p>

<p>Google'da arama yapar.</p>

<p>Şirketin geçmişine bakar.</p>

<p>Proje hakkında çıkan haberleri inceler.</p>

<p>Şirket yöneticileri hakkında bilgi toplar.</p>

<p>Ve çoğu zaman karar vermeden önce şirketin dijital itibarını kontrol eder.</p>

<p>İşte haber sitelerinin burada önemli bir fonksiyonu bulunuyor.</p>

<h2>Peki olumsuz haber çıkınca ne oluyor?</h2>

<p>Asıl çelişki de burada başlıyor.</p>

<p>Bazı şirketler medya planlamasında haber sitelerini gereksiz görürken, şirketleri hakkında olumsuz bir haber yayınlandığında aynı medya kuruluşlarının telefonunu arıyor.</p>

<p>Bu kez söylem değişiyor:</p>

<p><strong>“Bu haber firmamız açısından olumsuz etki oluşturacak.”</strong></p>

<p><strong>“Rica etsek haberi kaldırabilir misiniz?”</strong></p>

<p><strong>“Şirketimizin imajına zarar veriyor.”</strong></p>

<p><strong>“Bu ifadeyi değiştirebilir misiniz?”</strong></p>

<p><strong>“Haberi biraz yumuşatmanız mümkün mü?”</strong></p>

<p>Burada gazetecinin aklına ister istemez şu soru geliyor:</p>

<p><strong>Olumlu haber yayınlanırken ihtiyaç duyulmayan medya, olumsuz haber yayınlandığında neden birdenbire bu kadar önemli hale geliyor?</strong></p>

<p>Eğer haber siteleri gerçekten gereksizse, neden olumsuz haber çıktığında kaldırılması isteniyor?</p>

<p>Eğer sosyal medya her şeyi çözüyor ise, neden şirketin Google'daki haber görünürlüğü bu kadar önemseniyor?</p>

<p>Ve eğer medya planlamasında gazetecilere ihtiyaç yoksa, neden kriz anında ilk telefon yine gazeteciye açılıyor?</p>

<h2>Dijital itibar sadece güzel haberlerden oluşmaz</h2>

<p>Bir şirketin dijital itibarı, yalnızca şirketin kendi sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlardan oluşmaz.</p>

<p>Hatta kurumsal itibarın en önemli göstergelerinden biri, şirket hakkında üçüncü tarafların ne söylediğidir.</p>

<p>Şirket kendi hesabından kendisini istediği kadar başarılı, güçlü ve güvenilir gösterebilir.</p>

<p>Ancak yatırımcı başka kaynakları da kontrol edecektir.</p>

<p>Haber siteleri…</p>

<p>Arama motorları…</p>

<p>Sektör yayınları…</p>

<p>Ekonomi haberleri…</p>

<p>Kullanıcı yorumları…</p>

<p>Bağımsız değerlendirmeler…</p>

<p>Bu nedenle güçlü bir medya stratejisi yalnızca “bizi öven haberler yayınlansın” anlayışına dayanamaz.</p>

<p>Tam tersine şirketin <strong>olumlu gelişmelerinin haberleştirilmesi kadar, eleştiriler karşısında şeffaf ve kurumsal bir iletişim kurabilmesi</strong> de önemlidir.</p>

<h2>Gazeteci reklam ajansı değildir</h2>

<p>Burada medya kuruluşları ile reklam ve PR ajanslarının görevlerini de birbirinden ayırmak gerekiyor.</p>

<p>PR ajansı şirketin iletişim stratejisini yönetir.</p>

<p>Reklam ajansı markanın reklam kampanyasını planlar.</p>

<p>Sosyal medya ajansı içerik üretir.</p>

<p>Gazeteci ise kamuoyunu ilgilendiren gelişmeleri haberleştirir.</p>

<p>Bu görevlerin birbirine karıştırılması, zaman zaman gazetecinin şirketin ücretsiz içerik üreticisi olarak görülmesine yol açabiliyor.</p>

<p>Bir gazeteciden lansmana gelmesi, video çekmesi, röportaj yapması, sosyal medya paylaşımı hazırlaması ve şirketi övmesi isteniyorsa bunun adı gazetecilikten ziyade <strong>içerik üretimi ve tanıtım hizmeti</strong> haline gelir.</p>

<p>Bunun da bir emek ve maliyet karşılığı vardır.</p>

<h2>Medya planlamasında gerçekçi olmak gerekiyor</h2>

<p>Bir inşaat firması milyonlarca liralık proje geliştiriyor.</p>

<p>Satış ofisi kuruyor.</p>

<p>Billboard satın alıyor.</p>

<p>Dijital reklam bütçesi oluşturuyor.</p>

<p>Sosyal medya reklamlarına para harcıyor.</p>

<p>Influencerlarla çalışıyor.</p>

<p>Lansman organizasyonu düzenliyor.</p>

<p>Ancak sıra sektörel haber sitelerine geldiğinde:</p>

<p><strong>“Bütçemizde medya yok.”</strong></p>

<p>deniliyorsa burada ciddi bir iletişim stratejisi problemi vardır.</p>

<p>Üstelik bazı şirketler medya kuruluşlarını tamamen dışarıda bırakırken lansmana davet ettikleri gazetecilerden ücretsiz tanıtım bekliyorsa bu durum daha da tartışmalı hale geliyor.</p>

<p>Çünkü gazetecinin de bir işletmesi var.</p>

<p>Editörü var.</p>

<p>Muhabiri var.</p>

<p>Kameramanı var.</p>

<p>Fotoğrafçısı var.</p>

<p>Sunucusu var.</p>

<p>Web sitesi var.</p>

<p>Sunucu ve yazılım giderleri var.</p>

<p>Personel giderleri var.</p>

<p>Vergisi var.</p>

<p>Ulaşım maliyeti var.</p>

<p>İçerik üretim maliyeti var.</p>

<p>Yani gazetecilik de diğer sektörler gibi emek ve maliyet gerektiriyor.</p>

<h2>“Haber yaptırmak” ile “medya ilişkisi” aynı şey değil</h2>

<p>Burada sektörün artık daha profesyonel bir iletişim anlayışına ihtiyacı bulunuyor.</p>

<p>Bir şirket gazeteciyi yalnızca kendi haberini yaptırmak için aramamalı.</p>

<p>Gazeteciyle uzun vadeli bir iletişim kurmalı.</p>

<p>Sektör hakkında bilgi paylaşmalı.</p>

<p>Veri sunmalı.</p>

<p>Röportaj imkânı sağlamalı.</p>

<p>Şeffaf olmalı.</p>

<p>Olumsuz haber çıktığında da haberi kaldırmaya çalışmak yerine kendi görüşünü açıklamalı.</p>

<p>Çünkü güçlü şirket, yalnızca olumlu haber çıktığında değil, eleştiri geldiğinde de kendisini ifade edebilen şirkettir.</p>

<h2>“Bizi öv” beklentisi medyanın bağımsızlığına zarar verir</h2>

<p>Bir şirketin gazeteciden “bizi göklere çıkar” beklentisi aslında yalnızca gazeteciye değil, okuyucuya da haksızlık.</p>

<p>Okuyucu bir haber sitesine girdiğinde karşısında reklam mı, haber mi olduğunu bilmek ister.</p>

<p>Bir proje gerçekten başarılıysa bunun haberini yapmak için gazetecinin şirketi övmesine gerek yoktur.</p>

<p>Veriler ortadadır.</p>

<p>Proje ortadadır.</p>

<p>Yatırım ortadadır.</p>

<p>Satış rakamları ortadadır.</p>

<p>Teslimler ortadadır.</p>

<p>Müşteri memnuniyeti ortadadır.</p>

<p>Gazeteci bunları aktarır.</p>

<p>Okuyucu da kendi kararını verir.</p>

<h2>Medya ile ilişkide samimiyet şart</h2>

<p>Sektördeki firmalara ve iletişim ajanslarına düşen görev aslında çok basit:</p>

<p>Gazeteciyi yalnızca iyi günde aramayın.</p>

<p>Lansman olduğunda arayıp,</p>

<p><strong>“Mutlaka gelin.”</strong></p>

<p>demekle medya ilişkisi kurulmaz.</p>

<p>Aynı gazeteciyi olumsuz bir haber çıktığında arayıp,</p>

<p><strong>“Rica etsek kaldırabilir misiniz?”</strong></p>

<p>demek de kurumsal iletişim değildir.</p>

<p>Gerçek medya ilişkisi;</p>

<p><strong>iyi haberde de kötü haberde de iletişim kurabilmektir.</strong></p>

<p>Şirketin haberini yaptırmak istediğinizde gazetecinin emeğine saygı göstermek,</p>

<p>olumsuz haber çıktığında ise haberi sansürlemeye çalışmak yerine açıklama yapmak gerekir.</p>

<h2>İnşaat sektörünün medyaya, medyanın da sektöre ihtiyacı var</h2>

<p>Gayrimenkul sektörü medya için son derece önemli bir alan.</p>

<p>Milyarlarca liralık yatırımların yapıldığı, yüz binlerce kişinin konut satın aldığı, milyonlarca insanın kira ödediği bir sektörden söz ediyoruz.</p>

<p>Dolayısıyla sektörün doğru ve güvenilir biçimde haberleştirilmesi kamu yararı açısından da önemli.</p>

<p>Öte yandan sektörün de medyaya ihtiyacı var.</p>

<p>Çünkü şirketlerin marka değeri yalnızca satış ofislerinde veya Instagram hesaplarında oluşmuyor.</p>

<p>Dijital dünyada şirketin bıraktığı iz, yıllar boyunca karşısına çıkabiliyor.</p>

<p>Bugün bir yatırımcı şirketin sosyal medya hesabına bakabilir.</p>

<p>Ama yarın aynı şirketi Google'da aratabilir.</p>

<p>Geçmiş haberlerini okuyabilir.</p>

<p>Yöneticileriyle ilgili haberleri inceleyebilir.</p>

<p>Ve sonunda kararını bütün bu verileri değerlendirerek verebilir.</p>

<p>Bu nedenle <strong>sosyal medya ile haber medyasını birbirinin alternatifi olarak görmek yerine birbirini tamamlayan iki farklı iletişim kanalı olarak değerlendirmek gerekiyor.</strong></p>

<h2>Son söz: Gazeteciye ihtiyaç duyduğunuzda değil, değer verdiğinizde arayın</h2>

<p>Sektördeki bazı firmaların medya anlayışını değiştirmesinin zamanı geldi.</p>

<p>Gazeteciyi yalnızca lansmanda ihtiyaç duyulan kişi olarak görmek…</p>

<p>Ücretsiz haber, ücretsiz video, ücretsiz sosyal medya paylaşımı beklemek…</p>

<p>Medya planında gazeteciyi görmezden gelmek…</p>

<p>Sonra da olumsuz haber çıktığında gazeteciyi arayıp haberin kaldırılmasını istemek…</p>

<p>Bu yaklaşım sürdürülebilir bir medya ilişkisi değildir.</p>

<p>Gazeteciden beklenen şirketi göklere çıkarması değil, <strong>doğruyu yazmasıdır.</strong></p>

<p>Şirketlerin de gazeteciden beklentisi “bizi öv” değil, “bizi doğru anlat” olmalıdır.</p>

<p>Çünkü gerçek marka değeri, yalnızca beğeni sayısıyla ölçülmez.</p>

<p><strong>Gerçek marka değeri; insanların şirket hakkında araştırma yaptığında karşılarına çıkan güvenilir, tutarlı ve şeffaf bilgiyle oluşur.</strong></p>

<p>Ve unutulmamalıdır:</p>

<p><strong>Sosyal medyada bir paylaşım kaybolabilir.<br />
Bir beğeni unutulabilir.<br />
Bir yorum silinebilir.<br />
Ama iyi hazırlanmış bir haber, arama motorlarında ve dijital arşivlerde yıllarca şirketin karşısına çıkabilir.</strong></p>

<p>Bu nedenle inşaat ve gayrimenkul şirketlerinin artık şu soruyu sorması gerekiyor:</p>

<p><strong>“Medya bizim için gerçekten gereksiz mi, yoksa yalnızca iyi haber olduğunda mı gerekli?”</strong></p>

<p>Cevabı ise şirketlerin kriz anında gazetecileri arama biçiminde fazlasıyla net şekilde ortaya çıkıyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.emlakhaberi.com/insaat-firmalarinin-medya-ikilemi-lansmanda-gazeteci-araniyor-olumsuz-haberde-haber-kaldirilmasi-isteniyor</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 22:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://emlakhabericom.teimg.com/crop/1280x720/emlakhaberi-com/uploads/2026/08/insaat-sektorunde-medya-ikilemi.webp" type="image/jpeg" length="20932"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hamit Demir’den Mahkemede Çarpıcı İtiraf: “Yapmak Zorundaydım”]]></title>
      <link>https://www.emlakhaberi.com/hamit-demirden-mahkemede-carpici-itiraf-yapmak-zorundaydim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.emlakhaberi.com/hamit-demirden-mahkemede-carpici-itiraf-yapmak-zorundaydim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Demir Country davasında dikkat çeken savunma: “Yapmak zorundaydım, yapmasam sıkıntı yaşayacaktım” işte detaylar]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>“İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü” davasında tutuksuz sanık Hamit Demir’in Demir Country projesine ilişkin savunması gündeme damga vurdu. Demir, Beylikdüzü’ndeki projenin ruhsat sürecinde 8 milyon TL ödeme talep edildiğini öne sürerken, bu bedelin bir bölümünün daire, bir bölümünün çek ve nakit para şeklinde karşılandığını söyledi. Demir, bazı dairelerin Adem Soytekin’e devredildiğini belirterek, “Yapmak zorundaydım, yapmasam sıkıntı yaşayacaktım” dedi.</strong></p>

<p>İstanbul’da görülen “İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü” davasında tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasına devam edildi. Duruşmada iş insanı <strong>Hamit Demir</strong>, Beylikdüzü’nde hayata geçirdiği <strong>Demir Country</strong> projesinin ruhsat sürecine ilişkin iddialarını mahkeme huzurunda anlattı.</p>

<p>Demir, savcılık aşamasında verdiği ifadelerinin arkasında olduğunu belirterek, projenin ruhsatlandırılması sırasında yaşandığını öne sürdüğü süreci ayrıntılarıyla aktardı.</p>

<h2>Demir Country arazisini 45 dönüm olarak anlattı</h2>

<p>Hamit Demir, savunmasında Beylikdüzü’nde yaklaşık <strong>45 dönümlük bir arazi</strong> satın aldığını söyledi. Söz konusu arazinin üzerinde çok sayıda haciz ve hukuki ihtilaf bulunduğunu belirten Demir, satın alma işleminin ardından projenin geliştirilmesi ve ruhsatlandırılması için çalışmalara başladığını ifade etti.</p>

<p>Sürecin ilerleyen döneminde dönemin Beylikdüzü Belediye Başkanı <strong>Ekrem İmamoğlu</strong> ile görüşmek üzere randevu aldığını anlatan Demir, 2015 yılında gerçekleştiğini belirttiği görüşmede projenin ruhsat sürecine ilişkin destek talep ettiğini söyledi.</p>

<p>Demir, bu görüşmeyi şöyle aktardı:</p>

<blockquote>
<p>“2015 yılında başkanla bir görüştüm. Dedim ki başkanım bu arazileri alıyorum, biraz sıkıntılı süreç ama bu konuda ruhsatlama konusunda da destek olmanı istiyorum. O da ‘peki, ne demek, tabii ki oluruz’ dedi.”</p>
</blockquote>

<p>Demir, görüşmenin ardından belediyedeki işlemlerin devam ettiğini kaydetti.</p>

<h2>“Ruhsat için 8 milyon TL ödeme istendi”</h2>

<p>Hamit Demir’in savunmasında en dikkat çeken bölüm ise 2017 yılında ruhsatların alınması aşamasında yaşandığını öne sürdüğü ödeme talebi oldu.</p>

<p>Demir, belediyenin gelirler müdürlüğüne gittiğinde kendisine bir ödeme yapılması gerektiğinin söylendiğini belirtti. Kendisine yönlendirilen kişiler aracılığıyla <strong>8 milyon TL tutarında bir ödeme talep edildiğini</strong> ileri süren Demir, bu parayı nakit olarak karşılayacak durumda olmadığını söyledi.</p>

<p>Demir, savunmasında şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“8 milyon bize bir ödeme yaparsanız bu konuda destek oluruz dedi. Baktım ki yapmak zorundayım. Çünkü işim var, işimi yapıyorum. Yapmasam sıkıntı yaşayacağım.”</p>
</blockquote>

<p>Demir, ardından ödeme konusunda taraflarla görüşmeler yaptığını ve bedelin tamamının nakit olarak değil, farklı yöntemlerle karşılandığını öne sürdü.</p>

<h2>Ödeme daire, çek ve nakit şeklinde yapıldı iddiası</h2>

<p>Hamit Demir, 8 milyon TL olarak ifade ettiği bedelin ödenmesine ilişkin süreçte <strong>daire, çek ve nakit para</strong> kullanıldığını söyledi.</p>

<p>Demir, şirket yöneticilerinin tapu devirleri, çekler ve diğer ödeme işlemlerini gerçekleştirdiğini belirterek, işlemlerin şirket kayıtları üzerinden yürütüldüğünü ifade etti.</p>

<p>Dava dosyasına ilişkin daha önce yayımlanan bilgilerde de Demir'in beyanlarının yanı sıra tapu kayıtları, çekler ve faturaların dosyaya sunulduğu belirtilmişti. Anadolu Ajansı'nın iddianameye dayandırdığı haberinde, 8 taşınmazın Adem Soytekin'in şirketi ASOY İnşaat adına devredildiği ve çeklere ilişkin belgelerin de dosyada bulunduğu aktarılmıştı.</p>

<h2>Adem Soytekin’in adı bu aşamada gündeme geldi</h2>

<p>Savunmanın önemli bölümlerinden biri de <strong>Adem Soytekin</strong> ile ilgili oldu.</p>

<p>Demir, Soytekin'i ilk olarak Demir Country projesinde taşeronluk yapmak istemesi nedeniyle tanıdığını anlattı. Soytekin'in kendisine Ekrem İmamoğlu'nun işlerini yaptığını ve yoğun şekilde çalıştığını söylediğini belirten Demir, ancak şirket yönetiminin daha sonra başka bir taşeronla çalışma kararı aldığını ve Soytekin'e iş verilmediğini söyledi.</p>

<p>Demir'e göre Soytekin, taşeronluk talebinin karşılanmamasının ardından yeniden kendisiyle görüştü.</p>

<h2>“Daireleri bana devretmen gerekiyor”</h2>

<p>Hamit Demir'in savunmasına göre Soytekin, belediyeye yapılacağı belirtilen ödeme kapsamında bazı dairelerin kendisine devredilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Demir, ilk etapta devam eden projeden daire vermeyi teklif ettiğini, ancak Soytekin'in <strong>bitmiş projelerden daire istediğini</strong> ileri sürdü.</p>

<p>Bunun üzerine Demir, Esenyurt'ta bulunan <strong>Ayışığı Vadi/Ayışığı Butik projesindeki</strong> dairelerin devredilebileceğini söylediğini belirtti.</p>

<p>Sonraki tapu devirleri ve şirket işlemlerinin ise şirket yöneticileri tarafından gerçekleştirildiğini ifade etti.</p>

<p>Daha önce yayımlanan iddianame haberlerinde, söz konusu süreç kapsamında <strong>8 dairenin 2017 yılında Adem Soytekin'e devredildiği</strong>, kalan bedelin ise daha sonraki yıllarda çeklerle karşılandığı iddiasına yer verilmişti.</p>

<h2>İddianamede 8 daire ve çekler de yer aldı</h2>

<p>Dosyaya ilişkin Anadolu Ajansı haberinde, savcılığın iddianamede Demir Country ruhsatı için 8 milyon TL talep edildiği iddiasına yer verdiği belirtildi.</p>

<p>Haberde, bu tutarın <strong>5 milyon TL'lik bölümünün 8 daire devriyle</strong>, kalan bölümünün ise daha sonraki tarihlerde çeklerle karşılandığının ileri sürüldüğü aktarıldı. Demir'in savcılık ifadesinde de söz konusu dairelerin o dönemdeki değerinin yaklaşık 5 milyon TL olduğunu belirttiği kaydedildi.</p>

<p>Dosyada ayrıca Demir Grup Yapı İnşaat tarafından ASOY İnşaat adına düzenlenen çekler ile taşınmazlara ilişkin tapu senetleri ve e-faturaların bulunduğu bilgisi yer aldı.</p>

<h2>Soytekin'in savunması farklı bir tablo ortaya koydu</h2>

<p>Dava dosyasındaki önemli noktalardan biri ise Hamit Demir ile Adem Soytekin'in konuya ilişkin beyanlarının bazı noktalarda farklılık göstermesi.</p>

<p>Adem Soytekin daha sonraki savunmasında, Hamit Demir'in önceki ve sonraki ifadeleri arasında önemli farklar bulunduğunu ileri sürdü. Soytekin, kendisine verilen gayrimenkullerin belediyeyle arasındaki cari hesap mahsubu kapsamında alındığını savunurken, çeklerin de Demir'in anlattığından farklı bir ticari ilişkinin parçası olduğunu öne sürdü.</p>

<p>Dolayısıyla dosyada, aynı taşınmaz ve ödeme işlemlerine ilişkin tarafların farklı açıklamaları bulunuyor. Bu farklılıkların hukuki değerlendirmesi ise yargılamanın ilerleyen aşamalarında ortaya çıkacak.</p>

<h2>Demir: “Bu süreçte mağdur edildim”</h2>

<p>Hamit Demir'in daha önceki ifadesine ilişkin haberlerde, Soytekin'in 2017 sonunda satış ofisine geldiği ve kendisini Ekrem İmamoğlu'nun gönderdiğini söylediği aktarılmıştı.</p>

<p>Demir, Soytekin'in daha sonra proje kapsamında bazı dairelerin kendisine verileceğini söylediğini belirterek, bunun daha önce konuşulan 8 milyon TL'lik ödeme süreciyle bağlantılı olduğunu anladığını ifade etmişti.</p>

<p>Demir ayrıca, dairelerin bitmiş projelerden istenmesi üzerine Esenyurt'taki projeden taşınmazların devredildiğini belirtmişti.</p>

<h2>İskan sürecinde kreş iddiası da dosyada</h2>

<p>Hamit Demir'in savunmasında yalnızca ruhsat süreci değil, <strong>Demir Country projesinin iskan aşaması</strong> da gündeme geldi.</p>

<p>Demir, Ekrem İmamoğlu'nun İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu dönemde projenin iskan sürecinde kendisinden kreş yapmasının istendiğini öne sürdü.</p>

<p>Demir, İmamoğlu'nun özel kaleminden olduğunu belirttiği ve ismini Murat olarak hatırladığı bir kişinin kendisine geldiğini, iskan için kreş yapılması gerektiğini söylediğini iddia etti.</p>

<p>Bu talebe olumlu yanıt vermediğini belirten Demir, daha sonra dönemin Beylikdüzü Belediye Başkanı Murat Çalık ile görüştüğünü ve kendisine kreş yapmak istemediğini söylediğini aktardı. Demir'in beyanına göre Çalık da kendisine “Tamam ağabey, girme” şeklinde karşılık verdi.</p>

<p>Bu bölüm de dosyada yer alan iddialar arasında bulunuyor.</p>

<h2>İmamoğlu'ndan Demir'e soru gelmedi</h2>

<p>Duruşmanın dikkat çeken anlarından biri de Hamit Demir'in savunmasının ardından yaşandı.</p>

<p>Demir, mahkeme huzurunda <strong>8 milyon TL'lik ödeme talebi</strong>, ödemenin <strong>daire, çek ve nakit</strong> şeklinde gerçekleştirildiği iddiası ve bazı dairelerin <strong>Adem Soytekin'e devredilmesi</strong> sürecini ayrıntılı şekilde anlattı.</p>

<p>Savunma sırasında Ekrem İmamoğlu'nun Demir'e bu iddialarla ilgili herhangi bir soru yöneltmemesi dikkat çekti.</p>

<p>Ancak bir sanığın diğer sanığa soru yöneltmemesi tek başına hukuki bir anlam taşımıyor. Duruşmadaki beyanların nasıl değerlendirileceği, dosyadaki diğer deliller ve tarafların savunmalarıyla birlikte mahkeme tarafından belirlenecek.</p>

<h2>Dosyada belgeler de bulunuyor</h2>

<p>Demir Country dosyasındaki iddiaların yalnızca sözlü beyanlardan ibaret olmadığı, iddianamede bazı <strong>tapu kayıtları, çekler, tahsilat makbuzları ve e-faturaların</strong> da delil olarak gösterildiği belirtiliyor.</p>

<p>Anadolu Ajansı'nın aktardığı iddianame detaylarına göre Demir tarafından dosyaya sunulan belgeler ile Adem Soytekin tarafından sunulan bazı belgelerin aynı işlemlere ilişkin olduğu kaydedildi.</p>

<p>Bununla birlikte belgelerin hukuki anlamı ve suçlamaları kesin olarak kanıtlayıp kanıtlamadığı, yargılamanın sonucunda mahkemenin değerlendirmesine konu olacak.</p>

<h2>Dava sürecinde gözler yeni savunmalarda</h2>

<p>“İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü” davasında tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasına devam edilirken, Demir Country projesine ilişkin Hamit Demir'in açıklamaları dosyanın dikkat çeken başlıklarından biri oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>8 milyon TL'lik ödeme iddiası, 8 dairenin Adem Soytekin'e devredilmesi, çek ve nakit para iddiaları ile ruhsat ve iskan süreçlerinde yaşandığı öne sürülen görüşmeler</strong>, davanın önemli tartışma başlıkları arasında yer alıyor.</p>

<p>Öte yandan, dosyada yer alan iddialar tarafların beyanları ve savcılığın değerlendirmeleri niteliğinde. <strong>Hakkındaki suçlamalar kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmadan hiçbir kişi bakımından kesinleşmiş suç veya suçluluk ifadesi kullanılamaz.</strong> Yargılama devam ediyor ve nihai değerlendirme mahkemeye ait.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.emlakhaberi.com/hamit-demirden-mahkemede-carpici-itiraf-yapmak-zorundaydim</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 03:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://emlakhabericom.teimg.com/crop/1280x720/emlakhaberi-com/uploads/2026/08/demir-country.webp" type="image/jpeg" length="91578"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İBB Davasında Rüşvet ve Villa İddiaları: “Rüşvetler Neden Verildi?”]]></title>
      <link>https://www.emlakhaberi.com/ibb-davasinda-rusvet-ve-villa-iddialari-rusvetler-neden-verildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.emlakhaberi.com/ibb-davasinda-rusvet-ve-villa-iddialari-rusvetler-neden-verildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mustafa Keleş, duruşmada Ekrem İmamoğlu'nun yüzüne "Beylikdüzü'ndeyken Deniz İstanbul projem için benden rüşvet olarak villa istedin" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 53’ü tutuklu 414 sanığın yargılandığı davanın 66’ncı duruşmasında dikkat çeken beyanlar ve tartışmalar yaşandı. İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, aralarında iş insanları Mustafa Keleş ve Cemal Üneş’in de bulunduğu tutuksuz sanıkların savunmaları dinlendi.</p>

<p>Duruşmanın özellikle Beylikdüzü dönemindeki ruhsat, iskân ve imar süreçlerine ilişkin iddialar açısından dikkat çektiği görüldü. Mustafa Keleş ile Cemal Üneş’in mahkemedeki anlatımları sırasında Ekrem İmamoğlu ile karşılıklı tartışmalar yaşandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Duruşma yaklaşık 13 saat sürdü ve 15 tutuksuz sanık ile avukatlarının beyanları alındı. Mahkeme, diğer sanıkların savunmalarının alınmasına devam edilmek üzere duruşmayı bir sonraki güne bıraktı.</p>

<h2>Mustafa Keleş'ten “Villa” İddiası Kim kime teklif etti ?</h2>

<p>Duruşmada söz alan Keleşoğlu Holding sahibi Mustafa Keleş, geçmişte yürüttükleri bazı inşaat projelerinde ruhsat, kat irtifakı ve diğer belediye işlemleri nedeniyle sorunlar yaşadığını ileri sürdü.</p>

<p>Keleş'in anlatımında Deniz İstanbul projesi özel bir yer tuttu. Keleş, Ekrem İmamoğlu’nun Beylikdüzü Belediye Başkanı olduğu dönemde proje alanını ziyaret ettiğini ve kendisinden villa talebinde bulunduğunu iddia etti.</p>

<p>Keleş, kendisinin villayı maliyet bedeli üzerinden vermeyi teklif ettiğini ancak İmamoğlu’nun buna tepki göstererek belediye başkanı olduğunu söylediğini öne sürdü.</p>

<p>Bu iddia üzerine duruşma salonunda İmamoğlu ile Keleş arasında sert bir tartışma yaşandı.</p>

<p>İmamoğlu, Keleş'in iddiasını kesin biçimde reddederek Deniz İstanbul şantiyesine kamu donatı alanlarıyla ilgili bilgi almak amacıyla gittiğini savundu. Keleş'in “villa istedi” şeklindeki anlatımını iftira olarak nitelendiren İmamoğlu, kendisinin şantiyeyi kalabalık bir ekiple ziyaret ettiğini söyledi.</p>

<p>Keleş ise İmamoğlu'nun anlatımına karşı çıkarak şantiyeye birden fazla kez geldiğini ileri sürdü.</p>

<h2>Duruşma Salonunda Sert Tartışma</h2>

<p>İki isim arasındaki karşılıklı suçlamalar kısa sürede sertleşti.</p>

<p>Keleş, İmamoğlu'na villa talebiyle ilgili doğrudan sorular yöneltirken, İmamoğlu ise Keleş'i yalan söylemekle suçladı. Keleş de iddiasının arkasında olduğunu ve görüşmelere ilişkin kayıtların bulunduğunu öne sürdü.</p>

<p>Tartışmanın büyümesi üzerine mahkeme başkanı salondaki tarafları uyardı. Yaşanan gerilim, davanın 66'ncı duruşmasında en dikkat çekici anlardan biri oldu.</p>

<h2>Cemal Üneş'ten 500 Bin Liralık Ödeme İddiası</h2>

<p>Duruşmada gündeme gelen ikinci önemli iddia ise Beylikdüzü ve Silivri bölgesinde faaliyet gösteren müteahhit Cemal Üneş'in beyanları oldu.</p>

<p>Üneş, Beylikdüzü Yakuplu'daki bir inşaatının 2018 yılında tamamlandığını, ancak iskân sürecinde sorun yaşadığını ileri sürdü. Daha önceki beyanlarında da iskân dosyasının bir süre bekletildiğini savunan Üneş, seçim süreci gerekçe gösterilerek kendisinden 500 bin lira istendiğini iddia etti.</p>

<p><img alt="Rüşvetler Neden Verildi" class="detail-photo img-fluid" height="675" src="https://emlakhabericom.teimg.com/emlakhaberi-com/uploads/2026/08/rusvetler-neden-verildi.webp" width="1200" /></p>

<p>Üneş, bu miktarı ödeme imkanının bulunmadığını belirterek talebi kabul etmediğini ve bunun ardından yaklaşık 4-5 ay boyunca iskân alamadığını öne sürdü.</p>

<h2>“500 Bin Lira İstedin” Diyaloğu</h2>

<p>Cemal Üneş'in mahkemedeki beyanları sırasında Ekrem İmamoğlu ile arasında dikkat çeken bir diyalog yaşandı.</p>

<p>İmamoğlu, Üneş'e kendisinden gerçekten 500 bin lira istediğinden emin olup olmadığını sordu. Üneş ise iddiasının arkasında olduğunu belirterek paranın kendisinden istendiğini savundu.</p>

<p>Üneş ayrıca, bu talebin ardından Mehmet Çakılcıoğlu'na yönlendirildiğini ve Çakılcıoğlu ile beş ayrı senet düzenlendiğini iddia etti.</p>

<p>İmamoğlu'nun “500 bin lira vereceksin” şeklinde kendisine böyle bir ifade kullanıp kullanmadığını sorgulaması üzerine Üneş, bunu doğruladı ve Çakılcıoğlu'na yönlendirme yapıldığını ileri sürdü. İmamoğlu ise Üneş'in anlatımını kabul etmedi.</p>

<h2>İddialar Mahkemenin Önünde</h2>

<p>Duruşmada gündeme gelen villa ve para taleplerine ilişkin anlatımlar, sanıkların kendi beyanları ve iddiaları niteliğinde bulunuyor. Bu nedenle söz konusu iddiaların kesinleşmiş bir yargı kararı anlamına gelmediğinin altını çizmek gerekiyor.</p>

<p>Davanın ilerleyen duruşmalarında tarafların savunmaları, tanık ve diğer deliller ile mahkemenin değerlendirmesi, iddiaların hukuki açıdan nasıl ele alınacağını belirleyecek.</p>

<p>66'ncı duruşmada yalnızca Keleş ve Üneş değil, çok sayıda tutuksuz sanık da savunma yaptı. Mahkeme kayıtlarına göre o gün 15 tutuksuz sanık ve avukatlarının beyanları dinlenirken, davada savunması alınan tutuksuz sanıkların toplam sayısı 20'ye ulaştı.</p>

<h2>Duruşma 13 Saat Sürdü</h2>

<p>İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri'deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısında oluşturulan duruşma salonunda görülen celsede, sanıkların savunmaları gün boyunca devam etti.</p>

<p>Yaklaşık 13 saat süren duruşmanın sonunda mahkeme, savunmaların alınmasına devam edilmesine karar vererek duruşmayı ertesi güne erteledi.</p>

<p>Davanın 66'ncı duruşması, özellikle Beylikdüzü dönemindeki belediye uygulamaları, ruhsat ve iskân süreçleri ile bağlantılı olarak ortaya atılan iddialar ve mahkeme salonunda yaşanan karşılıklı tartışmalar nedeniyle soruşturmanın dikkat çeken duruşmalarından biri oldu.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.emlakhaberi.com/ibb-davasinda-rusvet-ve-villa-iddialari-rusvetler-neden-verildi</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 00:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://emlakhabericom.teimg.com/crop/1280x720/emlakhaberi-com/uploads/2026/08/ibb-davasinda-rusvet-ve-villa-iddialari-rusvetler-neden-verildi.webp" type="image/jpeg" length="19360"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[GPPS Platformu, İnşaat ve Birinci El Konut Pazarını Ekranlara Taşıyor]]></title>
      <link>https://www.emlakhaberi.com/gpps-platformu-insaat-ve-birinci-el-konut-pazarini-ekranlara-tasiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.emlakhaberi.com/gpps-platformu-insaat-ve-birinci-el-konut-pazarini-ekranlara-tasiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[GPPS Platformu tarafından hayata geçirilen "Piyasa Gayrimenkul", inşaat, proje geliştirme ve birinci el konut sektörünü ekranlara taşıyarak yatırımcılar, sektör profesyonelleri ve tüketicileri aynı platformda buluşturmayı hedefliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gayrimenkul Dünyasının Cesur Sesi; İsa Kalender tarafından sunuculuğu üstlenerek, Lider Haber TV ekranlarında yayınlanan " Piyasa Gayrimenkul " programının 2 Ağustos Pazar günü saat 15:00'de konuğu Gayrimenkul Proje Pazarlama ve Satış ( GPPS ) Platformu Kurucu Başkanı kimliği ile Bilge ÖZDEMİR olacak.</strong></p>

<p></p>

<p>Usta programcı İsa Kalender, sektörün görünmeyen yüzüne ışık tutması ile tanınmakta, inşaat ve konut sektörünün perde arkasını cesurca ekrana taşıyarak televizyonculukta adından bahsettirmektedir.</p>

<p></p>

<p><strong>Gayrimenkul Konut Televizyonculuğunda ilk defa ayrıntıları, gelişmeleri ve ayrışmaları ile “ <u>üretim</u> “ ve “ <u>hizmet</u> “ ekonomisi yani “ Birinci El “ ve “ İkinci El “ ekranları başında izleyiciler ile değerlendirilecek.</strong></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Konut Pazarlama ve Satış Ekosisteminde; 1.el / ilk el / Sıfır Konut / Proje Satış içinde “ inşaat proje geliştirme üretim ekonomi “ disiplininde ışık tutulacak program akışında;</p>

<p></p>

<p>· <strong>Birinci el konut pazarı / projeden satış verileri,</strong></p>

<p>· <strong>Birinci el ipotekli ( kredili ) konut satış önerileri,</strong></p>

<p>· <strong>Yabancıya konut satışında veri değerleme ve yasal düzenleme önerileri,</strong></p>

<p><strong>· Birinci el konut satış fiyat endeksi önerisi, ve gündeme dair konular ekrana taşınacak.</strong></p>

<p></p>

<p><strong>GPPS Platform Başkanı Bilge ÖZDEMİR,</strong> yurt dışında ve içinde 35 yıla yakın sektörel tecrübe birikimi ile birinci el konut pazarının gelişimine 90’ lı yılların başından beri imza attı, ilklerin geliştiricisi, uygulayıcısı oldu<strong>.</strong></p>

<p></p>

<p><strong>Bilge ÖZDEMİR,</strong> inşaat proje geliştirici, dernek, platform, firma ve şahısların konut pazarını TÜİK verileri ile değerlendirmekte olduğuna dikkat çekti. Uzun zamandan beri çabaları ile Birinci El farkındalığını TÜİK bülten raporlarına ve değerlendirmelere taşımayı başardıklarını,</p>

<p></p>

<p><strong>Şimdi ise, Birinci El ve konut pazarına yönelik önerileri </strong>11.11.2025’de Türkiye’ de ilk defa sanal ortam üzerinden kurduğumuz <strong>Gayrimenkul Proje Pazarlama ve Satış ( GPPS ) Platformu ile seslendirdiklerini belirtti.</strong></p>

<p></p>

<p><strong>GPPS ) Platformu; </strong>İnşaat, Proje Geliştirme, Outsource Gayrimenkul Proje Pazarlama Satış, GYO’ ların pazarlama ve satış profesyonellerini bir araya getirmektedir.</p>

<p></p>

<p>Güncel <strong>185</strong> kişisel katım, ortalama <strong>15 yıl</strong> sektörel tecrübe ile Gayrimenkul Proje Pazarlama ve Satış ( GPPS ) Platformu;</p>

<p></p>

<p>• % 41 inşaat ve proje geliştirme,</p>

<p>• % 38 outsource gayrimenkul proje pazarlama ve satış,</p>

<p>• % 11 GYO,</p>

<p>• % 10 sektörel tecrübeleri ile kariyer arayışında, firmaların “ Pazarlama ve Satış Bölümleri “ ve hizmet firmalarının “ Kurucu ve Çalışanlarının “ temsilini sağlamaktadır.</p>

<p></p>

<p></p>

<p><strong>2 Ağustos Pazar 15:00’de “ ekranlarda görüşme dileği ile, Birinci El ve konut pazarı önerilerimizi sayfalarına, dijital yayın akışlarına, sosyal medyalarına taşıyan sektörel basın yayın kuruluşlarına ve bizi ekran ile buluşturan Sayın İsa Kelender’e teşekkür ediyoruz.</strong></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.emlakhaberi.com/gpps-platformu-insaat-ve-birinci-el-konut-pazarini-ekranlara-tasiyor</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 13:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://emlakhabericom.teimg.com/crop/1280x720/emlakhaberi-com/uploads/2026/07/birinci-el-konut-pazarina-yeni-medya-platformu-gpps-piyasa-gayrimenkul.webp" type="image/jpeg" length="10087"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hobi Bahçeleri Tartışması Büyüyor: Fatih Güneş'ten Yıkım Kararlarına Sert Eleştiri]]></title>
      <link>https://www.emlakhaberi.com/hobi-bahceleri-tartismasi-buyuyor-fatih-gunesten-yikim-kararlarina-sert-elestiri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.emlakhaberi.com/hobi-bahceleri-tartismasi-buyuyor-fatih-gunesten-yikim-kararlarina-sert-elestiri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Organik Tarım Bahçeleri Platformu Başkanı Fatih Güneş, hobi bahçeleri ve imar uygulamalarını eleştirerek yaklaşık 8 milyon kişinin mağdur olduğunu söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Organik Tarım Bahçeleri Platformu Başkanı Fatih Güneş, hobi bahçeleri ve kırsal alanlardaki yapılaşmaya ilişkin uygulamaları eleştirerek, kamu tarafından altyapı hizmeti götürülen yapıların daha sonra kaçak ilan edilerek yıkılmasının büyük mağduriyet yarattığını söyledi. Güneş, mevcut uygulamaların milyonlarca vatandaşı doğrudan etkilediğini belirterek, düzenlemelerin yeniden değerlendirilmesi çağrısında bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Egemax TV'de katıldığı programda konuşan Güneş, hobi bahçeleri tartışmasının yalnızca hafta sonu kullanılan tarım alanlarından ibaret olmadığını ifade etti. 6360 sayılı Büyükşehir Yasası ile çok sayıda köyün mahalle statüsüne dönüştürüldüğünü hatırlatan Güneş, bu değişimin ardından gerekli imar düzenlemelerinin yapılmadığını savundu.</p>

<p>Atalarından miras kalan taşınmazlara resmi kapı numarası verildiğini, elektrik, su ve doğalgaz gibi temel altyapı hizmetlerinin kamu tarafından ulaştırıldığını dile getiren Güneş, bugün ise aynı yapıların kaçak yapı kapsamında değerlendirilmesinin ciddi bir çelişki oluşturduğunu belirtti.</p>

<p><img alt="%22Tohumda Dışa Bağımlılık, Tarımda Çöküş Şimdi De Hobi Bahçeleri Hedefte%22" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://emlakhabericom.teimg.com/emlakhaberi-com/uploads/2026/03/22tohumda-disa-bagimlilik-tarimda-cokus-simdi-de-hobi-bahceleri-hedefte22.webp" width="1280" /></p>

<p>Yapı Kayıt Belgesi mağdurları ile hobi bahçesi sahipleri başta olmak üzere yaklaşık 8 milyon kişinin bu süreçten etkilendiğini ifade eden Güneş, yıllardır kullanılan yapılara önce kamu hizmeti götürülüp ardından yıkım kararı verilmesinin kabul edilemez olduğunu söyledi. İlgili kurumların alınacak kararların toplumsal etkilerini önceden hesaplaması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Son dönemde hız kazanan yıkım kararları ve elektrik kesintilerine de değinen Güneş, Kahramanmaraş merkezli depremler sonrasında bahçeli evlerin önemli bir sosyal görev üstlendiğini hatırlattı. Depremzedelerin bu evlerde misafir edildiğini belirten Güneş, o dönemde yetkililerin ev sahiplerine teşekkür ettiğini, bugün ise aynı yapıların kaçak gerekçesiyle yıkılmasının kamu vicdanını zedelediğini ifade etti.</p>

<p>Konuya ilişkin değerlendirmesinde duygusal ifadeler kullanan Güneş, deprem döneminde vatandaşlara kapılarını açan bahçeli ev sahiplerinin bugün yıkım kararlarıyla karşı karşıya bırakılmasının adalet ve vicdan duygusunu yaraladığını belirterek, sorunun çözümü için kapsamlı bir yasal düzenleme yapılması gerektiğini söyledi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Yeniçağ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.emlakhaberi.com/hobi-bahceleri-tartismasi-buyuyor-fatih-gunesten-yikim-kararlarina-sert-elestiri</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 00:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://emlakhabericom.teimg.com/crop/1280x720/emlakhaberi-com/uploads/2026/04/hobi-bahceleri-kacamak-mi-imdat-cagrisi-mi.webp" type="image/jpeg" length="30826"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İBB Garajının Dibindeki Kaçak Depoyu Kim Görmedi?]]></title>
      <link>https://www.emlakhaberi.com/ibb-garajinin-dibindeki-kacak-depoyu-kim-gormedi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.emlakhaberi.com/ibb-garajinin-dibindeki-kacak-depoyu-kim-gormedi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Büyükçekmece Türkoba’da İBB garajının yanında yükseldiği iddia edilen kaçak depo, yerel yönetimlerin denetim zafiyetini yeniden gündeme taşıdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Büyükçekmece Türkoba’da İBB garajının yanı başında yükseldiği öne sürülen kaçak depo inşaatı, denetim zafiyeti tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.</p>

<p>Büyükçekmece Türkoba Mahallesi’nde İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ait garajın hemen yanında yükseldiği iddia edilen kaçak depo inşaatı, yerel yönetimlerin denetim mekanizmasını tartışmaya açtı. Günde yüzlerce resmi aracın giriş çıkış yaptığı, çok sayıda zabıta ve kamu görevlisinin güzergâhı üzerinde bulunan alanda devasa bir yapının nasıl fark edilmediği sorusu kamuoyunda tepkiyle karşılandı.</p>

<p>Vatandaşlar, söz konusu yapının sıradan bir kaçak ek yapı değil, açıkça görülebilecek büyüklükte bir depo inşaatı olduğunu belirterek, “Bu kadar göz önündeki bir yapı görülmediyse, İstanbul’un uzak noktalarında neler oluyor?” sorusunu gündeme taşıdı.</p>

<h2>Gözünün Önündeki Kaçağı Görmeyen Belediyecilik</h2>

<p>İstanbul’da bir dönem kaçak yapılaşmayla mücadelede teknolojik takip sistemlerinin devrede olduğu, özellikle Kadir Topbaş döneminde uydu görüntüleriyle kaçak yapıların tespit edilmesine yönelik uygulamaların kullanıldığı hatırlatılıyor. Bugün ise Türkoba’da yaşandığı öne sürülen olay, “Uydudan kaçak yapı tespit edilen günlerden, zabıtanın burnunun dibindeki kaçak depoyu göremeyen belediyeciliğe mi gelindi?” eleştirilerine neden oldu.</p>

<p>İBB garajının hemen yanı başında yükseldiği belirtilen kaçak depo inşaatının, her gün bölgeden geçen resmi araçlar, belediye personeli ve zabıta ekipleri tarafından fark edilmemiş olması, denetim sisteminin işleyişine yönelik ciddi soru işaretleri oluşturdu.</p>

<h2>Kamuoyu Cevap Bekliyor</h2>

<p>Bölge sakinleri ve kamuoyu, söz konusu yapının ne zaman başladığını, hangi aşamada tespit edildiğini, ilgili belediye birimlerinin bu inşaattan haberdar olup olmadığını ve bugüne kadar neden müdahale edilmediğini merak ediyor.</p>

<p>İddialara göre kaçak depo inşaatı, yalnızca imar mevzuatına aykırılık tartışmasıyla sınırlı değil; aynı zamanda kamu görevlilerinin görev alanı içinde gerçekleşen bir denetim ihmali olarak da değerlendiriliyor.</p>

<p>Bu nedenle şu soruların yanıtı bekleniyor:</p>

<p>Türkoba’daki kaçak depo inşaatı ne zaman başladı?</p>

<p>İBB garajının hemen yanında bulunan bu yapı hangi kurumun sorumluluk alanında?</p>

<p>Büyükçekmece Belediyesi ve İBB ilgili birimleri bu yapıdan haberdar mıydı?</p>

<p>Zabıta ekipleri bu bölgede herhangi bir tespit tutanağı düzenledi mi?</p>

<p>Kaçak olduğu iddia edilen yapıyla ilgili yıkım, mühürleme veya cezai işlem uygulandı mı?</p>

<h2>“Görmedik” Demek Kamuoyunu Tatmin Etmiyor</h2>

<p>Göz önünde bulunan bir alanda böylesine büyük bir kaçak yapının yükselmesi, “görmedik”, “fark etmedik” veya “bilgimiz yoktu” açıklamalarıyla geçiştirilemeyecek kadar ciddi bir iddia olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Çünkü kaçak yapılaşmayla mücadele, yalnızca vatandaşın küçük ölçekli yapılarıyla sınırlı kalmamalı; büyük ölçekli depo, iş yeri, ticari alan ve sanayi yapıları için de aynı kararlılıkla uygulanmalıdır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Vatandaşa en küçük yapı için ceza, mühürleme ve yıkım işlemi uygulanırken, kamu kurumlarının hemen yanı başında yükselen büyük ölçekli kaçak yapıların görmezden gelindiği algısı, adalet duygusunu zedelemektedir.</p>

<h2>Denetim Zafiyeti mi, Göz Yumma mı?</h2>

<p>Türkoba’daki olay, yalnızca bir kaçak depo iddiası değil; aynı zamanda yerel yönetimlerin denetim anlayışını sorgulatan bir örnek olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Eğer bu yapı gerçekten kaçaksa ve buna rağmen uzun süre müdahale edilmediyse, ortada ya ciddi bir denetim zafiyeti ya da bilinçli bir görmezden gelme hali bulunmaktadır. Her iki durumda da kamuoyunun tatmin edici bir açıklama beklemesi en doğal hakkıdır.</p>

<p>Büyükçekmece Türkoba’da yaşanan bu süreç, İstanbul’da kaçak yapılaşmayla mücadelenin ne kadar etkin yürütüldüğünü bir kez daha gündeme getirdi.</p>

<h2>Türkoba Halkı Açıklama Bekliyor</h2>

<p>Türkoba halkı, İBB garajının yanı başındaki kaçak depo iddiasıyla ilgili yetkililerden açık, net ve şeffaf bir açıklama bekliyor. Sorumlu kurumların konuyu incelemesi, yapı hakkında işlem yapılıp yapılmadığını kamuoyuyla paylaşması ve varsa ihmali bulunan kişiler hakkında gerekli süreci başlatması talep ediliyor.</p>

<p>Bugün kamuoyunun sorduğu soru oldukça net:</p>

<p>İstanbul, kaçak yapıların uydudan takip edildiği dönemlerden, zabıtanın hemen yanındaki kaçak deponun görülmediği bir döneme nasıl geldi?</p>

<p>Bu sorunun cevabı yalnızca Türkoba için değil, İstanbul’da imar düzeni, kamu denetimi ve yerel yönetim anlayışı açısından da büyük önem taşıyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.emlakhaberi.com/ibb-garajinin-dibindeki-kacak-depoyu-kim-gormedi</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 16:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://emlakhabericom.teimg.com/crop/1280x720/emlakhaberi-com/uploads/2026/06/ibb-garajinin-dibindeki-kacak-depoyu-kim-gormedi.webp" type="image/jpeg" length="98291"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sosyal Medyada Emlak ve Araç İlanı Paylaşanlara EİDS Uyarısı]]></title>
      <link>https://www.emlakhaberi.com/sosyal-medyada-emlak-ve-arac-ilani-paylasanlara-eids-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.emlakhaberi.com/sosyal-medyada-emlak-ve-arac-ilani-paylasanlara-eids-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ticaret Bakanlığı, taşınmaz ve taşıt ilanlarında EİDS’ye aykırı sosyal medya paylaşımlarına karşı uyarıda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Instagram, Facebook ve WhatsApp üzerinden doğrulamasız ilan paylaşan işletmelere 286 bin TL’ye kadar idari para cezası uygulanabilecek.</p>

<p>Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğü, taşınmaz ve taşıt ilanlarında Elektronik İlan Doğrulama Sistemi’ne aykırı sosyal medya paylaşımlarına ilişkin önemli bir uyarı yayımladı. Bakanlık yazısında, sahte ilanların, ilan kirliliğinin ve spekülatif fiyat artışlarının tüketici mağduriyetlerine yol açtığına dikkat çekildi.</p>

<p>Bakanlık tarafından yapılan bilgilendirmede, internet ortamındaki ilan platformlarına getirilen kimlik ve yetki doğrulama yükümlülükleri kapsamında, taşınmaz ve taşıt ilanı vermek isteyen gerçek veya tüzel kişilerin kimlik ve yetki doğrulamalarının zorunlu hale geldiği vurgulandı. Bu doğrulama işlemlerinin ilan platformları entegrasyonu ile Bakanlık bünyesinde kurulan Elektronik İlan Doğrulama Sistemi üzerinden yapılması gerektiği belirtildi.</p>

<p>Yazıda dikkat çeken en önemli başlıklardan biri ise sosyal medya platformları oldu. Bakanlık, söz konusu düzenlemenin yalnızca klasik ilan siteleriyle sınırlı olmadığını; Instagram, Facebook ve WhatsApp dahil olmak üzere elektronik ortamda verilen tüm taşınmaz ve taşıt ilanlarını kapsadığını bildirdi.</p>

<p>Bu kapsamda, EİDS’ye aykırı şekilde yayımlanan ilanların Bakanlık tarafından takip edildiği ve düzenlemelere aykırı ilanlar hakkında gerekli idari yaptırımların uygulandığı ifade edildi. Yazıda ayrıca, Instagram, Facebook ve WhatsApp’ta EİDS’ye aykırı şekilde yayımlanan taşınmaz ve taşıt ilanları nedeniyle META Platforms İstanbul Bilişim Hizmetleri Limited Şirketi’ne idari para cezası uygulandığı bilgisi de yer aldı.</p>

<p>Bakanlık, emlak ve motorlu kara taşıtı ticaretiyle iştigal eden işletmelere de açık bir uyarıda bulundu. Buna göre işletmelerin, sosyal medya platformlarında yalnızca EİDS doğrulaması yapılmış ilanların linkini paylaşmaları gerekiyor. Bunun dışında doğrudan ilan mahiyetinde herhangi bir paylaşım yapılmaması isteniyor.</p>

<p>Aksi halde, ilan paylaşımı yapan işletmeler hakkında her bir aykırılık için <strong>286 bin 206 TL’ye kadar idari para cezası</strong> uygulanabileceği bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ticaret Bakanlığı, mağduriyet yaşanmaması adına konunun Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’ne iletildiğini, ilgili oda üyelerinin ivedilikle bilgilendirilmesinin istendiğini açıkladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.emlakhaberi.com/sosyal-medyada-emlak-ve-arac-ilani-paylasanlara-eids-uyarisi</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 13:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://emlakhabericom.teimg.com/crop/1280x720/emlakhaberi-com/uploads/2026/06/ticaret-bakanligi-tasinmaz-ve-tasit-ilanlarinda-eidsye-aykiri-sosyal-medya-paylasimlarina-karsi-uyarida-bulundu.webp" type="image/jpeg" length="77131"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kirada Yaşayan Emekliler İçin Sıfır Faizli TOKİ Umudu Meclis’te]]></title>
      <link>https://www.emlakhaberi.com/kirada-yasayan-emekliler-icin-sifir-faizli-toki-umudu-mecliste</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.emlakhaberi.com/kirada-yasayan-emekliler-icin-sifir-faizli-toki-umudu-mecliste" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kirada yaşayan milyonlarca emekliyi yakından ilgilendiren yeni düzenleme Meclis gündemine taşındı. İşte detaylar haberimizde]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>irada yaşayan ve üzerine kayıtlı konutu bulunmayan emekliler için sıfır faizli TOKİ modeli Meclis gündemine taşındı. Teklif yasalaşırsa emeklilere sosyal konut projelerinde öncelik tanınacak. Emekli maaşıyla ev sahibi olmanın her geçen gün daha da zorlaştığı Türkiye’de, özellikle büyükşehirlerde artan kira fiyatları emekliler için ciddi bir geçim sorununa dönüşürken, yeni kanun teklifiyle konutu olmayan emeklilere TOKİ projelerinde öncelik verilmesi hedefleniyor.</p>

<p>Meclis’e sunulan düzenleme teklifine göre, adına kayıtlı tapulu konutu bulunmayan ve kirada oturan emekliler için TOKİ eliyle özel sosyal konut projeleri geliştirilecek. Teklifin yasalaşması halinde, emeklilere yönelik konut projelerinde sıfır faizli ve uzun vadeli ödeme modeli uygulanması gündeme gelecek.</p>

<h2>Kiracı Emeklilere TOKİ Önceliği</h2>

<p>Yeni teklifin en dikkat çeken başlıklarından biri, kirada oturan emeklilere TOKİ projelerinde öncelik tanınması oldu. Bugüne kadar sosyal konut projelerinde emeklilere belirli kontenjanlar ayrılırken, yeni düzenleme ile özellikle evi olmayan ve kira ödemek zorunda kalan emeklilerin daha avantajlı hale getirilmesi amaçlanıyor.</p>

<p>Bu kapsamda, emeklilerin yalnızca kura sisteminde yer alması değil, konut edinimini kolaylaştıracak özel finansman ve ödeme planlarıyla desteklenmesi hedefleniyor.</p>

<h2>Sıfır Faizli ve Uzun Vadeli Ödeme Modeli</h2>

<p>Teklifte öne çıkan bir diğer başlık ise sıfır faizli ödeme modeli oldu. Buna göre, hak sahibi emeklilere yönelik konut projelerinde geri ödeme şartlarının emekli maaşları dikkate alınarak belirlenmesi planlanıyor.</p>

<p>Amaç, emeklinin hem kira yükünden kurtulması hem de maaşını aşan ağır taksitlerle karşı karşıya kalmaması. Ödemelerin uzun vadeye yayılması ve faizsiz şekilde düzenlenmesi halinde, emeklilerin “kira öder gibi” ev sahibi olmasının önü açılabilecek.</p>

<h2>Emekli Maaşıyla Ev Sahibi Olmak Zorlaştı</h2>

<p>Son yıllarda konut fiyatlarında ve kiralarda yaşanan artış, özellikle sabit gelirli emekliler için barınma sorununu daha da derinleştirdi. Büyükşehirlerde kiralar birçok emekli maaşını aşarken, ev sahibi olmayan emekliler için barınma en temel gider kalemi haline geldi.</p>

<p>Bu nedenle Meclis’e taşınan düzenleme, yalnızca bir konut projesi olarak değil, aynı zamanda sosyal destek ve barınma politikası olarak değerlendiriliyor.</p>

<h2>Kimler Yararlanabilecek?</h2>

<p>Teklifin yasalaşması halinde düzenlemeden öncelikli olarak adına kayıtlı konutu bulunmayan ve kirada yaşayan emeklilerin yararlanması bekleniyor. Başvuru şartlarının ise TOKİ ve ilgili kurumlar tarafından çıkarılacak uygulama esaslarıyla netleşmesi öngörülüyor.</p>

<p>Özellikle şu kriterlerin öne çıkması bekleniyor:</p>

<ul>
 <li>Başvuru sahibinin emekli olması,</li>
 <li>Kendisinin, eşinin veya hane halkının üzerine kayıtlı konut bulunmaması,</li>
 <li>Kirada oturduğunu belgeleyebilmesi,</li>
 <li>Gelir durumunun sosyal konut şartlarına uygun olması,</li>
 <li>TOKİ tarafından belirlenecek başvuru koşullarını taşıması.</li>
</ul>

<h2>Gözler Meclis Sürecinde</h2>

<p>Düzenleme henüz yasalaşmadığı için başvuru tarihleri, konut sayısı, ödeme planı, peşinat durumu ve taksit miktarları netleşmiş değil. Teklifin komisyonda görüşülmesi ve ardından Genel Kurul sürecine gelmesi bekleniyor.</p>

<p>Yasanın kabul edilmesi halinde TOKİ’nin emeklilere özel yeni sosyal konut projeleri açıklaması ve başvuru takvimini duyurması beklenebilir.</p>

<h2>Emekliler İçin Yeni Bir Umut</h2>

<p>Kirada yaşayan emekliler açısından düzenleme büyük önem taşıyor. Çünkü mevcut ekonomik koşullarda emekli maaşıyla birikim yapmak, konut kredisi kullanmak veya piyasa koşullarında ev sahibi olmak oldukça zorlaşmış durumda.</p>

<p>Sıfır faizli, uzun vadeli ve maaşa göre ödeme planı içeren bir modelin hayata geçirilmesi halinde, özellikle dar gelirli emekliler için ev sahibi olma umudu yeniden güçlenebilir.</p>

<p>Ancak düzenlemenin gerçek etkisi, teklifin yasalaşmasından sonra açıklanacak uygulama detaylarıyla ortaya çıkacak. Konutların hangi illerde yapılacağı, kaç emeklinin yararlanacağı, ödeme vadeleri ve taksit tutarları emeklilerin en çok merak ettiği başlıklar arasında yer alıyor.</p>

<h2>Son Söz Meclis’te</h2>

<p>Kirada yaşayan emeklilere yönelik sıfır faizli TOKİ modeli, sosyal konut politikalarında yeni bir dönemin kapısını aralayabilir. Ancak düzenleme şu an için teklif aşamasında bulunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Emeklilerin beklentisi ise net: Kira yükünü hafifletecek, ödeme gücüne uygun, uzun vadeli ve gerçek anlamda ulaşılabilir bir konut modeli.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Toki</category>
      <guid>https://www.emlakhaberi.com/kirada-yasayan-emekliler-icin-sifir-faizli-toki-umudu-mecliste</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 09:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://emlakhabericom.teimg.com/crop/1280x720/emlakhaberi-com/uploads/2026/06/kirada-yasayan-emekliler-icin-sifir-faizli-toki-umudu-mecliste.webp" type="image/jpeg" length="10247"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tarım Arazisinde Kaçak Yapıya Sert Yaptırım]]></title>
      <link>https://www.emlakhaberi.com/tarim-arazisinde-kacak-yapiya-sert-yaptirim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.emlakhaberi.com/tarim-arazisinde-kacak-yapiya-sert-yaptirim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni kanun çıkacak diye çözüm bekleyenler yine hüsrana uğradı. Bu düzenleme, vatandaşın sorununu çözmekten çok devlet kasasını doldurma politikası gibi görünüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tarım arazilerinin korunması ve amaç dışı kullanımın önlenmesine yönelik önemli düzenlemeler içeren yeni kanun yürürlüğe girdi. “Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” kapsamında, tarım arazileri üzerinde izinsiz yapılaşmaya karşı yaptırımlar ağırlaştırıldı.</p>

<p>Yeni düzenlemeyle birlikte, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu kapsamında izin alınmadan yapılan her türlü yapı ve tesise elektrik, su ve doğal gaz aboneliği verilemeyecek. Bu hüküm, özellikle tarım arazileri üzerinde izinsiz bağ evi, hobi bahçesi, konteyner, prefabrik yapı ve benzeri kullanımlar açısından yeni bir dönemin kapısını aralıyor.</p>

<p>Hükümet, yeni kanunla daha küçük çaplı tarım yapan, daha önce hisseli tarla alıp içine küçük bir bağ evi yapan ve burada tarımsal faaliyet yürüten kişiler ile tarlaya iki katlı lüks villa yapıp hiçbir tarımsal faaliyet yapmayan kişilerin ayrımını yapamıyor.</p>

<p>Yeni kanun çıkacak diye çözüm bekleyenler yine hüsrana uğradı. Bu düzenleme, vatandaşın sorununu çözmekten çok devlet kasasını doldurma politikası gibi görünüyor.</p>

<p>Mevcut yapıların ne olacağı konusundaki belirsizlik ise hâlâ devam ediyor. Hisselere bölünmüş tarlalar yeniden tek tarla haline nasıl getirilecek? Bu neredeyse imkânsız bir durumken, kanun sanki bu gerçekler hiç yokmuş gibi tartışılıp çıkarılmış.</p>

<p>Küçük ölçekli üretim yapan, toprağına sahip çıkan, ağaç diken, sebze eken ve tarımsal faaliyet yürüten vatandaş ile tarım arazisini villa alanına çeviren kişilerin aynı kefeye konulması büyük bir adaletsizliktir.</p>

<p>Bu düzenleme, sahadaki gerçekleri görmeden hazırlanmış bir kanun izlenimi veriyor.</p>

<h2>Abonelik Veren Kuruma da Ceza Kesilecek</h2>

<p>Kanunda dikkat çeken en önemli başlıklardan biri, yalnızca yapı sahiplerinin değil, abonelik işlemi yapan kurum ve idarelerin de sorumluluk altına alınması oldu.</p>

<p>Buna göre, izin alınmadan yapılmış yapı ve tesislere elektrik, su veya doğal gaz bağlantısı sağlayan idare, kurum ve kuruluşlara her abone başına 100 bin TL idari para cezası uygulanacak.</p>

<p>Ceza bununla da sınırlı kalmayacak. İdari para cezasının tebliğ edilmesinden sonra aboneliğin 30 gün içinde iptal edilmemesi halinde, aboneliğin devam ettiği her ay için ayrıca 100 bin TL idari para cezası kesilecek.</p>

<h2>Tarım Arazilerinde Kooperatiflere Sınırlama</h2>

<p>Kanunla birlikte tarım arazileri üzerinde kooperatiflerin taşınmaz edinmesine yönelik de önemli bir sınırlama getirildi.</p>

<p>Buna göre, 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planlarında “tarımsal niteliği korunacak alan” olarak belirlenen yerlerde ve plan dışında kalan tarım alanlarında kooperatifler mülkiyet veya sınırlı ayni hak edinemeyecek.</p>

<p>Ancak tarımsal amaçlı faaliyet gösteren kooperatifler için istisna tanındı. Bu tür kooperatiflerin söz konusu alanlarda taşınmaz edinmesi Tarım ve Orman Bakanlığı’nın iznine bağlı olacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Kaçak Yapılaşmaya Karşı Daha Sert Denetim</h2>

<p>Düzenleme, özellikle son yıllarda tarım arazilerinde hızla artan parçalı satışlar, hobi bahçesi adı altında yapılaşma, izinsiz prefabrik ve konteyner yerleşimleri gibi uygulamalara karşı daha sıkı bir denetim sürecinin başlayacağını gösteriyor.</p>

<p>Uzmanlara göre yeni düzenleme, tarım arazilerinde yapı yapılmasını doğrudan yasaklamaktan öte, izinsiz yapıların yaşamsal altyapı hizmetlerine erişimini engelleyerek caydırıcılığı artırmayı hedefliyor.</p>

<p>Elektrik, su ve doğal gaz aboneliğinin engellenmesi, tarım arazilerinde fiili yerleşim ve yapılaşmanın önüne geçilmesi açısından en kritik adım olarak değerlendiriliyor.</p>

<h2>Vatandaşlar Ne Yapmalı?</h2>

<p>Tarım arazisi satın alan ya da bu alanlarda yapı yapmayı planlayan vatandaşların, işlem yapmadan önce mutlaka arazinin niteliğini, imar durumunu ve ilgili kurumlardan alınması gereken izinleri kontrol etmesi gerekiyor.</p>

<p>Özellikle “hobi bahçesi”, “tiny house alanı”, “bağ evi yapılabilir”, “elektrik ve su alınır” gibi ifadelerle pazarlanan taşınmazlarda vatandaşların dikkatli olması önem taşıyor.</p>

<p>Yeni düzenleme sonrası izinsiz yapıların yalnızca yıkım ve para cezası riskiyle değil, aynı zamanda abonelik alamama ve mevcut aboneliklerin iptali riskiyle de karşı karşıya kalacağı belirtiliyor.</p>

<p><img alt="Tarım Arazisinde Kaçak Yapıya Sert Yaptırım" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://emlakhabericom.teimg.com/emlakhaberi-com/uploads/2026/06/tarim-arazisinde-kacak-yapiya-sert-yaptirim.webp" width="1280" /></p>

<h2>Tarım Arazileri İçin Yeni Uyarı</h2>

<p>Kanun değişikliğiyle birlikte tarım arazilerinin amacı dışında kullanılmasının önüne geçilmesi, tarımsal üretim alanlarının korunması ve plansız yapılaşmanın engellenmesi hedefleniyor.</p>

<h3><strong>Eleştiriler: "Ceza Keserek Kasa Doldurma"</strong></h3>

<p>Vatandaşlar kanadından gelen tepkiler ise sert. Eleştirmenler, düzenlemenin tarım arazilerini korumaktan çok <strong>devlet kasasına gelir sağlama amacı</strong> taşıdığını savunuyor. Yıkım listesinde <strong>11 bini aşkın hobi bahçesinin</strong> yer alması ve kesilen cezaların yüksekliği, bu eleştirileri güçlendiriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.emlakhaberi.com/tarim-arazisinde-kacak-yapiya-sert-yaptirim</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 08:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://emlakhabericom.teimg.com/crop/1280x720/emlakhaberi-com/uploads/2026/06/tarla-uzerine-kacak-yapi-yapanlar-icin-kritik-uyari.webp" type="image/jpeg" length="21517"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[UKOME Kararı Sürüyor: Çatalca’da Kamyonlara Hafta Sonu Yasağı]]></title>
      <link>https://www.emlakhaberi.com/ukome-karari-suruyor-catalcada-kamyonlara-hafta-sonu-yasagi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.emlakhaberi.com/ukome-karari-suruyor-catalcada-kamyonlara-hafta-sonu-yasagi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[UKOME kararı kapsamında Çatalca’daki kum ocaklarından çıkan ağır tonajlı kamyonlara hafta sonu trafik yasağı bu yıl da uygulanıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Koordinasyon Merkezi’nin geçtiğimiz yıl aldığı karar doğrultusunda, Çatalca’da kum ocaklarından çıkan ağır tonajlı kamyonlara yönelik hafta sonu trafik yasağı bu yıl da uygulanmaya devam ediyor.</p>

<p>Karara göre, <strong>1 Haziran ile 30 Eylül tarihleri arasında</strong> Çatalca’da faaliyet gösteren kum ocaklarından çıkan ağır tonajlı kamyonlar, <strong>cumartesi günü saat 06.00’dan pazar günü saat 22.00’ye kadar</strong> trafiğe çıkamayacak.</p>

<p>Uygulamanın özellikle yaz aylarında bölgede artan trafik yoğunluğunu azaltmak, vatandaşların hafta sonu ulaşımını rahatlatmak ve ağır tonajlı araçların neden olduğu riskleri en aza indirmek amacıyla sürdürüldüğü belirtildi.</p>

<p>Çatalca’da uzun süredir gündemde olan kamyon trafiği, özellikle hafta sonları ilçe merkezinde, köy yollarında ve sahil güzergâhlarında yoğun şikâyetlere neden oluyordu. Bölge sakinleri; ağır tonajlı araçların oluşturduğu trafik yükü, yol güvenliği, gürültü ve çevresel etkiler nedeniyle uygulamanın devam etmesini olumlu karşılıyor.</p>

<p>UKOME kararı kapsamında getirilen yasakla birlikte, kum ocaklarından çıkan kamyonların belirtilen gün ve saatlerde trafiğe çıkması engellenerek, hem vatandaşların güvenli ulaşımı hem de yaz sezonunda ilçedeki trafik akışının düzenlenmesi hedefleniyor.</p>

<p>Yetkililerin, yasak süresince güzergâhlarda denetimlerini artırması ve kurallara uymayan ağır tonajlı araçlara cezai işlem uygulaması bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Çatalca’da Yaz Boyunca Kamyon Denetimi Bekleniyor</h2>

<p>1 Haziran’da başlayan uygulama, 30 Eylül’e kadar devam edecek. Kararın etkin şekilde uygulanması için özellikle hafta sonları denetimlerin artırılması, ilçe halkının en önemli beklentileri arasında yer alıyor.</p>

<p>Çatalca’da yaşayan vatandaşlar, ağır tonajlı kamyon trafiğinin yalnızca ulaşım değil, aynı zamanda çevre, yol güvenliği ve yaşam kalitesi açısından da önemli bir sorun oluşturduğunu belirterek, alınan kararın tavizsiz şekilde uygulanması gerektiğini ifade ediyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.emlakhaberi.com/ukome-karari-suruyor-catalcada-kamyonlara-hafta-sonu-yasagi</guid>
      <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 00:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://emlakhabericom.teimg.com/crop/1280x720/emlakhaberi-com/uploads/2026/06/ukome-karari-suruyor-catalcada-kamyonlara-hafta-sonu-yasagi.webp" type="image/jpeg" length="90805"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kabakça’da Yol Krizi: Vatandaş Hizmet Bekliyor, Belediyeler Sorumluluğu Birbirine Atıyor]]></title>
      <link>https://www.emlakhaberi.com/kabakcada-yol-krizi-vatandas-hizmet-bekliyor-belediyeler-sorumlulugu-birbirine-atiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.emlakhaberi.com/kabakcada-yol-krizi-vatandas-hizmet-bekliyor-belediyeler-sorumlulugu-birbirine-atiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çatalca Kabakça’da bozuk yol nedeniyle vatandaşlar isyan etti. İlçe belediyesi ile İBB arasında yaşanan sorumluluk tartışması hizmet beklentisini büyüttü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Çatalca Kabakça Mahallesi’nde uzun süredir bakımsız kaldığı belirtilen yol, vatandaşların tepkisine neden oldu. Yolun kim tarafından yapılacağı konusunda Çatalca Belediyesi ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi arasında yaşandığı öne sürülen yetki tartışması, “Bir yolun yapılması bile neden bu kadar zor?” sorusunu gündeme taşıdı.</strong></p>

<p>Çatalca’nın Kabakça Mahallesi’nde bulunan ve mahalle sakinlerinin günlük ulaşımda kullandığı belirtilen Halit Paşa Sokak 'ın İhsaniye Mahallesine kadar uzandığını ve bu yolun özellikle ağır taşıtlar kullanır bahanesiyle yapılmadığı idea ediliyor bozuk zemini, çukurları ve kullanılamaz hale gelen yapısıyla vatandaşların tepkisini çekiyor. Normal şartlarda mahalle içi bir sokak niteliğinde olduğu ifade edilen yolun üzerinde İBB ibaresinin bulunması ise sorumluluk tartışmasını beraberinde getirdi.</p>

<p>İddiaya göre Çatalca Belediyesi, yolun İstanbul Büyükşehir Belediyesi sorumluluğunda olduğunu belirterek çalışmanın İBB tarafından yapılması gerektiğini savundu. Bu açıklamanın ardından gözler İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Nuri Aslan’a çevrildi. Vatandaşlar, yolun yerinde incelenerek hangi kurumun sorumluluğunda olduğunun net şekilde açıklanmasını ve sorunun daha fazla uzatılmadan çözülmesini istiyor.</p>

<h2>Yol Yolluktan Çıktı</h2>

<p>Bölge sakinleri, söz konusu güzergâhın artık araç trafiğine uygun olmadığını dile getiriyor. Kamyonların, otomobillerin ve servis araçlarının geçişte zorlandığı yolun, özellikle yağışlı havalarda daha da kötü hale geldiği belirtiliyor.</p>

<p>Vatandaşlara göre mesele sadece asfalt çalışması değil; aynı zamanda kamu hizmetinin zamanında, hızlı ve koordineli şekilde yürütülmesi meselesi. Kabakça’da yaşayanlar, “Bu yolun tertemiz, güvenli ve ulaşıma uygun olması gerekirken, bugün araçların geçmekte zorlandığı bir noktaya gelmesi kabul edilemez” diyerek tepkilerini dile getiriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Topu Birbirine Atan Belediyeler Tepki Topluyor</h2>

<p>Yolun bakım ve onarımının hangi kurum tarafından yapılacağı konusunda yaşanan belirsizlik, vatandaşın hizmet beklentisini daha da büyütüyor. Çatalca Belediyesi’nin “İBB yapacak” diyerek sorumluluğu büyükşehire yönlendirdiği, İBB tarafında ise yolun yerinde incelenerek karar verileceği belirtiliyor.</p>

<p>Ancak vatandaşlar, kurumlar arası yazışma ve yetki tartışmasının arkasına sığınılmasını doğru bulmuyor. Bölge halkı, “Siyaset meydanlarında hizmetten bahsedenler, bir yol meselesinde bile ortak çözüm üretemiyorsa vatandaş kime güvenecek?” diyerek tepkisini ortaya koyuyor.</p>

<h2>Vatandaşın Beklentisi Bahane Değil, Çözüm</h2>

<p>Kabakça’daki yol sorunu, yerel yönetimlerde koordinasyon eksikliğini bir kez daha gündeme getirdi. İlçe belediyesi ile büyükşehir belediyesi arasında yaşanan yetki karmaşası, vatandaşın günlük yaşamını doğrudan etkiliyor.</p>

<p>Bölge sakinleri, yolun üzerinde hangi belediyenin tabelasının ya da ibaresinin bulunduğundan çok, sorunun kim tarafından ve ne zaman çözüleceğini merak ediyor. Vatandaşlar, “Bu yol İBB’ninse İBB yapsın, Çatalca Belediyesi’ninse Çatalca Belediyesi yapsın. Ama kurumlar birbirine top atarken mağdur olan yine vatandaş oluyor” görüşünü dile getiriyor.</p>

<h2>Hizmet Siyaset Üstü Olmalı</h2>

<p>Çatalca Belediye Başkanı Erhan Güzel ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Nuri Aslan’a çağrıda bulunan vatandaşlar, yolun bir an önce yerinde incelenmesini, sorumluluk durumunun kamuoyuna açık şekilde duyurulmasını ve bakım-onarım çalışmasının geciktirilmeden başlatılmasını istiyor.</p>

<p>Yerel yönetimlerden beklenenin bahane üretmek değil, çözüm üretmek olduğunu belirten vatandaşlar, Kabakça’daki Halit Paşa Sokak Katı Atık tesislerine kadar ve İhsaniye Mahallesine kadar uzanan yol sorununun artık siyasi polemik konusu olmaktan çıkarılıp hizmet gündemi haline getirilmesi gerektiğini vurguluyor.</p>

<h2>Kabakça Hizmet Bekliyor</h2>

<p>Çatalca’nın kırsal mahallelerinde yaşayan vatandaşlar, merkez mahallelerdeki hizmet standardının kendileri için de geçerli olmasını istiyor. Kabakça’daki yol sorunu, sadece bir güzergâhın bozuk olmasıyla sınırlı değil; aynı zamanda vatandaşın yerel yönetime duyduğu güvenin de sınandığı bir konu olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Bölge halkı, iki belediye arasında süren sorumluluk tartışmasının son bulmasını ve yolun kısa sürede güvenli, temiz ve kullanılabilir hale getirilmesini bekliyor.</p>

<p><strong>Kabakça’ ve İhsaniye Mahallesindeki vatandaşın sorusu net: Bir yolun yapılması için daha ne kadar beklemek gerekiyor?</strong></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.emlakhaberi.com/kabakcada-yol-krizi-vatandas-hizmet-bekliyor-belediyeler-sorumlulugu-birbirine-atiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 16:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://emlakhabericom.teimg.com/crop/1280x720/emlakhaberi-com/uploads/2026/06/catalca-kabakcada-yol-degil-hizmet-krizi-var.webp" type="image/jpeg" length="53657"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hobi bahçesi düzenlemesinde kritik ayrıntı: Yeni yasada doğrudan “yıkım” hükmü yok]]></title>
      <link>https://www.emlakhaberi.com/hobi-bahcesi-duzenlemesinde-kritik-ayrinti-yeni-yasada-dogrudan-yikim-hukmu-yok</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.emlakhaberi.com/hobi-bahcesi-duzenlemesinde-kritik-ayrinti-yeni-yasada-dogrudan-yikim-hukmu-yok" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hobi bahçeleriyle ilgili yeni düzenlemede, izinsiz yapılara ağır para cezaları ve altyapı kısıtlaması getirilirken, mevcut yapılar için doğrudan yıkım hükmü yer almadığı öne sürüldü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’na ilişkin yeni düzenleme, hobi bahçeleriyle ilgili tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Daha önce mevcut yapıların yıkılacağı yönündeki iddialar kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, Meclis’ten geçen son metinde doğrudan yıkım kararı içeren açık bir hüküm bulunmadığı ifade ediliyor.</strong></p>

<p>Türkiye’de son yıllarda özellikle büyükşehirlerin çevresinde hızla artan hobi bahçeleri, tarım arazilerinin bölünmesi, altyapı götürülmesi ve izinsiz yapılaşma iddiaları nedeniyle uzun süredir tartışma konusu oluyordu. Bu kapsamda Meclis Genel Kurulu’nda kabul edilen yeni düzenleme ile tarım arazilerinin amacı dışında kullanılmasının önüne geçilmesi hedefleniyor.</p>

<p>Ancak düzenlemenin en dikkat çeken yönü, kamuoyunda daha önce tartışılan “mevcut yapıların yıkılması” iddialarına ilişkin oldu. Yasalaşan metnin, hobi bahçeleri üzerindeki mevcut izinsiz yapıların doğrudan yıkılmasını öngören özel bir madde içermediği belirtiliyor.</p>

<h2>Yasa ne getiriyor?</h2>

<p>Yeni düzenleme, hobi bahçesi adı altında tarım arazilerinin küçük parçalara ayrılarak yapılaşmaya açılmasını engellemeyi amaçlıyor. Bu kapsamda özellikle kooperatifler üzerinden yapılan arazi edinimleri ve hobi bahçesi modelleri mercek altına alınıyor.</p>

<p>Düzenlemeye göre tarım arazilerinde, tarımsal üretim amacı dışında faaliyet gösteren kooperatiflerin mülkiyet veya sınırlı ayni hak edinmesinin önüne geçiliyor. Tarımsal amaçlı kooperatiflerin arazi edinimleri ise Tarım ve Orman Bakanlığı’nın iznine bağlanıyor.</p>

<p>Bu adımla, tarım arazilerinin “hobi bahçesi”, “kooperatif hissesi”, “küçük parsel” veya benzeri yöntemlerle fiilen imara açılmasının engellenmesi hedefleniyor.</p>

<h2>İzinsiz yapılara altyapı yasağı</h2>

<p>Yeni düzenlemenin en sert hükümlerinden biri, izinsiz yapı ve tesislere altyapı hizmeti verilmesini yasaklaması oldu.</p>

<p>Buna göre, ilgili mevzuata aykırı şekilde yapılan yapı ve tesislere elektrik, su ve doğalgaz aboneliği verilemeyecek. Bu yasağa rağmen abonelik tesis eden kurum veya kuruluşlara her bir abonelik için 100 bin TL idari para cezası uygulanacak.</p>

<p>Ayrıca idarenin bildirimine rağmen aboneliğin 30 gün içinde iptal edilmemesi halinde, aboneliğin devam ettiği her ay için ayrıca 100 bin TL ceza kesilecek.</p>

<p>Bu maddeyle, hobi bahçelerindeki izinsiz yapıların altyapı hizmetleriyle fiilen kalıcı hale gelmesinin önüne geçilmesi amaçlanıyor.</p>

<h2>Para cezaları ağırlaştırıldı</h2>

<p>Düzenlemede tarım arazilerinin amacı dışında kullanılması halinde uygulanacak idari para cezaları da artırılıyor. Daha önce metrekare başına düşük seviyelerde uygulanan cezaların ciddi şekilde yükseltilmesiyle, tarım arazilerinin izinsiz yapılaşmaya açılmasının caydırılması hedefleniyor.</p>

<p>Bu kapsamda yaptırımların odağında sadece hobi bahçeleri değil, tarım arazileri üzerinde izinsiz yapılaşmaya yol açan tüm uygulamalar bulunuyor.</p>

<h2>Yıkım tartışması neden çıktı?</h2>

<p>Hobi bahçeleriyle ilgili düzenleme gündeme geldiğinde, kamuoyunda mevcut yapıların yıkılacağı yönünde yoğun bir tartışma yaşandı. Özellikle bazı taslak metinlerde ve kulis bilgilerinde, izinsiz yapıların kaldırılması veya yıkılması yönünde daha sert adımlar atılabileceği öne sürülmüştü.</p>

<p>Ancak Meclis’ten geçen son metinde, mevcut hobi bahçesi yapılarının doğrudan yıkılmasına ilişkin özel bir hüküm yer almadığı belirtiliyor. Bu nedenle yeni yasanın, daha çok bundan sonraki süreçte tarım arazilerinin hobi bahçesi modeliyle bölünmesini ve izinsiz yapıların altyapı hizmetleriyle desteklenmesini engellemeye yönelik olduğu değerlendiriliyor.</p>

<h2>MKYK’da tartışma iddiası</h2>

<p>Yasa sürecinde AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu’nda da hobi bahçeleri konusunun tartışıldığı ileri sürüldü. İddialara göre Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, tarım arazilerinin korunması konusunda sert tedbirlerden yana tavır alırken, AK Parti Ankara Milletvekili Osman Gökçek ise mevcut yapıların yıkılmasının vatandaşları mağdur edebileceği yönünde görüş bildirdi.</p>

<p>Bu tartışmanın ardından Meclis’ten geçen metin ile daha önce kamuoyunda konuşulan taslak arasında farklılık oluştuğu iddia edildi.</p>

<h2>Mevcut yapılar tamamen güvende mi?</h2>

<p>Yeni yasada doğrudan yıkım hükmü bulunmaması, hobi bahçelerindeki tüm mevcut yapıların hukuken sorunsuz hale geldiği anlamına gelmiyor.</p>

<p>Uzmanlara göre yapıların bulunduğu yer, imar durumu, yapı kayıt belgesi olup olmadığı, tarım arazisi niteliği, belediye veya il özel idaresi tarafından daha önce alınmış kararlar ve mevcut imar mevzuatı ayrı ayrı değerlendirilmek zorunda.</p>

<p>Bu nedenle yeni düzenleme, mevcut izinsiz yapıların tamamına otomatik koruma sağlamıyor. Ancak hobi bahçeleri için özel olarak getirilen son düzenlemede, kamuoyunda tartışıldığı gibi genel ve doğrudan bir “yıkım kararı” yer almıyor.</p>

<h2>Hobi bahçesi sahiplerini ne bekliyor?</h2>

<p>Yeni süreçte hobi bahçesi sahipleri açısından en kritik başlık, altyapı hizmetleri olacak. İzinsiz yapıların elektrik, su ve doğalgaz aboneliği alması zorlaşacak. Mevcut aboneliklerin durumu ise idarelerin yapacağı tespit ve bildirim süreçlerine göre şekillenecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ayrıca tarım arazilerinde yeni hobi bahçesi projeleri geliştirmek, kooperatif üzerinden arazi edinmek veya tarımsal amaç dışında yapılaşmaya gitmek çok daha riskli hale gelecek.</p>

<h2>Tarım arazileri korunacak, tartışma sürecek</h2>

<p>Düzenlemenin temel amacı, tarım arazilerinin parçalanmasını ve amacı dışında kullanılmasını önlemek. Ancak Türkiye genelinde çok sayıda vatandaşın yıllardır hobi bahçesi adı altında aldığı veya kullandığı alanların bulunması, konunun sosyal ve ekonomik boyutunu da büyütüyor.</p>

<p>Bu nedenle yeni yasa, yıkım tartışmasını tamamen bitirmiş görünmese de Meclis’ten geçen son haliyle mevcut yapılara yönelik doğrudan bir yıkım hükmü içermemesi bakımından önemli bir ayrışma ortaya koyuyor.</p>

<p>Önümüzdeki süreçte gözler, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın uygulama yönetmeliklerinde, yerel idarelerin tespitlerinde ve mevcut yapıların hukuki durumuna ilişkin alınacak kararlarda olacak.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.emlakhaberi.com/hobi-bahcesi-duzenlemesinde-kritik-ayrinti-yeni-yasada-dogrudan-yikim-hukmu-yok</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 08:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://emlakhabericom.teimg.com/crop/1280x720/emlakhaberi-com/uploads/2026/06/hobi-bahcesi-duzenlemesinde-kritik-ayrinti-yeni-yasada-dogrudan-yikim-hukmu-yok.webp" type="image/jpeg" length="90872"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Silivri Belediyesi’ne Operasyon: Başkan Bora Balcıoğlu Dahil 18 Gözaltı]]></title>
      <link>https://www.emlakhaberi.com/silivri-belediyesine-operasyon-baskan-bora-balcioglu-dahil-18-gozalti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.emlakhaberi.com/silivri-belediyesine-operasyon-baskan-bora-balcioglu-dahil-18-gozalti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Silivri Belediyesi’ne düzenlenen operasyonda Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu dahil çok sayıda kişi gözaltına alındı. Belediye binasında arama başlatıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İstanbul merkezli yürütülen soruşturma kapsamında Silivri Belediyesi’ne sabah saatlerinde operasyon düzenlendi. Operasyonda Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu’nun da aralarında bulunduğu çok sayıda kişi gözaltına alındı. Belediye binasında arama ve inceleme çalışmaları başlatıldı.</strong></p>

<p>İstanbul’da belediyelere yönelik yürütülen soruşturmalara bir yenisi daha eklendi. Silivri Belediyesi’ne sabah saatlerinde düzenlenen operasyon kapsamında, Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu’nun da aralarında bulunduğu 18 kişinin gözaltına alındığı bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Edinilen ilk bilgilere göre operasyon, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında gerçekleştirildi. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin, sabah erken saatlerde belediye binasında ve bazı adreslerde arama yaptığı öğrenildi.</p>

<h2>Belediye Binasında Arama Yapıldı</h2>

<p>Operasyonun ardından polis ekiplerinin Silivri Belediyesi ana hizmet binasında arama ve inceleme çalışmalarına başladığı belirtildi. Belediye içerisindeki bazı birimlerde evrak ve dijital materyaller üzerinde inceleme yapıldığı, soruşturmanın kapsamına ilişkin ayrıntıların ise ilerleyen saatlerde netleşmesinin beklendiği ifade edildi.</p>

<p>Gözaltına alınanlar arasında belediye bürokratları, belediye çalışanları ve bazı iş insanlarının da bulunduğu öne sürüldü. Şüphelilerin sağlık kontrollerinin ardından emniyete götürüldüğü, ifade işlemlerinin burada yapılacağı kaydedildi.</p>

<h2>Soruşturmanın Detayları Bekleniyor</h2>

<p>Soruşturmanın hangi ihale, işlem ya da belediye faaliyeti üzerinden yürütüldüğüne ilişkin resmi makamlardan henüz kapsamlı bir açıklama yapılmadı. İlk bilgiler, dosyanın mali suçlar ve yolsuzluk iddiaları çerçevesinde yürütüldüğü yönünde.</p>

<p>Silivri’de geniş yankı uyandıran operasyon sonrası gözler hem savcılıktan gelecek açıklamaya hem de belediye yönetimi ve siyasi parti temsilcilerinin yapacağı değerlendirmelere çevrildi.</p>

<h2>Silivri Siyasetinde Hareketli Sabah</h2>

<p>Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu’nun gözaltına alınması, ilçede siyasi gündemi de hareketlendirdi. Yerel yönetim faaliyetleri, belediye ihaleleri ve idari süreçlere ilişkin soruşturmanın kapsamının netleşmesiyle birlikte dosyanın daha da genişleyip genişlemeyeceği merak ediliyor.</p>

<p>Hukuki süreç devam ederken, gözaltına alınan kişiler hakkında kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmadığı ve masumiyet karinesinin esas olduğu unutulmamalı. Soruşturmayla ilgili resmi açıklamalar geldikçe kamuoyunun daha net bilgilere ulaşması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.emlakhaberi.com/silivri-belediyesine-operasyon-baskan-bora-balcioglu-dahil-18-gozalti</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 07:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://emlakhabericom.teimg.com/crop/1280x720/emlakhaberi-com/uploads/2026/06/silivri-belediyesine-duzenlenen-operasyonda-belediye-baskani-bora-balcioglu-dahil-cok-sayida-kisi-gozaltina-alindi-belediye-binasinda-arama-baslatildi.webp" type="image/jpeg" length="54398"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gürsel Tekin’in Tahliye Dosyası Siyasette Etik Tartışmasını Büyüttü]]></title>
      <link>https://www.emlakhaberi.com/gursel-tekinin-tahliye-dosyasi-siyasette-etik-tartismasini-buyuttu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.emlakhaberi.com/gursel-tekinin-tahliye-dosyasi-siyasette-etik-tartismasini-buyuttu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP’de “arınma” ve ihraç açıklamalarıyla gündeme gelen Gürsel Tekin’in, Bodrum’da kiraladığı yazlık daireden mahkeme kararıyla tahliye edildiği öne sürüldü. 1 milyon TL’lik kira alacağı davası ise sürüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>CHP’de son dönemde “arınma”, disiplin ve ihraç tartışmaları üzerinden yaptığı açıklamalarla gündeme gelen Gürsel Tekin, bu kez Bodrum’daki bir kira anlaşmazlığı nedeniyle kamuoyunun karşısına çıktı. Tekin’in, Muğla Bodrum Türkbükü’nde kiraladığı yazlık daireden mahkeme kararıyla tahliye edildiği, yaklaşık 1 milyon TL’lik kira alacağına ilişkin davanın ise sürdüğü ileri sürüldü.</p>

<p>MedyaRadar’dan Ercan Öztürk’ün haberine göre, Gürsel Tekin ile Levent Zeytinoğlu’nun sahibi olduğu Mercury Film Prodüksiyon arasında 10 Nisan 2020 tarihinde kira sözleşmesi imzalandı. İddiaya göre aylık 8 bin TL bedelle kiralanan yazlık daire için ilk dönemde ödeme yapıldı; ancak 2021 yılından itibaren kira ödemelerinde sorun yaşandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Taraflar arasındaki anlaşmazlık zamanla hukuki sürece taşındı. Mülk sahibi Levent Zeytinoğlu, hem tahliye davası hem de biriken kira alacakları için dava açtı. Mahkemenin, Tekin’in evi boşaltmasına yönelik tahliye kararı verdiği, buna karşın yaklaşık 1 milyon TL’lik kira alacağına ilişkin yargılamanın devam ettiği belirtildi.</p>

<h2>Ev Sahibi: “Alacaklarımdan Vazgeçtim, Üstüne Para İstendi”</h2>

<p>Mülk sahibi Zeytinoğlu, daha önce yaptığı açıklamada Tekin’in evi boşaltmak için kendisinden para talep ettiğini iddia etmişti. Zeytinoğlu, geçmişe dönük kira ve fatura alacaklarının 1 milyon TL’yi aştığını savunarak, “Alacaklarımdan feragat etmeyi bile kabul ettim, ancak üzerine para veremeyeceğimi söyledim” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Tekin cephesinden ise hukuki sürece ilişkin itirazların yapılacağı belirtildi. Tekin’in avukatı Barış Demirkuş’un, konuyla ilgili “Bu bir hukuk davası. İtirazları yapacağız” dediği aktarıldı.</p>

<h2>Siyasette Etik Söylemi, Özel Hayattaki Hukuk Sınavıyla Karşı Karşıya</h2>

<p>Bu dosyayı sıradan bir kira uyuşmazlığından ayıran nokta ise zamanlaması oldu. Gürsel Tekin, kısa süre önce CHP’de “arınma” sürecinden söz etmiş, yüz kızartıcı suçlar ve yolsuzluk iddialarıyla anılan isimlere yönelik disiplin mekanizmasının işletilmesi gerektiğini savunmuştu.</p>

<p>Tam da bu açıklamaların ardından Tekin’in kendi adına açılmış bir kira ve tahliye davasıyla gündeme gelmesi, kamuoyunda “siyasetçinin sözleriyle özel hayatındaki hukuki sorumlulukları örtüşmeli mi?” sorusunu yeniden tartışmaya açtı.</p>

<p>Elbette kira uyuşmazlıkları hukuk mahkemelerinin konusudur ve kesinleşmiş bir yargı kararı olmadan kişilere suç isnat etmek doğru değildir. Ancak siyasetçilerin topluma örnek olma iddiası, yalnızca kürsü konuşmalarıyla değil; gündelik yaşamda hukuka, sözleşmeye ve vatandaşla kurulan ilişkiye gösterilen hassasiyetle de ölçülür.</p>

<h2>Kiracı-Ev Sahibi Krizinin Sembolik Dosyası</h2>

<p>Türkiye’de son yıllarda kira artışları, tahliye davaları ve mülk sahibi-kiracı gerilimleri toplumun en yakıcı gündemlerinden biri haline geldi. Bu nedenle kamuoyunda tanınan bir siyasetçinin kira davasıyla gündeme gelmesi, yalnızca bireysel bir uyuşmazlık olarak değil, ülkedeki barınma krizinin ve hukuk güvenliği tartışmasının da bir yansıması olarak okunuyor.</p>

<p>Bir yanda yüksek kiralar nedeniyle zorlanan kiracılar, diğer yanda uzun süre kira alamadığını iddia eden mülk sahipleri var. Bu tablo, sözleşme hukukunun, adil yargılamanın ve tarafların sorumluluklarının ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösteriyor.</p>

<p>Gürsel Tekin hakkındaki tahliye kararının ardından gözler şimdi 1 milyon TL’lik kira alacağı davasına çevrildi. Sürecin sonunda mahkemenin vereceği karar, yalnızca taraflar açısından değil, siyasette etik söylemi ile kişisel sorumluluk arasındaki ilişki bakımından da dikkatle takip edilecek.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.emlakhaberi.com/gursel-tekinin-tahliye-dosyasi-siyasette-etik-tartismasini-buyuttu</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 22:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://emlakhabericom.teimg.com/crop/1280x720/emlakhaberi-com/uploads/2026/06/bodrumdaki-kira-davasi-gursel-tekinin-arinma-soylemini-tartismaya-acti.webp" type="image/jpeg" length="43470"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çatalca’da Kaçak Yapı Tartışması Büyüyor: “Tebligatlar Seçici mi Gönderiliyor?” İddiası]]></title>
      <link>https://www.emlakhaberi.com/catalcada-kacak-yapi-tartismasi-buyuyor-tebligatlar-secici-mi-gonderiliyor-iddiasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.emlakhaberi.com/catalcada-kacak-yapi-tartismasi-buyuyor-tebligatlar-secici-mi-gonderiliyor-iddiasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çatalca’da kaçak yapılaşmaya karşı alınan yıkım ve ceza kararlarının bazı kişilere hızla tebliğ edildiği, bazı nüfuzlu yapı sahiplerine ise işlem yapılmadığı iddia edildi. Kamuoyu, Çatalca Belediyesi İmar Müdürlüğü’nden açıklama bekliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Çatalca’da tarım arazileri, su havzaları ve kırsal yaşam alanlarını tehdit eden kaçak yapılaşmaya karşı yürütülen mücadele, bu kez “çifte standart” iddialarıyla gündeme geldi. Encümenden çıkan yıkım ve para cezası kararlarının bazı kişilere hızla tebliğ edildiği, bazı nüfuzlu yapı sahiplerine ise aynı hassasiyetin gösterilmediği öne sürüldü. Gözler Çatalca Belediyesi İmar Müdürlüğü’ne çevrilirken, kamuoyu İmar Müdürü Edip Üner’den açıklama bekliyor.</strong></p>

<h2>Kaçak Yapıyla Mücadelede Yeni Soru: Hukuk Herkese Eşit İşliyor mu?</h2>

<p>Çatalca’da son dönemde artan kaçak yapılaşma, ilçe kamuoyunun en önemli gündem başlıklarından biri haline geldi. Özellikle tarım arazileri, orman alanlarına yakın bölgeler, su havzaları ve kırsal mahallelerde yükselen kaçak yapılar; hem çevresel dengeyi hem de ilçenin gelecek planlamasını tehdit ediyor.</p>

<p>Çatalca Belediyesi İmar Müdürlüğü tarafından yapılan tespitlerin ardından birçok kaçak yapı için belediye encümeninden para cezası ve yıkım kararları çıktığı biliniyor. Bu kararlar, kamuoyunda ilk etapta “kaçak yapılaşmaya karşı kararlı mücadele başlatıldı” algısı oluşturdu.</p>

<p>Ancak sahadan gelen iddialar, uygulamada ciddi soru işaretleri bulunduğunu gösteriyor.</p>

<h2>“Bazılarına Jet Hızıyla Tebligat, Bazılarına Sessizlik” İddiası</h2>

<p>Edinilen bilgilere ve bölge sakinlerinin iddialarına göre, encümenden çıkan yıkım ve ceza kararlarının ardından bazı kaçak yapı sahiplerine tebligatlar kısa sürede ulaştırılırken, bazı yapı sahiplerine ise resmi yazıların gönderilmediği öne sürülüyor.</p>

<p>İddialara göre aynı bölgede, benzer nitelikte ve aynı statüde bulunan kaçak yapılardan bazılarına belediye ekipleri hızla işlem yaparken, bazı yapılar için süreç sessizliğe bürünüyor. Bu durum, Çatalca kamuoyunda şu soruyu gündeme taşıdı:</p>

<p><strong>“Çatalca’da kaçak yapıda bile imtiyazlı bir sınıf mı oluşturuldu?”</strong></p>

<p>Vatandaşlar, eğer encümenden karar çıktıysa bu kararların kişiye, siyasi yakınlığa, ekonomik güce ya da sosyal çevreye göre değil; hukuk ve kamu yararı esas alınarak uygulanması gerektiğini belirtiyor.</p>

<h2>Oklar İmar Müdürü Edip Üner’e Çevrildi</h2>

<p>Kaçak yapılarla ilgili tespitlerin yapılması, encümen kararlarının hazırlanması ve alınan kararların ilgili maliklere ulaştırılması sürecinde en kritik birimlerden biri Çatalca Belediyesi İmar Müdürlüğü olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Bu nedenle, “tebligatlar neden bazı kişilere gönderildi, bazı kişilere gönderilmedi?” sorusu doğrudan İmar Müdürlüğü’ne yöneliyor.</p>

<p>Kamuoyu, Çatalca Belediyesi İmar Müdürü Edip Üner’den şu sorulara açık ve net yanıt bekliyor:</p>

<ul>
 <li>Encümenden yıkım ve para cezası kararı çıkan kaçak yapıların tamamına tebligat gönderildi mi?</li>
 <li>Gönderilmediyse bunun gerekçesi nedir?</li>
 <li>Tebligatlarda herhangi bir öncelik sırası ya da farklı uygulama kriteri var mı?</li>
 <li>Aynı bölgede bulunan benzer kaçak yapılara farklı işlem yapılmasının nedeni nedir?</li>
 <li>Kaçak yapı sahipleri arasında siyasi, ticari ya da bürokratik bağlantısı olan kişiler bulunuyor mu?</li>
 <li>Belediye kayıtlarında bağış, yardım, protokol veya benzeri işlemlerle kaçak yapı süreçleri arasında herhangi bir ilişki var mı?</li>
</ul>

<h2>“Bir Villa Yapan, Bir Villa Parası Bağış Yaptığını İddia Etti”</h2>

<p>Emlakhaberi.com Genel Yayın Yönetmeni Kadir Özel’in uzun süredir Çatalca’daki kaçak yapılaşma konusunu yakından takip ettiği, sahada yaptığı araştırmalarda dikkat çekici iddialarla karşılaştığı ifade ediliyor.</p>

<p>Özel’in aktardığı iddialara göre, bölgede villa yapan bazı kişilerin, “bir villa parası kadar Çatalca Belediyesi’ne bağış yaptıklarını” söyledikleri öne sürüldü. Bu iddia, tek başına oldukça ciddi bir kamuoyu sorusunu da beraberinde getiriyor:</p>

<p><strong>Belediyeye yapılan bağışlar ile kaçak yapı denetimleri arasında herhangi bir ilişki var mı?</strong></p>

<p>Bu iddianın mutlaka resmi kayıtlarla, bağış makbuzlarıyla, belediye hesap hareketleriyle ve encümen karar süreçleriyle açıklığa kavuşturulması gerekiyor. Çünkü kamu kurumlarına yapılan bağışların, imar denetimi veya kaçak yapı uygulamalarında herhangi bir ayrıcalığa dönüşmesi kabul edilemez.</p>

<h2>Garibanın Yapısına Yıkım, Nüfuzlunun Yapısına Sessizlik mi?</h2>

<p>Çatalca’da yaşayan vatandaşların en büyük tepkisi ise uygulamada adalet duygusunun zedelenmesine yönelik. İddiaya göre arkası olmayan, ekonomik ve siyasi gücü bulunmayan vatandaşların kaçak yapılarına hızlı şekilde işlem yapılırken; hatırı sayılır kişilere, bağlantıları güçlü çevrelere veya nüfuzlu isimlere ait yapılara aynı hızda müdahale edilmiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu tablo, sadece imar hukukunu değil, kamu vicdanını da ilgilendiriyor.</p>

<p>Çünkü kaçak yapılaşmayla mücadele ancak eşitlik ilkesiyle yürütülürse inandırıcı olur. Aksi halde ortaya çıkan tablo, “kaçak yapıyla mücadele” değil, “seçici uygulama” görüntüsü verir.</p>

<h2>Tarım Arazileri ve Su Havzaları Tehlike Altında</h2>

<p>Çatalca, İstanbul’un tarım alanları, su kaynakları, orman varlığı ve kırsal yaşam dokusu açısından en kritik ilçelerinden biri konumunda. Bu nedenle bölgede kontrolsüz yapılaşmanın artması yalnızca bugünün değil, gelecek nesillerin de sorunu olarak görülüyor.</p>

<p>Tarım arazilerine yapılan kaçak yapılar, altyapı yükünü artırırken; su havzalarına yakın alanlarda yapılan kontrolsüz inşaatlar çevre kirliliği, atık su sorunu ve doğal dengenin bozulması gibi ciddi riskler doğuruyor.</p>

<p>Bu nedenle Çatalca’da kaçak yapılaşmayla mücadele, kişisel hesapların, siyasi ilişkilerin veya ticari bağlantıların gölgesinde kalmamalı. Süreç şeffaf, denetlenebilir ve herkese eşit şekilde yürütülmeli.</p>

<h2>Çatalca Belediyesi Kamuoyunu Aydınlatmalı</h2>

<p>Ortaya atılan iddialar karşısında Çatalca Belediyesi’nin sessiz kalması, kamuoyundaki soru işaretlerini daha da artırıyor. Belediyenin, kaçak yapılarla ilgili alınan encümen kararlarını, tebligat süreçlerini ve uygulama takvimini kamuoyuna açık bir şekilde duyurması bekleniyor.</p>

<p>Ayrıca bağış iddialarıyla ilgili de belediye tarafından açık bir bilgilendirme yapılması gerekiyor. Hangi kişi ya da şirketlerin belediyeye bağış yaptığı, bu bağışların hangi amaçla alındığı ve imar süreçleriyle herhangi bir bağlantısının bulunup bulunmadığı kamuoyunun bilmesi gereken konular arasında yer alıyor.</p>

<h2>Cevap Hakkı Çağrısı</h2>

<p>Emlakhaberi.com olarak, Çatalca Belediyesi’ne, Belediye Başkanı’na, İmar Müdürlüğü’ne ve adı iddialarda geçen tüm taraflara cevap hakkı tanıyoruz.</p>

<p>Çatalca Belediyesi İmar Müdürü Edip Üner başta olmak üzere ilgili yetkililerin, kamuoyunda oluşan bu ciddi iddialara karşı açıklama yapması bekleniyor.</p>

<p>Çatalca halkı şu sorunun yanıtını arıyor:</p>

<p><strong>Kaçak yapılarla mücadelede hukuk herkese eşit mi uygulanıyor, yoksa Çatalca’da bazı yapılar görünmez bir koruma kalkanı altında mı tutuluyor?</strong></p>

<p>Bu sorular yanıtlanana kadar Çatalca’daki kaçak yapı tartışması kapanmayacak gibi görünüyor.</p>

<h2>Sonuç: Çatalca’da Şeffaflık Zamanı</h2>

<p>Çatalca’nın doğasını, tarım alanlarını, su kaynaklarını ve şehir düzenini korumak için kaçak yapılaşmayla mücadele elbette şarttır. Ancak bu mücadele, yalnızca zayıf olana uygulanan, güçlü olana dokunmayan bir sisteme dönüşürse kamu güveni ağır yara alır.</p>

<p>Bugün Çatalca’da beklenen şey çok açıktır:</p>

<p><strong>Encümen kararları eksiksiz açıklanmalı, tebligat süreçleri şeffaflaştırılmalı, bağış iddiaları araştırılmalı ve kaçak yapıya karşı hukuk herkese eşit uygulanmalıdır.</strong></p>

<p>Çatalca halkı adalet, şeffaflık ve hesap verilebilirlik bekliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.emlakhaberi.com/catalcada-kacak-yapi-tartismasi-buyuyor-tebligatlar-secici-mi-gonderiliyor-iddiasi</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 17:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://emlakhabericom.teimg.com/crop/1280x720/emlakhaberi-com/uploads/2026/06/catalca-belediyesinde-kacak-yapi-krizi-gozler-imar-mudurlugunde.webp" type="image/jpeg" length="60460"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çatalca’da Yol ve Çöp Tepkisi: “Hizmet Nerede, Sorumluluk Kimde?”]]></title>
      <link>https://www.emlakhaberi.com/catalcada-yol-ve-cop-tepkisi-hizmet-nerede-sorumluluk-kimde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.emlakhaberi.com/catalcada-yol-ve-cop-tepkisi-hizmet-nerede-sorumluluk-kimde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kabakça ile İhsaniye arasındaki Halit Paşa Sokak’ta bozuk yol ve toplanmadığı iddia edilen çöpler vatandaşların tepkisine neden oldu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çatalca’da son günlerde belediye hizmetlerine yönelik eleştiriler yeniden gündeme geldi. İlçede bazı mahallelerde yol, temizlik ve altyapı hizmetlerinin aksadığı yönündeki iddialar vatandaşlar arasında konuşulurken, Kabakça Mahallesi ile İhsaniye Mahallesi arasındaki Halit Paşa Sokak’ta yaşanan görüntüler tepkileri artırdı.</p>

<p>Bölgede incelemelerde bulunan vatandaşlar, yolun uzun süredir bakımsız olduğunu, asfalt çalışmasının köy girişine kadar geldiğini ancak devamının toprak ve çamurlu halde bırakıldığını belirtti. Özellikle yağışlı havalarda yolun araçlar ve yayalar için zor geçilir hale geldiği ifade edilirken, güzergâhı kullanan vatandaşlar yıllardır çözüm beklediklerini dile getirdi.</p>

<h2>“Yol Medeniyettir, Bu Görüntü Çatalca’ya Yakışmıyor”</h2>

<p>Vatandaşların en büyük tepkisi, yolun aktif olarak kullanılmasına rağmen yıllardır kalıcı bir çalışmanın yapılmaması oldu. Bölgede yaşayan ve yolu kullanan vatandaşlar, “Bu yol kullanılmıyor sanıyorduk ama kullanan çok kişi var. Her geçen gün daha da kötüleşiyor. Çamurdan, çukurdan geçilmiyor. Yol medeniyettir ama bu görüntü Çatalca’ya yakışmıyor” sözleriyle duruma tepki gösterdi.</p>

<p>Yolda asfaltın belli bir noktaya kadar geldiği, sonrasında ise çalışmaların devam etmediği görülürken, güzergâhın neden tamamlanmadığı merak konusu oldu. Vatandaşlar, yolun Çatalca Belediyesi’nin mi yoksa İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin mi sorumluluğunda olduğunun net şekilde açıklanmasını istedi.</p>

<h2>Çöp ve Temizlik Şikâyeti de Gündemde</h2>

<p>Bölgedeki tek sorun yol değil. İddiaya göre, Kabakça Mahallesi ve çevresinde bazı noktalarda çöplerin zamanında toplanmadığı, konteyner çevrelerinde biriken atıkların kötü görüntü ve çevre kirliliğine neden olduğu belirtildi.</p>

<p>Vatandaşlar, özellikle kırsal mahallelerde hizmetlerin daha düzenli yürütülmesi gerektiğini ifade ederek, “Merkez mahalleler kadar köy statüsünden mahalleye dönüşen yerleşim alanları da hizmet bekliyor. Çöp toplama, yol bakımı ve altyapı hizmetleri temel belediyecilik görevidir” değerlendirmesinde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>“Kasada Para Yok, Hizmet Aksıyor” İddiaları Tartışılıyor</h2>

<p>Çatalca Belediyesi hakkında son günlerde “belediyenin hizmet üretecek bütçesi kalmadı”, “köy yollarına bakım yapılamıyor”, “çöpler düzenli toplanamıyor” şeklinde çeşitli iddialar gündeme geliyor. Bu iddiaların ne kadar doğru olduğu bilinmezken, sahada yaşanan bazı aksaklıklar vatandaşların kafasında soru işaretleri oluşturuyor.</p>

<p>Çatalca Belediye Başkanı Erhan Güzel’in zaman zaman yaptığı açıklamalarda ilçede önemli hizmetler gerçekleştirdiklerini dile getirmesine karşın, kırsal mahallelerde yaşanan yol ve temizlik sorunları, “Hizmet nerede?” sorusunu yeniden gündeme taşıdı.</p>

<h2>Geçmiş Yönetimler de Eleştiriliyor</h2>

<p>Vatandaşlar yalnızca mevcut yönetimi değil, geçmiş dönem belediye yönetimlerini de eleştiriyor. Halit Paşa Sokak ve benzeri yolların uzun yıllardır yapılmadığını belirten bölge sakinleri, “Bugün CHP’li belediye var diye eleştiriyoruz ama önceki dönemde AK Parti Belediyesi vardı, o dönemde de bu yol yapılmadı. Demek ki sorun sadece parti meselesi değil, hizmet anlayışı meselesi” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bu durum, Çatalca’da kırsal mahallelerin yıllardır yeterli hizmet alamadığı yönündeki eleştirileri de beraberinde getirdi.</p>

<h2>İBB’ye de Çağrı: “Sorumluluk Kimdeyse Bu Yol Yapılsın”</h2>

<p>Yol üzerinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ait çalışma izleri ve yazılar bulunduğunu belirten vatandaşlar, konuyla ilgili İBB’ye de başvuru yaptıklarını ancak henüz net bir cevap alamadıklarını ifade etti.</p>

<p>Vatandaşlar, İBB Başkan Vekili Nuri Aslan’a da çağrıda bulunarak, “Bu yolun sorumluluğu Çatalca Belediyesi’nde mi, İBB’de mi bilmiyoruz. Ancak sorumluluk kimdeyse artık gereği yapılsın. Kurumlar arası yetki tartışması vatandaşın mağduriyetini artırmamalı” dedi.</p>

<h2>“Avrupa’da En Küçük Yerleşim Yerlerinin Yolları Asfalt”</h2>

<p>Bölge sakinleri, kırsal mahallelerde yaşayan vatandaşların da şehir merkezindeki vatandaşlarla aynı hizmet kalitesini hak ettiğini vurguladı. Avrupa’daki küçük yerleşim alanlarında dahi yolların asfalt, temiz ve düzenli olduğunu belirten vatandaşlar, Çatalca’nın İstanbul gibi büyük bir metropolün ilçesi olmasına rağmen bazı mahallelerinde hâlâ toprak ve çamurlu yolların bulunmasını kabul edilemez olarak değerlendirdi.</p>

<p>Vatandaşlar, “Bizim eksiğimiz ne? Vergimizi ödüyoruz, İstanbul’un bir ilçesinde yaşıyoruz. Eksik olan imkân değil, sorumluluk duygusu. Kim yetkiliyse çıksın açıklama yapsın ve bu yolu programa alsın” diyerek yetkililere seslendi.</p>

<h2>Vatandaş Çözüm Bekliyor</h2>

<p>Çatalca’nın geniş yüz ölçümü ve kırsal mahalle sayısının fazla olması nedeniyle hizmet planlamasının zorlu olduğu bilinse de, vatandaşlar temel belediyecilik hizmetlerinin aksatılmaması gerektiğini belirtiyor.</p>

<p>Kabakça ve İhsaniye hattında yaşanan yol sorunu ile çöp toplama iddiaları, ilçede yerel yönetim hizmetlerinin daha şeffaf, planlı ve hızlı yürütülmesi gerektiğini bir kez daha ortaya koydu.</p>

<p>Şimdi vatandaşların beklentisi, Çatalca Belediyesi ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin konuya ilişkin net bir açıklama yapması, yolun hangi kurumun sorumluluğunda olduğunun duyurulması ve Halit Paşa Sokak başta olmak üzere sorunlu güzergâhların bir an önce bakım, düzenleme ve asfalt programına alınması.</p>

<p>Çatalca halkı artık söz değil, sahada görünen hizmet bekliyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.emlakhaberi.com/catalcada-yol-ve-cop-tepkisi-hizmet-nerede-sorumluluk-kimde</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 00:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://emlakhabericom.teimg.com/crop/1280x720/emlakhaberi-com/uploads/2026/06/catalcada-yol-ve-cop-tepkisi-hizmet-nerede-sorumluluk-kimde.webp" type="image/jpeg" length="11898"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İstanbul’da Ormanlara Giriş Yasaklandı: 8 Haziran – 15 Ekim Arasında Sıkı Tedbirler Uygulanacak]]></title>
      <link>https://www.emlakhaberi.com/istanbulda-ormanlara-giris-yasaklandi-8-haziran-15-ekim-arasinda-siki-tedbirler-uygulanacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.emlakhaberi.com/istanbulda-ormanlara-giris-yasaklandi-8-haziran-15-ekim-arasinda-siki-tedbirler-uygulanacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Valiliği, artan sıcaklıklar ve yükselen yangın riski nedeniyle 8 Haziran–15 Ekim 2026 tarihleri arasında ormanlık alanlara girişleri yasakladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İstanbul Valiliği, yaz aylarında artan orman yangını riskine karşı önemli bir karar aldı. Kent genelindeki ormanlık alanlara girişler 8 Haziran 2026 ile 15 Ekim 2026 tarihleri arasında yasaklandı. Yasak kapsamında ormanlarda ateş yakmak, mangal yapmak, kamp kurmak ve belirlenen alanlar dışında araçla giriş yapmak da yasak olacak.</strong></p>

<p>İstanbul Valiliği tarafından yapılan açıklamada, yaz mevsimiyle birlikte ormanlık alanlardaki insan ve araç hareketliliğinin önemli ölçüde arttığına dikkat çekildi. Bu durumun orman yangınları açısından ciddi risk oluşturduğu belirtilirken, kasten veya ihmal sonucu meydana gelebilecek yangınların önüne geçmek amacıyla yeni tedbirlerin yürürlüğe alındığı ifade edildi.</p>

<h2>Ormanlık Alanlara Girişler Kapatıldı</h2>

<p>Valilik kararı doğrultusunda İstanbul sınırları içerisindeki ormanlık alanlara 8 Haziran’dan itibaren yaya ve araç girişleri yasaklanacak. Yasak 15 Ekim 2026 tarihine kadar devam edecek. Karar, 6831 Sayılı Orman Kanunu ile İl İdaresi Kanunu kapsamında alındı.</p>

<p>Yetkililer, özellikle sıcaklıkların yükseldiği yaz döneminde insan kaynaklı yangınların büyük bölümünün dikkatsizlik nedeniyle çıktığını belirterek vatandaşları kurallara hassasiyetle uymaya çağırdı.</p>

<h2>Mangal, Kamp ve Ateş Yakmak da Yasak</h2>

<p>Karar kapsamında sadece ormanlara giriş değil, yangın riskini artırabilecek birçok faaliyet de yasaklandı. Buna göre:</p>

<ul>
 <li>Ormanlık alanlarda mangal yakılması,</li>
 <li>Tüp ve semaver kullanılması,</li>
 <li>Nargile ve benzeri ateşli ekipmanların kullanılması,</li>
 <li>Kamp kurulması,</li>
 <li>Ateş yakılması,</li>
 <li>Orman yollarında mola verilmesi, yasak kapsamına alındı.</li>
</ul>

<h2>Anız ve Bahçe Temizliği İçin Ateş Yakılamayacak</h2>

<p>Valilik ayrıca orman içi ve orman bitişiğindeki köyler ile mahallelerde anız yakılması, bağ-bahçe temizliği amacıyla bitki örtüsünün ateşe verilmesi ve tarla temizliği için yakma işlemlerinin de yasaklandığını duyurdu. Bu uygulamaların özellikle yaz aylarında büyük yangınlara neden olabildiği vurgulandı.</p>

<h2>Belediyeler ve Kurumlar Alarm Durumuna Geçti</h2>

<p>Yangın riskine karşı belediyelerden de ek önlemler alınması istendi. Buna göre:</p>

<ul>
 <li>Çöp depolama alanlarının çevresinde koruma bantları oluşturulacak,</li>
 <li>İş makineleri ve yangınla mücadele ekipmanları hazır bekletilecek,</li>
 <li>Enerji nakil hatlarının bakım ve kontrolleri sıklaştırılacak,</li>
 <li>Kaymakamlıklar ve Orman Bölge Müdürlüğü koordinasyonunda denetimler artırılacak.</li>
</ul>

<h2>Bazı Mesire Alanları Yasaktan Muaf</h2>

<p>Valilik, tüm ormanlık alanların kapatılmadığını, belirlenen mesire alanları, tabiat parkları, korular ve şehir ormanlarında vatandaşların piknik, yürüyüş ve spor faaliyetlerini sürdürebileceğini açıkladı. Ancak bu alanlarda da belirlenen kurallara uyulması zorunlu olacak.</p>

<p>Polonezköy Tabiat Parkı, Belgrad Ormanı içerisindeki bazı tabiat parkları, Aydos Şehir Ormanı, Şamlar Tabiat Parkı, Mihrabat Korusu ve Çilingoz Tabiat Parkı gibi belirlenen alanlar yasak kapsamı dışında tutuldu.</p>

<h2>Kurallara Uymayanlara İdari ve Adli İşlem</h2>

<p>Valilik, alınan kararlara aykırı davranan kişiler hakkında ilgili mevzuat kapsamında idari para cezası ve adli işlem uygulanacağını duyurdu. Yetkililer, özellikle yaz aylarında İstanbul’un orman varlığının korunması için vatandaşların duyarlı davranmasının büyük önem taşıdığını belirtti.</p>

<h3>Uzmanlardan Uyarı</h3>

<p>Türkiye’de meydana gelen orman yangınlarının büyük bölümü insan kaynaklı nedenlerden oluşuyor. Uzmanlar, söndürülmeyen sigara izmaritleri, kontrolsüz piknik ateşleri, cam şişeler ve anız yakımı gibi ihmallerin büyük felaketlere yol açabileceğini belirterek vatandaşların orman yangınları konusunda daha dikkatli olması gerektiğini vurguluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>İstanbul Valiliği’nin aldığı bu kararın temel amacı, yaz sezonunda artan yangın riskini en aza indirerek “yeşil vatan” olarak nitelendirilen ormanları korumak ve olası can-mal kayıplarının önüne geçmek olarak değerlendiriliyor.</strong></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.emlakhaberi.com/istanbulda-ormanlara-giris-yasaklandi-8-haziran-15-ekim-arasinda-siki-tedbirler-uygulanacak</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 12:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://emlakhabericom.teimg.com/crop/1280x720/emlakhaberi-com/uploads/2026/06/istanbul-ormanlarina-giris-yasaklandi.webp" type="image/jpeg" length="13103"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çatalca’da Maden Faaliyetleri ve Su Kaynakları Endişesi: Büyükçekmece Gölü Havzası Alarm Veriyor]]></title>
      <link>https://www.emlakhaberi.com/catalcada-maden-faaliyetleri-ve-su-kaynaklari-endisesi-buyukcekmece-golu-havzasi-alarm-veriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.emlakhaberi.com/catalcada-maden-faaliyetleri-ve-su-kaynaklari-endisesi-buyukcekmece-golu-havzasi-alarm-veriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Büyükçekmece Gölü’nü Besleyen Derelerde Kirlilik İddiası: Bölge Halkı Yetkilileri Göreve Çağırıyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul'un önemli içme suyu kaynaklarından biri olan Büyükçekmece Gölü Havzası'nda çevre endişeleri artıyor. Çatalca'nın İhsaniye ve Kabakça mahallelerinde bulunan derelerde gözlemlenen kirlilik görüntüleri, bölge halkının tepkisine neden oldu. Vatandaşlar, maden faaliyetlerinin çevresel etkilerinin araştırılmasını ve su analizlerinin kamuoyuyla paylaşılmasını talep ediyor. Uzmanlar ise içme suyu havzalarının düzenli olarak denetlenmesinin önemine dikkat çekiyor.</p>

<p>İstanbul’un su ihtiyacının önemli bir bölümünü karşılayan Büyükçekmece Gölü Havzası, son dönemde çevre tartışmalarının odağında yer alıyor. Çatalca’nın İhsaniye Mahallesi çevresinde faaliyet gösteren bazı maden sahalarının, gölü besleyen dere ve su kaynakları üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğu yönündeki iddialar bölge halkının tepkisine neden oluyor.</p>

<p>Özellikle Kabakça Mahallesi çevresinde yapılan gözlemlerde, dere yataklarında su renginde değişimler ve kirlilik belirtilerinin görüldüğü ifade edilirken, vatandaşlar su kalitesinin her geçen gün daha da bozulduğunu öne sürüyor.</p>

<h2>“İçme Suyu Havzası Korunmalı”</h2>

<p>Çevre gönüllüleri ve bölge sakinleri, Büyükçekmece Gölü’nü besleyen derelerin İstanbul için stratejik öneme sahip olduğuna dikkat çekerek, su havzalarının daha sıkı denetlenmesi gerektiğini savunuyor.</p>

<p>Uzmanlar ise madencilik faaliyetlerinin bulunduğu bölgelerde düzenli çevresel etki analizleri yapılmasının önemine dikkat çekiyor. Özellikle ağır metaller ve endüstriyel atıkların su kaynaklarına karışması durumunda, uzun vadede ekosistem ve insan sağlığı açısından ciddi riskler oluşabileceği bilimsel çalışmalarda ortaya konuluyor.</p>

<h2>Ağır Metal Endişesi</h2>

<p>Bölgedeki vatandaşlar, derelere karışan atıkların içeriğinin kamuoyuyla şeffaf şekilde paylaşılmasını talep ediyor. Suyun arıtma tesislerinden geçirilmesinin birçok kirleticiyi ortadan kaldırabildiği belirtilse de bazı ağır metallerin ve kimyasal bileşiklerin uzun vadeli çevresel etkilerinin dikkatle izlenmesi gerektiği ifade ediliyor.</p>

<p>Çevre örgütleri, Büyükçekmece Gölü Havzası'nda düzenli su analiz sonuçlarının kamuoyuna açıklanması ve bağımsız denetimlerin artırılması çağrısında bulunuyor.</p>

<h2>“İSKİ ve Bakanlık İnceleme Yapmalı”</h2>

<p>Bölge sakinleri, başta İSKİ olmak üzere Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın havza genelinde kapsamlı inceleme başlatmasını istiyor. Vatandaşlar, dere yataklarından ve gölü besleyen kaynaklardan düzenli numuneler alınarak analiz sonuçlarının kamuoyu ile paylaşılmasının güven ortamı oluşturacağını belirtiyor.</p>

<h2>Çatalca Ormanları Üzerindeki Baskı Artıyor</h2>

<p>Maden faaliyetlerinin yalnızca su kaynaklarını değil, bölgedeki orman ekosistemini de etkilediğini savunan çevreciler, Çatalca’nın son yıllarda artan madencilik faaliyetleri nedeniyle doğal yapısının baskı altında kaldığını ifade ediyor.</p>

<p>İstanbul’un akciğerleri olarak nitelendirilen Çatalca ormanlarının korunması gerektiğini belirten vatandaşlar, doğal kaynakların ekonomik faaliyetler ile çevresel sürdürülebilirlik arasında dengeli bir anlayışla yönetilmesini talep ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Şeffaflık ve Denetim Çağrısı</h2>

<p>Bölge halkı, Büyükçekmece Gölü Havzası’nda faaliyet gösteren tüm maden işletmelerinin çevresel yükümlülüklerinin bağımsız kurumlar tarafından düzenli olarak denetlenmesini ve elde edilen sonuçların kamuoyuna açıklanmasını istiyor.</p>

<p>İstanbul’un milyonlarca kişiye içme suyu sağlayan en önemli havzalarından biri olan Büyükçekmece Gölü çevresindeki gelişmelerin, hem çevre hem de halk sağlığı açısından yakından takip edilmesi gerektiği vurgulanıyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.emlakhaberi.com/catalcada-maden-faaliyetleri-ve-su-kaynaklari-endisesi-buyukcekmece-golu-havzasi-alarm-veriyor</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 00:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://emlakhabericom.teimg.com/crop/1280x720/emlakhaberi-com/uploads/2026/06/catalcada-maden-faaliyetleri-ve-su-kaynaklari-endisesi-buyukcekmece-golu-havzasi-alarm-veriyor.webp" type="image/jpeg" length="56872"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hobi Bahçelerinde Düğüm Çözülüyor! Murat Kurum Tarih Verdi]]></title>
      <link>https://www.emlakhaberi.com/hobi-bahcelerinde-dugum-cozuluyor-murat-kurum-tarih-verdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.emlakhaberi.com/hobi-bahcelerinde-dugum-cozuluyor-murat-kurum-tarih-verdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bakan Murat Kurum, Türkiye genelinde tartışmalara neden olan hobi bahçeleri konusunda vatandaşların beklentilerini dikkate alan yeni bir çalışma yürüttüklerini açıkladı. Düzenlemenin kısa süre içinde kamuoyuyla paylaşılması bekleniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, uzun süredir tartışmalara konu olan hobi bahçeleriyle ilgili yeni bir düzenleme üzerinde çalıştıklarını açıkladı. Kurum, vatandaşların beklentilerini ve mağduriyetlerini dikkate alan bir çözüm hazırlığında olduklarını belirterek, sorunun kısa süre içerisinde çözüme kavuşturulacağını söyledi.</strong></p>

<p>Türkiye genelinde özellikle pandemi sonrası yoğun ilgi gören hobi bahçeleri, son yıllarda hem tarım arazilerinin korunması hem de kaçak yapılaşma nedeniyle kamuoyunda geniş tartışmalara neden olmuştu. Tarım arazilerinin küçük parsellere bölünerek satılması, izinsiz yapıların inşa edilmesi ve doğal alanların tahrip edilmesi gerekçesiyle birçok bölgede yıkım kararları uygulanmış, binlerce vatandaş mağdur olmuştu.</p>

<h2>Hobi Bahçeleri AK Parti İçinde de Tartışma Yarattı</h2>

<p>Hobi bahçeleri konusu yalnızca vatandaşlar arasında değil, siyasi arenada da farklı görüşlerin ortaya çıkmasına neden oldu. Özellikle kırsal bölgelerde yaşayan vatandaşların hafta sonlarını doğayla iç içe geçirmek amacıyla satın aldığı küçük araziler ve üzerine yapılan yapılar konusunda farklı değerlendirmeler yapıldı.</p>

<p>Bakan Murat Kurum, yaptığı açıklamada vatandaşların taleplerini dikkate aldıklarını belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p><i>"Vatandaşlarımızın beklentilerini, hassasiyetlerini ve yaşanan mağduriyetleri göz önünde bulundurarak kapsamlı bir çalışma yürütüyoruz. Sorunu çözecek adımları yakın zamanda kamuoyuyla paylaşacağız."</i></p>

<h2>Binlerce Kişi Çözüm Bekliyor</h2>

<p>Türkiye genelinde özellikle İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Sakarya, Tekirdağ, Kocaeli ve Çatalca-Silivri hattında bulunan hobi bahçeleri son dönemde yoğun denetimlerin odağında yer aldı.</p>

<p>Tarım ve Orman Bakanlığı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yapılan denetimlerde;</p>

<ul>
 <li>Tarım arazilerinin amaç dışı kullanımı,</li>
 <li>Kaçak yapılaşma,</li>
 <li>Ruhsatsız konteyner ve prefabrik yapılar,</li>
 <li>İmar mevzuatına aykırı uygulamalar</li>
</ul>

<p>tespit edilen alanlarda yasal işlemler uygulanmıştı.</p>

<p>Bu süreçte birçok vatandaş yüksek para cezalarıyla karşılaşırken bazı bölgelerde yıkım kararları da hayata geçirildi.</p>

<h2>Yeni Düzenlemede Neler Olabilir?</h2>

<p>Bakanlığın üzerinde çalıştığı düzenlemenin detayları henüz açıklanmasa da sektör temsilcileri ve uzmanlar şu başlıkların gündeme gelebileceğini değerlendiriyor:</p>

<h3>1. Mevcut Kullanıcıların Mağduriyetinin Giderilmesi</h3>

<p>İyi niyetli olarak yatırım yapan ve yıllardır kullandığı araziler için çözüm bekleyen vatandaşlara yönelik geçiş hükümleri getirilebilir.</p>

<h3>2. Tarım Arazilerinin Korunması</h3>

<p>Mutlak tarım arazileri ve verimli tarım alanlarında yeni bölünmelerin önüne geçilecek düzenlemeler güçlendirilebilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>3. Belirli Şartlarla Kullanım İzni</h3>

<p>Tarımsal faaliyet amacıyla kullanılan ve yapılaşmaya dönüşmeyen alanlarda yeni kriterler oluşturulabilir.</p>

<h3>4. Kaçak Yapılaşmaya Karşı Sert Tedbirler</h3>

<p>Villa görünümlü kaçak yapıların ve ticari amaçlı projelerin önüne geçmek için daha ağır yaptırımlar uygulanabilir.</p>

<h2>Sektör Temsilcileri Düzenlemeyi Yakından Takip Ediyor</h2>

<p>Gayrimenkul sektöründe faaliyet gösteren uzmanlar, hobi bahçelerinin tamamen yasaklanması yerine kontrollü ve sürdürülebilir bir model oluşturulmasının daha doğru olacağını savunuyor.</p>

<p>Özellikle büyük şehirlerde yaşayan vatandaşların doğaya olan özlemi nedeniyle hobi bahçelerine talebin devam ettiği belirtilirken, tarım arazilerinin korunması ile vatandaşların beklentileri arasında dengeli bir çözüm bulunması gerektiği ifade ediliyor.</p>

<h2>Gözler Bakanlığın Açıklayacağı Yol Haritasında</h2>

<p>Bakan Murat Kurum'un açıklaması sonrası gözler Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın hazırladığı yeni düzenlemeye çevrildi. Hobi bahçeleri konusunda yaşanan belirsizliğin sona ermesi ve hem vatandaşları hem de tarım alanlarını koruyacak bir modelin oluşturulması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.emlakhaberi.com/hobi-bahcelerinde-dugum-cozuluyor-murat-kurum-tarih-verdi</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 16:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://emlakhabericom.teimg.com/crop/1280x720/emlakhaberi-com/uploads/2026/06/hobi-bahcelerinde-buyuk-degisim-kapida-bakan-kurum-detaylari-acikladi.webp" type="image/jpeg" length="40287"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Vize Krizinin Perde Arkası: Tartışmalar Büyürken Dosyaya Erişim Engeli Geldi]]></title>
      <link>https://www.emlakhaberi.com/vize-krizinin-perde-arkasi-tartismalar-buyurken-dosyaya-erisim-engeli-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.emlakhaberi.com/vize-krizinin-perde-arkasi-tartismalar-buyurken-dosyaya-erisim-engeli-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'de milyonlarca kişinin yaşadığı vize randevu sorunu yeniden gündemde. VFS Global, Gateway Management ve vize aracılık sistemine ilişkin iddiaların yer aldığı araştırma dosyasına erişim engeli getirilirken, gözler vize süreçlerinde yaşanan kronik sorunlara çevrildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[

<p>Vize başvurularında yaşanan randevu sıkıntıları, uzun bekleme süreleri ve artan aracı maliyetleri son yıllarda Türkiye'nin en çok tartışılan konularından biri haline geldi. Avrupa ülkelerine seyahat etmek isteyen vatandaşlar aylar sonrasına randevu bulabilirken, bazı dönemlerde randevuların saniyeler içinde tükenmesi kamuoyunda çeşitli soru işaretlerine neden oluyor.</p>

<h3><strong>Vize randevularıyla nasıl milyarder oldu?</strong></h3>

<p>Bu tartışmalar sürerken Kısa Dalga tarafından yayımlanan ve uluslararası araştırmacı gazetecilik ağı Lighthouse Reports öncülüğünde hazırlanan "Vize İmparatorluğu" dosyası dikkat çekti. Dosyada, dünyanın en büyük vize aracılık şirketlerinden VFS Global'ın Türkiye operasyonları, stratejik ortağı Gateway Management ve şirketin sahibi Halis Ali Çakmak'ın ticari faaliyetleri incelendi.</p>

<p>Araştırmada; şirket ortaklık yapıları, Malta bağlantılı şirketler, vize başvuru süreçleri ve randevu sistemindeki işleyişe ilişkin çeşitli iddialar yer aldı. Ancak dosyanın yayımlanan bölümleri İstanbul 9. Sulh Ceza Hakimliği kararıyla erişime engellendi.</p>

<p>Kararın gerekçesi olarak "milli güvenlik ve kamu düzeninin korunması" gösterilirken, gazeteciler ve basın özgürlüğü savunucuları kararın kamu yararı taşıyan bir araştırmayı hedef aldığı görüşünü dile getirdi.</p>

<p>Dosyada adı geçen Gateway Management'ın sahibi Halis Ali Çakmak ise iddiaların önemli bölümünü reddetti. Paradise Papers belgelerinde yer alan offshore şirket bağlantılarıyla ilgili suçlamaları kabul etmeyen Çakmak, randevu krizinin temel nedeninin VFS Global'ın sistem yönetimini doğrudan üstlenmek istemesi olduğunu savundu.</p>

<p>Çakmak ayrıca geçmiş yıllarda bazı çalışanların randevu kontenjanlarını usulsüz şekilde dışarıya aktardığını tespit ettiklerini ve ilgili personelin işten çıkarıldığını öne sürdü. Bu açıklamalar kamuoyunda uzun süredir konuşulan "randevu karaborsası" tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzmanlara göre asıl tartışılması gereken konu ise vize başvuru sistemlerinin şeffaflığı. Vatandaşların hangi kriterlere göre randevu aldığı, kontenjanların nasıl dağıtıldığı ve yoğun dönemlerde neden yeterli kapasite oluşturulamadığı soruları halen net yanıt bulmuş değil.</p>

<p>Türkiye'de Schengen vizesine yönelik talebin son yıllarda rekor seviyelere ulaşması, ret oranlarının yükselmesi ve randevu bulmanın giderek zorlaşması, aracılık hizmeti veren şirketlerin rolünü daha da önemli hale getiriyor. Bu nedenle kamuoyunun beklentisi, iddiaların bağımsız şekilde araştırılması ve vize süreçlerinin daha şeffaf hale getirilmesi yönünde.</p>

<p>Erişim engeli kararıyla birlikte tartışmaların sona ermesi beklenirken, yaşanan gelişme tam tersine vize sisteminin işleyişi, özel şirketlerin rolü ve vatandaşların karşılaştığı zorluklar konusunda yeni soruları beraberinde getirdi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.emlakhaberi.com/vize-krizinin-perde-arkasi-tartismalar-buyurken-dosyaya-erisim-engeli-geldi</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 10:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://emlakhabericom.teimg.com/crop/1280x720/emlakhaberi-com/uploads/2026/06/vize-randevulariyla-nasil-milyarder-oldu.webp" type="image/jpeg" length="66001"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
