Mardin’de 2019 yılında aşırı yağışlar nedeniyle yıkılan duvarın ortasından çıkan ve içinde Peygamber Efendimizin zamanında yaşayan

sahabe Hz.Caferi Tayyar’ın oğlu olan Muhammed El Farisi Hz. kabrinin bulunduğu Yakubiye Medresesi ve Hüsamiye Medresesi Külliyesi onarılması için 4 yıldır yapılan bütün girişimler bürokratik engellere takıldı.

Şehmus EDİS (MARDİN İGFA) Bin yıllık bir tarihe sahip olan Yakubiye ve Hüsamiye Medresesinde bir sahabe kabrinin bulunduğu Osmanlı arşiv belgelerine dayanıyor. Mardin halkı tarafından bu yıkılan duvarın içinden çıkan medreseye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan sahip çıkılıp restore edilerek, turizme kazandırılması isteniyor.

4 yıldır Hüsamiye medresesinin korunması için mücadele verdiklerini belirten, Mardin Medreselerini Koruma ve Yaşatma Derneği (MADDER) Başkani İbrahim Yüksel, 22 Şubat 2019 Tarihinde duvarın yıkılmasıyla ortaya çıkan biri 500 yıllık diğeri 1000 yıllık iki tarihi eserlerin kurtarılması için 4 yıldır yaptığımız bütün girişimler ve mücadelelerimiz maalesef bürokratik engellere takıldığını ifade etti. 

Medrese hakkında önemli bilgiler aktaran MADDER Başkanı İbrahim Yüksel, Duvarın yıkılmasıyla ortaya çıkan çeşme eyvanı Osmanlı İmparatorluğunun Yavuz Sultan Selim döneminde Mardin'e atanan ilk Vali Yakub Bey'in tarafından inşa edilen Yakubiye Medresesi’ne ait olduğunu tespit ettik.  

Bursa Yıldırım'da Sıracevizler yaşam merkezi ortaya çıkıyor Bursa Yıldırım'da Sıracevizler yaşam merkezi ortaya çıkıyor

1929 senesinde yayımlanan Abdulgani Fahri Bulduk'un yazdığı Mardin tarihi kitabında yer almaktadır. Çeşme eyvanının hmen yanında ise çok geniş, tarihi ve önemli bir sahabenin türbesini de ihtiva eden Hüsemiye Külliyesi'nin sınırı başlar. Külliyenin giriş kapısında, yapıyı Hüsamiye Külliyesi olarak tanıtan tarihi kitabe halen mevcuttur” dedi.

Sahabe Muhammed el Farisi Bin Caferi Tayyar'ın kabri ortaya çıkarılsın

Bin yıllık bir medresenin kendini belli edercesine duvarların arkasından fışkırırcasına çıkmasına rağmen, 4 yılı da doldurmasına rağmen bu halde oluşu bizim yüreğimizi acıtıyor maalesef şeklinde vurgu yapan Yüksel, “Yetkililerimizin bir an evvel buraya el atması gerektiği, arkeolojik çalışmaların yapılması, yaşlandırmanın yapılmasını istiyoruz. En önemlisi de Osmanlı arşiv belgelerinde 5 adet tayin ve atama belgesine rastladık.

Onların bir kısmını gazetelerde yayınladık. Sahabilerden Muhammed El Farisi Sahabe Muhammed el Farisi Bin Caferi Tayyar'ın mezarı çeşme eyvanının hemen yanında başlayan ve bugün bir kısmı yıkılmış bir kısmı ise duvarın arkasında duran El Gazi Mescidi ve Türbesi içinde yer almaktadır. Bu bilgi 5 adet Osmanlı arşiv belgesiyle kanıtlanmıştır. Muhammed el Farisi Bin Caferi Tayya'ın ise sahabe kimliği ve İslam kültür ve medeniyetinde çok önemli bir sahabe olduğu ise Mardin Medreselerini Koruma ve Yaşatma Derneği Onursal Başkanı Nihat Ayanoğlu'nun 2 yıl süren ve binlerce Arapça kitap taranarak elde edilen bilimsel bulgularla tespit edilmiştir” 

 Medresenin 100 yıl önceki halini ortaya çıkaran tarihi fotoğraf ortaya çıktı

Hüsamiye Külliyenin müştemilatını örten duvarın inşa edilmeden önce 1939 yılında çekilmiş çekilmiş tarihi fotoğrafı kanıt olarak ortaya koyduklarını vurgulayan Yüksel,” Hüsamiye Külliyesinin orijinal yapısını, sahabe türbesini gösteren fotoğraf ise Tarihi Mardin fotoğrafları alanında dünyanın en zengin arşivini oluşturan Araştırmacı ve Yazar Selim Parlakoğlu tarafından tespit edilmiştir.

100 yıl önceki hali ve bugün ku halini net gösteren fotoğrafı kanıt olarak ortaya herkese sunduk. Bir sahabe kabri bir tarihi cami ve bin yıllık bir külliye için 4 yıldır hiçbir adım atılmaması, Urfa Anıtlar Kurulundan tesciline dahi müsaade edilmemesi insan olarak yüreğimde açıdan hususlardır.

Gerek siyasilerimizin gerekse yerel yönetimlerimizin ve en önemlisi de halkımızın buraya sahip çıkmasını bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

Ortaya çıkan Medrese ve Sahabenin kabri için çalmadık kapı bırakmadık

Ortaya çıkan tarihi eserlerin korunması için Sivil Toplum Kuruluşu olarak elde edilen tüm bu bilgi ve belgeler referans gösterilerek Mardin Kültür ve Turizm İl Müdürlüğüne 4. Kez başvurduklarını kaydeden Yüksel,” Son başvuru Mardin Medreselerini Koruma ve Yaşatma Derneği adına yaptık. Şanlıurfa Anıtlar kurulunca ısrarla ve ne bir arkeolojik inceleme ne de mevcut bilimsel kaynaklardan yüzeysel dahi olsa bir literatür taraması yapılmadan red edil. Şanlıurfa Anıtlar kurulunun önceki 3 başvuruyu ne bilimle ne de kültürle izah edilemeyecek bir tutumla tescil ve korunmasını red etmesi hayretle izlemeye devam ediyoruz. 3 hafta önce de kimliği belirsiz kişilerce Hüsamiye Külliyesi enkazına provakatif amaçlı olarak değerlendirilen boya artığı dökülmesi hadisesi Mardin Medreselerini Koruma ve Yaşatma Derneği olarak Kültür Bakanlığına ait ALO 176 hattına acil kodu ile bildirmemize rağmen 1.ci cevapta 2 sayfa süren ve yazılı haliyle verilemeyeceği, sözlü olarak cevap verilebileceği ifade edildi.

Ortaya çıkan tarihi eserlerle alakalı yanlış ve alakasız bir sürü malumat verilirken, tarihi eserlere dökülen boya artığına hiç değinilmedi. Yapılan itiraz ve tekrar inceleme talebine ise 1 haftadır cevap dahi verilmedi. Kültür Bakanlığının tarihi eserlerimize karşı bakışı açısını bilim ve kültür çerçevesinde revize ederek ilgilenmesini bekliyoruz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanımızdan destek bekliyoruz

Mardin’de ortaya çıkan Yakubiye medresesi ve Hüsamiye Külliyesi ile Sahabe Muhammed el Farisi Bin Caferi Tayyar'ın mezarının gün yüzüne çıkması ve Medresenin restorasyonu için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın destelerini beklediklerini dile getiren Yüksel,” Tek çaremiz olarak Kadim şehrimize büyük önem veren Sayın Cumhurbaşkanımızın bu konuda desteklerini bekliyoruz. Hem Yakubiye medresesi olmak üzere Hüsamiye külliyesinin restore edilmesi hem de Sahabe Muhammed el Farisi Bin Caferi Tayyar'ın mezarının ortaya çıkarılmasını istiyoruz. Bu konuda Sayın Cumhurbaşkanımızın desteklerini bekliyoruz” .