Konut piyasasında azalan arz ve enflasyonun üstünde artan kira fiyatları, mahkemelerde kiracı - ev sahipleri davalarında patlamalara neden oldu. Sulh ve icra hukuk mahkemelerinde görülen kira tespit ve kira tahliye davalarının, toplam dava sayısına oranının bir yılda yüzde 10’lardan yüzde 20’lere çıktığı belirtilirken, genel davalar arasında da ilk sıralara yükseldiği ifade ediliyor. Böyle devam etmesi halinde bu tür davaların gelecek 1-2 yıl daha mahkemelerin ana konuları olacağı söyleniyor. Peki, kiracılar ve ev sahipleri en çok hangi problemlerle karşılaşıyor? Taraflar haklarını nasıl koruyabilirler? 

'KENDİ EVLERİNE DÖNMEYİ MAKUL BULUYORLAR'

Noterde ev, iş yeri, arsa, tarla satışı yapılır mı? Noterde ev, iş yeri, arsa, tarla satışı yapılır mı?

Kira tespit ve tahliye davalarının ana nedenlerinden biri de ev sahiplerinin kiracılarını tahliye etme sebeplerinden kaynaklanıyor. Kira fiyatlarının enflasyonun üzerinde olmasından dolayı kiracılar da evlerini boşaltmak, mevcut ödediği kiradan çok daha fazlasını ödemek ve kirada oldukları evlerinden ayrılmak istemiyor. Avukat Oğuz Kara da en sık karşılaştığı tahliye sebeplerinden birinin ev sahibinin konut ihtiyacı sebebiyle tahliye olduğunu söylüyor. "Malum kira miktarlarında ciddi artışlar oldu. Önceden ev sahibi kendi konutunu kiraya verirken, kendisi de başka bir konutta kirada kalabiliyordu. Ancak kira miktarlarındaki artış, insanların kirada hayatını idame ettirmesini zorlaştırdı" diyen Avukat Kara, bu sebeplerle ev sahiplerinin başka bir konutta kirada kalmaktansa kendi evlerine dönmeyi daha makul bulduklarını dile getirdi.

'BU FİKRE DAHA ÇOK İTİYOR'

Oğuz Kara, "Diğer yandan kira sözleşmesiyle düşük miktarda belirlenen kira bedellerinde kanunda öngörülen miktarlardan fazla artış yapılamayacak olmasının da kiraya verenleri bu fikre daha çok ittiğini düşünüyorum" diye de ekledi.

'BU KİŞİLERDEN BİRİ OLMAK ZORUNDA'

Sık karşılaşılan tahliye nedenlerinden biri de ev sahibinin evinde kendisinin, oğlunun ya da kızının oturacağını söylemesi. İlerleyen zamanlarda da fark ediliyor ki evde oturan kişi ev sahibinin oğlu, kızı veya kendisi değil. Böyle durumlarda tahliye edilen kiracı dava açabiliyor mu? Ev sahibi kendisi, eşi, alt soyu, üst soyu, kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler için konut ya da iş yeri gereksinimi olması ve kiralanan yeri kullanma zorunluluğu doğması halinde kiracıya tahliye davası açılabilir. Ancak Oğuz Kara konut gereksinimine ihtiyaç duyan kişi veya kişilerin kanun maddesinde sınırlı olarak sayılmış bu kişilerden biri olması gerektiğini söyledi.

'GERÇEK VE SAMİMİ OLMALI'

Diğer bir koşulun ise zorunlu konut gereksiniminin gerçek ve samimi olması gerektiğinin altını çizen Avukat Kara, koşulların mevcut olması halinde fesih dönemi ve bildirimde bulunma süresinden itibaren 1 ay içinde dava açılarak sürecin sonlandırılabileceğini söyledi. "Bu yasa hükmünden yararlanılarak gerçekleştirilen tahliyenin sonunda ev sahibi, söz konusu evi herhangi bir haklı ve yerinde sebebe dayanmaksızın 3 yıl boyunca eski kiracıdan başka birine kiralayamaz" diyen Kara, ev sahibinin evini tekrar kiraya vermek istiyorsa eski kiracısına bildirimde bulunarak bu yeri tekrar kiralamak isteyip istemediğini sorması gerektiğinin de altını çizdi. Aksi halde kiracı, kiraya verene karşı bir yıllık kira bedelinden az olmamak üzere tazminat davası açabilir.

1 AYLIK SÜREYE DİKKAT!

Yaşanılan problemler arasında kirada oturulan evin başka birine satılması da var. Hatta yeni ev sahibiniz evde kendisinin oturacağını bildirip sizi tahliye bile ettirebilir. Peki kira kontratınızı yeni imzaladıysanız ya da eve yeni taşındıysanız ne olacak? Avukat Oğuz Kara, yeni ev sahibine kanunun 1 aylık süre tanıdığını söyledi. Evin yeni sahibi evi kullanmak ve kiracıyı tahliye etmek istiyorsa bu sürenin çok önemli olduğuna vurgu yapan Kara, "Yeni ev sahibinin satın alma tarihinden itibaren 1 ay içerisinde kiracıya gayrimenkule ihtiyacı olduğunu ve tahliye etmesini istediğini yazılı olarak bildirmesi gerekiyor" dedi. Oğuz Kara, Türk Borçlar Kanunu’nun 351. maddesi uyarınca gayrimenkulün yeni sahibinin ihtiyacı sebebiyle yazılı bildirim şartını da yerine getirerek kira sözleşmesini dava yoluyla sona erdirmesinin mümkün olduğunu da ekledi.

'6 AY İÇİNDE EV BOŞALTILMALI'

Avukat Oğuz Kara, "1 ay içinde yapılan bildirimin ardından, 6 ay sonra yeni ev sahibi tahliye davası açarak kiracının tahliyesine yönelik hukuki süreci başlatabilir. Kiracı, 3 gün içerisinde de 6 ay içerisinde de kiralananı tahliye edebilir. Bu sebeple tahliye davası açmak için 6 aylık süre beklenmelidir. 1 aylık bildirimin süresinin kaçırılmasının ardından ev sahipleri için ikinci bir hak daha tanınmaktadır. Buna göre; kira süresinin son tarihinden itibaren yine 1 aylık süre içinde tahliye davasının açılması mümkündür" ifadelerini kullandı. Sonuç olarak ev tahliye edildi ve yeni ev sahibi evi kendisi kullanmıyor. Bu durumda ne yapılabilir? Oğuz Kara, yine kiraya verenin söz konusu evi herhangi bir haklı ve yerinde sebebe dayanmaksızın 3 yıl boyunca eski kiracıdan başka birine kiralayamayacağını, bu hükme uyulmadığı takdirde son kira yılında ödenmiş olan bir yıllık kira bedelinden az olmamak şartıyla tazminat ödemekle yükümlü tutulacağını söyledi.

Haberin Devamını Okumak İçin Tıklayınız.