banner22

Gelecek ve teknoloji meslekleri dönüştürüyor

Kuşaklar arası algı ve iletişim farklılıklarının gündemden düşmediği, dijital dönüşümün hemen her alana yayıldığı iş dünyasında çalışanlarda beceri kaygısı artıyor. Linkedin’in yayımladığı “ABD’de Yükselen İşler Raporu”na göre yapay zeka mühendisliği en popüler meslek, yönetim en çok beklenen beceri, adaptasyon ise en çok aranan yetenek oluyor.

Gelecek ve teknoloji meslekleri dönüştürüyor

Kuşaklar arası algı
ve iletişim farklılıklarının gündemden düşmediği, dijital dönüşümün hemen her
alana yayıldığı iş dünyasında çalışanlarda beceri kaygısı artıyor. Linkedin’in
yayımladığı “ABD’de Yükselen İşler Raporu”na göre yapay zeka mühendisliği en
popüler meslek, yönetim en çok beklenen beceri, adaptasyon ise en çok aranan
yetenek oluyor.





Teknoloji,
yöneticilerden ve çalışanlardan beklenen yetenekleri farklı bir boyuta taşıyor
ve yeni mesleklerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Bunun sonucu olarak işini
kaybetme kaygısı yaşayanların oranı da artıyor. Dünya Ekonomik Forum’unun 2018
yılında mesleklerin ve becerilerin geleceği hakkında yayımladığı raporda
otomasyon sürecinde beceri profillerinin dönüşüme uğrayacağı belirtiliyor. Buna
göre, 2020 yılında otomasyon nedeniyle yaklaşık 5 işin milyon ortadan kalkacağı
tahmin ediliyor. 2020 yılı itibarıyla Türkiye’de becerilerin bugün ihtiyaç
duyulan becerilerden %41 oranında farklılaşması öngörülüyor.





Çalışanların yüzde 59’u kaygı duyuyor





Great
Place to Work Genel Müdürü Eyüp Toprak
, bu yıl 15.’si
düzenlenen Türkiye Çağrı Merkezi Günleri etkinliğinde yaptığı konuşmada, beceri
kaygısı, çalışanlar ve CEO’larla ilgili yaptıkları araştırmanın çarpıcı
sonuçlar ortaya koyduğunu söyledi. Çalışanların yüzde 59’nun yüksek maaşlı bir
iş için gerekli beceri ve eğitime sahip olmakla ilgili kaygı duyduğunun ortaya
konduğu araştırmayı değerlendiren Toprak, “UNESCO rakamlarına göre 2000 yılında
dünyadaki uluslararası öğrenci sayısı 2 milyonken, 2013’te rakam 4,1 milyona
yükseldi. 2016’da 5 milyon seviyelerini gören öğrenci sayısının 2020’de 8
milyona çıkması bekleniyor. PwC analizlerine göre, 2023 yılı için Türkiye’de
yaklaşık 34 milyon toplam istihdamın yaklaşık 3,5 milyonunun STEM istihdamı
yani fen, teknoloji, mühendislik ve matematik alanlarında olacak. Bu rakamlarda
bize iş dünyasında yaşanması muhtemel dönüşümü gözler önüne seriyor. Bizim
yaptığımız araştırmanın diğer bir verisi de çalışanların yüzde 55’nin otomasyon
veya diğer yenilikler nedeniyle bireye ihtiyaç kalmayacağı yönünde
kaygılandıklarını gösteriyor” dedi.





Beceride yönetim, yetenekte
uyum aranıyor





Toprak, iş
hayatında ihtiyaç duyulan becerilerin farklılaştığını, bunun da meslekleri
dönüştürmeye başladığını ifade ederek, özellikle gençlerin bunun farkına
vararak geleceklerini planlarken bu gelişmeleri göz önünde bulundurması
gerektiğinin altını çizdi. Linkedin’in yayımladığı “ABD’de Yükselen İşler
Raporu”ndan çıkan sonuçların da bu dönüşümün göstergesi olduğunu ifade eden
Toprak, “Raporda, yapay zeka mühendisi, veri bilimcisi, büyük veri geliştirici
gibi mesleklerin oranının artacağı belirtiliyor. Mesleklerdeki bu dönüşüme
paralel olarak da en çok aranan beceri ve yetenekler sıralamasının da
değişeceği kaydediliyor. Buna göre; yönetim ve satış, en çok aranan beceri
olarak ön plana çıkarken, adaptasyon en çok beklenen yetenekler arasında yer
alıyor” bilgisini verdi.





İnsana yatırım yapan
şirketler rekabette avantajlı





Yapay zekâ ve otomasyondan
daha fazla söz edeceğimiz önümüzdeki 40 yıl içerisinde iş dünyasının
yaratıcılık ve kurum kültürü odağında gelişim göstereceğini belirten Toprak,
gelişen teknoloji ve dijital dönüşümün yaratıcılık ile ilgili gelişimi destekleyeceğini
söyledi. Toprak, “Burada önemli olan kurum kültürü olarak tanımladığımız,
çalışanların işverene olan güveni ve bağlılığının nasıl sürdürülebilir
kılınacağı. Kurum olarak, 30 yıldır tüm dünyada 100 milyondan fazla çalışana
dokunduk ve yaptığımız çalışmalar insana yatırım yapan şirketlerin her zaman
bir adım önde olduğunu kanıtladı” diye konuştu.





Şirketlerin önceliği,
çeviklik ve değişime uyum





Great Place to Work olarak
her yıl yüzlerce şirket üzerinde yaptıkları analizler ve raporlamalar sonucunda
2022 yılına dair beklentileri de ölçümlediklerini kaydeden Toprak, çıkan
sonuçların oldukça çarpıcı olduğunu söyledi. Toprak, bu öncelikler arasında;
10,5’lik oranla “şirketin çevikliği ve değişime karşı uyumluluğu”nun ilk sırada
yer aldığını vurgulayarak, şunları söyledi: “Önümüzdeki 3 yıl için şirketlerin
önceliklerini değerlendirdiğimiz bu çalışma; 8,7 oranıyla ‘beceri yönetimi’nin
ikinci, 8,4 oranıyla ise ‘çalışan bağlılığı’ üçüncü sırada yer aldığını ortaya
koydu. Araştırma sonuçlarında 3,2 ile en düşük orana sahip öncelik ise ‘düşük
performansla ilgilenmek’ oldu. Bu da bize çevik ve değişime uyumluluk
gösterebilen şirketlerin, düşük performansla ilgili kaygı düzeyinin düşeceği
gerçeğini gösteriyor.”





Great Place to Work hakkında:





Great Place To Work Enstitüsü, kurum kültürü
konusunda uzmanlaşmış, 5 kıtada ve 60’tan fazla ülkedeki ofisiyle sektör ayrımı
olmadan tüm ölçeklerdeki şirketlere mükemmel iş yerlerini inşa etmeleri,
geliştirmeleri konusunda destek veren bir araştırma ve danışmanlık kurumudur.
Great Place to Work, 30 yılı aşkın süredir dünya çapındaki en iyi işverenleri
belirlemekte ve sonuçlarını kamuoyu ile paylaşmaktadır. En İyi İşverenler listeleri,
işveren markasının duyurulması ve güçlendirilmesi için şirketler tarafından
tercih edilen ve kabul görmüş bir araştırmadır. Enstitü’nün 30 yıllık
geçmişinde 100 milyondan fazla çalışanı dahil ettiği analizleri, kurum kültürü
alanında dünyada gerçekleştirilen en geniş çaplı araştırma olma özelliğini
taşımaktadır.


Güncelleme Tarihi: 14 Kasım 2019, 10:53
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner5